Noterden ihtarname çekmek: ne zaman gerekir, nasıl tebliğ edilir, neyi ispatlar?
Kısaca
- İhtarname, karşı tarafa bir borcu yerine getirmesini ve aksi hâlde doğacak sonuçları bildiren yazılı uyarıdır.
- Muaccel borçta borçlu, kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
- Kira ödenmezse konut ve çatılı işyerinde en az otuz gün süre veren yazılı ihtar fesih için gereklidir.
- Noter ihtarnamesi, metnin hangi tarihte karşı tarafa tebliğ edildiğini aksi ispatlanıncaya kadar kanıtlar.
İhtarname, bir kişinin karşı tarafa bir borcunu yerine getirmesini, belli bir davranışa son vermesini ya da bir hakkı kullanacağını bildirdiği yazılı uyarıdır. Bilgi vermek amacıyla gönderilen benzer yazıya ise ihbarname denir. Noterlik Kanunu, protesto, ihbarname ve ihtarname göndermeyi açıkça noterlerin görevleri arasında sayar.
Uygulamada “noterden ihtar çekmek” diye anılan işlem, bu yazının noter aracılığıyla karşı tarafa resmen tebliğ ettirilmesidir. Böylece kimin, neyi, hangi tarihte bildirdiği tartışmasız hâle gelir.
İhtarname hangi durumlarda hukuken gerekir?
Bazı hâllerde ihtar, bir hakkın doğması ya da kullanılabilmesi için kanunun aradığı bir adımdır. En sık karşılaşılanlar şunlardır.
Borçlunun temerrüdü. Temerrüt, borcun vaktinde ödenmemesi nedeniyle borçlunun hukuken gecikmiş sayılmasıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 117. maddesine göre muaccel, yani ödeme zamanı gelmiş bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Ödeme günü taraflarca birlikte belirlenmişse ihtara gerek kalmaz; o günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşer. Haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte temerrüt kendiliğinden oluşur; ancak sebepsiz zenginleşen iyiniyetliyse yine bildirim gerekir. Temerrüdün faiz ve tazminat sonuçları borçlunun temerrüdü yazısında ayrıca anlatılmıştır.
Karşılıklı sözleşmelerde süre verme. Satış gibi iki tarafa da borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan biri temerrüde düşerse, diğeri borcun ifası için uygun bir süre verebilir (TBK m. 123). Bu süre de dolarsa alacaklı, ifayı ve gecikme tazminatını isteyebilir ya da ifadan vazgeçtiğini hemen bildirerek zararının giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir (TBK m. 125). Süre vermenin etkisiz kalacağı ya da ifanın artık yararsız olduğu bazı durumlarda süre verilmesine gerek yoktur (TBK m. 124).
Satılandaki ayıbın bildirilmesi. Satın aldığı malı teslim alan alıcı, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz malı gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmek zorundadır (TBK m. 223). Bildirimi ihmal eden alıcı, olağan bir incelemeyle görülemeyecek gizli ayıplar dışında malı kabul etmiş sayılır. Kanun burada belirli bir şekil aramaz; ancak bildirimin yapıldığını ve tarihini kanıtlamak için noter ihtarnamesi sık kullanılır.
Tacirler arasındaki ihtarlar. Türk Ticaret Kanunu m. 18’e göre tacirler arasında karşı tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe ya da sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imzalı kayıtlı elektronik postayla yapılır.
Kira ilişkisinde ihtar
Kira, ihtarın en çok kullanıldığı alandır. Kanun burada birkaç farklı ihtar öngörür:
- Kira bedeli ya da yan gider ödenmezse kiraya veren, kiracıya yazılı olarak bir süre verip bu sürede de ödenmezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gündür. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar (TBK m. 315).
- Bir yıldan kısa sözleşmelerde kira süresi içinde, bir yıl ve daha uzun sözleşmelerde bir kira yılı içinde kira bedelini ödemediği için kiracıya yazılı iki haklı ihtar yapılmışsa kiraya veren, dava yoluyla sözleşmeyi sona erdirebilir. Dava, kira süresinin ya da ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılır (TBK m. 352).
- Kiracı kiralananı özenle kullanmaz ya da komşulara saygı göstermezse, konut ve çatılı işyerinde kiraya veren en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi hâlde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak ihtar eder (TBK m. 316).
- Konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildirimi de ancak yazılı yapılırsa geçerlidir (TBK m. 348).
Bu ihtarların tahliye sürecindeki yeri kirayı ödemeyen kiracı ve kira sözleşmesinin feshi yazılarında ayrıntılı olarak işlenmiştir.
İhtarname nasıl hazırlanır ve tebliğ edilir?
Noterlik Kanunu m. 106’ya göre ihtarname şunları içerir:
- İstemde bulunanın ve karşı tarafın ad, soyad ve açık adresleri,
- İhtar ya da ihbarın konusu,
- İstemde bulunanın imzası,
- Tebliğ şerhi, noterin imza ve mührü ile yazı ve rakamla tarih.
Metni kendiniz yazıp notere götürebilir ya da notere yazdırabilirsiniz. Ne istendiği, ne kadar süre verildiği ve süre sonunda hangi hakkın kullanılacağı açık yazılmalıdır. Ücret noterlik tarifesine göre hesaplanır ve zaman içinde değiştiğinden burada rakam verilmemiştir.
Noterlerin yaptığı tebligat, elektronik ortam dâhil, Tebligat Kanunu hükümlerine göre posta idaresi ya da memur aracılığıyla yapılır. Muhatap adreste bulunmazsa ya da belgeyi almayı reddederse, evrak muhtara veya kolluğa teslim edilir ve kapıya ihbarname yapıştırılır; yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır (Tebligat Kanunu m. 21). Tebliğde usulsüzlük olup olmadığı ve sürelerin hangi tarihten başladığı usulsüz tebligat yazısında ele alınmıştır.
İhtarnamenin ispat değeri
Noterlik Kanunu’na göre noter işlemleri resmî sayılır. Kanun, düzenleme şeklindeki senetler ve imza onayları için ayrı kurallar koyar; ihtarname gibi bunların dışında kalan noterlik işlemleri ise aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir (m. 82).
Pratikte bu şu anlama gelir: Karşı taraf “böyle bir ihtar almadım” ya da “başka bir tarihte aldım” diyorsa, bunu kanıtlama yükü ona düşer. Ancak ihtarname, içindeki iddiaların doğru olduğunu kanıtlamaz. Borcun varlığı ve miktarı, uyuşmazlık çıkarsa ayrıca ispat edilir.
Bu nedenle ihtarnamenin bir örneğini ve tebliğ şerhini saklamak gerekir. Kira ihtarında verilen süre bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başladığından, bu tarihi gösteren tebliğ şerhi sürelerin hesabında belirleyicidir.
Sık sorulan sorular
İhtarnameyi mutlaka noterden mi göndermem gerekir?
Türk Borçlar Kanunu genel temerrüt ihtarı için özel bir şekil öngörmez; kira ihtarlarında ise yazılı şekil arar, noteri şart koşmaz. Tacirler arasında ise temerrüde düşürme, fesih ve sözleşmeden dönme ihbarları noter, taahhütlü mektup, telgraf ya da güvenli elektronik imzalı kayıtlı elektronik posta ile yapılmalıdır. Noter yolu, tebliğin ve tarihin sonradan tartışılmasını büyük ölçüde önlediği için tercih edilir.
Karşı taraf ihtarnameyi almazsa ne olur?
Tebligat Kanunu’na göre muhatap ya da onun yerine tebligat alabilecek kişiler adreste bulunmaz veya almayı reddederse, evrak muhtara ya da kolluğa bırakılır ve kapıya bir ihbarname yapıştırılır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Yani belgeyi almamak, tebliğin hukuki sonuçlarından kaçmayı sağlamaz.
İhtarnamede yazdıklarım doğru kabul edilir mi?
Hayır. Noter ihtarnamesi, belli bir metnin belli bir tarihte karşı tarafa gönderilip tebliğ edildiğini kanıtlar. Metindeki iddiaların, örneğin borcun gerçekten var olduğunun ya da miktarının doğruluğunun ispatı ayrıca yapılır.
Kiracıya verdiğim süre kanundaki süreden kısa olursa ne olur?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kanun, kira borcu için en az otuz günlük süre ister. Daha kısa süre yazılmış bir ihtar, bu sürenin şartını taşımadığı için fesih ve tahliye bakımından sorun çıkarabilir. Süreyi kanundaki alt sınırın altında yazmamak gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.