Usulsüz tebligat: süreler hangi tarihten başlar, öğrenme tarihi nasıl belirlenir?
Kısaca
- Tebliğ usulüne aykırı yapılsa bile muhatap tebliği öğrenmişse geçerli sayılır.
- Usulsüz tebliğde muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edilir ve süreler bu tarihten işler.
- Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Dava açma, itiraz etme ya da kanun yoluna başvurma sürelerinin çoğu tebliğ tarihinden başlar. Tebliğ, bir kararın ya da evrakın kanunda gösterilen usulle ilgili kişiye bildirilmesidir. Tebligat kurallara uygun yapılmamışsa, kâğıt üzerinde görünen tarih süreyi başlatmaz. Kaçırıldığı düşünülen bir süre bu yüzden bazen yeniden açılır. Bu yazı genel kuralları 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na göre anlatır; bazı kanunların kendi özel tebligat hükümleri vardır.
Kanun ne diyor: tebliğe muttali olmak
Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi iki cümleden oluşur. İlkine göre tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuşsa, yani tebliğ edilen evrakı öğrenmişse, tebliğ geçerli sayılır. İkincisine göre muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir.
Bu hükmün iki sonucu vardır. Birincisi, usulsüz tebligat sonsuza kadar geçersiz kalmaz; evrakı öğrendiğiniz anda tebliğ hüküm doğurur. İkincisi, süreler mazbatadaki tarihten değil, sizin öğrendiğinizi beyan ettiğiniz tarihten işler. Örneğin 3 Mart’ta usulsüz biçimde komşuya bırakılan bir ceza kararını 20 Mart’ta öğrendiyseniz ve bunu beyan ediyorsanız, itiraz süresi 20 Mart’a göre hesaplanır.
Sık görülen usulsüzlükler
Tebligatın usulsüz olup olmadığını anlamak için kanunun temel kurallarına bakmak gerekir:
- Tebligat, muhatabın bilinen en son adresine yapılır. Bu adres tebligata elverişli değilse ya da orada tebligat yapılamazsa, adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi bilinen en son adres sayılır (m. 10). Hiç ilgisi olmayan bir adrese yapılan tebliğ usulsüzdür.
- Muhatap adreste yoksa evrak aynı konutta oturan kişilere ya da hizmetçilerinden birine verilebilir (m. 16). Aynı konutta oturmayan bir komşuya ya da kapıcıya bırakılması bu kurala uymaz.
- Evrakı alan kişi, görünüşüne göre on sekiz yaşından küçük olmamalı ve açıkça ehliyetsiz görünmemelidir (m. 22).
- Vekil aracılığıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır (m. 11).
Bu kurallar kişinin rızasıyla esnetilebilir. Kanuna göre kendisine tebliğ yapılacak kişinin başvurusu ya da kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılabilir (m. 10). Örneğin adliyede ya da kurumda evrakı kendi isteğiyle teslim alan kişiye yapılan tebliğ geçerlidir.
Muhatap ve evrakı alabilecek kişiler adreste bulunmazsa ya da evrakı almaktan kaçınırsa, evrak muhtara ya da ihtiyar heyeti üyelerinden birine veya zabıtaya imza karşılığında teslim edilir. Adresin kapısına, evrakın kime bırakıldığını gösteren bir ihbarname yapıştırılır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır (m. 21). Bu işlemlerden biri eksikse, örneğin ihbarname kapıya yapıştırılmamışsa, tebliğ usulsüz olur.
Bir de geçici ayrılık hâli vardır. Evrakı alabilecek kişiler muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiğini söylerse evrak onlara verilir ve tebliğ, bu tarihten itibaren on beş gün sonra yapılmış sayılır (m. 20).
Adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebligatta kanun ayrıca katı bir kural koyar. Muhatap o adreste hiç oturmamış ya da oradan sürekli olarak ayrılmış olsa bile, tebligat muhtara bırakma ve kapıya ihbarname yapıştırma usulüyle yapılır (m. 21). Bu yüzden nüfus kaydındaki adresinizi güncel tutmamak, haberiniz olmadan geçerli bir tebliğ yapılmasına yol açabilir. Usulsüzlük iddiası, bu durumda ancak usulün kendisine uyulmamışsa sonuç verir.
Bir dava ya da takip sürerken adres değiştirilirse ayrı bir kural devreye girer. Kendisine daha önce usulüne uygun tebligat yapılmış kişi adresini değiştirirse, yeni adresini tebliği yaptıran merciye hemen bildirmek zorundadır. Bildirmezse ve adres kayıt sisteminden de yeni adres bulunamazsa, evrak eski adresin kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır (m. 35).
Usulsüzlük nasıl ileri sürülür
Usulsüz tebligat, çoğu zaman süresi tartışılan işleme karşı yapılan başvuruda ileri sürülür. Dava dilekçesinde, itirazda ya da kanun yolu başvurusunda, tebligatın neden usulsüz olduğu ve evrakın hangi tarihte öğrenildiği açıkça yazılmalıdır.
İcra takiplerinde ise usulsüz tebligat icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürülür. Şikâyetin süresi ve usulü icra işlemlerine şikâyet yazısında anlatılmıştır.
Öğrenme tarihini beyan ederken dikkatli olmak gerekir. Bu tarih, gerçekte evrakı gördüğünüz ya da içeriğini öğrendiğiniz gündür. Dosyada daha önceki bir öğrenmeyi gösteren bir belge varsa, örneğin aynı kararı daha önce başka bir yolla aldığınız ortaya çıkarsa, beyan ettiğiniz tarih tartışmalı hâle gelir.
Elektronik tebligat
Kamu idareleri, kamu kurumları, özel hukuk tüzel kişileri, noterler, avukatlar, arabulucular ve bilirkişiler gibi kanunda sayılan kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur (m. 7/a). Bu kişiler dışındaki gerçek kişilere ise talep etmeleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Adres alındıktan sonra tebligat bu adrese yapılır.
Zorunlu kapsamdaki bir şirket için bu, kâğıt tebligat beklemenin artık yeterli olmadığı anlamına gelir. Mahkeme, icra dairesi ya da kamu kurumu kararını elektronik adrese gönderdiğinde süre, şirketin yetkilisi mesajı görmese de işlemeye başlar. Elektronik adrese erişimi olan çalışanların belirlenmesi ve gelen mesajların kayıt altına alınması bu yüzden pratik bir zorunluluktur.
Elektronik tebligatta tebliğ tarihi, mesajın açıldığı gün değildir. Tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Örneğin 10 Nisan’da elektronik adrese ulaşan bir karar, mesaj hiç açılmasa da 15 Nisan günü sona erdiğinde tebliğ edilmiş olur ve süre bu tarihe göre hesaplanır. Elektronik adresi olan bir kişi ya da şirket için hesabın düzenli kontrol edilmesi, süre kaçırmamanın en basit yoludur.
Sık sorulan sorular
Tebligat usulsüzse süre hiç işlemez mi?
Usulsüz tebligat süreyi başlatmaz, ama muhatap tebliğ edilen evrakı öğrendiği anda tebliğ geçerli hâle gelir. Kanuna göre muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılır. Süre bu tarihten işlemeye başlar; bu yüzden öğrenildikten sonra da hızlı davranmak gerekir.
Tebligatı kapıcı ya da komşu aldı, geçerli mi?
Kanun, muhatap adreste bulunmazsa tebliğin aynı konutta oturan kişilere ya da hizmetçilerinden birine yapılabileceğini söyler. Muhatapla aynı konutta oturmayan bir komşuya ya da kapıcıya yapılan teslim, bu kurala uymaz. Usulsüzlüğü ileri sürmek isteyen kişi, evrakı gerçekte ne zaman öğrendiğini açıkça belirtmelidir.
Elektronik tebligatı hiç açmazsam ne olur?
Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Mesajın açılıp açılmaması bu sonucu değiştirmez. Elektronik adres sahibi olan kişinin hesabını düzenli kontrol etmesi bu yüzden önemlidir.
Avukatım varken tebligat bana yapıldı, bu geçerli mi?
Vekil aracılığıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Birden çok vekil varsa birine yapılması yeterlidir. Vekili bulunan kişiye doğrudan yapılan tebliğ bu kurala uymaz; sonuçlarının ne olacağı somut dosyaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.