İçeriğe geç
Av. Onur DoğanKayseri Barosu

İcra ve usul hukuku

WhatsApp yazışmaları ve ses kayıtları delil olur mu: HMK m. 189, 199, 200 ve ceza yargılaması

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 8 dakikalık okuma.

Kısaca

  • HMK m. 199'a göre görüntü, ses kaydı ve elektronik ortamdaki veriler belgedir; WhatsApp yazışmaları bu nedenle delil olarak sunulabilir.
  • Güvenli elektronik imza taşımayan yazışma senet hükmünde değildir; senetle ispat gereken işlerde ancak delil başlangıcı olarak değer kazanabilir.
  • Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz; ceza yargılamasında böyle bir delil reddolunur.
  • Katıldığı konuşmayı diğerlerinin rızası olmadan kaydetmek TCK m. 133/2'de ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir.

Mesajlaşma uygulamaları, borç ilişkisinden boşanmaya, işçilik alacağından kira uyuşmazlığına kadar hemen her dosyada delil olarak karşımıza çıkıyor. Müvekkil çoğu zaman bir ekran görüntüsü ya da telefonla alınmış bir ses kaydıyla gelir ve “bu delil olur mu” diye sorar. Cevap üç ayrı soruya bölünerek verilmelidir: Kayıt hukuken hangi tür delildir, hangi ispat gücüne sahiptir ve elde ediliş biçimi onu hukuka aykırı delil hâline getirir mi.

Kısa cevap şudur: Hukuk yargılamasında WhatsApp yazışmaları ve ses kayıtları HMK m. 199 anlamında belgedir ve delil olarak sunulabilir. Güvenli elektronik imza taşımadıkları için senet değildir; senetle ispat gereken işlerde ancak delil başlangıcı olarak tanık dinlenmesinin yolunu açar. Kayıt hukuka aykırı elde edilmişse, HMK m. 189/2 uyarınca bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz; ceza yargılamasında ise CMK m. 206/2-a uyarınca reddolunur. Kaydın alınması ayrıca suç oluşturabilir.

Yazışmaların hukuki niteliği: belge, senet ve delil başlangıcı

HMK m. 199’a göre uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları belgedir. WhatsApp mesajları, sesli mesajlar, paylaşılan fotoğraflar ve telefonla alınan ses kayıtları bu tanımın içindedir.

Belge ile senet arasındaki ayrım ispat gücü bakımından belirleyicidir:

  • Senet hükmünde olan elektronik veri, usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan veridir (m. 205/2). Mesajlaşma uygulamasındaki yazışmalar bu nitelikte değildir.
  • Mahkeme huzurunda ikrar olunan veya inkâr edenden sadır olduğu kabul edilen adi senetler, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılır (m. 205/1).
  • Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir (m. 198); senet niteliği taşımayan yazışma da bu kapsamda değerlendirilir.

Senetle ispat zorunluluğu bu ayrımı pratik hâle getirir. Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemler, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri kanundaki sınırı geçerse senetle ispat edilmelidir (m. 200/1). Bu sınır Ek m. 1 uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılır ve hukuki işlemin yapıldığı tarihteki miktar esas alınır; güncel tutar işlem yılına göre ayrıca kontrol edilmelidir.

Senetle ispat gereken hâllerde WhatsApp yazışmasının en önemli işlevi delil başlangıcıdır. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte onu muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir; delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir (m. 202). Borçlunun “paranı ay sonu göndereceğim” yazdığı bir mesaj bu tanıma uygun düşebilir. Kanun ayrıca şu hâllerde senetle ispat zorunluluğunun dışına çıkar (m. 203): altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba ve kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler; senede bağlanmaması teamül olan işlemler; senet alınmasında imkânsızlık veya olağanüstü güçlük bulunan hâller; irade bozukluğu ve aşırı yararlanma iddiaları; üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları ve senedin kaybolması.

Hukuka aykırı delil yasağı ve ses kayıtları

Anayasa m. 38’e göre kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez; m. 20 ise özel hayatın ve aile hayatının gizliliğini ve kişisel verilerin korunmasını güvence altına alır. Bu ilkeler usul kanunlarında iki ayrı biçimde somutlaşır:

  • Hukuk yargılaması: Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m. 189/2). Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir (m. 189/4).
  • Ceza yargılaması: Ortaya konulması istenilen delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunur (CMK m. 206/2-a). Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir (CMK m. 217/2).

Kanun hangi kaydın hukuka aykırı sayılacağını tek tek saymaz. Değerlendirme, kaydın kim tarafından, hangi ortamda ve kimin özel hayatına müdahale edilerek elde edildiğine göre somut olayda yapılır. Bu nedenle aynı türden iki kayıttan biri delil olarak değerlendirilirken diğeri dışlanabilir; dosyada elde ediliş koşullarının ayrıntılı açıklanması gerekir.

Ses kayıtlarında ceza hukuku riski ayrıca hesaba katılmalıdır:

  • Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinlemek veya ses alma cihazıyla kaydetmek TCK m. 133/1’de suçtur.
  • Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazıyla kayda almak TCK m. 133/2’de daha hafif yaptırıma bağlanmış ayrı bir suçtur. Konuşmanın tarafı olmak, kaydı kendiliğinden hukuka uygun kılmaz.
  • Özel hayatın gizliliğinin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlali TCK m. 134/1’de ağırlaştırılmış olarak cezalandırılır.
  • Başkasının telefonundan yazışmaları ele geçirip dosyaya sunmak, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya başkasına verme (TCK m. 136) yönünden ayrıca değerlendirilmelidir.

Suçların unsurları ve şikâyet süresi için gizli ses ve görüntü kaydı yazımıza bakılabilir.

Uygulamada tartışmalı noktalar

Birinci tartışma, kaydın kendisine gönderilmiş olmasıdır. Tarafın kendisine gönderilen mesajı dosyaya sunması ile başkasının telefonundaki yazışmayı ele geçirmesi aynı değerlendirilemez. İlkinde verinin elde edilmesine bir müdahale yoktur; tartışma çoğu zaman içeriğin üçüncü kişilere ait özel hayat bilgilerini içerip içermediği noktasında yoğunlaşır. İkincisinde ise hem HMK m. 189/2 hem de TCK m. 136 gündeme gelir.

İkinci tartışma grup yazışmalarıdır. Davacı grubun üyesi olsa da yazışma, davayla ilgisi olmayan üçüncü kişilerin kişisel verilerini içerebilir. Dosyaya yalnızca ispat edilecek vakıayla ilgili mesajların sunulması ve diğer kısımların karartılması, hem ispat hakkını hem üçüncü kişilerin özel hayatını gözeten bir yoldur.

Üçüncü tartışma, içeriğin ve gönderenin kimliğinin inkâr edilmesidir. Mesajlaşma kaydında imza yoktur; gönderenin karşı taraf olduğu, telefon numarası ve hat aboneliği gibi başka delillerle desteklenmelidir. İspat yükü, kural olarak iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran taraftadır (m. 190). Kaydın değiştirilmediğinin tespiti ise özel veya teknik bilgi gerektirir ve bilirkişi incelemesine konu olur (m. 266).

Usul

Delillerin gösterilmesi:

  • Taraflar dayandıkları vakıaları somutlaştırmalı ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmelidir (m. 194). “WhatsApp kayıtları” gibi genel bir delil gösterimi yeterli değildir; tarih aralığı ve ispat edilecek vakıa yazılmalıdır.
  • Dilekçelerde gösterilen belgeleri ihtara rağmen sunmayan taraf, bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılır (m. 140/5).
  • Süreden sonra delil gösterilemez; delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa mahkeme izin verebilir (m. 145).

İbraz ve inceleme:

  • Elektronik belgeler, çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek ibraz edilir (m. 219/1).
  • Yazışma karşı tarafın elindeyse, belgenin ispat için zorunlu olduğu ve karşı tarafın elinde bulunduğu ikrar veya sükût ile anlaşılırsa mahkeme ibraz için kesin süre verir; ibraz edilmezse mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (m. 220).
  • İçeriğin değiştirilip değiştirilmediği, gönderim tarihi ve cihaz kayıtları bilirkişi incelemesiyle tespit edilir (m. 266).

Delil tespiti: Kaybolma veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması ihtimali varsa, dava açılmadan önce veya görülmekte olan davada inceleme sırası gelmemişken delil tespiti istenebilir (m. 400). Dava açılmamışsa talep, esas davaya bakacak mahkemeden veya incelenecek şeyin bulunduğu yer sulh mahkemesinden istenir; noterlerin Noterlik Kanunu uyarınca yapacağı vakıa tespitine ilişkin hükümler saklıdır (m. 401). Delil tespiti talebi basit yargılama usulüne tabidir (m. 316/1-c). Ayrıntılar için delil tespiti yazımıza bakılabilir.

İcra takibi: Mesajlaşma kaydı, İİK m. 68/1’de sayılan imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren senet ya da resmî daire belgesi niteliğinde değildir. Bu nedenle itirazın kesin kaldırılması yolu yerine, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılacak itirazın iptali davası (İİK m. 67) ve bu davada genel ispat kuralları gündeme gelir.

Ceza yargılaması: Mesajlar ve kayıtlar şikâyet dilekçesine eklenebilir; kaydın kanuna aykırı elde edildiği ileri sürülürse mahkeme CMK m. 206/2-a uyarınca değerlendirme yapar.

Dilekçede ve dosyada dikkat edilecekler

Delil listesi kurulurken her kayıt için şu bilgiler ayrı ayrı yazılmalıdır: yazışmanın tarafları ve telefon numaraları, tarih aralığı, ispat edilecek vakıa ve kaydın nasıl elde edildiği. Ses kaydı sunulacaksa kaydın kim tarafından, hangi ortamda ve hangi koşulda alındığı açıklanmalı; aksi hâlde hukuka aykırılık itirazı karşısında dosya savunmasız kalır.

Sık yapılan hatalar:

  • Yalnızca kırpılmış ekran görüntüsü sunmak; yazışmanın tamamını ve meta veriyi korumamak.
  • Telefonu değiştirmek veya uygulamayı silmek suretiyle orijinal veriyi kaybetmek.
  • Senetle ispat gereken işte yazışmayı “kesin delil” gibi sunmak; m. 202’deki delil başlangıcı ve tanık talebini açıkça ileri sürmemek.
  • Başkasının telefonundan elde edilen kayıtları ceza riski değerlendirilmeden dosyaya koymak.
  • Grup yazışmalarında üçüncü kişilere ait ilgisiz içerikleri dosyaya sunmak.

Karşı tarafın muhtemel savunmaları:

  • Mesajların kendisine ait olmadığı veya hattın başkası tarafından kullanıldığı. Karşılık: Hat abonelik bilgisi, aynı numarayla yapılan diğer yazışmalar ve tanık beyanları.
  • İçeriğin montaj olduğu. Karşılık: Cihaz üzerinde bilirkişi incelemesi talebi, orijinal verinin korunduğunun gösterilmesi.
  • Delilin hukuka aykırı elde edildiği. Karşılık: Kaydın davacıya gönderilmiş olduğu ya da davacının taraf olduğu yazışmadan ibaret olduğu; özel hayata müdahale içermediği.
  • Senetle ispat zorunluluğu. Karşılık: Delil başlangıcı ve m. 203’teki istisnalar.

Kendi dosyanız bir işçilik uyuşmazlığıysa ve kayıt işyerindeki kamera sisteminden geliyorsa, kişisel verilerin korunması yönünden ek sorunlar doğar; bunu işyerinde kamera ile izleme yazımızda ele aldık.

Sık sorulan sorular

Yazışmaların ekran görüntüsünü sunmak yeterli mi?

HMK m. 219/1’e göre elektronik belgeler, belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ekran görüntüsü çıktısıyla dava açılabilir; ancak karşı taraf içeriği inkâr ederse yazışmanın kaynağı olan cihaz veya kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi gündeme gelir. Bu nedenle verinin bütünlüğünü bozmadan saklamak ve gerekirse delil tespiti istemek önemlidir.

Senetle ispat gereken bir borçta WhatsApp mesajı işe yarar mı?

Güvenli elektronik imzayla oluşturulmayan mesaj senet hükmünde değildir (HMK m. 205/2). Ancak iddia edilen hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kişi tarafından gönderilmiş bir belge delil başlangıcıdır ve bu durumda tanık dinlenebilir (m. 202). Ayrıca karşı tarafın açık muvafakati hâlinde de tanık dinlenebilir (m. 200/2).

7589 sayılı Kanun ispat hükümlerinde değişiklik yaptı mı?

7589 sayılı Kanunla HMK’nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmış, belirsiz alacak davasını düzenleyen m. 107 yürürlükten kaldırılmıştır. Belge, senet, senetle ispat ve hukuka aykırı delil yasağını düzenleyen m. 187–205 bu değişikliklerin dışında kalmıştır. Senetle ispat sınırı ise Ek m. 1 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve hukuki işlemin yapıldığı tarihteki miktar esas alınır.

WhatsApp yazışmasına dayanarak başlatılan icra takibine itiraz edilirse itirazın kaldırılması istenebilir mi?

İtirazın kesin kaldırılması, İİK m. 68/1’de sayılan belgelere, yani imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren senede ya da resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya belgeye dayanmayı gerektirir. İmzasız bir mesajlaşma kaydı bu nitelikte değildir. Bu durumda alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel hükümler dairesinde itirazın iptali davası açabilir (İİK m. 67).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. İcra ve usul hukuku

    Senetteki imza benim değil: kambiyo takibinde imzaya itiraz nasıl yapılır?

    Çek ya da senede dayalı takipte imzaya itiraz: beş günlük süre, icra mahkemesine dilekçe, geçici durdurma, inkâr tazminatı ve para cezası.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 168, 169, 170 ve diğer maddeler; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 210

  2. İcra ve usul hukuku

    Menfi tespit ve istirdat davası: haksız icra takibine karşı borçlunun yolları

    Haksız icra takibine karşı borçlu olmadığını tespit ettirme ve ödenen parayı geri isteme: dava zamanı, takibin durdurulması, teminat, süre ve tazminat.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 72, 68, 62 ve 66; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 326; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A

  3. İcra ve usul hukuku

    İtirazın iptali davası: süre ne kadar, icra inkâr tazminatı ne zaman istenir?

    Borçlunun itirazıyla duran icra takibine devam etmek için açılan itirazın iptali davası: bir yıllık süre, arabuluculuk, ispat ve icra inkâr tazminatı.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67, 62, 66 ve diğer maddeler; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A, 18/B; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 326