Vasiyetnamede bana bir mal bırakılmış: teslimini kimden ve ne zaman isteyebilirim?
Kısaca
- Belirli mal bırakılan kişi, mirasçı atanmadan da vasiyet alacaklısı olabilir.
- İstem, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal veya atanmış mirasçılara yönelir.
- Vasiyet alacağının dava süresinde öğrenme ve daha sonraki muacceliyet tarihi ayrı değerlendirilir.
Vasiyetnamede adınızın yanında belirli bir malın yazması, hukuki konumunuzu anlamak için başlangıçtır. Mirasçı atanmakla belirli bir malın bırakılması farklı sonuçlara bağlıdır. Türk Medenî Kanunu, belirli kazandırmanın yerine getirilmesini isteyebilen vasiyet alacaklısının hakkını ayrıca düzenler.
Bu yazı vasiyetnamenin biçimsel geçerliliğini veya açılma işlemini değil, belirli malın teslimini isteme hakkını ele alır. İstemin kime yöneltileceği, ne zaman istenebilir hâle geleceği ve terekenin borçlarının etkisi ayrı incelenmelidir. Yalnız belgenin okunmuş olması bu soruların tamamını cevaplamaz.
Mirasçı atama ve belirli mal bırakma
TMK 516’ya göre mirasbırakan mirasının tamamı veya belirli oranı için bir ya da birden fazla kişiyi mirasçı atayabilir. Mirasın tamamını veya belli oranını almayı içeren tasarruf mirasçı atanması sayılır. Burada hak belirli bir eşya üzerinden değil, mirasın bütünü veya oranı üzerinden tanımlanır.
TMK 517 ise kişiyi mirasçı atamadan belirli mal bırakılmasına izin verir. Kazandırma terekedeki bir malın mülkiyetine yönelik olabilir. Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde intifa hakkı, tereke değeri üzerinden bir edim, düzenli gelir ya da kişinin bir borçtan kurtarılması da maddede düzenlenen biçimler arasındadır.
Dolayısıyla vasiyet alacağı yalnız bir eşyanın elden teslimiyle sınırlı düşünülmemelidir. Ölüme bağlı tasarrufta ne bırakıldığı açık belirlenmelidir. Mal mülkiyeti, bir hakkın devri ve belirli davranışın yerine getirilmesi aynı istem değildir.
Belirli mal terekede bulunmuyorsa, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça yerine getirme yükümlüleri borçtan kurtulur. Bu kuraldaki istisna önemlidir. Yalnız malın bulunmadığını söylemekle yetinmeyip tasarrufun başka bir yükümlülük getirip getirmediği de incelenmelidir.
Pratik dosya incelemesinde kazandırmanın metni, malın tanımı ve tereke içindeki durumu birlikte kaydedilebilir. Birden fazla mal veya hak bırakılmışsa her biri ayrı gösterilebilir. Böylece hangi istemin hangi tasarrufa dayandığı anlaşılır kalır.
Teslimin kapsamı ve yükümlünün değişmesi
TMK 518’e göre belirli mal, mirasın açıldığı andaki durumuyla teslim edilir. Yarar ve hasar da o anda kendisine mal bırakılan kişiye geçer. Bu sonuç, teslimin hangi durumda yapılacağıyla malın o süreçteki yarar ve risklerinin ayrı değerlendirilmesini gerektirir.
Yerine getirmeyle yükümlü kişi, miras açıldıktan sonra mal için yaptığı harcamalar ve mala verdiği zararlar bakımından vekâletsiz iş görenin hak ve borçlarına tabidir. Bu gönderme, her harcamanın otomatik olarak aynen istenebileceği anlamına gelmez. Harcama veya zarar, gönderme yapılan hukuki çerçevede değerlendirilmelidir.
TMK 519, yükümlünün mirasçılığı veya kendisine bırakılan kazandırmayı reddetmesi, mirasbırakandan önce ölmesi ya da mirastan yoksun kalması durumlarını düzenler. Bu hâllerde tasarruf yürürlükte kalır. Yerine getirme borcu söz konusu durumlardan yararlananlara geçer.
Aynı madde, yasal veya atanmış mirasçının mirası reddetmiş olsa bile lehine yapılmış tasarrufun yerine getirilmesini isteyebilmesini kabul eder. Bu nedenle mirası reddetmekle her türlü özel kazandırmadan vazgeçmek aynı sonuç değildir. Kişinin mirasçılığıyla lehine yapılan ayrı tasarruf birlikte fakat farklı başlıklarda incelenir.
Tereke mevcudunu, yerine getirme yükümlüsüne yapılan kazandırmayı veya saklı payı zedeleyen tasarrufların orantılı azaltılması da 519. maddede düzenlenir. Tenkis, burada kazandırmanın kanunun koruduğu sınırlar içinde azaltılmasıdır. Belirli mal bırakılması, tereke ve saklı pay sınırlarının her durumda dışında kalmaz.
İstemin muhatabı, zamanı ve dava hakkı
TMK 600’e göre vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona karşı kişisel istem hakkına sahiptir. Böyle görevli yoksa istem yasal veya atanmış mirasçılara yönelir. Bu sıralama, yalnız malı fiilen kimin elinde tuttuğuna bakılmasının neden yeterli olmadığını gösterir.
Alacak, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa yükümlünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur. Muacceliyet, alacağın yerine getirilmesinin istenebilir hâle gelmesini ifade eder. Bu nedenle her olayda yalnız mirasbırakanın ölüm tarihini ödeme tarihi olarak kabul etmek doğru değildir.
Yükümlülük yerine getirilmezse malın teslimi veya hakkın devri dava edilebilir. Vasiyetin konusu bir davranışsa yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesi istenebilir. Dava isteminin bırakılan kazandırmanın türüne göre belirlenmesi gerekir.
TMK 601, intifa, düzenli gelir veya belli aralıklarla tekrarlanan edimlerde özel düzenleme getirir. Tasarrufta başka esas yoksa istem hakkı eşya ve borçlar hukuku kurallarına tabidir. Mirasbırakanın ölümünde ödenecek sigorta alacağı bırakılmışsa istem doğrudan sigortacıya karşı kullanılabilir.
TMK 602’ye göre dava hakkı, ölüme bağlı kazandırmanın öğrenilmesinden başlayarak on yılda zamanaşımına uğrar. Ancak vasiyet borcu daha sonra muaccel olacaksa başlangıç muacceliyet tarihidir. Öğrenme ile alacağın istenebilir hâle gelmesi aynı tarihe rastlamıyorsa bu ayrım özellikle önemlidir.
Süre değerlendirmesinde belgenin tarihi, kazandırmanın öğrenildiği tarih ve muacceliyet ayrı gösterilebilir. Kanunda yer alan sonraki muacceliyet ihtimali dışarıda bırakılarak yalnız öğrenme tarihine göre hesap yapılmamalıdır. Her tarihin hangi olaya dayandığı açıklanmalıdır.
Tereke alacaklıları ve sonradan ortaya çıkan borçlar
TMK 603, mirasbırakanın alacaklılarının haklarını vasiyet alacaklılarından önce tutar. Vasiyet alacaklıları da mirasçıların alacaklılarından önce gelir. Ancak mirası kayıtsız şartsız kabul etmiş mirasçıların alacaklılarıyla mirasbırakanın alacaklıları aynı haklara sahiptir; maddenin bu ikinci kuralı da dikkate alınmalıdır.
TMK 604, vasiyet yerine getirildikten sonra mirasçıların daha önce bilmedikleri mirasbırakan borçlarını ödemesini düzenler. Mirasçılar, vasiyette tenkis isteyebilecekleri oranda verileni geri isteyebilir. Dolayısıyla teslimin yapılması, sonradan ortaya çıkan her borcun etkisiz olduğu anlamına gelmez.
Bununla birlikte vasiyet alacaklısının sorumluluğu sınırsız değildir. Geri isteme anında mevcut zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu tutulabilir. Bilinmeyen borcun ne olduğu, mirasçıların ne ödediği ve geri isteme anındaki zenginleşme ayrı belirlenmelidir.
Sık sorulan sorular
Bana bir araç bırakılması mirasın tamamında pay sahibi olduğumu gösterir mi?
TMK 517, kişiyi mirasçı atamadan belirli mal bırakılmasına izin verir. Mirasın tamamı veya belirli oranı için atama ise 516. maddede ayrı düzenlenir. Bu nedenle tek bir malın bırakılmasıyla mirasın belirli oranına mirasçı atanmak aynı işlem değildir; tasarrufun içeriği incelenmelidir.
Vasiyet edilen mal terekede yoksa mutlaka başka mal verilmesi gerekir mi?
TMK 517’ye göre belirli mal terekede bulunmuyorsa, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça yerine getirmeyle yükümlü kişiler borçtan kurtulur. Bu nedenle önce malın terekede bulunup bulunmadığı ve ölüme bağlı tasarrufun başka bir sonuç öngörüp öngörmediği değerlendirilir. Otomatik olarak eşdeğer başka mal verilmesi sonucu çıkarılamaz.
Malı aldıktan sonra bilinmeyen bir tereke borcu çıkarsa geri verme gerekebilir mi?
TMK 604’e göre mirasçılar, vasiyeti yerine getirdikten sonra daha önce bilmedikleri mirasbırakan borçlarını öderse, vasiyeti azaltmayı isteyebilecekleri oranda geri isteme hakkına sahiptir. Vasiyet alacaklısı yalnız geri isteme anında mevcut zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu tutulabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.