İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Miras hukuku

Miras önce bir kişiye, sonra başka bir kişiye bırakılabilir mi?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Mirasbırakan, önmirasçıyı mirası daha sonra artmirasçıya geçirmekle yükümlü kılabilir.
  • Geçiş anı belirtilmemişse miras, önmirasçının ölümüyle artmirasçıya geçer.
  • Önmirasçıya teslimde kural olarak güvence aranır ve mirasın defteri sulh mahkemesince tutulur.

Bir kişi mirasının önce belirli bir yakınına, daha sonra başka bir kişiye geçmesini isteyebilir. Türk Medenî Kanunu bu amaç için önmirasçı ve artmirasçı atama düzenlemesini içerir. Burada aynı malı aynı anda iki kişiye bırakmaktan farklı olarak, mirasın belirlenmiş bir sırayla geçmesi söz konusudur.

TMK 521 uyarınca mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufuyla önmirasçı atadığı kişiyi mirası artmirasçıya devretmekle yükümlü kılabilir. Ölüme bağlı tasarruf, kişinin ölümünden sonra sonuç doğurmasını istediği miras düzenlemesini ifade eder. Bu yazı tasarrufun hazırlanmasındaki bütün şekil ve saklı pay sorunlarını değil, geçerli bir artmirasçı atamasının özel sonuçlarını ele alır.

İki aşamalı miras düzenlemesinin sınırı

Önmirasçı, mirası ilk aşamada kazanacak kişidir. Artmirasçı ise belirlenen geçiş gerçekleştiğinde mirası kazanacak kişidir. Bu iki sıfatın tasarrufta açıkça ayrılması, kimin hangi aşamada hak sahibi olacağının anlaşılmasını sağlar; yalnız iki isim yazılması, her durumda bu düzenlemenin kurulduğunu göstermez.

TMK 521 aynı geçirme yükümlülüğünün artmirasçıya yüklenemeyeceğini belirtir. Dolayısıyla bu kurum, mirası birbirini izleyen sınırsız sayıda kişiye zorunlu olarak aktarma zinciri oluşturmak için kullanılamaz. Mirasın önce bir kişiye, sonra ikinciye geçmesiyle, ikinci kişinin de mutlaka üçüncüye geçirmeye zorlanması aynı hukuki düzenleme değildir.

Kanun bu kuralların belirli mal bırakmada da uygulanacağını açıkça söyler. Bu nedenle düzenleme yalnız bütün mirasın veya miras payının devri düşünülerek okunmamalıdır. Belirli bir malın bırakıldığı durumda da ilk yararlanacak kişi ile sonradan kendisine geçirilecek kişinin ayrılması mümkün olabilir; tasarrufun konusu bu bakımdan önemlidir.

Önmirasçının konumu TMK 524’te ayrıca açıklanır. Önmirasçı, mirası atanmış mirasçılar gibi kazanır; fakat bu kazanım artmirasçıya geçirme yükümlülüğü taşır. Bir malın önce önmirasçıya geçmesi, artmirasçının gelecekteki hakkını tamamen ortadan kaldıran koşulsuz bir kazanım olarak sunulmamalıdır.

Geçiş zamanının belirlenmesi

TMK 522’ye göre tasarrufta geçiş anı belirtilmemişse miras, önmirasçının ölümüyle artmirasçıya geçer. Bu, kanunun boşluğu dolduran kuralıdır. Mirasbırakanın ölüm tarihi ile önmirasçının ölüm tarihini birbirine karıştırmak, artmirasçının hangi anda hak kazanacağını yanlış belirlemeye yol açabilir.

Tasarrufta başka bir geçiş anı gösterilmiş olabilir. Böyle bir durumda önmirasçının ölümü gerçekleştiğinde belirtilen an henüz gelmemişse, kanun mirasın güvence gösterilmesi koşuluyla önmirasçının mirasçılarına teslimini düzenler. Bu teslim, artmirasçının hak kazanma zamanını kendiliğinden öne çekmez.

Örneğin tasarrufta açıkça belirlenmiş bir geçiş zamanı varsa, yalnız önmirasçının daha erken ölmesi nedeniyle bütün metni uygulanamaz saymak doğru değildir. Önce belirlenen zamanın gelip gelmediği, sonra önmirasçının mirasçılarına teslim koşulları incelenir. Bu örnek, kanundaki ihtimalleri ayırmak içindir; belirli bir tasarruf metninin geçerliliği hakkında kesin değerlendirme değildir.

Mirasın artmirasçıya geçmesine herhangi bir sebeple olanak kalmadığı anda ise farklı sonuç doğar. TMK 522 uyarınca miras önmirasçıya; o ölmüşse onun mirasçılarına kesin olarak kalır. Dolayısıyla geçişin yalnız gecikmesi ile artık olanaksız hâle gelmesi aynı durum değildir.

Tarihleri değerlendirirken mirasbırakanın ölümü, önmirasçının ölümü ve tasarrufta belirlenen geçiş anı ayrı satırlarda gösterilebilir. Böyle bir çalışma, hangi kanun hükmünün uygulanacağını anlamayı kolaylaştırır. Belgelerdeki tarihlerin birbirine karışması, aynı kişiler için farklı sonuç doğuran ihtimallerin yanlış birleştirilmesine neden olabilir.

Defter, güvence ve resmî yönetim

TMK 523, önmirasçıya geçen mirasın defterinin sulh mahkemesince tutulmasını öngörür. Bu düzenleme, mirasın hangi değerlerden oluştuğunun belirlenmesiyle ilgilidir. Tarafların kendi aralarında hazırladığı basit bir eşya listesini, kanunun sulh mahkemesine verdiği bu görevle aynı saymamak gerekir.

Mirasın önmirasçıya teslimi kural olarak onun güvence göstermesine bağlıdır. Ancak mirasbırakan önmirasçıyı bundan açıkça bağışık tutabilir. Buradaki açıklık şartı önemlidir: yalnız yakın akrabalık veya kişisel güven, tasarrufta bulunması gereken açık bağışıklık iradesinin yerine kendiliğinden geçmez.

Taşınmazlarda güvence, yeterli görüldüğünde mirası geçirme yükümlülüğünün tapu kütüğüne şerh edilmesiyle de sağlanabilir. Şerh, yükümlülüğün tapu kaydına işlenmesini ifade eder. Kanunun yeterli görülme koşulu, bu yöntemin her taşınmaz ve her tasarruf için otomatik biçimde aynı sonucu doğurduğu varsayımını engeller.

Önmirasçının güvence göstermemesi veya artmirasçının beklenen haklarını tehlikeye düşürmesi hâlinde mirasın resmen yönetimine karar verilir. Bunlar 523. maddede ayrı ayrı belirtilen nedenlerdir. Dolayısıyla inceleme yalnız güvence sunulup sunulmadığıyla sınırlı tutulmamalı; beklenen hakkın tehlikeye düşürülüp düşürülmediği de değerlendirilmelidir.

Bu değerlendirmede tasarruf metni, mirasa ilişkin kayıtlar ve ileri sürülen tehlikenin somut açıklaması birlikte önem taşır. Her anlaşmazlık aynı tehlikeyi göstermez; iddia edilen davranışın artmirasçının beklenen hakkıyla bağlantısı açıklanmalıdır. Kanunun resmî yönetim düzenlemesi, kişilerin kendiliklerinden birbirinin malvarlığı üzerinde yönetim kurmasını ifade etmez.

Ölüm, ret ve mirastan yoksunluğun etkisi

TMK 525, artmirasçının mirası kazanması için belirlenmiş geçiş anında sağ olmasını arar. Artmirasçının mirasbırakanın ölümünde sağ olması ile geçiş anında sağ olması farklı koşullardır. İlk tarihte hayatta bulunmak, ikinci tarihe ilişkin incelemeyi gereksiz hâle getirmez.

Artmirasçı geçiş anından önce ölmüşse, tasarrufta aksi öngörülmedikçe miras önmirasçıya kalır. Bu hükmü okurken hem ölümün zamanı hem de tasarruftaki farklı düzenleme birlikte dikkate alınmalıdır. Metinde başka bir ihtimal için hüküm bulunup bulunmadığı görülmeden kesin bir paylaşım sonucu söylenmemelidir.

Önmirasçı mirasbırakanın ölümünde sağ değilse, mirastan yoksun kalmışsa veya mirası reddetmişse miras artmirasçıya geçer. Kanun bu ihtimalleri açıkça sayar. Önceki bölümdeki, önmirasçının mirası kazandıktan sonra ölmesi ihtimaliyle bu durumlar birbirinden ayrılmalıdır.

Bir tasarrufu incelerken kişiler, geçiş zamanı, güvenceye ilişkin açık hükümler ve ölüm sırası birlikte ele alınmalıdır. Aynı ailedeki iki benzer olayda bile bu unsurlardan birinin değişmesi sonucu değiştirebilir. Bu nedenle yalnız önmirasçı veya artmirasçı sözcüğünün bulunmasına dayanmak yerine, düzenlemenin tamamını kanundaki ihtimallerle karşılaştırmak gerekir.

Sık sorulan sorular

Önmirasçı malı sadece emanet olarak mı tutar?

Hayır. TMK 524’e göre önmirasçı mirası atanmış mirasçılar gibi kazanır, ancak artmirasçıya geçirme yükümlülüğüyle sahip olur. Bu nedenle onu hiçbir hakkı bulunmayan bir emanetçi gibi görmek de, mirası koşulsuz kazanan kişi gibi değerlendirmek de doğru değildir.

Artmirasçı önce ölürse onun çocukları otomatik olarak yerine geçer mi?

TMK 525’in kuralına göre artmirasçı geçiş anından önce ölürse, tasarrufta aksi öngörülmedikçe miras önmirasçıya kalır. Bu nedenle yalnız artmirasçının çocukları bulunduğu gerekçesiyle otomatik bir geçiş sonucu çıkarılamaz. Önce tasarrufta bu ihtimal için ne yazıldığı incelenmelidir.

Güvence yerine tapuya şerh verilmesi yeterli olur mu?

Taşınmazlarda mirası geçirme yükümlülüğünün tapu kütüğüne şerhi, yeterli görüldüğü takdirde güvenceyi sağlayabilir. Kanun bunu her olayda kendiliğinden yeterli saymaz. Ayrıca mirasbırakanın önmirasçıyı açıkça güvence yükümlülüğünden bağışık tutup tutmadığı da incelenir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Miras hukuku

    Mirastan yoksunluk: hangi davranışlar miras hakkını kaybettirir?

    Mirastan yoksunluğun kanuni sebepleri, mirasçılıktan çıkarmadan farkı, mirasbırakanın affı ve yoksun kişinin çocuklarının durumu.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 6, 510, 512, 575, 577–581

  2. Miras hukuku

    Terekenin resmî tasfiyesi hangi durumlarda istenir?

    Mirasçı ve alacaklının resmî tasfiye talebi, sulh mahkemesinin gözetimi, tasfiye memuruna şikâyet ve borca yetmeyen tereke.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 632–636

  3. Miras hukuku

    Mirasçılıktan çıkarma hangi şartlarda geçerlidir?

    Mirasçılıktan çıkarmada kanuni sebepler, tasarrufta sebep gösterilmesi, ispat yükü, altsoyun hakları ve aciz belgesine bağlı özel durum.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 510–513