Vasi atandım: hangi işlemler için izin almalıyım, nasıl hesap vermeliyim?
Kısaca
- Vasi atanması, vesayet altındaki kişi adına bütün işlemlerin izinsiz yapılabileceği anlamına gelmez.
- Bazı işlemler için vesayet makamından sonra denetim makamının da izni gerekir.
- Vasi yönetim hesabını belirlenen tarihlerde ve her hâlde yılda bir kez incelemeye sunmalıdır.
Vasi atanmasından sonra mal satışı, kira sözleşmesi, dava açılması veya mirasla ilgili işlem yapılması gündeme gelebilir. Atama kararı temsil görevini başlatırken her işlem için sınırsız yetki sağlamaz. Türk Medenî Kanunu, temsil yetkisini vesayet dairelerinin izin ve denetim görevleriyle birlikte düzenler.
TMK 397’ye göre kamu vesayetinde vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir. İki makamın adı birbirinin yerine kullanılmamalıdır. İşlemin hangi izin grubuna girdiği, başvurunun kapsamını ve izlenecek sırayı değiştirir.
Temsil yetkisi ve izinle de yapılamayan işlemler
TMK 448, vesayet dairelerinin yetkileri saklı kalmak üzere vasinin kişiyi hukuki işlemlerinde temsil edeceğini belirtir. Bu saklı tutma önemlidir: temsilci olmak, kanunun başka bir makamın iznine bağladığı işlemleri tek başına yapabilmek demek değildir. Atama kararıyla işlem izni aynı belge veya aynı değerlendirme olarak kabul edilmemelidir.
TMK 449 ise bazı işlemleri yasaklar. Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak bu kapsamdadır. Bunları sıradan izin gerektiren işlemlerle aynı listeye koymak, izin alınırsa yapılabilecekleri yönünde yanlış izlenim yaratır.
Önemli işlerde kişinin görüşü de göz ardı edilmez. Görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneği varsa vasi, karar vermeden önce olanak ölçüsünde görüşünü almalıdır. Kişinin işlemi uygun bulması, vasiyi sorumluluktan kurtarmaz; görüş alma ile izin ve özen yükümlülükleri ayrı kalır.
İşlem hazırlığında ilk ayrım bu nedenle yasak işlem, izin gerektiren işlem ve yönetim kapsamında değerlendirilecek işlem arasındadır. Yalnız karşı tarafın işlemi kabul etmesi, vesayet hukukundaki bu ayrımı ortadan kaldırmaz. Sözleşmenin adı kadar içerdiği yükümlülükler de incelenmelidir.
Vesayet makamından izin gereken başlıca işlemler
TMK 462, taşınmaz alımını, satımını, rehnini ve üzerinde başka bir ayni hak kurulmasını izne bağlar. Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışındaki taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehni de kapsamdadır. Taşınır işlemlerindeki olağan yönetim ayrımı atlanmamalıdır.
Aynı maddede olağan yönetimi aşan yapı işleri, ödünç verme ve alma ile kambiyo taahhüdü de sayılır. Kambiyo taahhüdü, kambiyo senedinden doğan yükümlülük üstlenilmesiyle ilgilidir. Yapılacak işlemi yalnız gündelik bir ödeme veya belge imzası şeklinde adlandırmak, hukuki niteliğinin incelenmesi ihtiyacını kaldırmaz.
Kira bakımından süreler ayrıca belirtilmiştir: bir yıl veya daha uzun ürün kirası ve üç yıl veya daha uzun taşınmaz kirası sözleşmeleri izin gerektirir. Bu iki kira türü ve süre eşiği birbirine karıştırılmamalıdır. Her kira için aynı süre veya aynı kapsam varmış gibi açıklama yapılamaz.
Dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato da izin kapsamındadır. Ancak acele hâllerde vasinin geçici önlem alma yetkisi saklıdır. Bu istisna, izin sisteminin tamamını ortadan kaldıran genel bir serbestlik gibi yorumlanmamalıdır; acele durum ve geçici önlem ayrı belirlenmelidir.
Mal rejimi sözleşmesi, mirasın paylaşılması ve miras payının devri sözleşmesi için de izin gerekir. Borç ödemeden aciz beyanı, hayat sigortası, çıraklık sözleşmesi ve kişinin sanat veya meslekle uğraşması maddede sayılan diğer konulardır. Eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirme ile yerleşim yerini değiştirme de ayrıca kapsamdadır.
Bu liste üzerinden kontrol yapılırken aynı olayın birden fazla işlem içerebileceği unutulmamalıdır. Bir malın satılmasıyla bedelin başka bir işleme yöneltilmesi ayrı yetki soruları doğurabilir. İzin talebinde hangi işlemin değerlendirildiğinin belirgin olması, kapsamın yanlış anlaşılmasını önler.
Denetim makamının da izin vermesi gereken durumlar
TMK 463 bazı işlemlerde iki aşamalı izin öngörür. Önce vesayet makamının, ardından denetim makamının izni gerekir. Evlat edinme veya evlat edinilme ile vatandaşlığa girme veya çıkma bu gruptadır.
Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluk doğuran ortaklığa girme ve önemli sermayeyle şirkete ortak olma da bu kapsamdadır. İşletmenin günlük yönetimiyle işletmenin devralınması aynı işlem değildir. Maddede belirtilen işlem türü belirlenmeden yalnız işletmeyle ilgili olmasından sonuç çıkarılmamalıdır.
Ömür boyu aylık veya gelir bağlama ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri de ikinci izni gerektirir. Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması; küçüğün ergin kılınması ve vasiyle vesayet altındaki kişi arasında sözleşme yapılması da sayılmıştır. Mirasın paylaşılmasıyla mirasın reddi farklı maddelerde yer aldığından izinleri eşitlenmemelidir.
TMK 465, gereken izin alınmadan yapılan işlemleri, vesayet altındaki kişinin vasi izni olmadan yaptığı işlem hükmünde tutar. Bu nedenle izinsiz işlemi bütün ihtimallerde aynı şekilde sonuçlanmış kabul etmek uygun değildir. Kanunun onama ve geri verme hükümleriyle bağlantısı da incelenmelidir.
Hesap verme, kişinin katılımı ve şikâyet
TMK 454’e göre vasi malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmelidir. Yönetim hesabı tutulur ve vesayet makamının belirlediği tarihlerde, her hâlde yılda bir kez incelemeye sunulur. Hesap tutmak ile hesabı incelemeye sunmak farklı yükümlülüklerdir.
Kişi görüş oluşturma ve açıklama yeteneğine sahipse hesabın hâkimce incelenmesinde olanak ölçüsünde hazır bulundurulur. Kendi tasarrufuna bırakılmış mallar ile vasinin izniyle çalışarak kazandığı malları ise TMK 455 uyarınca serbestçe yönetir ve kullanır. Malvarlığının her bölümünün aynı yönetim durumunda olduğu varsayılmamalıdır.
TMK 464, rapor ve hesapların tamamlanmasını veya düzeltilmesini istemeye imkân verir. Makam bunları kabul veya reddeder; gerektiğinde kişinin menfaatini koruyacak önlemler alır. Bu yüzden yalnız bir hesap tablosu sunulması, içeriğinin kabul edildiği anlamına gelmez.
TMK 461 uyarınca ayırt etme gücü bulunan vesayet altındaki kişi ve her ilgili, vasinin eylem ve işlemlerini vesayet makamına şikâyet edebilir. Vesayet makamının kararına karşı tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz mümkündür. Vasinin işlemine ilişkin şikâyetle makam kararına karşı itiraz ayrı aşamalardır; başlangıç olayı da buna göre belirlenmelidir.
Sık sorulan sorular
Vesayet altındaki kişi işlemi kabul ederse mahkeme izni gerekmez mi?
Kişinin görüşünün alınması ile kanunun aradığı izin farklıdır. TMK 450, önemli işlerde olanak ölçüsünde görüş alınmasını düzenler; kişinin işi uygun bulmasının vasiyi sorumluluktan kurtarmayacağını da belirtir. İzin gerektiren işlemde bu görüş, mahkeme izninin yerine geçmez.
Her işlem için hem sulh hem asliye hukuk mahkemesine mi başvurulur?
Hayır. TMK 462 vesayet makamının iznini gerektiren işlemleri, 463 ise bu izinden sonra denetim makamının da izninin gerektiği işlemleri sayar. Kamu vesayetinde vesayet makamı sulh hukuk, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir. Önce yapılacak işlemin hangi gruba girdiği belirlenmelidir.
Vasinin hesabı yalnız görev bittiğinde mi incelenir?
Hayır. TMK 454, yönetimle ilgili hesabın vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her hâlde yılda bir kez sunulmasını gerektirir. TMK 464’e göre makam rapor ve hesapları inceler, gerekirse tamamlatır veya düzelttirir; kabul ya da reddeder ve koruyucu önlemler alabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.