Vasi görevini yerine getirmiyorsa nasıl değiştirilir, son hesabı kim inceler?
Kısaca
- Ağır görev ihmali, yetkinin kötüye kullanılması ve güven sarsıcı davranışlar görevden alma sebebidir.
- Ayırt etme gücü bulunan vesayet altındaki kişi veya her ilgili görevden alınmayı isteyebilir.
- Görevin bitmesi son rapor, kesin hesap ve malvarlığının teslimi yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Vasilik görevinin sürmesi, vasinin her davranışının denetim dışında kaldığı anlamına gelmez. Görevin ağır biçimde ihmal edilmesi veya vesayet altındaki kişinin menfaatlerinin tehlikeye düşmesi hâlinde görevden alma gündeme gelebilir. Türk Medenî Kanunu hem sebepleri hem izlenecek usulü düzenler.
Vesayetin sona ermesiyle belirli bir vasinin görevinin sona ermesi aynı konu değildir. Bu yazı, görevli kişinin değiştirilmesi, görevinin bitmesi ve hesap teslimi üzerinedir. Vesayet altındaki kişinin bütün koruma ihtiyacının ortadan kalktığı sonucu yalnız vasinin değişmesinden çıkarılamaz.
Görevin bitmesi ve görevden alma sebepleri
TMK 479’a göre vasinin fiil ehliyetini yitirmesi veya ölümü vasilik görevini sona erdirir. TMK 480 ise görev süresinin uzatılmadığında sona ereceğini belirtir. Bu sebepler, vasinin görevini kötüye kullanmasına ilişkin yaptırım niteliğindeki değerlendirmeden ayrı tutulmalıdır.
TMK 481, vasiliğe engel bir sebep ortaya çıktığında vasinin çekilmesini zorunlu kılar. Kaçınma sebebi ortaya çıkarsa sürenin bitiminden önce görevden alınmasını isteyebilir. Ancak önemli sebepler bulunması hâlinde göreve devam etmek zorundadır.
Burada engel ile kaçınma sebebinin sonuçları aynı değildir. Birinde çekilme yükümlülüğü, diğerinde belirli koşullarla erken ayrılmayı isteme imkânı düzenlenmiştir. Her kişisel güçlüğün kendiliğinden görevi bitirdiği varsayılmamalıdır.
TMK 483’te görevden alma sebepleri sayılır: görevin ağır biçimde savsaklanması, yetkilerin kötüye kullanılması, güven sarsıcı davranışlar ve borç ödemede acze düşme. Bu sebepler gerçekleştiğinde vesayet makamı görevden alır. Başvuruda yalnız vasiyle anlaşmazlık bulunduğunu söylemek yerine ilgili davranışın ne olduğu belirtilmelidir.
Ayrıca görev yapmaktaki yetersizlik yüzünden korunan kişinin menfaatleri tehlikeye düşüyorsa, vasinin kusuru bulunmasa da görevden alma mümkündür. Bu ikinci düzenleme, kusurla yetersizliğin birbirine karıştırılmamasını gerektirir. Değerlendirme kişinin niyetinden ibaret değildir; görev kapasitesi ve korunan menfaat de önemlidir.
Başvuru, araştırma ve geçici koruma
TMK 484, ayırt etme gücü bulunan vesayet altındaki kişiye ve her ilgiliye görevden alma talebinde bulunma imkânı verir. Vesayet makamı sebebin varlığını başka şekilde öğrenirse kendiliğinden görevden alma işlemi yapmakla yükümlüdür. Bu nedenle süreç yalnız vasinin veya tek bir yakının isteğine bağlanmamıştır.
TMK 485’e göre gerekli araştırma yapılıp vasi dinlenmeden görevden alma kararı verilemez. Ağır olmayan hâllerde görevden alınabileceği konusunda uyarı yapılır. Araştırma, dinleme ve uyarı kuralları hangi olayın hangi ağırlıkta bulunduğunun değerlendirilmesine hizmet eder.
Başvuru hazırlığında işlem tarihleri, yapılmayan işler ve korunan kişinin uğradığı veya karşılaştığı tehlike ayrı açıklanabilir. Belge varsa hangi olayı gösterdiği belirtilmelidir. Birbirinden farklı olayların yalnız güven duymuyorum şeklinde toplanması, somut sebebin anlaşılmasını zorlaştırabilir.
Gecikmede tehlike varsa TMK 486 geçici önlemler öngörür. Vesayet makamı vasiye geçici olarak işten el çektirip kayyım atayabilir. Bu, esas görevden alma incelemesinin tamamlanmasını beklemeden korumaya yönelik bir düzenlemedir.
Aynı madde, gerektiğinde olası zararı dikkate alarak vasinin mallarına ihtiyati haciz konulabilmesini ve tutuklanmasının istenebilmesini de düzenler. İhtiyati haciz, burada muhtemel zarara karşı güvence amaçlı önlem olarak yer alır. Bu seçeneklerin her başvuruda otomatik uygulanacağı söylenemez; kanundaki gereklilik ve tehlike koşulları önemlidir.
TMK 487, görevden alma veya uyarının yanında kişinin korunması için gerekli diğer önlemlerin de alınmasını zorunlu kılar. Dolayısıyla sadece görevli kişinin değiştirilmesi bütün koruma ihtiyacını her durumda karşılamayabilir. Devam eden işlerin ve malvarlığının durumu ayrıca değerlendirilir.
İtiraz ve görevler arasındaki geçiş
TMK 488’e göre ilgililer, vesayet makamı kararlarına karşı tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilir. Denetim makamı gerektiğinde duruşma yaparak itirazı kesin karara bağlar. Süre anlatılırken başlangıcın kararın öğrenilmesine ilişkin belirsiz bir tarih yerine maddede belirtilen tebliğe bağlandığı korunmalıdır.
İtiraz hazırlanırken hangi karara karşı çıkıldığı ve hangi yönünün yanlış bulunduğu açık gösterilebilir. Görevden alma sebebi, araştırmanın kapsamı ve alınan önlem aynı itirazın farklı konuları olabilir. Bunların birbirinden ayrılması, değerlendirilmesi istenen sorunu belirginleştirir.
TMK 482, görevi sona eren vasinin yeni vasi göreve başlayana kadar zorunlu işleri yapmasını düzenler. Bu hüküm görev değişikliğinde boşluk oluşmamasına yöneliktir. Ancak geçici işten el çektirme gibi özel bir karar varsa, o kararın kapsamı göz ardı edilerek genel yetkinin sürdüğü varsayılmamalıdır.
Geçiş sırasında hangi işlerin beklediği ve hangilerinin zorunlu olduğu kayıt altına alınabilir. Belge ve malvarlığı listesinin yeni görevliye anlaşılır biçimde aktarılması da teslim aşamasını kolaylaştırır. Bu hazırlık, vesayet makamının denetim ve karar yetkisinin yerine geçen özel bir devir anlaşması değildir.
Son rapor, kesin hesap ve teslim
TMK 489 uyarınca görevi sona eren vasi yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına vermelidir. Malvarlığını da korunan kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim için hazır tutmalıdır. Görevin bitmesi bu hesap verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
TMK 490’a göre son rapor ve kesin hesap, dönemsel rapor ve hesaplar gibi incelenir ve onaylanır. TMK 491, onay ve malvarlığının tesliminden sonra vasinin görevinin sona erdiğine karar verilmesini düzenler. Böylece görevden ayrılma sebebiyle hesabın kapatılması farklı aşamalarda değerlendirilir.
Son rapor ve kesin hesabın onaylanması veya reddi kararı, kesin hesapla birlikte ilgili kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye tebliğ edilir. Tebliğde tazminat davası açma haklarının bulunduğu ve vasinin görevine son verildiği de belirtilir. Hesabın verilmesi, teslim ve kararın bildirilmesi ayrı ayrı takip edilmelidir.
Teslim hazırlığında mevcut malvarlığı ile yönetim dönemindeki gelir ve gider kayıtları karşılaştırılabilir. Teslim edilecek belgelerin ve devam eden işlerin ayrı listelenmesi, son raporun anlaşılmasına yardımcı olur; eksik görülen bir kayıt varsa hangi döneme ilişkin olduğu belirtilmelidir.
Sık sorulan sorular
Vasinin kusuru kanıtlanmadan değişmesi mümkün mü?
TMK 483’e göre vasinin görevini yapmakta yetersizliği, vesayet altındaki kişinin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa kusuru bulunmasa da görevden alınabilir. Bu düzenleme, ağır ihmal veya yetkinin kötüye kullanılması sebeplerinden ayrı değerlendirilir. Yetersizlik ve menfaat tehlikesi birlikte incelenmelidir.
Görevden alma için mutlaka vesayet altındaki kişi mi başvurmalı?
Hayır. TMK 484, ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişinin yanında her ilgiliye başvuru imkânı tanır. Vesayet makamı sebebi başka yoldan öğrenmişse kendiliğinden işlem yapmakla yükümlüdür. Böylece koruma yalnız tek kişinin başvurusuna bağlı bırakılmamıştır.
Görevi biten vasi malvarlığını hemen kendi belirlediği kişiye verebilir mi?
TMK 489, malvarlığının vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edilmek üzere hazır bulundurulmasını düzenler. Son rapor ve kesin hesap da vesayet makamına verilir. Teslimin muhatabı ve hesap incelemesi bu usule göre değerlendirilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.