Aile hâlinde birlikte yaşamak: ev düzeni, gözetim ve aileye verilen emeğin karşılığı
Kısaca
- Ev düzeni kurulurken birlikte yaşayan herkesin yararı adil biçimde gözetilmelidir.
- Ev başkanının gözetim sorumluluğu, kanunda sayılan kişiler ve kurtuluş kanıtlarıyla birlikte değerlendirilir.
- Emeğini veya gelirini aileye özgüleyen ergin altsoy, kanuni koşullarla uygun bir bedel isteyebilir.
Aynı evde aile hâlinde yaşamak, yalnız günlük işlerin paylaşılmasıyla ilgili değildir. Türk Medenî Kanunu’nun ev düzenine ilişkin hükümleri, yönetim yetkisini, birlikte yaşayanların özgürlüklerini, gözetim sorumluluğunu ve bazı aile üyelerinin emeğinin karşılığını düzenler. Bu konular aynı yaşam ilişkisi içinde doğabilse de her birinin koşulları farklıdır.
Kanundaki ev başkanı kavramı ile günlük dilde kullanılan ev sahibi ifadesi eş anlamlı kabul edilmemelidir. Düzenleme, aile hâlinde yaşayan topluluğun yönetimiyle ilgilidir. Evin tapusunun kime ait olduğu sorusu tek başına bütün bu kuralların kime uygulanacağını açıklamaz.
Evi yönetme yetkisi ve birlikte yaşayanların özgürlüğü
TMK 367, aile hâlinde yaşayan birden çok kişiden oluşan topluluğun kanuna, sözleşmeye veya örfe göre belirlenen bir ev başkanı bulunmasını esas alır. Böyle bir durumda evi yönetme yetkisi ona aittir. Önce bu topluluğun ve ev başkanlığının hangi temele dayandığı belirlenmelidir.
Yönetim yetkisinin kapsamı yalnız kan bağı bulunanlarla sınırlı değildir. Kanun, kan veya kayın hısımlığı, işçilik, çıraklık ve benzeri sebeplerle ya da koruma ve gözetme ilişkisi içinde ev halkı olarak birlikte yaşayanların tamamını kapsar. Burada ev halkı olarak bir arada yaşama unsuru önemlidir.
TMK 368’e göre birlikte yaşayanlar evin düzenine tabidir. Fakat düzen kurulurken her birinin yararı adil biçimde gözetilir. Bu nedenle ev düzenini yalnız bir kişinin tercihlerinin diğerlerine uygulanması olarak açıklamak kanunun dengeleyici hükmünü eksik bırakır.
Her ev halkı üyesi, özellikle öğrenimi, eğitimi, dinî inançları, meslek ve sanatı için gerekli özgürlükten yararlanır. Yönetim yetkisi anlatılırken bu özgürlükler de birlikte belirtilmelidir. Düzen kurma yetkisi, sayılan alanlarda sınırsız müdahale izni vermez.
Ayrıca ev başkanı, birlikte yaşayanların evdeki eşyasını özenle korumak ve güvenlik altında bulundurmakla yükümlüdür. Eşyanın aynı evde bulunması, kişisel eşyaların önemsizleştiği anlamına gelmez. Yönetim, gözetim ve eşyanın korunması birbirine bağlı fakat ayrı yükümlülüklerdir.
Gözetim yükümlülüğü ve verilen zarar
TMK 369, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zararı ele alır. Maddede sayılan kişiler ve ev halkından olma koşulu birlikte önemlidir. Her akrabanın her davranışından aynı hüküm uyarınca sorumluluk doğduğu söylenemez.
Ev başkanının sorumluluktan kurtulması bakımından iki ispat yolu düzenlenmiştir. Birincisi, alışılmış biçimde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle gözetim altında bulundurduğunu göstermektir. İkincisi ise bu dikkat ve özen gösterilseydi dahi zararın meydana gelmesinin engellenemeyeceğini ispat etmektir.
Bu yüzden değerlendirme yalnız zarar olayının varlığında bitmez. Gözetimin nasıl yürütüldüğü, olayın koşulları ve zararın önlenebilirliği de incelenir. Bir kişinin ev başkanı olarak kabul edilmesi, bu kurtuluş kanıtlarının hiç araştırılmadan dışlanmasını haklı kılmaz.
Pratik hazırlıkta gözetim için alınan önlemler, olayın gerçekleşme biçimi ve önlemle zarar arasındaki ilişki ayrı anlatılabilir. Örneğin genel olarak dikkatli davranıldığını söylemek ile belirli olayda hangi önlemin alındığını açıklamak aynı değildir. Somutlaştırma, kanundaki dikkat ve koşullar ölçütünün değerlendirilmesine yardımcı olur.
Tehlikenin önlenmesi için alınacak önlemler
TMK 369’un devamında, ev halkından akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişilerin kendilerini ya da başkalarını tehlikeye veya zarara düşürmemeleri için gerekli önlemleri alma yükümlülüğü bulunur. Böylece hüküm yalnız meydana gelmiş bir zarar sonrasındaki tazminat değerlendirmesiyle sınırlı değildir. Tehlikenin önlenmesi de ayrıca düzenlenir.
Zorunluluk hâlinde ev başkanı, gerekli önlemlerin alınmasını yetkili makamdan ister. Kanundaki bu başvuru yolu, aile içinde alınabilecek önlemlerin her durumda yeterli olacağı varsayımını önler. Buna karşılık madde, kişilerin bütün özgürlüklerini aile kararıyla sınırsız biçimde kısıtlama yetkisi olarak okunmamalıdır.
Önleme ihtiyacı açıklanırken tehlikenin ne olduğu ve kimin etkilenebileceği belirgin olmalıdır. Kişinin yalnız bir özelliğini belirtmekle somut tehlikeyi anlatmak aynı şey değildir. Yönetim ve özgürlük hükümleriyle gözetim yükümlülüğünü birlikte okumak, düzenlemenin kapsamının doğru anlaşılmasını sağlar.
Ergin altsoyun emeği ve geliri için bedel
TMK 370, ana ve babası veya büyük ana ve babasıyla birlikte yaşayan ergin altsoyu düzenler. Altsoy, çocuklar ve torunlar yönündeki soy ilişkisini ifade eder. Bu kişiler emeklerini veya gelirlerini aileye özgülemişlerse, buna karşılık uygun bir bedel isteyebilirler.
Bu talep için yalnız akrabalık yeterli değildir. Birlikte yaşama, ergin olma ve emeğin veya gelirin aileye özgülenmesi unsurları birlikte incelenir. Ara sıra verilen her desteğin, koşullar araştırılmadan otomatik olarak aynı alacağı doğurduğu söylenmemelidir.
Uyuşmazlık hâlinde hâkim bedelin miktarı, güvence altına alınması ve ödeme biçimi hakkında karar verir. Kanun sabit bir ücret veya gelir yüzdesi belirlemez. Emeğin ve gelirin nasıl aileye yöneltildiğinin açıklanması, soyut bir bedel isteminden daha belirgin bir değerlendirme zemini sağlar.
Bedelin istenebileceği zaman
TMK 371, altsoyun bedeli borçlunun ölümü hâlinde isteyebileceğini belirtir. Ayrıca borçlunun sağlığında birlikte yaşamanın sona ermesi, işletmenin el değiştirmesi, borçluya karşı icra takibi yapılması veya iflas hâllerinde de istem mümkündür. Alacağın koşullarıyla ne zaman istenebileceği ayrı sorulardır.
Kanun bu alacağın zamanaşımına uğramayacağını, fakat en geç borçlunun terekesinin paylaşılması anına kadar istenebileceğini düzenler. Dolayısıyla zamanaşımına uğramama ifadesi, hiçbir son sınır bulunmadığı şeklinde anlaşılmamalıdır. Paylaşma aşamasının durumunu ayrıca belirlemek gerekir.
Talep hazırlanırken birlikte yaşanan dönem, aileye yöneltilen emek veya gelir ve istemi mümkün kılan olay ayrı kaydedilebilir. Alacağın dayanağını göstermekle ödeme zamanını göstermek aynı işlevi görmez. Her iki konuya ilişkin bilgilerin düzenlenmesi, ev içindeki yaşam ilişkisinden doğan farklı taleplerin birbirine karışmasını önler.
Sık sorulan sorular
Ev başkanı olmak herkes adına sınırsız karar vermek anlamına mı gelir?
Hayır. TMK 368, ev halkının her birinin yararının adil biçimde gözetilmesini ve özellikle öğrenim, eğitim, dinî inanç, meslek ve sanat için gerekli özgürlükten yararlanmasını düzenler. Evi yönetme yetkisi bu hükümlerden bağımsız, sınırsız bir yetki gibi kullanılamaz.
Evdeki küçüğün verdiği her zarardan ev başkanı kesin sorumlu mu?
TMK 369, gerekli dikkatle gözetim yapıldığının veya bu dikkat gösterilseydi de zararın önlenemeyeceğinin ispatı için imkân tanır. Dolayısıyla zarar verenin kanunda sayılan kişilerden ve ev halkından olması yanında bu kurtuluş kanıtları da değerlendirilmelidir. Sorumluluk hakkında yalnız yaş veya akrabalık bilgisiyle kesin sonuç çıkarılamaz.
Aileye verdiğim emek için bedeli yalnız ölümden sonra mı isteyebilirim?
TMK 371, borçlunun ölümünü düzenlemekle birlikte sağlığında da bazı istem hâlleri sayar: birlikte yaşamanın sona ermesi, işletmenin el değiştirmesi, borçluya karşı icra takibi veya iflas. Bunlar dışında, yalnız emeğin varlığından hemen talep edilebilirlik sonucu çıkarılmamalıdır. Önce TMK 370’teki alacağın koşulları incelenir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.