Sigorta şirketi kasko veya trafik sigortası tazminatını ödemezse ne yapılır?
Kısaca
- Riziko gerçekleşince sigortacıya gecikmeden bildirim yapılır; geç bildirim tazminatta indirime yol açabilir.
- Tazminat, araştırmalar bitince ve her hâlde ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur.
- Ödeme yapılmazsa Sigorta Tahkim Komisyonuna ya da mahkemeye gidilebilir; ikisi aynı anda yürütülemez.
- Sigorta sözleşmesinden doğan istemler kural olarak muacceliyetten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar.
Kaza, yangın ya da hırsızlıktan sonra sigorta şirketinin tazminatı ödememesi, ödemeyi aylarca geciktirmesi ya da beklenenden çok düşük bir tutar önermesi sık karşılaşılan bir durumdur. Kanun bu durumda sigortalıyı çaresiz bırakmaz. Sigortacının ne zaman ödemek zorunda olduğu, ödemezse hangi yollara gidileceği ve hakkın ne zaman kaybedileceği Türk Ticaret Kanunu ile Sigortacılık Kanunu’nda düzenlenmiştir.
Bu yazıda iki sigorta türü birlikte ele alınıyor. Kasko, kişinin kendi aracı için isteğe bağlı olarak yaptırdığı sigortadır. Trafik sigortası ise aracın başkalarına verdiği zararlar için yaptırılması zorunlu sigortadır. Trafik kazasından sonra karşı aracın sigortasına başvurunun ayrıntıları, 15 günlük cevap süresi dahil, trafik kazasında sigortaya başvuru yazımızda anlatılıyor.
İlk adım: sigortacıya gecikmeden bildirim
Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmelidir (TTK m. 1446). Riziko, sigortanın karşıladığı olay demektir: kasko için kaza, çarpma ya da çalınma gibi.
Kanun, bildirimin hiç yapılmaması ya da geç yapılması için tazminatın kaybedilmesini değil, indirimi öngörür. Bildirimin yapılmaması ya da geç yapılması ödenecek tazminatı artırmışsa, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır. Sigortacı olayı daha önce başka yoldan fiilen öğrenmişse bu indirimi uygulayamaz.
Bildirimle birlikte poliçede ve genel şartlarda istenen belgeler de verilmelidir: kaza tespit tutanağı, fotoğraflar, varsa karakol ya da itfaiye raporu gibi. Bildirimin tarihini ispat edebilmek için yazılı başvuru yapmak ve başvuru kaydını saklamak, ileride sürelerin hesabında işe yarar.
Sigortacı ne zaman ödemek zorunda?
Tazminat, rizikonun gerçekleşmesinden ve belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra, sigortacının araştırmaları bitince muaccel olur, yani istenebilir hâle gelir (TTK m. 1427). Kanun bunun için bir üst sınır da koyar: tazminat her hâlde ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur. Can sigortalarında bu süre on beş gündür. İnceleme sigortacıya yüklenemeyen bir kusur yüzünden gecikmişse süre işlemez.
Bu kuralların pratik sonuçları şunlardır:
- Borç muaccel olunca sigortacı ayrıca ihtar çekilmesine gerek kalmadan temerrüde düşer ve gecikme faizi işlemeye başlar.
- Sigortacıyı temerrüt faizinden kurtaran sözleşme hükümleri geçersizdir.
- Araştırmalar ihbardan itibaren üç ayda bitmemişse sigortacı, belirlenecek hasar miktarının en az yüzde ellisini avans olarak öder.
- Bir hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıdadır (TTK m. 1409).
Trafik sigortasında kanun ayrıca daha kısa bir süre öngörür. Sigortacı, genel şartlarda sayılan belgeler kendisine ulaştıktan sonra sekiz iş günü içinde teminat sınırları içindeki tutarı ödemek zorundadır (KTK m. 99). Dava açmadan ya da tahkime gitmeden önce şirkete yazılı başvuru yapılması da zorunludur (KTK m. 97).
Sigorta Tahkim Komisyonu
Ödeme yapılmadığında mahkemeye alternatif olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir. Komisyon, sigorta ettirenle sigortacı arasındaki uyuşmazlıkları hakemler aracılığıyla çözmek için kurulmuştur (5684 sayılı Kanun m. 30).
Kaskoda dikkat edilmesi gereken nokta şudur: sigorta şirketi tahkim sistemine üye ise, poliçede özel bir hüküm olmasa da tahkime gidilebilir. Trafik sigortası gibi kanunla zorunlu tutulan sigortalarda ise şirket üye olmasa bile hak sahipleri tahkim yolunu kullanabilir.
Başvuru için bazı şartlar ve süreler vardır:
- Önce sigorta şirketine başvurulmuş olmalı ve talebin kısmen ya da tamamen reddedildiği belgelenmelidir. Şirketin başvurudan itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de yeterlidir.
- Mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine götürülmüş bir uyuşmazlık için Komisyona başvurulamaz.
- Başvuruyu önce raportörler en geç on beş günde inceler; çözülemeyen dosya hakeme gider.
- Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde ve yalnızca kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir.
Başvuru ücretlidir. Kanunda belirli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklarda verilen hakem kararları kesindir. Bu tutarı aşan uyuşmazlıklarda karara, bildirimden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus Komisyon nezdinde itiraz edilebilir; itiraz kararın icrasını durdurur. Daha yüksek tutarlı uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yolu da açıktır. Bu parasal sınırlar idare tarafından güncellenebildiği için başvuru sırasında yürürlükteki sınırlara bakmak gerekir.
Mahkeme yolu
Tahkim yerine dava yolu da seçilebilir. Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve sigorta sözleşmesi de bu Kanunda düzenlenmiştir (TTK m. 4). Ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m. 5/A). Bu yüzden kasko tazminatı için dava açmadan önce arabuluculuk aşaması atlanmamalıdır.
Sigortalı tüketici ise tüketici mevzuatındaki kurallar da devreye girebilir. Bu konu tüketici mahkemesinde dava ve arabuluculuk yazımızda ayrıca anlatılıyor.
Zamanaşımı: hak ne zaman kaybedilir?
Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar (TTK m. 1420). Sigorta tazminatına ve bedeline ilişkin istemler ise her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçince zamanaşımına uğrar.
Sorumluluk sigortalarında, örneğin trafik sigortasında, zarar görenin sigortacıya yönelttiği tazminat istemleri için ayrı bir kural vardır. Bu istemler sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar (TTK m. 1482). Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararlar için Karayolları Trafik Kanunu da zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden başlayarak iki yıl, her hâlde kaza gününden başlayarak on yıllık süre öngörür (KTK m. 109). Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, maddi tazminat istemleri için de o süre geçerlidir. Süreler sigortalı aleyhine işlediği için, şirketle yazışmalar uzarken zamanaşımının dolup dolmadığını takip etmek gerekir.
Sık sorulan sorular
Sigorta şirketi hasarın teminat dışında kaldığını söyleyerek ödemiyor. Bunu ben mi ispat etmeliyim?
Hayır. Kanuna göre sözleşmede öngörülen rizikolardan birinin teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Ret yazısında hangi poliçe maddesine dayanıldığını sorun ve bu yazıyı saklayın; hem Sigorta Tahkim Komisyonuna hem de mahkemeye başvururken şirketin talebi reddettiğini bu belge gösterir.
Ekspertiz bitmedi, aylardır para alamıyorum. Bir hakkım var mı?
Araştırmalar ihbardan başlayarak üç ay içinde tamamlanamamışsa sigortacı, sonradan tazminattan düşülmek üzere avans ödemek zorundadır. Avans, tarafların anlaştığı ya da anlaşamazlarsa mahkemece yaptırılacak ön ekspertizle belirlenen hasar miktarının en az yüzde ellisidir. Ancak inceleme sigortacıya yüklenemeyen bir sebeple, örneğin sizin belge vermemeniz yüzünden gecikmişse süre işlemez.
Hem Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurup hem dava açabilir miyim?
Hayır. Mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine götürülmüş bir uyuşmazlık için Komisyona başvurulamaz. Yolu baştan seçmek gerekir. Komisyon dosyayı evrak üzerinden incelediği için belgelerin eksiksiz sunulması da önemlidir.
Kasko şirketim ödemiyor. Kazaya karşı araç yol açtıysa onun trafik sigortasına başvurabilir miyim?
Evet. Kasko sizin kendi aracınız için yaptırdığınız ayrı bir sözleşmedir. Zarara karşı araç yol açtıysa, o aracın işleteni ve trafik sigortacısı da zarardan sorumludur. Bu başvurunun kuralları ayrı yazımızda anlatılıyor.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.