Trafik kazasından sonra sigortaya başvuru: 15 günlük süre ve Sigorta Tahkim Komisyonu
Trafik kazasında aracı hasar gören, yaralanan ya da bir yakınını kaybeden kişi, zararının karşılanması için çoğu zaman önce karşı aracın trafik sigortasına başvurur. Kanun bu başvuruyu yalnızca bir seçenek olarak görmez. Sigorta şirketine karşı dava açmadan ya da tahkime gitmeden önce şirkete yazılı başvuru yapılması gerekir.
Başvurulacak sigorta
Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına ya da bir şeyin zarara uğramasına yol açarsa, aracın işleteni bu zarardan sorumludur (Karayolları Trafik Kanunu m. 85). İşletenler bu sorumluluğu karşılamak için zorunlu mali sorumluluk sigortası, yani trafik sigortası yaptırmak zorundadır (m. 91). Başvuru, zarara yol açan aracın bu sigortayı yaptığı şirkete yapılır. Kişinin kendi aracı için yaptırdığı kasko ayrı bir sözleşmedir ve kendi şartlarına tabidir.
Sigorta, poliçedeki teminat tutarına kadar ödeme yapar. Bazı talepler ise kanun gereği bu sigortanın kapsamı dışındadır (m. 92). Manevi tazminat, araçta taşınan eşyanın zararı, gelir kaybı ve kâr kaybı gibi dolaylı zararlar ile hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısım bunlardandır. Bunlardan kendi kusurunuza denk gelen kısım kimseden istenemez; diğer talepler için işletene ve kusurlu sürücüye başvurulur.
Yazılı başvuru ve 15 günlük süre
Kanunun 97. maddesine göre zarar gören, trafik sigortasının sınırları içindeki talebi için dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmalıdır. Başvuruda kazanın tarihi ve yeri, kazaya karışan araçların plakaları, hangi zarar kalemlerinin ne tutarda istendiği ve ödemenin yapılacağı hesap bilgisi açıkça yazılmalı; kazayı ve zararı gösteren belgeler eklenmelidir. Ödeme için hangi belgelerin gerektiği trafik sigortası genel şartlarında belirlenir. Başvurunun hangi tarihte yapıldığını ispatlayabilmek için başvuru belgesinin ya da gönderim kaydının saklanması, ileride sürelerin hesabında işe yarar.
Şirket, başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermelidir. Bu süre içinde cevap gelmezse ya da gelen cevap talebi karşılamazsa, örneğin şirket ödemeyi reddeder ya da daha düşük bir tutar önerirse, zarar gören iki yoldan birini seçebilir. Ya mahkemede dava açar ya da Sigortacılık Kanunu çerçevesinde tahkime başvurur. Dava yolu seçilirse dava, sigorta şirketinin şubesinin ya da sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir (m. 110).
Bu 15 gün sigorta şirketine tanınmış bir süredir. Zarar görenin hakkını kaybetmemek için izlemesi gereken süre ise zamanaşımıdır. Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararlara ilişkin talepler, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar (m. 109). Zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da, sigortacıya karşı kesilirse tazminat yükümlüsüne karşı da kesilmiş sayılır.
Sigorta şirketi, genel şartlarda sayılan belgeler kendisine ulaştıktan sonra sekiz iş günü içinde teminat sınırları içindeki tutarı hak sahibine ödemek zorundadır (m. 99). Eksik belge bu sürenin başlamasını geciktirir.
Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta şirketleriyle sigortadan yararlanan kişiler arasındaki uyuşmazlıkları çözmek için Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde kurulmuştur (Sigortacılık Kanunu m. 30). Sigorta şirketleri bu sisteme üye olup olmamakta serbesttir. Ancak trafik sigortası gibi zorunlu sigortalardan doğan uyuşmazlıklarda hak sahibi, şirket üye olmasa bile tahkime başvurabilir. Güvence Hesabından yararlanacak kişilerle Hesap arasındaki uyuşmazlıklar da Komisyonun görev alanındadır.
Komisyona gidebilmek için önce sigorta şirketine başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelenmiş olmalıdır. Sigortacılık Kanunu, şirketin başvurudan itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesini de Komisyona başvuru için yeterli sayar. Trafik Kanunu’ndaki süre 15 gün, Sigortacılık Kanunu’ndaki süre ise on beş iş günüdür. Şirket hiç cevap vermemişse, on beş iş gününün dolmasını beklemek başvurunun süre yönünden tartışılmasını önler.
Başvuru ücretlidir. Başvuruyu önce raportörler inceler ve incelemelerini en geç on beş gün içinde tamamlar. Raportör aşamasında çözülemeyen uyuşmazlık bir sigorta hakemine gönderilir. Komisyon, işin niteliğine göre en az üç hakemden oluşan bir heyet de kurabilir; uyuşmazlık tutarı belirli bir sınırın üzerindeyse heyet kurulması zorunludur. Hakemler yalnızca kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir. Bu yüzden başvuru dosyasının eksiksiz hazırlanması önemlidir.
Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır. Bu süre tarafların açık ve yazılı onayıyla uzatılabilir; aksi hâlde uyuşmazlık yetkili mahkemece çözülür. Karar, en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir.
Hakem kararına itiraz
Belirli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir. Bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda karara, Komisyonun bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. Süresinde itiraz edilmezse karar kesinleşir.
İtiraz için de başvuru ücreti yatırılması şarttır. İtiraz edilince hakem kararının icrası durur. İtirazı, Komisyonun bu iş için oluşturduğu hakem heyetleri, işin heyete gelmesinden itibaren iki ay içinde karara bağlar. Daha yüksek tutarlı uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yoluna gidilebilir. Kararın tahkim süresi dolduktan sonra verilmesi, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmesi, hakemlerin yetkileri dışındaki konularda karar vermesi ya da tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi hâllerinde ise tutar ne olursa olsun temyiz yolu açıktır.
Kanundaki bu parasal sınırlar sabit değildir. Kanun, maddedeki maktu tutarların Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak üzere artırılabileceğini öngörür. Bu nedenle başvuru sırasında güncel sınırlara bakmak gerekir.
Sık sorulan sorular
Hem dava açıp hem de Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir miyim?
Hayır. Mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine götürülmüş bir uyuşmazlık için Komisyona başvurulamaz. Sigorta şirketinin cevabından sonra iki yoldan birini seçmek gerekir.
Karşı aracın sigortası yoksa kime başvururum?
Zarara yol açan araç için zorunlu trafik sigortası yaptırılmamışsa ya da sigortalı tespit edilemiyorsa, bedensel zararlar için Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği bünyesindeki Güvence Hesabına başvurulabilir. Kanun bu iki durum için yalnızca bedensel zararları sayar; eşyaya gelen zararların Hesaptan karşılanması ancak Cumhurbaşkanı kararıyla mümkündür. Araçtaki hasar için kural olarak işletene ve kusurlu sürücüye başvurmak gerekir.
Sigorta şirketinin önerdiği tutarı kabul edip imza atarsam sonradan bir şey isteyebilir miyim?
Tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz ya da fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Kanunla öngörülen sorumluluğu kaldıran ya da daraltan anlaşmalar ise geçersizdir. Yine de imzalamadan önce belgenin hangi zararları kapsadığını okumak gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.