İçeriğe geç
Av. Onur DoğanKayseri Barosu

Miras hukuku

Ölen kişinin kredi borcunu hayat sigortası öder mi, mirasçılar ne yapmalı?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 10 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Kredi borcu mirasla birlikte mirasçılara geçer; mirası reddetmeyen mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur.
  • Hayat sigortasında lehtar, sigorta bedeli üzerindeki hakkını sözleşmeden kazanır; mirasın reddi lehtarın hakkını etkilemez.
  • Mirası reddetme süresi üç aydır; tereke mallarını kendine mal eden ya da tereke işlerine karışan mirasçı reddedemez.

Kredi kullanan bir kişinin ölümüyle birlikte mirasçılar iki soruyla karşılaşır: kredi borcu kendilerine geçmiş midir ve kredi bağlanırken yapılan hayat sigortası bu borcu kapatacak mıdır? Banka çoğu zaman bir yandan sigortacıya başvururken, bir yandan da mirasçılara ödeme ihtarı gönderir. Sigortacı ise beyan yükümlülüğünün ihlali gibi gerekçelerle ödemeden kaçınabilir. Bu belirsizlik içinde mirasın reddi için öngörülen üç aylık süre işlemeye devam eder.

Kısa cevap şudur: kredi borcu, Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 599 gereği mirasla birlikte mirasçılara geçer ve mirası reddetmeyen mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumlu olur (m. 641). Kredi hayat sigortası geçerli ve riziko teminat kapsamındaysa, lehtar sıfatındaki banka sigorta bedelinden kredi bakiyesini tahsil eder; poliçede öngörülmüşse artan kısım diğer lehtara ödenir. Sigortacının ödemekten kaçındığı ya da borcun teminatı aştığı durumlarda mirasçıların korunma yolu mirasın reddi ya da resmî defter tutulmasıdır. Mirasın reddi, lehtarın sigorta bedeli üzerindeki hakkını etkilemez (Türk Ticaret Kanunu m. 1494/1).

Kredi borcunun mirasçılara geçişi ve ret seçeneği

Mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kazanır ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olur (TMK m. 599). Miras ortaklığı sürerken mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur (m. 641). Banka, kredi bakiyesinin tamamını mirasçılardan herhangi birinden isteyebilir; iç ilişkideki paylaştırma ise mirasçılar arasındaki rücu meselesidir.

Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli ya da resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (m. 605). Ret süresi üç aydır ve yasal mirasçılar için, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe ölümün öğrenildiği tarihte başlar (m. 606). Ret, sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla, kayıtsız ve şartsız olarak yapılır (m. 609). Önemli sebeplerin varlığında sulh hâkimi süreyi uzatabilir ya da yeni bir süre verebilir (m. 615).

Kredi dosyalarında en sık hata, ret hakkının fiilen kaybedilmesidir. Ret süresi dolmadan mirasçı sıfatıyla tereke işlemlerine karışan, olağan yönetim dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı mirası reddedemez (m. 610). Mirasbırakanın hesabındaki parayla kredi taksitlerini ödemek, aracını satıp bedeliyle borcu kapatmak gibi işlemler bu kapsamda değerlendirilme riski taşır. Zamanaşımını ya da hak düşürücü süreyi önlemek için dava açılması ve icra takibi yapılması ise ret hakkını ortadan kaldırmaz.

Reddin sonuçları da hesaba katılmalıdır. Yasal mirasçılardan birinin reddettiği pay, miras açıldığında o kişi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer (m. 611); bu nedenle reddeden kişinin altsoyu da ayrıca değerlendirme yapmalıdır. En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse miras sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (m. 612). Ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, ölümden önceki beş yıl içinde ondan aldıkları ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde alacaklılara karşı sorumlu kalır (m. 618). Borçların malvarlığını aşıp aşmadığı belli değilse bir ay içinde resmî defter tutulması istenebilir (m. 619). Bu konuların ayrıntısı mirasın reddi yazımızda, mirasın hükmen reddi yazımızda ve mirasçıların borçlardan sorumluluğu yazımızda ele alınmıştır. Mirasbırakanın vergi borçları için ayrıca vergi borcunun mirasçılara geçmesi yazımıza bakılabilir.

Kredi hayat sigortasının yapısı ve lehtarın hakkı

Hayat sigortasıyla sigortacı, belli bir prim karşılığında sigorta ettirene veya onun belirlediği kişiye, sigortalının ölümü veya hayatta kalması hâlinde sigorta bedelini ödemeyi üstlenir. Hayatı sigorta edilen kişi ilk primin ödenmesinden önce ölmüşse sözleşme geçersizdir (TTK m. 1487). Sigorta ettiren gerçek ya da tüzel kişi lehine sözleşme yapabilir; lehtar atanması ve değiştirilmesi sigortacının iznine bağlı değildir (m. 1493). Kredi hayat sigortalarında banka, kredi bakiyesi kadar lehtar olarak gösterilir.

Lehtarın hakkının niteliği, mirasçılar bakımından belirleyicidir. TTK m. 1494/1’in son cümlesine göre mirasın reddi veya mirastan vazgeçme lehtarın hakkı üzerinde etkili olmaz. Ölüm rizikosuna karşı yapılan sigortalarda lehtar belirtilmemişse, sözleşme sigorta ettirenin mirasçıları lehine yapılmış sayılır (m. 1494/2). Lehtar istem hakkını kazanamazsa bu hak sigorta ettirene, o da ölmüşse mirasçılarına geçer (m. 1495).

TBB Dergisi’nde yayımlanan bir çalışmada (Ertuğrul ve Yılmaz, TBB Dergisi, 2019, S. 145) lehtarın sigorta bedeli üzerindeki hakkını sigorta ettirenin terekesinden değil sözleşmeden doğrudan kazandığı, bu nedenle bedelin terekeye dahil edilmemesi ve tereke borçlarından sorumlu tutulmaması gerektiği savunulmaktadır. Aynı çalışmada tereke alacaklılarının sigorta bedeli üzerinde hak talep edemeyeceği görüşü aktarılmakta; kredi sigortalarında kalan kredi borcunun bankaya, varsa fazlasının diğer lehtara ödendiği uygulaması anlatılmaktadır. Çalışmada ayrıca, mirası reddeden lehtar mirasçının veraset ve intikal vergisi işlemleri nedeniyle bedeli alamadığı uygulaması TTK m. 1494/1 ile çeliştiği gerekçesiyle eleştirilmektedir.

Bu tespitlerin pratik sonucu şudur: banka sigorta bedelinden tahsil ettiği ölçüde kredi borcu sona erer ve terekenin borcu azalır. Borcun teminatı aşan kısmı ya da sigortacının ödemediği kısım ise tereke borcu olarak kalır. Mirasçıların ret kararı bu kalan riskin büyüklüğüne göre verilmelidir.

Sigortacının ödemekten kaçınma gerekçeleri

Kredi hayat sigortası uyuşmazlıklarında sigortacının dayandığı başlıca gerekçeler ve karşı argümanlar şunlardır:

  • Beyan yükümlülüğünün ihlali: Sigorta ettiren, sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken önemli hususları bildirmekle yükümlüdür (TTK m. 1435). Sigortacı soru listesi vermişse listedeki sorular dışında kalan hususlardan, önemli bir husus kötüniyetle saklanmadıkça sorumluluk yüklenemez (m. 1436). Sigortacı gerçek durumu biliyorsa cayamaz; bunu ispat yükü sigorta ettirendedir (m. 1438).
  • İhlalin sonucu: Sigortacı, ihlali öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde cayma beyanında bulunabilir (m. 1440). Riziko gerçekleştikten sonra ihmalle yapılan ihlalde, ihlal tazminata ya da rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikteyse ihmalin derecesine göre indirim yapılır. Kast hâlinde ihlal ile riziko arasında bağlantı varsa ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa bedel, ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki orana göre ödenir (m. 1439/2).
  • Beş yıl sınırı: Hayat sigortasında sözleşmenin yapılmasından itibaren, yenilemeler dahil beş yıl geçmişse sigortacı, beyan yükümlülüğü kasıtlı ihlal edilmedikçe cayamaz; yalnızca prim farkı isteyebilir (m. 1498).
  • İntihar: Yenilemeler dahil en az üç yıldır devam eden sözleşmede bu süreden sonra gerçekleşen intiharda sigortacı ödemekle yükümlüdür. Akli melekelerdeki bir rahatsızlık sebebiyle üç yıldan önce gerçekleşen intiharda da ödeme yapılır (m. 1503).
  • Teminat dışı hâl: Bir rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıdadır (m. 1409).

Ödeme zamanı bakımından can sigortalarında bedel, rizikoyla ilgili belgelerin verilmesinden sonra sigortacının araştırmaları bitince ve her hâlde ihbardan on beş gün sonra muaccel olur; sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer (m. 1427). Sigorta sözleşmesinden doğan istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (m. 1420).

Mirasçıların izleyeceği yol ve usul

Ölümün öğrenilmesinden sonra izlenecek sıra, ret süresi gözetilerek şöyle kurulabilir:

  1. Bankaya ve sigortacıya ölümün yazılı bildirimi; poliçe, lehtar kaydı, teminat tutarı ve kredi bakiyesine ilişkin belgelerin istenmesi.
  2. Tereke mallarına dokunulmaması; mirasbırakanın hesaplarından taksit ödenmemesi ve araç, taşınmaz gibi malların elden çıkarılmaması.
  3. Sigortacının ödeme yapıp yapmayacağı ve teminatın borcu karşılayıp karşılamadığına göre ret, resmî defter ya da kabul seçeneğinin değerlendirilmesi.
  4. Süre yetmeyecekse ret süresinin uzatılması için sulh hukuk mahkemesine üç ay dolmadan başvurulması.

Usule ilişkin başlıca noktalar:

  • Ret ve süre uzatımı: Ret beyanı ve süre uzatımı talebi mirasın açıldığı yerin sulh hukuk mahkemesine yapılır; ret beyanı özel kütüğe yazılır ve reddedene belge verilir (TMK m. 609, 615).
  • Sigortacıya karşı yol: Sigorta şirketi tahkim sistemine üyeyse Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir. Başvuru için sigortacıya başvurulmuş ve talebin reddedilmiş ya da on beş iş günü içinde cevap verilmemiş olması gerekir; mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine götürülmüş uyuşmazlık için Komisyona başvurulamaz (5684 m. 30).
  • Tüketici yargısı: Tüketici kredisi ve buna bağlı sigorta ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda değer sınırının altındaysa tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur (6502 m. 68); sınırın üzerindeyse tüketici mahkemesi görevlidir (m. 73) ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (m. 73/A). Sınırlar her yıl güncellendiğinden başvuru tarihindeki tutar kontrol edilmelidir.
  • İcra takibine karşı: Banka mirasçılar hakkında takip başlatırsa ödeme emrine süresinde itiraz edilmelidir. Ret beyanında bulunmuş mirasçı, ret belgesine dayanarak mirasçı sıfatının bulunmadığını ileri sürer. Takip kesinleşmişse menfi tespit davası değerlendirilir.
  • İspat: Teminat dışı hâli ve beyan yükümlülüğünün ihlalini ispat yükü sigortacıdadır (TTK m. 1409, 1439). Sigortacının gerçek durumu bildiğini ispat yükü ise sigorta ettiren tarafa, yani mirasçılara düşer (m. 1438). Başvuru formu, sağlık beyanı ve soru listesi bu nedenle mutlaka celp edilmelidir.
  • Kanun yolu: Tüketici mahkemesi ve genel mahkeme kararları genel hükümlere göre istinaf ve temyize tabidir; hakem heyeti kararına itiraz üzerine verilen karar kesindir.

Dilekçede ve dosyada dikkat edilecekler

Mirasçılar adına sigortacıya ya da bankaya karşı açılacak davada talep sonucu, kimin lehine ne istendiğini açıkça göstermelidir. Lehtar banka olduğundan mirasçıların sigorta bedelini kendilerine ödenmesini istemesi çoğu durumda hukuki dayanaktan yoksundur. Doğru talep, bedelin lehtar bankaya ödenmesi ve teminat kapsamındaki tutar yönünden mirasçıların bankaya borçlu olmadığının tespiti ile, varsa artan kısmın poliçedeki lehtar sıfatıyla mirasçılara ödenmesidir.

Dosyaya eklenmesi ya da celbi istenmesi gereken belgeler:

  • Kredi sözleşmesi, ödeme planı ve ölüm tarihindeki bakiye yazısı,
  • Sigorta poliçesi, lehtar kaydı ve genel şartlar,
  • Sözleşme öncesinde doldurulan sağlık beyanı ve soru listesi,
  • Ölüm belgesi, ölüm nedenini gösteren sağlık kayıtları,
  • Mirasçılık belgesi ve varsa ret kararı,
  • Sigortacının ret yazısı ve tebliğ tarihi.

Sık yapılan hatalar:

  • Sigortanın ödeyeceği varsayımıyla ret süresinin kaçırılması,
  • Mirasbırakanın hesabından taksit ödenerek ret hakkının tehlikeye atılması,
  • Ret yazısında dayanılan gerekçe yerine genel bir “ödenmedi” itirazıyla yetinilmesi,
  • Soru listesi ve sağlık beyanı celbedilmeden beyan yükümlülüğü tartışmasına girilmesi,
  • Hakem heyeti, Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkeme yollarının aynı anda denenmesi.

Karşı tarafın muhtemel savunmaları ise sigortacı yönünden beyan yükümlülüğünün kasten ihlal edildiği, rizikonun teminat dışında kaldığı, sözleşmenin ilk primden önce gerçekleşen ölüm nedeniyle geçersiz olduğu ve zamanaşımıdır. Banka yönünden ise lehtar sıfatının bankaya bir başvuru zorunluluğu yüklemediği, mirasçıların müteselsil sorumluluğu ve mirasçıların tereke işlerine karışarak mirası kabul etmiş sayıldığı savunulacaktır. Mirasçılar yönünden, bankanın lehtar sıfatıyla önce sigortacıya başvurmadan doğrudan mirasçılara yönelmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu ileri sürülebilir.

Örnek olay (gerçek veri değildir): Kredi kullanımından iki yıl sonra ölen kişinin poliçesinde kredi bakiyesi kadar lehtar banka, artan kısım için yasal mirasçılar gösterilmiş olsun. Sigortacı, sözleşmeden önce teşhis konulmuş bir hastalık nedeniyle ödemeyi reddetmiş, ancak sağlık beyanındaki soru listesinde bu hastalık sorulmamış olsun. Mirasçılar önce TTK m. 1436’ya dayanarak sigortacıya itiraz etmeli, sonuç alınamazsa tahkim ya da tüketici yargısı yoluna gitmelidir. Bu arada borcun teminatı aşan kısmı ve terekenin aktifi değerlendirilerek ret süresi içinde karar verilmeli, gerekirse süre uzatımı istenmelidir.

Sık sorulan sorular

Mirasçılar mirası reddederse kredi hayat sigortasından artan bedeli alabilir mi?

Lehtar olarak gösterilmişlerse, TTK m. 1494/1’e göre mirasın reddi veya mirastan vazgeçme lehtarın hakkı üzerinde etkili olmaz. Ölüm rizikosuna karşı yapılan sigortada lehtar belirtilmemişse sözleşme sigorta ettirenin mirasçıları lehine yapılmış sayılır (m. 1494/2). Öğretide, lehtarın hakkını terekeden değil sözleşmeden kazandığı ve bedelin terekeye girmediği savunulmaktadır. Uygulamada vergi işlemleri nedeniyle ödemenin geciktiği durumlar bulunduğundan poliçedeki lehtar kaydı incelenmelidir.

Sigorta şirketi, murisin poliçeden önce hastalığı olduğunu söyleyerek ödemeyi reddediyor. Ne ileri sürülebilir?

Önce beyan yükümlülüğünün kapsamı sorgulanmalıdır. Sigortacı soru listesi vermişse, listedeki sorular dışında kalan hususlardan kötüniyetle saklama olmadıkça sorumluluk yüklenemez (TTK m. 1436). Sigortacı gerçek durumu biliyorsa cayamaz (m. 1438). İhmal hâlinde tazminattan indirim yapılır, bedel tamamen ortadan kalkmaz; kast ve bağlantı varsa ödeme borcu düşer (m. 1439/2). Sözleşmenin yapılmasından itibaren beş yıl geçmişse sigortacı kasıtlı ihlal dışında cayamaz (m. 1498).

Banka sigortaya başvurmadan doğrudan mirasçılar hakkında icra takibi başlattı. Hangi itirazlar yapılabilir?

Ödeme emrine süresinde itiraz edilerek borcun sigorta teminatı kapsamında kaldığı, bankanın lehtar sıfatıyla bedeli sigortacıdan talep etmesi gerektiği ileri sürülebilir. Mirası süresinde reddeden mirasçı, ret belgesine dayanarak mirasçı sıfatının bulunmadığını ileri sürer. Takip kesinleşmişse teminat kapsamındaki tutar için menfi tespit davası değerlendirilmelidir.

Ret süresi dolmak üzere ama sigortanın ödeme yapıp yapmayacağı belli değil. Ne yapılabilir?

Üç aylık süre ölümün öğrenilmesiyle işlemeye başlar. Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi süreyi uzatabilir veya yeni bir süre verebilir (TMK m. 615). Borçların malvarlığını aşıp aşmadığı belirsizse bir ay içinde resmî defter tutulması da istenebilir (m. 619). Süre uzatımına güvenmek yerine sulh hukuk mahkemesine süre dolmadan başvurulmalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Miras hukuku

    Ölen kişinin aracı ve taşınmazı mirasçılara nasıl geçer, nasıl devredilir?

    Mirasın kazanılması, mirasçılık belgesiyle tapuda intikal, veraset ve intikal vergisi ve devir yasağı, aracın noterde devri ve paylaştırma usulü.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 598, 599, 606 ve diğer maddeler; Tapu Sicili Tüzüğü m. 20; 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu m. 9, 10, 19; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 20; Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik m. 6, 10; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m. 8/B; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4, 12; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B; 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 57

  2. Miras hukuku

    Ölen kişinin banka hesabındaki para mirasçılara nasıl ödenir?

    Ölümden sonra banka hesabındaki paranın mirasçılara geçişi: mirasçılık belgesi, mirasçıların birlikte hareket etmesi, veraset ve intikal vergisi ilişiği.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 598, 599, 610 ve diğer maddeler; 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu m. 9, 17, 23

  3. Miras hukuku

    Mirasın hükmen reddi: borca batık mirası reddetmiş sayılmak için ne gerekir?

    Ölümü tarihinde borçlarını ödeyemeyeceği açıkça belli olan kişinin mirası reddedilmiş sayılır; şartları, tespit davası ve süre tartışması.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 605, 606, 610 ve diğer maddeler