Nafaka ödenmezse: icra takibi ve üç aya kadar tazyik hapsi
Mahkemenin hükmettiği nafaka, kâğıt üzerinde kaldığı sürece alacaklının işine yaramaz. Nafaka yükümlüsü ödemiyorsa karar kendiliğinden tahsil edilmez; alacaklının icra dairesine başvurması gerekir. Boşanma davası sürerken hükmedilen tedbir nafakası, boşanmayla birlikte bağlanan yoksulluk nafakası ya da çocuk için ödenen iştirak nafakası fark etmez. Hepsi bir mahkeme kararına, yani ilama dayandığı için ilamlı icra yoluyla takip edilir. Ödememenin bir de kişisel yaptırımı vardır: İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 344. maddesindeki tazyik hapsi.
İlamlı takip: icra emri ve yedi günlük süre
Nafaka kararı icra dairesine verildiğinde icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. İcra emrinde borcun miktarı gösterilir ve borçluya yedi gün içinde ödeme yapması ihtar edilir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ve icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmezse cebrî icraya, yani haciz işlemlerine geçileceği de emirde yazılıdır. Borçlu aynı süre içinde mal beyanında, yani malvarlığını ve gelirini icra dairesine bildirmekle de yükümlüdür. İcra emri, mal beyanında bulunmayan borçlunun hapisle zorlanacağını, hiç beyanda bulunmayan ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunan borçlunun hapisle cezalandırılacağını da ihtar eder (İİK m. 32). Bu yaptırımlar, aşağıda anlatılan nafakaya özgü tazyik hapsinden ayrıdır.
Para borcuna ilişkin diğer ilamlarda borçlu, karara karşı kanun yoluna başvurmuş ve teminat göstermişse, icranın geri bırakılması kararı alabilmesi için kendisine süre verilir. Nafaka hükümlerinde ise kanun böyle bir süre verilemeyeceğini açıkça söyler (İİK m. 36). Borçlunun kanun yoluna başvurmuş olması, nafaka takibini bu yolla durdurmaz.
Yedi gün içinde ödeme yapılmazsa alacaklı, borçlunun maaşı, banka hesabı, aracı ya da taşınmazı gibi malvarlığına haciz konulmasını isteyebilir.
Nafaka alacağının haciz ve sıradaki öncelikleri
Nafaka, kanunun özel olarak koruduğu bir alacaktır ve takip sırasında başka alacaklara göre birkaç ayrıcalıkla ilerler.
Maaş haczinde öteki alacaklar için işçi ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez. İş Kanunu m. 35 ise işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hâkimin takdir edeceği miktarın bu kısma dahil olmadığını ve nafaka alacaklılarının haklarının saklı olduğunu söyler. Bu yüzden nafaka için yapılan kesinti dörtte birle sınırlı değildir. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bağladığı emekli aylıkları da kural olarak haczedilemez, ama nafaka borçları bu yasağın dışında tutulmuştur (5510 sayılı Kanun m. 93).
Borçlunun malına başka alacaklılar daha önce haciz koydurmuş olabilir. Nafaka ilamına dayanan alacaklı, önce yapılması gereken takip işlemlerini beklemeden, kötüniyet hâli dışında her zaman bu hacze aynı derecede katılabilir (İİK m. 101). Haczedilen malın satış bedeli alacakların hepsine yetmediğinde icra dairesi bir sıra cetveli düzenler. Bu cetvelde haciz talebinden önceki son bir yıl içinde biriken nafaka alacakları birinci sırada yer alır (İİK m. 140 ve 206).
Tazyik hapsi: süresi ve şartları
İİK m. 344’e göre nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Tazyik hapsi, borçluyu yükümlülüğünü yerine getirmeye zorlamak için öngörülmüş bir hapistir. Kanun bu amacı açıkça gösterir: Hapis uygulanmaya başladıktan sonra borçlu kararın gereğini yerine getirirse tahliye edilir.
Bu yaptırımın birkaç özelliği var. İcra mahkemesi kendiliğinden harekete geçmez, alacaklının şikâyeti gerekir. Süre en çok üç aydır. Borçlu nafakanın kaldırılması ya da azaltılması için dava açmışsa, mahkeme borçlunun ileri sürdüğü sebepleri göz önünde tutarak tazyik hapsinin uygulanmasını bu davanın sonuna bırakabilir.
Kanunda küçük alacaklar için bir istisna da vardır. Alacak miktarı, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun her yıl belirlediği aylık en yüksek brüt asgari ücretin altında kalan takiplerde disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz. Ancak nafaka alacaklarına ilişkin takipler bu kuralın dışında tutulmuştur (İİK m. 354). Yani birikmiş nafaka küçük bir tutar olsa da tazyik hapsi istenebilir.
Şikâyetin usulü ve süreleri
Tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir (İİK m. 346). Yetkili mahkeme, icra takibinin yapıldığı yerdeki icra mahkemesidir (İİK m. 348). Bu nedenle şikâyetten önce nafaka kararının icra takibine konulmuş olması gerekir.
Şikâyet hakkı, nafakanın ödenmediğinin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde ödememenin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK m. 347). Şikâyet dilekçeyle ya da sözlü olarak yapılabilir. Mahkeme duruşma günü belirler ve borçluyu çağırır. Taraflar duruşmaya gelmek ya da vekil göndermek zorundadır. Şikâyetçi belirlenen gün gelmez ve vekil de göndermezse şikâyet hakkı düşer (İİK m. 349).
Şikâyetçi, dilekçesinde ya da beyanında gösterdiği delillerle bağlıdır (İİK m. 351). Bu yüzden nafaka kararı, icra takibine ilişkin belgeler ve ödenmeyen dönemleri gösteren kayıtlar baştan bildirilmelidir. İcra mahkemesi tarafların ifadelerini, iddia ve savunmalarını ve bütün delillerini dinledikten sonra en geç beş gün içinde kararını verir (İİK m. 352).
Tazyik hapsi kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir (İİK m. 353). Alacaklı şikâyetinden vazgeçerse ya da borcun ödendiği sabit olursa dava ve bütün sonuçları düşer. Tazyik hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra da artık yerine getirilmez (İİK m. 354).
Sık sorulan sorular
Nafakayı ödeyecek durumda değilim. Ne yapabilirim?
Nafaka, mahkeme kararı değiştirilmedikçe ödenmesi gereken bir borçtur. Gelir azaldıysa ya da koşullar değiştiyse nafakanın azaltılması veya kaldırılması için dava açılabilir. Böyle bir dava açılmışsa icra mahkemesi, borçlunun ileri sürdüğü sebepleri göz önünde tutarak tazyik hapsinin uygulanmasını bu davanın sonuna bırakabilir (İİK m. 344). Dava açmadan ödemeyi kendiliğinden kesmek ise takip ve tazyik hapsi riskini doğurur.
Birikmiş nafaka borcu küçük bir tutarsa tazyik hapsi istenebilir mi?
Evet. Kanun, alacak miktarı aylık en yüksek brüt asgari ücretin altında kalan takiplerde disiplin ve tazyik hapsinin uygulanmayacağını söyler, ama nafaka alacaklarına ilişkin takipleri bu kuralın dışında tutar (İİK m. 354). Nafaka için böyle bir alt sınır yoktur.
Tazyik hapsine giren borçlu ödeme yaparsa ne olur?
Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra borçlu kararın gereğini yerine getirirse tahliye edilir (İİK m. 344). Tazyik hapsinin amacı da budur: borçluyu ödemeye zorlamak. Alacaklı şikâyetinden vazgeçerse ya da borcun ödendiği sabit olursa dava bütün sonuçlarıyla birlikte düşer (İİK m. 354).
Borçlu nafaka kararına karşı kanun yoluna gitti. Takip durur mu?
Kanun, ilama karşı kanun yoluna başvuran borçluya teminat göstermesi hâlinde icranın geri bırakılması için süre verilmesini düzenler. Ancak nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemeyeceğini açıkça söyler (İİK m. 36). Bu nedenle kanun yoluna başvurulmuş olması, nafaka takibini bu yolla durdurmaz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.