İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

İcra hukuku

Maaş haczi: maaşın ne kadarı kesilebilir, nafaka alacağında ne değişir?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Bir icra takibinde alacaklının ilk baktığı yerlerden biri borçlunun maaşıdır. Maaş her ay düzenli ödenir ve işverene gönderilen bir yazıyla doğrudan kaynağında kesilebilir. Yine de tamamı haczedilemez. Haciz, borcunu ödemeyen borçlunun mal ve haklarına, alacaklıya ödenmek üzere icra dairesince el konulmasıdır. Kanun, borçlunun ve ailesinin geçimini korumak için maaş ve ücretlere ancak kısmen haciz konulmasına izin verir. Temel kural İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 83. maddesindedir. İşçiler için İş Kanunu’nda ayrıca bir üst sınır bulunur; nafaka alacağında ise bu sınırlar farklı işler.

Haczedilebilecek kısım: alt ve üst sınır

İİK m. 83, maaşları, her türlü ücreti, emekli maaşlarını, sigorta ya da emekli sandıklarının bağladığı gelirleri ve mahkeme kararına dayanmayan nafakaları kısmen haczedilebilen haklar arasında sayar. Hesap şöyle yapılır: önce borçlunun ve ailesinin geçinmesi için gereken miktarı icra memuru takdir eder, bu miktar düşüldükten sonra kalan kısım haczedilebilir. Kanun burada bir alt sınır da koyar. Haczedilecek miktar, maaşın dörtte birinden az olamaz.

İş sözleşmesiyle çalışanlar için İş Kanunu’nun “ücretin saklı kısmı” başlıklı 35. maddesi de devreye girer. Bu hükme göre işçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez, başkasına devredilemez ve temlik edilemez. İki hüküm yan yana konduğunda tablo netleşir: İş Kanunu’na tabi bir işçinin ücretinden, nafaka dışındaki borçlar için yapılacak kesinti dörtte birdir. İİK bunun altına inilmesine, İş Kanunu da üstüne çıkılmasına izin vermez.

İş Kanunu’nun kapsamı dışında kalanlar için İİK m. 83’teki kural uygulanır. Kesinti dörtte birden az olamaz ve oran belirlenirken borçlunun ve ailesinin geçimi için gereken miktar göz önünde tutulur. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bağladığı emekli aylıkları için ise ayrı ve daha koruyucu bir kural vardır; buna aşağıdaki sorularda değiniliyor.

Birden fazla haciz ve işverenin yükümlülükleri

Borçlunun birden çok icra dosyası için maaşına haciz konulduysa hacizler sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez (İİK m. 83). Dolayısıyla maaştan aynı anda birkaç ayrı dörtte bir kesilmez. Sonraki alacaklı, öndeki alacak bitene kadar bekler.

Kesintiyi yapan, borçlunun işvereni ya da maaşı ödeyen kurumdur. Haciz yazısını alan yetkili, haczin uygulandığını ve borçlunun maaş miktarını en geç bir hafta içinde icra dairesine bildirmek zorundadır. Borç bitinceye kadar haczedilen kısmı keser ve hemen icra dairesine gönderir. Borçlunun maaşında ya da görevinde bir değişiklik olursa, başka bir birimden maaş almaya başlarsa ya da işten ayrılırsa bunu da derhâl bildirir. Borçlu başka bir birime geçtiyse haczi o birime de haber verir (İİK m. 355).

Bu yükümlülüklere uymayanların kesmediği ya da göndermediği para, ayrıca mahkeme kararı almaya gerek kalmadan icra dairesince onların maaşlarından ya da diğer mallarından alınır. Ödemek zorunda kalan, kanuna göre bu parayı borçludan geri isteyebilir (İİK m. 356). Kanun, icra dairesinin tebliğ ve emirlerini geçerli bir sebep olmadan yerine getirmeyenler hakkında Cumhuriyet savcılığının doğrudan harekete geçeceğini de öngörür (İİK m. 357).

Nafaka alacağında farklı kurallar

Nafaka, kanunun özel olarak koruduğu bir alacaktır. Maaş haczinde bu koruma en çok oranda kendini gösterir. İş Kanunu m. 35, dörtte birlik sınırı koyduktan hemen sonra, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hâkimin takdir edeceği miktarın bu kısma dahil olmadığını ve nafaka alacaklılarının haklarının saklı olduğunu söyler. Bu yüzden nafaka için yapılan kesinti, öteki alacaklar için geçerli dörtte birlik sınırla bağlı değildir.

Sırada da nafaka alacaklısı öne çıkar. Nafaka ilamına, yani nafakaya hükmeden mahkeme kararına dayanan alacaklı, önce yapılması gereken takip işlemlerini beklemeden, kötüniyet hâli dışında her zaman başka bir alacaklının koydurduğu hacze aynı derecede katılabilir (İİK m. 101). Haczedilen malın bedeli bütün alacaklara yetmediğinde icra dairesi bir sıra cetveli düzenler. Bu cetvelde nafaka alacakları birinci sıradadır. Öncelik, haciz talebinden önceki son bir yıl içinde biriken nafaka için tanınır (İİK m. 140 ve 206).

Emekli aylıklarında da durum aynı yöndedir. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bağladığı aylıklar kural olarak haczedilemez, ama nafaka borcu bu yasağın dışında tutulmuştur (5510 sayılı Kanun m. 93).

Kesinti kanuna aykırıysa: şikâyet

İcra müdürlüğünün kanuna aykırı ya da olaya uygun olmayan işlemlerine karşı icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilebilir. Şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır (İİK m. 16). Nafaka dışındaki bir alacak için işçi ücretinin dörtte birinden fazlasına haciz konulması ya da kanunun haczini yasakladığı bir gelire haciz konulması bu yolun tipik örnekleridir. Süre kısa olduğu için haciz yazısının ya da ilk kesintinin öğrenildiği günü not etmek, bordroları ve haciz yazısının bir örneğini saklamak gerekir.

Yedi günlük süre her durumda aranmaz. Bir hakkın yerine getirilmemesi ya da sebepsiz yere sürüncemede bırakılması hâlinde her zaman şikâyet yoluna gidilebilir (İİK m. 16). Borç tamamen ödendiği hâlde kesintinin sürmesi böyle bir durum olabilir; bu hâlde önce icra dairesine başvurmak, sonuç alınamazsa şikâyet yolunu kullanmak gerekir. Kesinti başladıktan sonra bordroda hangi icra dosyası için ne kadar kesildiğini her ay izlemek, hem sıranın doğru uygulanıp uygulanmadığını hem de borcun ne zaman biteceğini görmeyi kolaylaştırır.

Sık sorulan sorular

Asgari ücretle çalışıyorum. Maaşıma yine de haciz konulabilir mi?

Evet. İcra ve İflas Kanunu da İş Kanunu da maaş haczinde ücretin tutarına göre bir ayrım yapmaz ve asgari ücrete özgü bir haciz yasağı öngörmez. Bu nedenle asgari ücret alan bir işçinin ücretinden de dörtte bir oranında kesinti yapılabilir.

Kredi sözleşmesinde maaşımın tamamının haczine razı olduğumu imzaladım. Bu geçerli mi?

Hayır. Kanun, haczedilemeyen ya da ancak kısmen haczedilebilen mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların geçerli olmadığını açıkça söyler (İİK m. 83/a). Sözleşmede böyle bir madde bulunsa bile maaştan kanunun izin verdiğinden fazlası kesilemez.

Emekli maaşıma haciz konulabilir mi?

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bağladığı gelir, aylık ve ödenekler için özel bir kural vardır. 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine göre bunlar, Kurum’un aynı Kanun’un 88. maddesine göre takip ettiği prim gibi alacakları ve nafaka borçları dışında haczedilemez. Borçlu muvafakat etmedikçe, yani açıkça razı olmadıkça, icra müdürü bu aylıkların haczi için yapılan talepleri reddeder. Nafaka borcu için ise emekli aylığına haciz konulabilir.

Maaşıma iki ayrı icra dosyasından haciz geldi. İkisi birden mi kesilir?

Hayır. Birden fazla haciz varsa hacizler sıraya konur ve öndeki haczin kesintisi bitmeden sonraki için kesintiye geçilmez (İİK m. 83). Nafaka alacaklısının durumu farklıdır: nafaka ilamına dayanan alacaklı, kötüniyet hâli dışında her zaman mevcut hacze aynı derecede katılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. İcra hukuku

    Nafaka ödenmezse: icra takibi ve üç aya kadar tazyik hapsi

    Mahkemenin hükmettiği nafaka ödenmediğinde ilamlı icra takibi, nafaka alacağının haciz ve sıradaki öncelikleri ve İİK m. 344'teki tazyik hapsi.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 32, 36, 101 ve diğer maddeler; 4857 sayılı İş Kanunu m. 35; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 93

  2. İcra hukuku

    Menfi tespit ve istirdat davası: haksız icra takibine karşı borçlunun yolları

    Haksız icra takibine karşı borçlu olmadığını tespit ettirme ve ödenen parayı geri isteme: dava zamanı, takibin durdurulması, teminat, süre ve tazminat.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 72, 68, 62 ve 66; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 326; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A

  3. İcra hukuku

    İtirazın iptali davası: süre ne kadar, icra inkâr tazminatı ne zaman istenir?

    Borçlunun itirazıyla duran icra takibine devam etmek için açılan itirazın iptali davası: bir yıllık süre, arabuluculuk, ispat ve icra inkâr tazminatı.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67, 62, 66 ve diğer maddeler; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A, 18/B; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 326