Mirasçılıktan çıkarma hangi şartlarda geçerlidir?
Kısaca
- Saklı paylı mirasçı, ancak ağır suç ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlali sebebiyle çıkarılabilir.
- Çıkarma sebebi ölüme bağlı tasarrufta belirtilmelidir; itirazda sebebi çıkarmadan yararlanan kişi ispatlar.
- Sebep belirtilmemiş ya da ispatlanamamışsa tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir.
- Çıkarılan kişinin altsoyu, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.
Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakanın saklı paylı mirasçısıyla ilgili olarak ancak kanunda belirtilen koşullarda kullanabildiği bir imkândır. Saklı pay, mirasbırakanın serbestçe tasarruf edebileceği alanı sınırlayan korunan miras payıdır. Bu nedenle mirasbırakanın bir yakınıyla ilişkisinin kötü olması veya bir kişiye daha fazla mal bırakmak istemesi, tek başına saklı payın ortadan kalktığını göstermez.
Türk Medenî Kanunu’nun 510 ila 513. maddeleri, çıkarma sebeplerini, işlemin sonuçlarını ve itiraz halinde ispatı düzenler. Kanun ayrıca borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoy için farklı koşulları olan özel bir yol öngörür. Genel çıkarma ile bu özel düzenleme birbirine karıştırılmamalıdır. Her iki durumda da yalnızca aile içindeki sözlü açıklamalar üzerinden değerlendirme yapmak yeterli değildir.
Kanuni sebep ve ölüme bağlı tasarruf
- madde, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla saklı paylı mirasçısını çıkarabilmesini iki sebebe bağlar. Bunlardan ilki mirasbırakana veya onun yakınlarından birine karşı ağır suç işlenmesidir. Diğeri, mirasbırakana veya aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesidir. Kanunun aradığı ağırlık, her kırgınlığın veya görüş ayrılığının çıkarma nedeni sayılamayacağını gösterir.
Ölüme bağlı tasarruf, kişinin ölümünden sonra sonuç doğurmak üzere yaptığı hukuki düzenlemedir. Çıkarma isteğinin böyle bir tasarrufta yer alması gerekir. Bunun yanında 512. madde, çıkarma sebebinin tasarrufun içinde belirtilmesini açıkça arar. Yalnızca bir mirasçının adını yazıp mirastan yararlanmasını istemediğini söylemek ile kanuni çıkarma sebebini göstermek farklıdır.
4721 sayılı Kanun’un 510. maddesinden:
Aşağıdaki durumlarda mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir: 1. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse, 2. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.
Sebebin somutlaştırılması, sonradan yapılacak incelemenin konusunu belirler. Hangi davranışın ileri sürüldüğü, kime karşı gerçekleştiği ve kanundaki sebeple nasıl bağlantılı olduğu anlaşılmalıdır. Belirsiz bir aile anlaşmazlığı anlatımı, çıkarma işleminin koşullarını kendiliğinden ispatlamaz. Bu yazı herhangi bir davranışın kesin olarak ağır suç veya önemli yükümlülük ihlali sayılacağı yönünde dosyadan bağımsız bir sonuç vermemektedir.
İtiraz halinde sebebin ispatı
Mirasçılıktan çıkarılan kişi itiraz ettiğinde, belirtilen sebebin varlığını çıkarmadan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısı ispatlar. Vasiyet alacaklısı, ölüme bağlı tasarrufla kendisine belirli bir kazandırma yapılan kişidir. İspat yükünün kanunda açıkça düzenlenmiş olması, tasarruftaki iddianın tek başına kesinleşmiş bir olgu gibi kabul edilemeyeceğini gösterir.
Sebebin tasarrufta hiç belirtilmemesi ile belirtilen sebebin ispat edilememesi farklı eksiklikler olsa da 512. madde bunların sonucunu düzenler. Bu durumda tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir. Mirasbırakanın çıkarma sebebi hakkında açık bir yanılmaya düşmüş olması ise ayrıca değerlendirilir. Böyle bir yanılmaya dayanan çıkarmada kanun geçersizlik sonucu öngörür.
4721 sayılı Kanun’un 512. maddesinden:
Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakan ancak buna ilişkin tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Mirasçılıktan çıkarılan kimse itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; ancak, mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa, çıkarma geçersiz olur.
Bu ayrım nedeniyle her uyuşmazlıkta bütün tasarrufun aynı biçimde etkisiz kalacağı söylenemez. İncelemede tasarrufun metni, belirtilen çıkarma sebebi, bu sebebe ilişkin deliller ve açık yanılma iddiası ayrı ayrı ele alınmalıdır. Mirasbırakanın genel amacı hakkında yapılan tahminler, kanunun aradığı somut koşulların yerini tutmaz.
Çıkarılan kişinin altsoyu ve miras payının yönü
Geçerli biçimde mirasçılıktan çıkarılan kişi mirastan pay alamaz ve tenkis davası açamaz. Tenkis, saklı payı ihlal eden kazandırmaların kanuni sınırlar içine çekilmesine yönelik yoldur. Ancak çıkan sonuç yalnızca çıkarılan kişiye bakılarak açıklanamaz. Onun çocuklarının veya diğer altsoyunun durumu ayrıca değerlendirilir.
4721 sayılı Kanun’un 511. maddesinden:
Mirasçılıktan çıkarılan kimse, mirastan pay alamayacağı gibi; tenkis davası da açamaz. Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır. Mirasçılıktan çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.
Bu düzenleme, bir kişinin çıkarılmasıyla onun çocuklarının da otomatik olarak bütün miras haklarını kaybetmediğini gösterir. Mirasbırakanın başka türlü bir tasarrufunun bulunup bulunmadığı ve altsoyun saklı payı ayrı konulardır. Payların hesaplanabilmesi için yalnızca çıkarma metni değil, mirasçıların kimler olduğu ve diğer ölüme bağlı tasarruflar da bilinmelidir.
Borç ödemeden aciz sebebiyle özel çıkarma
- madde, borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoy hakkında özel bir düzenleme getirir. Burada sırf kişinin borçlu olması yeterli değildir; kanun belirli bir belgenin bulunmasını arar. Çıkarma saklı payın yarısı için yapılabilir ve bu yarının çıkarılan kişinin doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmesi gerekir. Böylece kanun, kapsamı ve yararlanacak kişileri birlikte sınırlar.
4721 sayılı Kanun’un 513. maddesinden:
Mirasbırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu, saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir. Ancak, bu yarıyı mirasçılıktan çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemesi şarttır. Miras açıldığı zaman borç ödemeden aciz belgesinin hükmü kalmamışsa veya belgenin kapsadığı borç tutarı mirasçılıktan çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, mirasçılıktan çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur.
Mirasın açıldığı zamandaki durum özellikle önemlidir. Belgenin hükmünü yitirmesi veya borç tutarının kanundaki eşiği aşmaması, çıkarılanın talebi üzerine iptal sonucunu doğurabilir. Bu nedenle belgenin bir zamanlar düzenlenmiş olmasıyla yetinilmemeli; mirasın açılması sırasındaki hukuki ve mali durum da incelenmelidir.
Bir çıkarma uyuşmazlığında tasarrufun aslı, çıkarma sebebine ilişkin belgeler ve mevcutsa aciz belgesi birlikte değerlendirilmelidir. Belgelerdeki tarihlerin ayrı gösterilmesi, tasarrufun yapıldığı andaki durumla mirasın açıldığı andaki durumun birbirine karıştırılmasını önlemeye yardımcı olur.
Sık sorulan sorular
Aile içi kırgınlık yeterli mi?
- maddede ağır suç veya aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlali aranır. Her anlaşmazlık bu koşulları kendiliğinden karşılamaz.
Çıkarma sebebini kim ispatlar?
Çıkarılan kişi itiraz ederse belirtilen sebebin varlığını, çıkarmadan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısı ispatlar.
Çıkarılan kişinin çocukları da mirası kaybeder mi?
- madde altsoyun durumunu ayrıca korur. Çıkarılan kişinin altsoyu, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.
Borçlu olmak tek başına yeterli mi?
- madde borç ödemeden aciz belgesini ve diğer özel koşulları arar. Her borç bu düzenlemedeki çıkarma şartını oluşturmaz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.