İstifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
İşçinin kendi isteğiyle işten ayrılmasına istifa denir. İstifa kural olarak kıdem tazminatı hakkı vermez. Ancak kanun bu kuralın önemli istisnalarını açıkça saymıştır; bu hâllerde işçi sözleşmeyi kendisi sona erdirse de kıdem tazminatı alır. Kurallar, 1475 sayılı eski İş Kanunu’nun bugün de yürürlükte olan 14. maddesinde yer alır (4857 m. 120).
Hangi istisna söz konusu olursa olsun, işçinin aynı işverende en az bir tam yıl çalışmış olması gerekir. Kanun tazminatı her tam yıl için otuz günlük ücret olarak öngördüğünden, bir yılı doldurmayan işçi kıdem tazminatı isteyemez.
Haklı nedenle fesih
İşçi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde sayılan hâllerde sözleşmeyi bildirim süresini beklemeden, derhal feshedebilir. Böyle ayrılan işçi kıdem tazminatını alır; eski Kanun’daki atıf bugün bu maddeye yapılmış sayılır (4857 geçici m. 1). Maddedeki hâller üç grupta toplanır:
- Sağlık sebepleri: İşin niteliği işçinin sağlığı ya da yaşayışı için tehlikeli olursa veya işçinin sürekli ve yakından görüştüğü işveren ya da başka bir işçi bulaşıcı ya da işçinin işiyle bağdaşmayan bir hastalığa yakalanırsa.
- Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâller: İşveren sözleşme yapılırken esaslı bir konuda işçiyi yanıltırsa, işçiye ya da ailesine şeref ve namusa dokunan söz ve davranışlarda bulunursa, işçiye cinsel tacizde bulunursa, sataşır ya da gözdağı verirse, işyerinde cinsel tacize uğrayan işçinin bildirimine rağmen önlem almazsa, ücreti kanuna ya da sözleşmeye uygun hesaplamaz veya ödemezse, çalışma şartlarını uygulamazsa.
- Zorlayıcı sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süreyle işin durmasını gerektiren zorlayıcı bir sebep ortaya çıkarsa.
Ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılığa dayanan fesih hakkı süreye bağlıdır. İşçi bu hakkı, olayı öğrendiği günden itibaren altı iş günü içinde ve her hâlde olayın üzerinden bir yıl geçmeden kullanmalıdır (4857 m. 26). Yargıtay kararlarında, ücret ödenmediği sürece durumun devam ettiği ve bu nedenle altı iş günlük sürenin işlemediği kabul edilir.
Fesih sebebinin yazılı ve açık biçimde bildirilmesi, ileride çıkabilecek bir uyuşmazlıkta işçinin elini güçlendirir. Sebep yazılmadan verilen sıradan bir istifa dilekçesi, haklı nedenin sonradan ispatını zorlaştırabilir. İşveren haklı nedenin bulunmadığını ileri sürerse, kanundaki genel kural gereği bu nedenin varlığını, hakkını ona dayandıran işçi ispatlamak zorundadır (TMK m. 6). Bordrolar, banka kayıtları, yazışmalar ve tanıklar bu yüzden önem taşır.
Askerlik için ayrılma
İşçi muvazzaf askerlik, yani zorunlu askerlik hizmeti nedeniyle işten ayrılırsa kıdem tazminatına hak kazanır. Kanun bu hâli ayrıca saymıştır; işçinin ayrıca bir haklı neden göstermesi gerekmez. Ayrılma sebebinin askerlik olduğunu gösteren belgeyi saklamak yararlıdır.
Emeklilik ve yaş dışındaki şartların tamamlanması
Kanun emeklilikle ilgili iki ayrı hâl düzenler.
Birincisi, işçinin bağlı olduğu kurum ya da sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı ya da toptan ödeme almak amacıyla ayrılmasıdır. Bu durumda işçi, aylığa ya da toptan ödemeye hak kazandığını ve bunun için kuruma başvurduğunu belgelemek zorundadır.
İkincisi, en çok merak edilen hâldir. Kanun, yaşlılık aylığı için gereken sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayan işçinin, yaş şartını beklemeden kendi isteğiyle ayrılması hâlinde de kıdem tazminatı ödeneceğini söyler. Bu hâlde aranan şartlar 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na yapılan atıfla belirlenir.
Gerekli süre ve gün sayısı, işçinin ilk kez sigortalı olduğu tarihe göre değişir. 8 Eylül 1999’dan önce sigortalı olanlar için 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesi uygulanır. Bu maddeye göre yaşlılık aylığı için aranan şartlardan biri, 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödemesidir. Yaş dışındaki şartlar bunlar olduğundan, bu işçiler 15 yılı ve 3600 günü tamamladıklarında kıdem tazminatı alarak ayrılabilir. Bu tarihten sonra sigortalı olanlar için daha uzun sigortalılık süresi ya da daha fazla prim günü aranır.
Uygulamada işçi bu şartları tamamladığını Sosyal Güvenlik Kurumundan alacağı bir yazıyla belgeler. Ayrılmadan önce bu yazıyı almak, hem işçinin hem işverenin hesabını netleştirir.
Evlenen kadın işçi
Kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi isteğiyle işten ayrılırsa kıdem tazminatı alır. Bir yıllık süre evlilik tarihinden başlar. Bu süre geçtikten sonra evlilik gerekçesiyle yapılan istifa kıdem tazminatı hakkı doğurmaz. Kanun bu imkânı yalnızca kadın işçiye tanımıştır.
Bu hâlde de işçinin aynı işverende en az bir tam yıl çalışmış olması gerekir. Evlilik tarihini gösteren belgeyle birlikte ayrılma sebebinin yazılı olarak bildirilmesi, sonradan doğabilecek tartışmaları azaltır.
Kıdem tazminatı alınamasa da istenebilecekler
İstisnalardan hiçbirine girmeyen bir istifada kıdem tazminatı ödenmez. Bu, işçinin hiçbir alacağı kalmadığı anlamına gelmez. Kanuna göre iş sözleşmesinin sona ermesinde işçinin ücreti ile sözleşmeden ve kanundan doğan para ile ölçülebilen menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur (4857 m. 32). Ödenmemiş ücret ve fazla çalışma ücreti bu kapsamdadır.
Kullanılmamış yıllık izinler için de durum aynıdır. Sözleşme hangi nedenle sona ererse ersin, işçinin hak kazanıp kullanmadığı yıllık izin sürelerinin ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden ödenir (4857 m. 59). İstifa etmiş olmak bu hakkı ortadan kaldırmaz.
İstifa eden işçinin ihbar tazminatı istemesi ise mümkün değildir, çünkü bu tazminatı bildirim süresine uymayan taraf öder ve sözleşmeyi sona erdiren işçinin kendisidir. Tersine, haklı bir neden olmadan ve bildirim süresine uymadan işi bırakan işçi, işverene ihbar tazminatı ödemek zorunda kalabilir. Haklı nedenle derhal fesihte ise işçi bildirim süresini beklemek zorunda değildir.
Bu alacaklar ve hak kazanılmışsa kıdem tazminatı ödenmezse, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak gerekir (7036 m. 3). Kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti için zamanaşımı süresi beş yıldır (4857 ek m. 3); ücret alacakları da beş yıllık zamanaşımına tabidir (4857 m. 32).
Sık sorulan sorular
Maaşım aylardır eksik ödeniyor. İstifa edersem kıdem tazminatı alabilir miyim?
Ücretin kanuna ya da sözleşmeye uygun hesaplanmaması veya ödenmemesi, İş Kanunu’nun 24. maddesinde sayılan haklı nedenlerdendir. En az bir yıl çalıştıysanız bu nedenle sözleşmeyi feshettiğinizde kıdem tazminatı alabilirsiniz. Fesih bildiriminde ayrılma sebebinizi açıkça yazmanız, ileride ispat bakımından işinizi kolaylaştırır.
Emeklilik yaşımı beklemeden kıdem tazminatı alıp ayrılabilir miyim?
Yaşlılık aylığı için gereken sigortalılık süresini ve prim gün sayısını tamamladıysanız, yaş şartını beklemeden kendi isteğinizle ayrılıp kıdem tazminatı alabilirsiniz. Gerekli süre ve gün sayısı ilk sigortalı olduğunuz tarihe göre değişir. Uygulamada bu şartların tamamlandığı Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan bir yazıyla belgelenir.
Evlenen erkek işçi de kıdem tazminatı alabilir mi?
Hayır. Kanun, evlilik nedeniyle kendi isteğiyle ayrılan işçiye kıdem tazminatı hakkını yalnızca kadın işçi için ve evlilik tarihinden itibaren bir yıllık süreyle sınırlı olarak tanır.
Haklı nedenle ayrılırken bildirim süresine uymam gerekir mi?
Hayır. İş Kanunu’nun 24. maddesinde sayılan hâllerde işçi sözleşmeyi bildirim süresini beklemeden, derhal feshedebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.