İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Aile hukuku

Evlilik dışında doğan çocuğun velayeti kimdedir, baba velayet isteyebilir mi?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir; tanıma ya da babalık hükmü bunu kendiliğinden değiştirmez.
  • Ana küçük, kısıtlı veya ölmüşse ya da velayet ondan alınmışsa hâkim çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir.
  • Velayeti kullanabilen bir anadan velayetin alınması için kanundaki kaldırma şartlarının gerçekleşmesi gerekir.
  • Velayet anada kalsa da soybağı kurulmuş baba kişisel ilişki isteyebilir ve çocuğun giderlerine katılır.

Velayet, ergin olmayan, yani on sekiz yaşını doldurmamış çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsiliyle ilgili hak ve yükümlülüklerin bütünüdür. Ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altındadır ve yasal bir sebep olmadıkça velayet onlardan alınamaz (Türk Medeni Kanunu m. 335). Ana ve baba evliyse velayeti birlikte kullanırlar (m. 336). Evlilik dışında doğan çocuk için ise kanun ayrı bir kural koyar.

Medeni Kanun’un 337. maddesine göre ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir. Bu kural Anayasa Mahkemesine de taşınmış, Mahkeme kuralı Anayasa’ya aykırı bulmamıştır.

Tanıma ve babalık hükmü velayeti değiştirmez

Baba ile çocuk arasındaki soybağı, ana ile evlilik, tanıma ya da hâkim hükmüyle kurulur (m. 282). Evlilik dışında doğan çocuk için bu, ya babanın çocuğu tanıması ya da ana veya çocuğun açtığı babalık davasının kabul edilmesi demektir. Her iki yol ayrı yazılarda anlatılmıştır: tanıma ile soybağı kurulması ve babalık davası.

Soybağı kurulduktan sonra da ana ve baba evli olmadığı sürece velayet anada kalır. Tanıma ya da babalık hükmü babaya velayet vermez; babanın velayet sahibi olabilmesi için ayrıca bir mahkeme kararı gerekir. Bu karar da ancak kanunun saydığı durumlarda verilebilir.

Velayetin babaya verilebileceği durumlar

Kanun, ananın velayeti kullanamadığı dört durumu sayar (m. 337):

  • Ana küçükse, yani ergin değilse. Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; evlenme de kişiyi ergin kılar (m. 11).
  • Ana kısıtlıysa. Kısıtlı, mahkeme kararıyla fiil ehliyeti sınırlanmış kişidir.
  • Ana ölmüşse.
  • Velayet anadan alınmışsa.

Bu durumlarda hâkim, çocuğun menfaatine göre ya çocuğa vasi atar ya da velayeti babaya verir. Kanun burada bir öncelik sırası koymaz. Babanın biyolojik bağı tek başına yetmez; hâkim, çocuğun hangi çözümle daha sağlıklı büyüyeceğine bakar.

Evli ana ve babadan farkı burada ortaya çıkar. Evlilikte ana ya da babadan biri ölürse velayet kendiliğinden sağ kalana geçer (m. 336). Evli olmayan ana öldüğünde ise velayet babaya kendiliğinden geçmez; hâkimin karar vermesi gerekir. Velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır ve görevleri sırasında böyle bir durumu öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler bunu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır (m. 404). Babanın bu aşamada beklemeden başvurması, çocuğun durumunun bir an önce netleşmesini sağlar.

Ana velayeti kullanabiliyorsa babanın yolu

Ana ergin, kısıtlı değil ve hayattaysa, babanın velayeti alabilmesi için önce velayetin anadan alınmış olması gerekir. Bunun yolu velayetin kaldırılmasıdır. Kanuna göre hâkim, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz kalacağı önceden anlaşılırsa, şu hâllerde velayeti kaldırır (m. 348):

  • Ananın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması ya da benzeri bir sebeple velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi,
  • Ananın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi ya da ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması.

Velayetin kaldırılması son çaredir. Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde ana duruma çare bulamaz ya da buna gücü yetmezse, hâkim önce çocuğun korunması için uygun önlemleri alır (m. 346). Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikedeyse ya da çocuk manen terk edilmiş hâlde kalmışsa, hâkim çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına ya da bir kuruma yerleştirebilir (m. 347).

Velayet kaldırılırsa, kararda aksi belirtilmedikçe bu karar ananın mevcut ve doğacak bütün çocuklarını kapsar (m. 348). Velayetin kaldırılması ananın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğünü de sona erdirmez (m. 350). Velayet anadan kaldırıldıktan sonra hâkim, 337. maddeye göre velayeti babaya verip vermeyeceğini ya da vasi atayıp atamayacağını çocuğun menfaatine göre belirler. Kaldırmayı gerektiren sebep sonradan ortadan kalkarsa hâkim, kendiliğinden ya da istem üzerine velayeti anaya geri verir (m. 351).

Bu davalara aile mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 4). Babanın iddiasını genel yakınmalarla değil, somut olaylarla anlatması gerekir: çocuğun okula düzenli gönderilmemesi, sağlık ihtiyaçlarının karşılanmaması, uzun süre bakımsız bırakılması gibi. Okul ve sağlık kayıtları, tanık anlatımları ve yazışmalar bu konuda kullanılabilecek delillerdir.

Velayet anada kalırsa babanın hak ve yükümlülükleri

Velayetin anada olması, babayı çocuğun hayatından çıkarmaz. Kanun ana, baba ve çocuğun, ailenin huzur ve bütünlüğünün gerektirdiği şekilde birbirlerine yardım etmek, saygı ve anlayış göstermekle yükümlü olduğunu söyler (m. 322). Soybağı kurulmuş baba, velayeti altında bulunmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir (m. 323). Görüşme günlerinin nasıl düzenlendiği çocukla kişisel ilişki yazısında anlatılmıştır.

Yükümlülükler de soybağıyla birlikte doğar. Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır (m. 327). Çocuğa fiilen bakan ana, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (m. 329). Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir (m. 330). Babalık davası sürerken de nafaka istenebilir; hâkim babalık olasılığını kuvvetli bulursa, hükümden önce çocuğun ihtiyaçları için uygun bir nafakaya karar verebilir (m. 333). Soybağı tanıma ya da hâkim hükmüyle kurulmuş çocuk, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçıdır (m. 498).

Sık sorulan sorular

Çocuğu nüfusta tanıdım. Velayet artık ortak mı oldu?

Hayır. Tanıma, baba ile çocuk arasında soybağı kurar ama velayeti değiştirmez. Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir. Medeni Kanun’un 337. maddesi evli olmayan ana ve babanın velayeti birlikte kullanmasına ilişkin bir düzenleme içermez. Babaya velayet ancak kanundaki şartlar varsa mahkeme kararıyla verilebilir.

Çocuğun annesi ölürse velayet kendiliğinden babaya geçer mi?

Kendiliğinden geçmez. Evli ana ve babada velayet, birinin ölümüyle sağ kalana aittir. Evli olmayan ana ölmüşse ise hâkim çocuğun menfaatine göre karar verir: ya çocuğa vasi atar ya da velayeti babaya verir.

Anne on sekiz yaşından küçükse ne olur?

Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; evlenme de kişiyi ergin kılar. Ana küçükse kanun, hâkimin çocuğun menfaatine göre vasi atamasını ya da velayeti babaya vermesini öngörür. Babayla soybağı kurulmamışsa velayetin babaya verilmesi gündeme gelmez.

Velayet annedeyken babanın hiçbir söz hakkı yok mu?

Var. Soybağı kurulmuş baba, velayeti altında bulunmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir. Çocuğun gelişimi tehlikedeyse durum mahkemeye taşınabilir; hâkim çocuğun korunması için önlem alır, şartları varsa velayeti anadan kaldırabilir. Bunun yanında çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü de vardır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Aile hukuku

    Yardım nafakası: yoksul düşen anne, baba, çocuk ya da kardeş kimden nafaka isteyebilir?

    Türk Medeni Kanunu m. 364 ve 365'e göre yardım nafakası: kimin kimden isteyebileceği, kardeşlerde refah şartı, yoksulluk, dava ve miktarın belirlenmesi.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 364, 365, 366 ve diğer maddeler; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4

  2. Aile hukuku

    Yoksulluk nafakası hangi durumlarda kaldırılır?

    Yeniden evlenme, ölüm, fiilen evliymiş gibi yaşama, haysiyetsiz hayat ve yoksulluğun sona ermesiyle nafakanın kalkması; kaldırma davası ve ispat.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 176, 175, 6 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4, 2

  3. Aile hukuku

    Katkı payı alacağı: 2002'den önce edinilen mallar boşanmada nasıl paylaşılır?

    1 Ocak 2002 öncesi mal ayrılığı döneminde eş adına alınan mallar için katkı payı alacağı, 4722 sayılı Kanun m. 10, dönem ayrımı, ispat ve mahkeme.

    Dayanak: 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 1, 10; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 202, 225; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 2, 4; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146, 153