Velayeti almayan ebeveynin çocukla görüşme hakkı: kişisel ilişki nasıl düzenlenir?
Boşanmadan sonra çocuk ebeveynlerden birinin velayetine bırakılır. Bu, diğer ebeveynin çocukla bağının koptuğu anlamına gelmez. Kanun, velayeti altında bulunmayan ya da kendisine bırakılmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkını ana ve babadan her birine tanır (Türk Medeni Kanunu m. 323). Kişisel ilişki, bu ebeveynin çocukla düzenli olarak görüşmesi, onunla zaman geçirmesi ve belirli dönemlerde çocuğu yanına alabilmesi demektir. Halk arasında çoğu zaman “görüşme hakkı” diye anılır.
Bir ebeveyn hakkı, aynı zamanda bir çocuk hakkı
Kişisel ilişki yalnızca ebeveynin hakkı olarak görülmemelidir. Anayasa’nın 41. maddesine göre her çocuk, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Türkiye’nin taraf olduğu Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 9. maddesi de ana ve babasından ya da bunlardan birinden ayrılan çocuğun, yüksek yararına aykırı olmadıkça her ikisiyle düzenli kişisel ilişki kurma ve doğrudan görüşme hakkına saygı gösterilmesini ister.
Bu yüzden düzenlemenin pusulası çocuğun yararıdır. Kanun, kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararlarının esas tutulmasını ister (m. 182). Bu bakış, görüşmelerin ebeveynler arasında bir pazarlık konusuna dönüşmesini de önler. Görüşme günleri, velayet sahibi ebeveynin diğerine tanıdığı bir kolaylık sayılmaz; çocuğun her iki ebeveyniyle bağını sürdürme ihtiyacına hizmet eder.
Kişisel ilişkinin düzenlenmesi
Boşanma davasında mahkeme, boşanmaya karar verirken velayetle birlikte velayeti almayan ebeveynin çocukla kişisel ilişkisini de düzenler (m. 182). Anlaşmalı boşanmada eşler bu konuyu protokolde kararlaştırır; düzenleme hâkimin onayıyla geçerlilik kazanır.
Düzenleme, hangi günlerde ve hangi saatler arasında görüşüleceği gösterilerek yapılır. Hafta sonları, dini bayramlar, yılbaşı, okulların yarıyıl ve yaz tatilleri ile çocuğun doğum günü gibi özel günlerin ayrı ayrı yazılması, sonradan çıkacak anlaşmazlıkları azaltır. Çocuğun nerede ve kim tarafından teslim alınıp teslim edileceği, tatilde şehir dışına çıkılıp çıkılamayacağı gibi ayrıntılar da protokolde ya da taleplerde açıkça belirtilmelidir. Çocuğun yaşı, okul düzeni ve ebeveynlerin oturduğu şehirler arasındaki mesafe, düzenlemenin biçimini etkileyen başlıca koşullardır. Hâkim, uygun kişisel ilişkinin ne olduğunu belirlerken görüşmelerin süresini ve sıklığını çocuğun durumuna göre ayarlar.
Kişisel ilişki için boşanma şart değildir. Evlilik dışında doğan bir çocukta ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir (m. 337). Babayla soybağı tanıma ya da hâkim hükmüyle kurulmuşsa (m. 282), velayeti altında olmayan çocukla kişisel ilişki kurulmasını baba da isteyebilir.
Mahkeme kararı verilinceye kadar dikkat edilmesi gereken bir kural vardır. Çocukla kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar, velayet hakkına sahip ya da çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz (m. 326). Yani diğer ebeveyn, karar olmadan çocuğu okuldan alıp götürmek gibi kendi başına çözümler üretemez; yolu mahkemeye başvurmaktır.
Sınırlar: kişisel ilişki ne zaman reddedilir ya da kaldırılır
Kanun her iki ebeveyne karşılıklı bir yükümlülük yükler. Ana ve babadan her biri, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesini ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmak zorundadır (m. 324).
Kişisel ilişki hakkı mutlak değildir. Kanuna göre şu durumlarda bu hak reddedilebilir ya da ebeveynden alınabilir:
- Kişisel ilişki yüzünden çocuğun huzuru tehlikeye giriyorsa,
- Ebeveyn bu hakkı, yukarıdaki yükümlülüğe aykırı biçimde kullanıyorsa,
- Ebeveyn çocukla ciddi olarak ilgilenmiyorsa,
- Başka önemli sebepler varsa.
Bu sebeplerin bulunup bulunmadığına ve kişisel ilişkinin kısıtlanıp kısıtlanmayacağına mahkeme karar verir. Velayet sahibi ebeveynin kendi değerlendirmesiyle görüşmeleri durdurması, kanunun öngördüğü bir yol değildir.
Listedeki üçüncü sebep, hakkı kullanan ebeveyni de ilgilendirir. Kişisel ilişki tanınan ebeveynin görüşmelere düzenli gelmesi ve bu süreyi çocuğun huzurunu gözeterek geçirmesi beklenir. Çocukla ciddi olarak ilgilenmemek, hakkın kaldırılmasına yol açabilir.
Karara uyulmamasının sonuçları
2021 yılındaki değişiklikle kanuna açık bir yaptırım eklendi. Velayet kendisine bırakılan ana ya da baba kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Mahkeme bu sonucu, kişisel ilişki kararında taraflara önceden ihtar eder (m. 182 ve 324). Velayetin değiştirilmesinin şartları ayrı bir yazının konusudur. Görüşmelerin engellendiği günlerin tarih ve saatiyle, varsa tutanak, yazışma ve tanıklarla kayda geçirilmesi, ileride açılacak bir davada önem taşır.
Karar, durum değiştikçe yeniden ele alınabilir. Ana ya da babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi gibi yeni olgular gerektirdiğinde hâkim, kendiliğinden ya da ebeveynlerden birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (m. 183).
Büyükanne, büyükbaba ve diğer yakınlar
Kanun kişisel ilişki hakkını kural olarak ana ve babaya tanır. Bununla birlikte olağanüstü hâller varsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir (m. 325). Büyükanne ve büyükbabalar ile kardeşler bu kapsamda talepte bulunabilir. Hangi durumun olağanüstü sayılacağını kanun tanımlamaz; hâkim her olayın koşullarına bakar. Bu yüzden talepte bulunan yakının, çocukla önceden kurulmuş bir bağ olduğunu ve bu bağın sürmesinin çocuğun yararına olacağını somut olaylarla anlatabilmesi gerekir. Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar bu kişiler için de kıyas yoluyla uygulanır.
Sık sorulan sorular
Eski eşim nafaka ödemiyor. Bu yüzden çocuğu ona göstermeyebilir miyim?
Hayır. Nafaka borcu ile kişisel ilişki ayrı yükümlülüklerdir ve kanun, kişisel ilişkinin reddi veya kaldırılması sebepleri arasında nafakanın ödenmemesini saymaz. Kişisel ilişkiyi kendi başına engelleyen velayet sahibi ebeveyn, velayetin değiştirilmesi riskiyle karşılaşabilir. Ödenmeyen nafaka için ise ayrıca yasal yollara başvurulabilir.
Kişisel ilişki kararı sonradan değiştirilebilir mi?
Evet. Çocuğun büyümesi, okul düzeninin değişmesi ya da ebeveynlerden birinin başka bir yere taşınması gibi yeni olgular gerektirdiğinde hâkim, ebeveynlerden birinin istemi üzerine ya da kendiliğinden düzenlemeyi yeni koşullara uydurabilir. Ebeveynler günlük hayatta kendi aralarında esneklik gösterebilir; ancak anlaşmazlık çıktığında esas alınan mahkeme kararıdır. Kalıcı bir değişiklik isteniyorsa mahkemeye başvurmak gerekir.
Çocuğumla evli olmadığımız bir ilişkiden babayım. Onu görebilir miyim?
Önce babayla çocuk arasında soybağının kurulmuş olması gerekir; bu, tanıma ya da babalık davası sonunda verilecek hükümle olur. Tanıma, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuruyla, resmî senetle ya da vasiyetnameyle yapılabilir. Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir. Soybağı kurulmuş baba, velayeti altında olmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını mahkemeden isteyebilir.
Kişisel ilişki için hangi mahkemeye başvurulur?
Bu davalara aile mahkemesi bakar. Kanun, kişisel ilişkiye ilişkin bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesini de yetkili sayar. Boşanma davası sürüyorsa düzenleme o davada yapılır; boşanmaya ilişkin yetki kuralları saklıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.