İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Aile hukuku

Evliliğin iptali hangi şartlarda istenebilir?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Evliliğin iptali, evlenme sırasında bulunan ve kanunun özel olarak düzenlediği sakatlıklara dayanır.
  • Nisbî butlanda iptal hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her durumda evlenmeden itibaren beş yıl geçmekle düşer.
  • Batıl evlilik yalnızca hâkim kararıyla sona erer; bu evlilikten doğan çocuklar evlilik içinde doğmuş sayılır.

Evliliğin iptali, evlenme sırasında bulunan ve kanunun özel olarak düzenlediği sakatlıklara dayanır. Evliliğin sonradan mutsuz bir birlikteliğe dönüşmesi, tek başına bu sebeplerden biri değildir. Bu yüzden iptal talebi hazırlanırken olayın hangi tarihte gerçekleştiği ve hangi kanuni sebebe karşılık geldiği belirlenmelidir. Boşanma ile evlenmenin geçersizliğine ilişkin dava aynı hukuki temele dayanmaz.

Türk Medenî Kanunu, evlenmenin geçersizliğini mutlak butlan ve nisbî butlan başlıkları altında düzenler. Butlan, kanunun belirli bir sakatlık nedeniyle evlenmenin geçerliliğine bağladığı hukuki sorundur. Bununla birlikte evlilik, kişinin kendi açıklamasıyla sona ermez. Dava hakkı olan kişi, dayanılan sebep, süre ve mahkemenin kararı ayrı ayrı önem taşır.

Mutlak butlan sebepleri ve dava hakkı

  1. madde dört sebep sayar: eşlerden birinin evlenirken zaten evli olması, evlenme sırasında sürekli bir nedenle ayırt etme gücünden yoksun bulunması, evlenmeye engel derecede akıl hastalığının olması ve eşler arasında evlenmeye engel derecede hısımlık bulunması. Bu koşulların her birinde kanunun kullandığı nitelendirmeler önemlidir. Örneğin her sağlık sorunu evlenmeye engel akıl hastalığı anlamına gelmez.

Mutlak butlan davası Cumhuriyet savcısı tarafından kendiliğinden açılır; ilgisi olan herkes de bu davayı açabilir. Ancak 147. madde bazı sınırlamalar getirir. Evlilik sona ermişse savcı kendiliğinden dava açamaz; buna karşılık her ilgili, mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir. Dolayısıyla evliliğin dava açıldığı sırada sürüp sürmediği, kimin hangi sıfatla başvurduğu bakımından önemlidir.

Ayırt etme gücü sonradan kazanılmış veya akıl hastalığı iyileşmişse, bu sebeple mutlak butlan davasını yalnızca ilgili eş açabilir. Evliyken yeniden evlenen kişinin önceki evliliği butlan kararı verilmeden sona ermiş ve ikinci evlenmedeki diğer eş iyiniyetliyse, ikinci evlenmenin butlanına karar verilemez. İlk bakışta sebebin varlığını görmek, bu sonraki gelişmeleri incelemeye gerek bırakmaz.

Nisbî butlan ve hak düşürücü süre

  1. madde, evlenirken geçici bir nedenle ayırt etme gücünden yoksun olan eşe iptal davası hakkı verir. Sürekli yoksunluk ile geçici yoksunluk böylece farklı hükümlerde ele alınır. Değerlendirme, evlenme anındaki duruma yöneliktir. Kişinin daha sonraki bir tarihte yaşadığı bir sorun, evlenme sırasındaki koşulu kendiliğinden göstermiş olmaz.

  2. maddede yanılma düzenlenir. Kişinin evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği halde yanılarak rıza göstermesi bunlardan biridir. Diğer durum, eşte bulunmaması birlikte yaşamayı çekilmez hale getirecek derecede önemli bir nitelik hakkında yanılmadır. Her beklentinin karşılanmaması veya sonradan yaşanan anlaşmazlık, kanundaki bu ağırlık ölçüsünü kendiliğinden karşılamaz.

  3. madde, eşin namus ve onuru hakkında belirtilen biçimde aldatılmayı ve davacının ya da altsoyunun sağlığı için ağır tehlike yaratan hastalığın gizlenmesini düzenler. 151. madde ise kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, sağlığına, namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır tehlikeyle korkutularak evlenmeye razı edilmesini kapsar. Bu sebepler, olayın özellikleri ve eldeki delillerle birlikte ele alınmalıdır.

  4. maddeye göre iptal hakkı, sebebin öğrenilmesinden veya korkunun etkisinin ortadan kalkmasından başlayarak altı ay ve her durumda evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. İki süre birlikte dikkate alınır. Öğrenme tarihinin belirlenmesi, yalnızca evlenme tarihini bilmekten farklıdır. Kanun bu süreyi hak düşürücü süre olarak düzenlediğinden, uyuşmazlığın sebebi kadar tarihlerin de açık biçimde ortaya konulması gerekir.

İzin eksikliği ve iptal sebebi oluşturmayan haller

Küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenmişse izni alınmayan temsilci iptal davası açabilir. 153. madde bu hakkı düzenlerken bazı sonradan gerçekleşen olayların etkisini de belirtir. Evlenen kişinin on sekiz yaşını doldurarak ergin olması, kısıtlılığının sona ermesi veya kadının gebe kalması halinde bu nedenle iptal kararı verilemez.

Kanun ayrıca bazı durumların butlan sebebi olmadığını açıkça söyler. Kadının bekleme süresi dolmadan evlenmesi evlenmenin butlanını gerektirmez. Evlendirmeye yetkili memur önünde yapılmış bir evlilikte kanunun diğer şekil kurallarına uyulmaması da tek başına butlan kararı verilmesini sağlamaz. Bu yüzden evlenme işlemindeki her usul tartışmasını doğrudan iptal sebebi saymak doğru değildir.

Başvuru bakımından yararlı bir hazırlık, evlenme tarihini, ileri sürülen sakatlığı, bu durumun öğrenilme tarihini ve sonradan meydana gelen değişiklikleri ayrı bir sıra içinde göstermektir. Sağlık durumu, önceki evlilik veya izin eksikliği gibi farklı iddiaların gerektirdiği belgeler de birbirinden farklı olabilir. Kanunun saydığı sebep ile ileri sürülen olay arasında bağlantı kurulmalıdır.

Kararın eşlere, çocuklara ve mirasa etkisi

  1. maddeye göre batıl evlilik yalnızca hâkim kararıyla sona erer. Mutlak butlanda bile bu karara kadar geçerli evliliğin bütün sonuçları doğar. Bu düzenleme, tarafların evlenmeyi baştan yok sayarak ilişkilerini kendi iradeleriyle tasfiye edemeyeceklerini gösterir. İptal sebebi bulunduğunu ileri sürmek ile iptal kararı verilmesi ayrı aşamalardır.

Butlanına karar verilen evlilikten doğan çocuklar, anne ve baba iyiniyetli olmasa da evlilik içinde doğmuş sayılır. Çocuklarla anne ve baba arasındaki ilişkilerde boşanma hükümleri uygulanır. Eşler bakımından da mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı konusunda boşanma hükümlerine gönderme yapılır. Evlenirken iyiniyetli eş, evlilikle kazandığı kişisel durumunu korur.

  1. madde mirasçıların açılmış davayı sürdürebileceğini düzenler. Dava sonunda evlenirken iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş, yasal mirasçı olamaz ve daha önceki ölüme bağlı tasarruflarla sağlanan haklarını kaybeder. Yetki ve yargılama usulünde ise 160. madde uyarınca boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. Bu sonuçların her biri, yalnızca evliliğin sona ermesinden ibaret olmayan ayrı hukuki değerlendirmeler gerektirir.

Bu nedenle kararın gerekçesi ile eşin iyiniyeti hakkındaki tespit birbirinden koparılmamalıdır. Kanunun bağladığı miras sonucu, sağ kalan eşin yalnızca taraf olduğu bir iptal davasının bulunmasına değil, maddede belirtilen koşulların gerçekleşmesine dayanır.

Sık sorulan sorular

Evlilik kendiliğinden geçersiz hale gelir mi?

Hayır. Türk Medenî Kanunu’nun 156. maddesine göre batıl evlilik ancak hâkim kararıyla sona erer. Mutlak butlan halinde bile karara kadar geçerli evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.

Her iptal davasında altı aylık süre mi vardır?
  1. maddedeki altı aylık ve beş yıllık süreler, nisbî butlan bölümünde düzenlenen iptal hakkına ilişkindir. Bu süreleri bütün butlan sebeplerine genellemek doğru olmaz.
İptal kararı çocukların evlilik içi statüsünü etkiler mi?

Hayır. Butlanına karar verilen evlilikten doğan çocuklar, anne ve baba iyiniyetli olmasa bile evlilik içinde doğmuş sayılır.

Eş ölürse mirasçılar dava açabilir mi?
  1. maddeye göre evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez; mirasçılar açılmış davayı sürdürebilir. Mutlak butlanda ilgililerin kendi dava hakkı ayrıca 146 ve 147. maddelerle değerlendirilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Aile hukuku

    Eşin yaptığı borçtan diğer eş de sorumlu olur mu?

    Evlilik birliğinin temsilinde sürekli ihtiyaçlar, yetki aşımı, eşlerin sorumluluğu ve hâkim tarafından alınabilecek ekonomik önlemler.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 188–191, 195, 198–199

  2. Aile hukuku

    Yaş düzeltme davası: nüfustaki doğum tarihi nasıl değiştirilir?

    Nüfus kaydındaki yanlış doğum tarihini düzeltmek için açılan dava: maddi hata ile dava ayrımı, görevli mahkeme, deliller ve emeklilikteki etkisi.

    Dayanak: 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 35, 36, 37 ve diğer maddeler; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 7; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 57

  3. Aile hukuku

    Yurt dışında alınan boşanma kararı Türkiye'de nasıl tanınır?

    Yabancı boşanma kararının nüfusa doğrudan tescili, tanıma davasının şartları, başvurulacak mahkeme ve gereken belgeler.

    Dayanak: 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 50, 51, 52 ve diğer maddeler; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 2 ve 4