İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Aile hukuku

Yaş düzeltme davası: nüfustaki doğum tarihi nasıl değiştirilir?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Özellikle eski kuşaklarda doğumun nüfusa geç bildirilmesi, kardeşlerin doğum tarihlerinin birbirine karıştırılması ya da doğum tarihinin yalnızca yıl olarak yazılması sık rastlanan durumlardır. Sonuçta kişinin nüfusta görünen yaşı ile gerçek yaşı arasında aylar, bazen yıllar fark olabilir. Bu farkı gidermenin yolu, nüfus kaydında yaş düzeltme davasıdır.

Dava mı, nüfus müdürlüğü mü

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, nüfus kayıtları konusunda katı bir kural koyar: kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadıkça nüfus kütüğündeki hiçbir kayıt düzeltilemez. Doğum tarihi de bu kurala tabidir.

Bunun tek istisnası maddi hatadır. Doğum tarihinin dayanak belgesinde, örneğin hastanenin düzenlediği doğum raporunda, doğru yazıldığı ama nüfus kütüğüne yanlış geçirildiği durumlarda hata nüfus müdürlüğünce düzeltilir. Bunun için dava açmaya gerek yoktur; belgeyle birlikte nüfus müdürlüğüne başvurmak yeterlidir.

Kanun ayrıca bazı tamamlamaları idareye bırakmıştır. Doğum tarihinde yalnızca yıl yazılıysa yaş hesabında o yılın 1 Temmuz’u, ay yazılı olup gün yazılı değilse o ayın birinci günü esas alınır. Hicri ya da rumi takvimle yazılmış tarihlerin miladi takvime çevrilmesi de idarenin işidir.

Bunların dışında, yani kütükteki doğum tarihi kendi dayanağına uygun olduğu hâlde gerçeği yansıtmıyorsa, yol mahkemeden geçer. Düzeltme yalnızca yılı değil, ayı ya da günü de kapsayabilir. Yıl doğru olduğu hâlde ay ve gün yanlış yazılmışsa da aynı dava açılır.

Kanunun bu konuda katı davranmasının bir sebebi var. Doğum tarihi okula başlama, askerlik, emeklilik, ceza sorumluluğu ve ehliyet gibi pek çok hakkın ve yükümlülüğün hesabında kullanılır. Bu yüzden nüfus kayıtlarının kişinin tek taraflı beyanıyla değiştirilmesine izin verilmez.

Görevli mahkeme ve dava süreci

Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 36’ya göre kayıt düzeltme davaları, davacının yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır. Nüfusun kayıtlı olduğu il ya da ilçe değil, kişinin bugün kayıtlı adresi önemlidir. Dava nüfus müdürü ya da onun görevlendireceği nüfus memurunun katılımıyla görülür. Nüfus müdürlüğü verilen karara karşı kanun yollarına başvurabilir; harç ve yargılama giderlerinden de muaftır.

Dilekçede nüfustaki doğum tarihi, gerçek olduğu ileri sürülen doğum tarihi ve bu farkın nasıl ortaya çıktığı anlatılır. Doğumun neden geç bildirildiği, kim tarafından ve ne zaman bildirildiği gibi ayrıntılar mahkeme açısından önemlidir. Davanın açılması için bir süre öngörülmemiştir; kişi hayatının herhangi bir döneminde bu davayı açabilir.

Mahkeme neye bakar, deliller

Nüfus kayıtları resmî sicildir. Türk Medeni Kanunu m. 7’ye göre resmî siciller, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Aynı madde, bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatının kanunda aksi yazmadıkça herhangi bir şekle bağlı olmadığını da söyler. Yani nüfustaki tarih doğru kabul edilir; ama aksi her türlü delille ispat edilebilir.

Bu davada en çok işe yarayan deliller şunlardır:

  • Hastane doğum kayıtları, aşı kartı ya da sağlık ocağı kayıtları gibi doğuma yakın tarihte tutulmuş belgeler,
  • Kardeşlerin doğum tarihleri; nüfusta kardeşler arasında biyolojik olarak imkânsız bir aralık görünüyorsa bu güçlü bir işarettir,
  • Okul kayıtları, eski fotoğraflar, aile büyüklerinin ve komşuların tanıklığı,
  • Tıbbi yaş tespiti; mahkeme, kişinin fiziki yaşının belirlenmesi için bilirkişi incelemesine başvurabilir.

Sadece tanık beyanına dayanan talepler zayıf kalır. Tanıkların doğumu bizzat bilen, yaşça davacıdan büyük kişiler olması beyanlarına ağırlık kazandırır. Tıbbi inceleme ise belirli bir doğum gününü değil, ancak yaklaşık bir yaş aralığını gösterebilir; bu yüzden diğer delillerle birlikte değerlendirilir.

Kanun ayrıca nüfusa süresinde bildirilmeyen doğumlar için özel bir kural öngörür. Geç bildirilen ve altı yaşını bitirmemiş çocukların doğum tarihinde beyan esas alınır. Altı yaşını doldurmuş çocuk ise nüfus müdürlüğüne getirilir ve resmî sağlık kuruluşunca yaşı tespit edilir; doğuma ilişkin resmî belge varsa buna gerek kalmaz. Geç kayıtlarda yanlışlıklar çoğu zaman bu aşamada ortaya çıkar.

Kanun ayrıca nüfus kayıtlarına ilişkin tespit davalarının, kaydın iptali ya da düzeltilmesi için açılacak davalara karine oluşturacağını söyler. Yani bir olgunun daha önce mahkemece tespit edilmiş olması, sonradan açılacak düzeltme davasında güçlü bir dayanak olarak kullanılabilir.

Düzeltmenin sonuçları ve sınırları

Mahkeme kararı kesinleşince nüfus müdürlüğüne bildirilir ve doğum tarihi düzeltilir. Bu andan itibaren kişi, resmî işlemlerinde yeni doğum tarihini kullanır.

Ancak her alanda geriye dönük sonuç doğmaz. En önemli sınır sosyal güvenliktedir. 5510 sayılı Kanun m. 57’ye göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarındaki yaş şartlarının uygulanmasında, kişinin ilk kez bu sigortalara tabi olduğu tarihte nüfusta kayıtlı doğum tarihi esas alınır. Sigortalılık başladıktan sonra yapılan yaş düzeltmeleri, aylık bağlanmasında ve hesaplanmasında dikkate alınmaz. Dolayısıyla çalışmaya başladıktan sonra yaşını büyüten kişi, bununla emekliliğini öne çekemez. Aynı maddeye göre iş kazası ve meslek hastalığında bağlanacak gelirlerin hesabında da kazanın olduğu ya da hastalığın ilk kez tespit edildiği tarihte nüfusta kayıtlı doğum tarihi esas alınır.

Kanun, aynı kayıt hakkında daha önce düzeltme yapılmış olsa bile haklı sebeplerin bulunması hâlinde yeniden düzeltme istenebileceğini kabul eder. Bu imkân, ilk kararla gerçek ortaya çıkmamışsa bir çıkış yolu sunar. Yine de mahkemeler aynı kayıt için birden fazla kez başvurulmasına haklı olarak temkinli yaklaşır.

Soybağı ya da evlat edinme gibi aile ilişkilerine dair kayıtların değişmesi bu davanın konusu değildir; bunlar ayrı davalarla çözülür.

Sık sorulan sorular

Yaşımı büyütüp erken emekli olabilir miyim?

Hayır. 5510 sayılı Kanun’a göre emeklilik yaşının hesabında, ilk kez sigortalı olarak çalışmaya başladığınız tarihte nüfusta kayıtlı doğum tarihi esas alınır. Bu tarihten sonra mahkeme kararıyla yapılan yaş düzeltmeleri, aylık bağlanmasında ve hesaplanmasında dikkate alınmaz.

Nüfusta yalnızca doğum yılım yazılı, ay ve gün yok. Bunun için dava gerekir mi?

Yaş hesabı için gerekmez. Kanuna göre doğum ayı ve günü yazılı olmayanlar o yılın 1 Temmuz’unda, ayı yazılı olup günü yazılı olmayanlar o ayın birinci gününde doğmuş sayılır. Gerçek doğum gününüzün kayda geçmesini istiyorsanız ve bunu ispatlayabiliyorsanız düzeltme davası açabilirsiniz.

Daha önce yaş düzeltme davası açıp kaybettim. Yeniden dava açabilir miyim?

Önceki ret kararı kesinleşmişse, aynı talebin aynı gerekçe ve delillerle yeniden ileri sürülmesi kesin hüküm engeline takılabilir. Kanun ise daha önce düzeltme yapılmış bir kayıt için haklı sebep varsa yeniden düzeltme istenebileceğini kabul eder; ama yeni bir talebin mutlaka yeni ve güçlü delillere dayanması gerekir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. Aile hukuku

    Yurt dışında alınan boşanma kararı Türkiye'de nasıl tanınır?

    Yabancı boşanma kararının nüfusa doğrudan tescili, tanıma davasının şartları, başvurulacak mahkeme ve gereken belgeler.

    Dayanak: 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 50, 51, 52 ve diğer maddeler; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 2 ve 4

  2. Aile hukuku

    Boşanmada velayet: mahkeme çocuğun kime verileceğine neye bakarak karar verir?

    Boşanmada velayet kararının ölçütü olan çocuğun üstün yararı, hâkimin takdir yetkisi, uzman raporu ve çocuğun dinlenmesinin dayanağı.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182, 335 ve 336, 339 ve 340 ve diğer maddeler; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 5; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 41, 90

  3. Aile hukuku

    Velayetin değiştirilmesi: boşanmadan sonra velayet hangi durumlarda diğer ebeveyne geçer?

    Boşanmada verilen velayetin sonradan değiştirilmesi: durumun değişmesi, yeniden evlenme, kişisel ilişkiye uyulmaması ve mahkemenin ölçütü.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 183, 349, 182 ve diğer maddeler; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 2, 4 ve 5