Yurt dışında alınan boşanma kararı Türkiye'de nasıl tanınır?
Kısaca
- Tanınmayan ya da tescil edilmeyen yabancı boşanma kararıyla kişi Türk nüfus kayıtlarında evli görünmeye devam eder.
- Kesinleşmiş ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmayan karar, eşlerin birlikte başvurusuyla nüfusa doğrudan tescil edilebilir.
- Doğrudan tescil yapılamazsa aile mahkemesinde tanıma davası açılır; tanımada karşılıklılık şartı aranmaz.
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, boşanma kararını çoğu zaman bulundukları ülkenin mahkemesinden ya da yetkili makamından alır. Bu karar, kendi başına Türk nüfus kayıtlarına yansımaz. Türkiye’de işlem görmemiş bir yabancı boşanma kararı, kişinin Türkiye’de evli görünmeye devam etmesine yol açar. Yeniden evlenmek, mirasla ilgili işlem yapmak ya da mal rejimini tasfiye etmek istendiğinde bu durum ciddi bir engel olur. Bu sorunu gidermenin iki yolu vardır: nüfus müdürlüğü ya da dış temsilcilik aracılığıyla doğrudan tescil ve mahkemede tanıma davası.
Tanıma ve tenfiz arasındaki fark
Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm ya da kesin delil olarak kabul edilmesidir. Boşanma kararının tanınmasıyla, Türk hukuku bakımından da evliliğin sona erdiği kabul edilir. Tenfiz ise yabancı kararın Türkiye’de icra yoluyla yerine getirilebilmesi için verilen karardır. Yabancı mahkemenin hükmettiği nafaka ya da tazminatın Türkiye’de icra takibiyle tahsil edilebilmesi için tenfiz gerekir. Tenfizine karar verilen yabancı ilamlar, Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur (5718 sayılı Kanun m. 57).
Boşanmanın kendisi için çoğu zaman tanıma yeterlidir; çünkü boşanma hükmü icra edilecek bir edim içermez, yalnızca evliliğin sona erdiğini tespit eder.
Nüfus müdürlüğünde doğrudan tescil
2017 yılında Nüfus Hizmetleri Kanunu’na eklenen bir hükümle, yabancı boşanma kararlarının mahkemeye gitmeden nüfus kütüğüne işlenebilmesinin yolu açıldı (5490 sayılı Kanun m. 27/A). Bu yol; boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya evliliğin mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin yabancı adli ya da idari makam kararları için geçerlidir.
Doğrudan tescil için şu şartlar aranır:
- Başvuruyu eşlerin birlikte, bizzat ya da vekilleri aracılığıyla yapması gerekir. Taraflardan biri ölmüş ya da yabancı ise Türk vatandaşı olan taraf veya vekili tek başına başvurabilir.
- Karar, verildiği devletin kanunlarına göre konusunda yetkili adli ya da idari makam tarafından verilmiş olmalıdır.
- Karar usulen kesinleşmiş olmalıdır.
- Karar Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır.
Tescil işlemini yurt dışında kararın verildiği ülkedeki Türk dış temsilcilikleri, yurt içinde ise İçişleri Bakanlığının belirlediği nüfus müdürlükleri yapar. Bu şartlardan biri yerine gelmediği için tescil talebi reddedilirse, kararın tanınması için 5718 sayılı Kanun uyarınca mahkemeye başvurulur.
Bu yolda birlikte başvuru şartı belirleyicidir. Her iki eş Türk vatandaşıysa ve eşlerden biri başvuruya katılmıyorsa doğrudan tescil yapılamaz; tanıma davası açmak gerekir.
Tanıma davasının şartları
Tanıma davasında yabancı kararın, tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespit edilmesi gerekir. Ancak tenfizde aranan karşılıklılık şartı, yani o ülkeyle Türkiye arasında anlaşma ya da Türk kararlarının o ülkede uygulanması şartı tanımada aranmaz (m. 58). Yabancı kararın o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş olması gerekir (m. 50). Bunun yanında mahkeme şu şartlara bakar (m. 54):
- Karar, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olmalıdır. Davalı itiraz ederse, dava konusu ya da taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmamalıdır.
- Karar Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır.
- Karara karşı tanıma istenen kişi, o ülke kanunlarına göre mahkemeye usulüne uygun çağrılmamış ya da temsil edilmemişse veya hüküm bu kanunlara aykırı biçimde yokluğunda verilmişse ve bu kişi Türk mahkemesinde buna dayanarak itiraz ederse tanıma kararı verilmez.
Görüldüğü gibi savunma hakkına ilişkin şart, ancak karşı taraf itiraz ederse incelenir. Karşı taraf yabancı davada usulüne uygun çağrılmadığını ileri sürerse, yabancı dava dosyasındaki tebligat belgeleri önem kazanır.
Hangi mahkemeye, hangi belgelerle başvurulur
Aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınması aile mahkemesinin görevidir (4787 sayılı Kanun m. 4). Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davaya, bu iş için belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 2).
Yetkili mahkeme, kendisine karşı tanıma istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesidir. Bu kişinin Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer yoksa dava Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılabilir (m. 51).
Dilekçede tarafların ve varsa vekillerin kimlik ve adres bilgileri, kararın hangi ülkenin hangi mahkemesinden verildiği, kararın tarihi, numarası ve hükmün özeti yer alır (m. 52). Dilekçeye şu belgeler eklenir (m. 53):
- Yabancı mahkeme kararının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı ya da kararı veren yargı organınca onanmış örneği ve onanmış tercümesi.
- Kararın kesinleştiğini gösteren, o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı ya da belge ve onanmış tercümesi.
Kesinleşme belgesine ayrıca dikkat etmek gerekir. Bazı ülkelerde kesinleşme kararın üzerine şerh düşülerek, bazılarında ayrı bir belgeyle gösterilir. Belgelerin hangi yöntemle onaylanacağı, ülkenin apostil sistemine taraf olup olmamasına göre değişebilir.
Dilekçe duruşma günüyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir ve istem basit yargılama usulüne göre incelenir (m. 55). Karşı taraf yalnızca tanıma şartlarının bulunmadığını ileri sürerek itiraz edebilir. Mahkeme kararın tamamen ya da kısmen tanınmasına veya talebin reddine karar verir (m. 56).
Tanıma kararının etkisi
Tanınan yabancı kararın kesin hüküm etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren başlar (m. 59). Bu nedenle boşanma, Türkiye’de tanıma kararının verildiği tarihte değil, yabancı ülkede kesinleştiği tarihte gerçekleşmiş sayılır. Tanıma kararı kesinleştikten sonra nüfus kaydına işlenir ve kişi Türk kayıtlarında da boşanmış görünür.
Sık sorulan sorular
Yurt dışında boşandım ama Türkiye'de hiçbir işlem yapmadım. Nüfusta hâlâ evli görünüyor muyum?
Evet. Yabancı karar tanınmadıkça ya da nüfus kütüğüne tescil edilmedikçe Türk nüfus kayıtlarında evli görünmeye devam edersiniz. Bu durum yeniden evlenme, miras ve mal paylaşımı gibi konularda sorun çıkarabilir.
Eski eşim yabancı. Nüfus müdürlüğüne tek başıma başvurabilir miyim?
Evet. Kanun, taraflardan birinin yabancı ya da ölmüş olması hâlinde Türk vatandaşı olan tarafın tek başına başvurmasına izin verir. Kararın yetkili makamca verilmiş, kesinleşmiş ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gerekir.
Yabancı kararın tanınması için o ülkeyle Türkiye arasında anlaşma olması gerekir mi?
Hayır. Karşılıklılık şartı yalnızca tenfiz için, yani yabancı kararın Türkiye’de icra edilebilmesi için aranır. Tanımada bu şart uygulanmaz.
Yabancı kararda velayet ve nafaka da var. Bunlar da nüfus müdürlüğünde işlenir mi?
Nüfus müdürlüğündeki doğrudan tescil yolu, boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin kararlar için öngörülmüştür. Velayet veya nafaka hükümlerinin Türkiye’de sonuç doğurması, özellikle nafakanın icra yoluyla tahsili için mahkemeye tanıma ya da tenfiz davasıyla başvurmak gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.