Ceza davasına katılma: suçtan zarar gören davaya nasıl ve ne zamana kadar katılır?
Kısaca
- Mağdur ve suçtan zarar gören, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar kamu davasına katılabilir.
- İstinaf ya da temyiz aşamasında ilk kez katılma isteğinde bulunulamaz.
- Katılan, Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın karara karşı kanun yollarına başvurabilir.
- Bazı ağır suçlarda katılan, baronun kendisine ücretsiz avukat görevlendirmesini isteyebilir.
Bir suçtan zarar gören kişi, savcılığa şikâyette bulunduktan sonra çoğu zaman dava sürecinin dışında kalmaktan endişe eder. Ceza davasını devlet adına Cumhuriyet savcısı yürütür. Yine de Ceza Muhakemesi Kanunu, suçtan zarar görene davaya taraf olarak girme imkânı tanır. Buna kamu davasına katılma, davaya katılan kişiye de katılan denir. Katılmanın en önemli sonucu, davayı sonuçlandıran karara karşı kanun yoluna başvurabilmektir. Kanun bu hakkı, davaya katılmış olma koşuluna bağlar.
Kimler katılabilir ve ne zamana kadar
Kanuna göre şu kişiler kamu davasına katılabilir:
- Suçun mağduru, yani suçla doğrudan hakkı ihlal edilen kişi,
- Suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler,
- Malen sorumlu olanlar, yani suç nedeniyle mali sorumluluk taşıyan kişiler.
Mağdur ile suçtan zarar gören her zaman aynı kişi değildir. Mağdur, suçun doğrudan hedef aldığı kişidir. Suçtan zarar gören ise suç yüzünden zarara uğrayan kişidir. Örneğin bir trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin yakınları, suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılabilir. Bir şirketin kasasından para çalınmışsa şirket de tüzel kişi olarak katılan olabilir.
Katılma, kovuşturma evresinde mümkündür. Kovuşturma evresi, iddianamenin mahkemece kabulüyle başlayan yargılama aşamasıdır. Bu kişiler ilk derece mahkemesindeki kovuşturmanın her aşamasında, hüküm verilinceye kadar, şikâyetçi olduklarını bildirerek davaya katılabilir.
Hüküm verildikten sonra yol kapanır. İstinaf ya da temyiz incelemesi sırasında ilk kez katılma isteğinde bulunulamaz. Bunun tek istisnası, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddedilmiş ya da hakkında karar verilmemiş katılma istekleridir. Kanun yolu başvurusunda bu istek açıkça belirtilirse üst mahkeme onu inceleyip karara bağlar.
Katılma nasıl istenir
Katılma, kamu davası açıldıktan sonra mahkemeye verilecek bir dilekçeyle istenir. Dilekçede davanın görüldüğü mahkeme ve dosya numarası, davaya katılma isteği ve suçtan nasıl zarar görüldüğü açıkça yazılmalıdır. Dilekçe davanın görüldüğü mahkemeye verilir; duruşma gününü beklemek gerekmez. Duruşmada sözlü olarak yapılan ve duruşma tutanağına geçirilen istem de yeterlidir. Duruşmada suçtan zarar gören şikâyetini belirtirse mahkeme ona davaya katılmak isteyip istemediğini sorar.
Katılma isteğinin uygun olup olmadığına mahkeme karar verir. Bu kararı vermeden önce Cumhuriyet savcısını, sanığı ve varsa müdafiini dinler. Şikâyetçi olmak tek başına katılan sıfatı kazandırmaz; bu sıfat mahkemenin kabul kararıyla doğar. Şikâyet ve şikâyet süresi şikâyet süresi yazımızda anlatılmıştır.
Katılma davayı durdurmaz. Tarihi önceden belirlenmiş duruşma ve diğer işlemler, zaman darlığı nedeniyle katılan çağrılamamış olsa bile o gün yapılır. Katılmadan önce verilmiş kararlar katılana ayrıca tebliğ edilmez. Bu kararlara karşı kanun yoluna başvuru süresi, Cumhuriyet savcısı için öngörülen sürenin dolmasıyla katılan için de sona erer.
Katılanın hakları
Kovuşturma evresinde mağdur ve şikâyetçi şu haklara sahiptir:
- Duruşmadan haberdar edilmek,
- Kamu davasına katılmak,
- Tutanak ve belgelerin örneğini istemek,
- Tanıkların çağrılmasını istemek,
- Kanunda sayılan suçlarda baro tarafından avukat görevlendirilmesini istemek,
- Davaya katılmış olmak koşuluyla, davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurmak.
Bu haklar mağdura ve şikâyetçiye anlatılıp açıklanır ve bu durum tutanağa yazılır. Mağdur on sekiz yaşını doldurmamışsa, sağır veya dilsizse ya da meramını ifade edemeyecek derecede malulse ve vekili de yoksa, istemi aranmaksızın kendisine bir vekil görevlendirilir. Dava nakli ya da adli tıp işlemleri nedeniyle yerleşim yeri dışına gitmek zorunda kalan mağdurun konaklama, yemek ve ulaşım giderleri de kanuna göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Katılan sıfatı, özellikle son hak bakımından belirleyicidir. Katılan, Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabilir. Savcı karara itiraz etmese de katılan istinaf ya da temyiz yoluna gidebilir. Karar katılanın başvurusu üzerine bozulursa davayı Cumhuriyet savcısı yeniden takip eder. İstinaf süresi ve başvuru usulü ceza kararlarına istinaf süresi yazımızda anlatılmıştır.
Kanun yolları, katılma isteği reddedilmiş ya da hakkında karar verilmemiş olan suçtan zarar görenler için de açıktır. Bu yüzden katılma isteği haksız yere reddedilen kişi, hükme karşı başvurusunda bu konuyu da ileri sürebilir. Kanun yolu süreleri kısadır ve süre geçtikten sonra yapılan başvuru incelenmez. Bu nedenle hükmün açıklandığı ya da tebliğ edildiği tarih not edilmeli, başvuru beklemeden yapılmalıdır.
Baro tarafından avukat görevlendirilmesi
Avukatı olmayan katılan, bazı suçlarda baronun kendisine avukat görevlendirmesini isteyebilir. Kanun bu hakkı şu suçlarla sınırlar:
- Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve ısrarlı takip suçları,
- Kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence ve eziyet suçları,
- Kanunda alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası öngörülen suçlar.
Bu listede yer almayan suçlarda da katılan kendi seçtiği bir avukatla davayı takip edebilir; sınırlama yalnızca baro tarafından görevlendirme bakımındandır. Bazı mağdurlar için istem bile aranmaz. Suçtan zarar gören çocuksa, sağır ve dilsizse ya da kendisini savunamayacak derecede akıl hastasıysa, avukat görevlendirilmesi için ayrıca talepte bulunması gerekmez.
Katılma ne zaman sona erer
Katılan davadan vazgeçerse ya da ölürse katılma hükümsüz kalır. Katılmadan vazgeçmek, ceza davasını kendiliğinden sona erdirmez; kovuşturma Cumhuriyet savcısı tarafından sürdürülür. Katılanın ölümü hâlinde mirasçıları, onun haklarını takip etmek üzere davaya katılabilir.
Bazı suçlarda tarafların uzlaşması davayı sona erdirebilir; bu ayrı bir kurumdur ve uzlaştırma yazımızda ele alınmıştır.
Sık sorulan sorular
Soruşturma aşamasında şikâyetçi oldum. Ayrıca davaya katılmam gerekir mi?
Evet. Şikâyetçi olmak sizi kendiliğinden katılan yapmaz. Katılma, kamu davası açıldıktan sonra mahkemeye dilekçe vererek ya da duruşmada sözlü olarak istenir ve mahkemenin kararıyla gerçekleşir. Duruşmada şikâyetinizi belirtirseniz mahkeme size davaya katılmak isteyip istemediğinizi sorar.
Duruşmalara katılmazsam katılan sıfatımı kaybeder miyim?
Katılma davayı durdurmaz. Duruşma ve diğer işlemler, katılan çağrılamamış ya da duruşmaya gelmemiş olsa da belirlenen günde yapılır. Kanun, katılmanın hükümsüz kalmasını katılanın vazgeçmesine ya da ölümüne bağlar; ancak duruşmaları izlememek, haklarınızı zamanında kullanmanızı zorlaştırır.
Katılma isteğim reddedildi. Karara itiraz edebilir miyim?
Kanun yolları, katılma isteği reddedilmiş ya da hakkında karar verilmemiş olan suçtan zarar görenler için de açıktır. Reddedilen katılma isteğini kanun yolu başvurusunda açıkça belirtirseniz bu istek üst mahkemece incelenir ve karara bağlanır.
Katılan öldükten sonra dava ne olur?
Ceza davası Cumhuriyet savcısı tarafından yürütüldüğünden yargılama devam eder. Katılma ise katılanın ölümüyle hükümsüz kalır. Katılanın mirasçıları, onun haklarını takip etmek üzere davaya katılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.