Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi ne kadar, şikâyetten nasıl vazgeçilir?
Ceza hukukunda kural, suçun kendiliğinden soruşturulmasıdır: savcı bir suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez araştırmaya başlar (CMK m. 160). Bazı suçlarda ise kanun, mağdurun isteğini şart koşar. Bunlara soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar denir. Mağdur şikâyet etmezse savcılık soruşturma yapamaz, mahkeme de yargılamaya geçemez. Bu yazı, şikâyetin hangi süre içinde yapılması gerektiğini ve şikâyetten vazgeçmenin sonuçlarını Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 73. maddesine göre anlatır.
Şikâyete bağlı suçlar ve şikâyetin yapılacağı yer
Bir suçun şikâyete bağlı olup olmadığını, o suçun düzenlendiği madde söyler. Maddede “mağdurun şikâyeti üzerine” gibi bir ifade ya da soruşturmanın şikâyete bağlı olduğunu belirten ayrı bir hüküm yer alır. Günlük hayatta sık karşılaşılan örnekler şunlardır:
- Etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafif kasten yaralama (TCK m. 86/2).
- Taksirle yaralama (TCK m. 89/5). Fail sonucu öngördüğü hâlde istememişse bilinçli taksir vardır; bu durumda, maddenin birinci fıkrasındaki basit hâl dışında şikâyet aranmaz.
- Konut dokunulmazlığının ihlali (TCK m. 116).
- Hakaret (TCK m. 131). Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakaret bunun dışındadır; o hâlde şikâyet aranmaz.
Şikâyet hakkı kural olarak suçtan zarar gören kişiye aittir. Hakarette kanun buna bir ekleme yapar: mağdur şikâyet etmeden ölmüşse ya da suç ölmüş bir kişinin hatırasına karşı işlenmişse, ölenin ikinci dereceye kadar üstsoyu ve altsoyu, eşi veya kardeşleri şikâyette bulunabilir.
Bu suçların önemli bir kısmı aynı zamanda uzlaştırmaya tabidir. Uzlaştırma ayrı bir süreç olduğu için burada ayrıntısına girilmiyor.
Şikâyet, Cumhuriyet başsavcılığına ya da polis veya jandarma gibi kolluk birimlerine yapılabilir. Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan şikâyet de ilgili başsavcılığa gönderilir. Yurt dışında işlenip Türkiye’de takibi gereken suçlarda elçilik ve konsolosluklara başvurmak mümkündür. Şikâyet yazılı olabileceği gibi, tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir (CMK m. 158).
Altı aylık süre ve başladığı an
Şikâyet hakkı olan kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa artık soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Süre olayın gerçekleştiği gün değil, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği ya da öğrendiği gün başlar.
Bir örnekle açıklayalım. Ocak ayında evine izinsiz girildiğini fark eden kişi, bunu yapanın kim olduğunu ancak mart ayında öğrenirse altı aylık süre mart ayından başlar ve eylül ayında dolar.
Bu kuralın bir sınırı var: süre, dava zamanaşımını geçemez. Dava zamanaşımı, suçun cezasına göre kanunda belirlenen süre geçince kamu davasının düşmesidir. Örneğin beş yılı geçmeyen hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda bu süre sekiz yıldır (TCK m. 66). Fail yıllar sonra ortaya çıksa bile zamanaşımı dolmuşsa şikâyet sonuç doğurmaz.
Hakaret suçu için 7531 sayılı Kanunla ayrı bir üst sınır getirilmiştir. Şikâyete bağlı hakarette şikâyet süresi, failin ne zaman öğrenildiğine bakılmaksızın, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
Şikâyet hakkı olan birden fazla kişi varsa, birinin altı aylık süreyi kaçırması diğerlerinin hakkını ortadan kaldırmaz. Süresi geçmiş bir şikâyet üzerine savcılık, kovuşturma olanağı bulunmadığı için kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK m. 172).
Şikâyetten vazgeçme ve sonuçları
Mağdur, şikâyet ettikten sonra fikrini değiştirebilir. Kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürür. Düşme, davanın esasına girilmeden sona ermesi demektir; sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmez.
Vazgeçmenin etkisi zamanlamaya bağlıdır. Hüküm kesinleşinceye kadar yapılan vazgeçme davayı düşürür. Hüküm, süresi içinde istinaf veya temyiz yoluna başvurulmazsa ya da kanun yolu incelemesi tamamlanınca kesinleşir. Örneğin basit yaralama nedeniyle açılan davada mağdur, dosya istinaf aşamasındayken şikâyetinden vazgeçerse dava düşer. Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme ise cezanın infazını engellemez. Soruşturma aşamasında vazgeçilirse şikâyet şartı ortadan kalkar ve savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
Kanun vazgeçmenin kapsamıyla ilgili üç kural daha koyar:
- Suçu birlikte işleyen sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme, diğerlerini de kapsar. Mağdur, sanıklardan yalnızca biri hakkında vazgeçip diğerlerinin cezalandırılmasını isteyemez.
- Kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.
- Kamu davası şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşmüş ve vazgeçen kişi şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa, artık hukuk mahkemesinde tazminat davası açamaz.
Bazen suçun şikâyete bağlı olduğu ancak dava açıldıktan sonra anlaşılır. Örneğin savcılık olayı şikâyete bağlı olmayan bir suç olarak değerlendirip dava açmış, mahkeme ise suçu şikâyete bağlı bir suç olarak nitelendirmiş olabilir. Bu durumda mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmedikçe yargılamaya devam edilir (CMK m. 158/7).
Şikâyet ederken ve vazgeçerken dikkat edilecekler
Olayı ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz tarihi not edin; altı aylık süre bu tarihten işler. Şikâyeti yaparken olayın tarihini, yerini, varsa tanıkları ve elinizdeki belgeleri bildirin. Sözlü şikâyette ifadenizin tutanağa doğru geçirildiğini imzalamadan önce okuyarak kontrol edin.
Şikâyetin somut olması da önemlidir. Kanuna göre şikâyet soyut ve genel nitelikteyse ya da şikâyet edilen fiilin suç oluşturmadığı araştırma gerektirmeden açıkça anlaşılıyorsa, savcılık soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verir. Bu karara itiraz edilebilir; yine de baştan somut ve eksiksiz bir şikâyet yapmak zaman kaybını önler.
Vazgeçme beyanı da dikkatle verilmelidir. “Şikâyetimden vazgeçiyorum” demek ile “şahsi haklarımdan da vazgeçiyorum” demek aynı sonucu doğurmaz. İkincisi, ileride tazminat davası açma imkânını kapatabilir. Karşı taraftan bir ödeme alınarak vazgeçiliyorsa, ödemenin hangi zararı karşıladığının yazılı olarak belirlenmesi sonraki uyuşmazlıkları önler.
Sık sorulan sorular
Faili kim olduğunu bilmiyorum. Süre işlemeye başlar mı?
Altı aylık süre, şikâyet hakkı olan kişinin hem fiili hem de failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar. Fail belli değilse süre de başlamaz. Ancak bu bekleyiş sınırsız değildir: dava zamanaşımı dolduktan sonra şikâyet edilemez. Hakarette ayrıca, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıllık kesin bir sınır vardır.
Şikâyetten vazgeçersem ayrıca tazminat isteyebilir miyim?
Şikâyetten vazgeçmek, kural olarak tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak dava şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşmüşse ve vazgeçen kişi o sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa, artık hukuk mahkemesinde dava açamaz. Vazgeçme beyanında tazminat hakkıyla ilgili ne söylendiğine bu yüzden dikkat etmek gerekir.
Dosya istinafta ya da Yargıtay'dayken şikâyetten vazgeçilebilir mi?
Evet. Hüküm kesinleşmedikçe yapılan vazgeçme davayı düşürür; bu, dosyanın kanun yolu aşamasında olduğu dönemi de kapsar. Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme ise kanunda aksi yazılı olmadıkça cezanın infazını engellemez.
Sanık vazgeçmeyi kabul etmezse ne olur?
Kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Beraat etmek isteyen sanık vazgeçmeyi kabul etmeyebilir; bu durumda yargılama onun bakımından devam eder ve mahkeme esas hakkında karar verir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.