İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Aile hukuku

Boşanmada maddi ve manevi tazminat: kusur şartı ve miktar

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Boşanma bir eş için yalnızca bir evliliğin bitmesi anlamına gelmeyebilir. Eşin sağladığı ekonomik imkânlar ortadan kalkabilir, boşanmaya yol açan olaylar kişinin onurunu ve ruh sağlığını derinden etkilemiş olabilir. Türk Medeni Kanunu bu kayıplar için iki ayrı tazminat öngörür: maddi tazminat ve manevi tazminat (TMK m. 174). İkisinin de ortak noktası, karşı tarafın kusurlu olmasının aranmasıdır.

Maddi tazminat: kaybedilen ekonomik imkânlar

Kanuna göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Bu hükümden dört şart çıkar.

Birincisi, isteyen eşin bir menfaati zedelenmiş olmalıdır. Mevcut menfaat, evlilik sürerken sahip olunan ekonomik imkânlardır; örneğin eşin sağladığı geçim desteği ya da eş üzerinden yararlanılan sosyal güvenlik imkânları. Beklenen menfaat ise evlilik devam etseydi ileride elde edilmesi beklenen imkânları kapsar; eşin ölümü hâlinde onun mirasçısı olma ihtimali buna örnek gösterilebilir.

İkincisi, bu zarar boşanma yüzünden doğmuş olmalıdır. Boşanmayla ilgisi olmayan kayıplar bu yolla istenemez.

Üçüncüsü, isteyen eş kusursuz ya da diğerinden daha az kusurlu olmalıdır. Kusur, boşanmaya yol açan olaylarda eşlerin payını ifade eder. Eşlerden biri daha ağır kusurluysa, o eş maddi tazminat isteyemez.

Dördüncüsü, tazminat istenen eş kusurlu olmalıdır. Tamamen kusursuz bir eşten maddi tazminat istenemez.

Bu şartlar maddi tazminatı yoksulluk nafakasından ayırır. Yoksulluk nafakasında isteyen eşin yoksulluğa düşmesi gerekir, ödeyecek eşin kusuru ise aranmaz (m. 175). Maddi tazminatta yoksulluk şartı yoktur, ama karşı tarafın kusuru şarttır. Maddi tazminat, evlilik süresince edinilen malların paylaşılmasıyla da karıştırılmamalıdır. Mal paylaşımı ayrı kurallara bağlı, ayrı bir konudur; tazminat talebi bu paylaşımın yerine geçmez.

Manevi tazminat: kişilik hakkına saldırı

Kanuna göre boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

Kişilik hakkı; kişinin onuru, şerefi, beden ve ruh bütünlüğü, özel hayatı gibi değerleri kapsar. Fiziksel şiddet, ağır hakaret ve aşağılama, aldatma bu hakka yönelmiş saldırılara örnektir. Kanun eşlere birlikte yaşama, birbirine sadık kalma ve yardımcı olma yükümlülüğü yükler (m. 185); bu yükümlülüklerin ağır ihlalleri çoğu zaman kişilik hakkını da zedeler.

Burada iki şart birlikte aranır: kişilik hakkına yönelmiş bir saldırı ve bu saldırıyı gerçekleştiren eşin kusuru. Evliliği bitiren her olay kişilik hakkına saldırı niteliği taşımaz. Eşlerin birbirinden uzaklaşması ya da sık tartışması boşanma sebebi olabilir; ama tek başına manevi tazminat için yeterli görülmeyebilir.

Saldırının boşanmaya sebep olan olaylardan kaynaklanması da gerekir. Boşanma kararından sonra yaşanan olaylar, örneğin eski eşin sonradan yaptığı hakaretler, bu maddenin kapsamına girmez. Bunlar için kişilik hakkının korunmasına ilişkin genel hükümlere başvurulur (m. 24).

Kusurun belirlenmesi ve tazminat miktarı

Kusur, boşanma davasında tarafların ileri sürdüğü ve ispatladığı olaylara göre belirlenir. Her taraf, hakkını dayandırdığı olguları ispat etmekle yükümlüdür (m. 6). Tanık beyanları, yazışmalar, sağlık raporları ve resmî kayıtlar bu amaçla kullanılabilir.

Mahkeme her iki eşin kusurlu davranışlarını ortaya koyar ve kusurları karşılaştırır. Yargıtay kararlarında, eşlerin eşit kusurlu bulunduğu durumlarda ne maddi ne de manevi tazminata hükmedilebileceği kabul edilmektedir. Bu yüzden karşı tarafın kusurunu ispatlamak kadar, kendisine yöneltilen kusur iddialarına cevap vermek de önemlidir. Boşanma kararında yapılan kusur değerlendirmesi, yalnızca tazminatı değil yoksulluk nafakası talebinin sonucunu da doğrudan etkiler.

Kanun miktar için bir hesap yöntemi öngörmez, “uygun” bir tazminattan söz eder. Hâkim bu takdiri hukuka ve hakkaniyete göre kullanır (m. 4). Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusurun ağırlığı ve saldırının kişi üzerindeki etkisi gibi olgular bu takdirde göz önünde tutulur.

Ödeme biçimi ve süre

Maddi tazminatın toptan ya da durumun gereklerine göre irat biçiminde, yani düzenli aralıklarla ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat ise irat biçiminde ödenemez (m. 176). İrat biçiminde ödenen maddi tazminat, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Tarafların mali durumları değişirse ya da hakkaniyet gerektirirse iradın artırılması veya azaltılması da istenebilir.

Tazminat kendiliğinden verilmez; kanun her iki tazminatı da isteyen eşin talebine bağlar. Talep çoğunlukla boşanma davasıyla birlikte, dava dilekçesinde ya da karşı tarafın davasına verilen cevapta ileri sürülür. Boşanma davasında istenmemişse, boşanma kararının kesinleşmesinden başlayarak bir yıl içinde ayrı bir davayla istenebilir; bu süre geçince dava hakkı zamanaşımına uğrar (m. 178).

Anlaşmalı boşanmada tazminat konusu, eşlerin hâkime sunduğu protokolde düzenlenir (m. 166). Eşler tazminat ödenip ödenmeyeceğini ve miktarını burada belirler; hâkim de protokolü uygun bulursa boşanmaya karar verir.

Talepte bulunmadan önce

Tazminat davalarının sonucu büyük ölçüde kusurun ispatına bağlıdır. Boşanmaya yol açan olayları tarih sırasıyla not etmek, bu olaylara tanık olan kişileri belirlemek, sağlık kuruluşuna başvurulduysa raporları, şikâyet yapıldıysa kolluk ve savcılık kayıtlarını saklamak ispatı kolaylaştırır. İstenen tazminat miktarının dilekçede açıkça yazılması gerekir. Miktar belirlenirken karşı tarafın ödeme gücü ve kendi zararınız gerçekçi biçimde değerlendirilmelidir; yüksek gösterilen bir miktar, kendiliğinden yüksek bir tazminat anlamına gelmez.

Sık sorulan sorular

Eşim beni aldattı. Manevi tazminat isteyebilir miyim?

Kanun eşlere birbirine sadık kalma yükümlülüğü yükler. Aldatma bu yükümlülüğün ağır bir ihlalidir ve diğer eşin kişilik hakkına saldırı olarak değerlendirilebilir. Bu durumda aldatan eşin kusurlu olduğu kabul edilirse manevi tazminat istenebilir. Ancak aldatmanın ispatı tazminatı isteyen eşe düşer; iddia tanıklarla ya da hukuka uygun yollarla elde edilmiş başka delillerle desteklenmelidir.

Boşanma davasında tazminat istemeyi unuttum. Sonradan isteyebilir miyim?

Boşanmadan doğan dava hakları, boşanma kararının kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu süre içinde ayrı bir davayla tazminat istenebilir. Ancak anlaşmalı boşanma protokolünde tazminattan açıkça vazgeçildiyse, sonradan bu talebi ileri sürmek mümkün olmayabilir.

Tazminat taksitle ödenebilir mi?

Maddi tazminatın toptan ya da durumun gereklerine göre irat biçiminde, yani düzenli aralıklarla ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat ise irat biçiminde ödenemez; toptan ödenmesine hükmedilir.

Hem nafaka hem tazminat isteyebilir miyim?

Evet. Yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat farklı şartlara bağlı, birbirinden bağımsız taleplerdir. Şartları varsa üçü birlikte istenebilir. Nafakada yoksulluğa düşme aranır ve karşı tarafın kusuru gerekmez; tazminatta ise karşı tarafın kusurlu olması şarttır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. Aile hukuku

    Boşanmada velayet: mahkeme çocuğun kime verileceğine neye bakarak karar verir?

    Boşanmada velayet kararının ölçütü olan çocuğun üstün yararı, hâkimin takdir yetkisi, uzman raporu ve çocuğun dinlenmesinin dayanağı.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182, 335 ve 336, 339 ve 340 ve diğer maddeler; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 5; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 41, 90

  2. Aile hukuku

    Velayetin değiştirilmesi: boşanmadan sonra velayet hangi durumlarda diğer ebeveyne geçer?

    Boşanmada verilen velayetin sonradan değiştirilmesi: durumun değişmesi, yeniden evlenme, kişisel ilişkiye uyulmaması ve mahkemenin ölçütü.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 183, 349, 182 ve diğer maddeler; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 2, 4 ve 5

  3. Aile hukuku

    Özel boşanma sebepleri: zina, hayata kast, terk ve diğerleri

    Zina, hayata kast ve onur kırıcı davranış, suç ve haysiyetsiz hayat, terk ve akıl hastalığı: şartlar ve dava açma süreleri.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 162, 163 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189/2