Velayetin değiştirilmesi: boşanmadan sonra velayet hangi durumlarda diğer ebeveyne geçer?
Boşanma davasında verilen velayet kararı, karar günündeki koşullara göre kurulur. Zaman içinde bu koşullar değişebilir: velayet sahibi ebeveyn başka bir şehre taşınır, yeniden evlenir, ağır bir hastalık geçirir ya da çocuk büyüdükçe ihtiyaçları farklılaşır. Kanun bu yüzden velayet düzenlemesini kesin ve değişmez saymaz. Değişen koşullara göre velayetin diğer ebeveyne verilmesi istenebilir. Uygulamada bu yola velayetin değiştirilmesi davası denir.
Kanuni dayanak: durumun değişmesi
Türk Medeni Kanunu’nun 183. maddesine göre ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, kendiliğinden ya da ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır. Bu hükmü okurken birkaç noktaya dikkat etmek gerekir.
Maddede sayılan olgular yalnızca örnektir. Çocuğun bakımını etkileyen başka gelişmeler de bu kapsama girebilir; velayet sahibinin çocuğu ihmal etmeye başlaması ya da çocuğun okul ve sağlık durumunun belirgin biçimde kötüleşmesi gibi.
Değişikliğin yeni bir önlemi zorunlu kılması gerekir. Koşulların yalnızca farklılaşmış olması yetmez; bu farklılığın çocuğu, mevcut düzenin artık onun yararına olmayacağı ölçüde etkilemesi aranır. Kanun da çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin değişen koşullara uydurulmasını ister (m. 351).
Velayet sahibi ebeveynin ölümü de maddede yeni olgular arasında sayılır. Böyle bir durumda çocuğun bundan sonra kimin velayeti altında olacağını, gerekli önlemleri alarak hâkim düzenler.
Davayı ana ya da baba açabilir; hâkim de kendiliğinden önlem alabilir. Kanun bu dava için bir süre öngörmez. Alınacak önlem her zaman velayetin el değiştirmesi olmak zorunda da değildir; hâkim, çocuğun ihtiyacına göre kişisel ilişkiyi yeniden düzenlemek gibi daha sınırlı bir önlemle de yetinebilir.
Velayet sahibinin yeniden evlenmesi
Velayet sahibi ebeveynin yeniden evlenmesi için kanunda ayrı bir hüküm vardır ve bu hüküm açıktır: velayete sahip ana ya da babanın yeniden evlenmesi, velayetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebilir; durum ve koşullara göre velayet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir (m. 349).
Yani yeni evlilik tek başına bir sebep değildir. Hâkim, çocuğun yeni ailede nasıl bir ortamda yaşadığına, üvey ebeveynle ilişkisine ve bakımının aksayıp aksamadığına bakar. Aynı mantık diğer yön için de geçerlidir: velayeti olmayan ebeveynin evlenip düzenli bir aile ortamı kurmuş olması, mevcut düzenin çocuğun yararına olmadığı gösterilmedikçe velayetin değiştirilmesi için yeterli değildir.
Kişisel ilişkiye uyulmaması ve kararlardaki ihtar
2021 yılında yapılan değişiklikle kanuna önemli bir hüküm eklendi. Mahkeme artık velayet ve kişisel ilişki kararında, kişisel ilişki düzenlemesinin gerekleri yerine getirilmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini taraflara ihtar eder (m. 182 ve 324). Kişisel ilişki, velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla görüşmesi ve birlikte zaman geçirmesidir. İhtar ise mahkemenin kararda taraflara yaptığı bir uyarıdır; böylece velayet sahibi ebeveyn, kişisel ilişkiyi engellemenin hangi sonuca yol açabileceğini baştan bilir.
Kanun her iki ebeveyne de diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelememe ve çocuğun eğitilmesini engellememe yükümlülüğü yükler (m. 324). Velayet kendisine bırakılan ebeveyn bu düzenlemeye uymazsa, örneğin çocuğu belirlenen günlerde teslim etmez ya da çocuğu diğer ebeveynden uzaklaştıracak biçimde davranırsa, velayetin değiştirilmesi istenebilir.
Buradaki “çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla” şartı göz ardı edilmemelidir. Kişisel ilişkinin engellenmesi velayeti kendiliğinden değiştirmez. Hâkim, velayetin el değiştirmesinin çocuk için ne anlama geleceğini ayrıca tartar.
Yargılama ve velayetin kaldırılmasından farkı
Velayetin değiştirilmesi davasına aile mahkemesi bakar; aile mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalar, bu iş için belirlenen asliye hukuk mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m. 2 ve 4). Mahkeme, boşanma davasında olduğu gibi psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanarak çocuğun mevcut durumunu inceletebilir (m. 5). Türkiye’nin taraf olduğu Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesi gereği, görüşünü oluşturabilecek durumdaki çocuğun görüşü de yaşı ve olgunluğu ölçüsünde değerlendirmeye katılır.
Velayetin değiştirilmesi ile velayetin kaldırılması aynı şey değildir. Değiştirmede velayet bir ebeveynden alınıp diğerine verilir. Kaldırma ise çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamadığında ya da bu önlemlerin yetersiz kalacağı önceden anlaşıldığında başvurulan daha ağır bir yoldur. Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması gibi sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi, yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması hâllerinde söz konusu olur. Velayet her iki ebeveynden kaldırılırsa çocuğa vasi atanır (m. 348). Kaldırmayı gerektiren sebep ortadan kalkarsa hâkim velayeti geri verir (m. 351).
Davaya hazırlanırken
Bu davada belirleyici olan, boşanma kararından sonra neyin değiştiğidir. Bu yüzden değişikliği somut olarak gösteren belgeler önemlidir: taşınmayı gösteren yerleşim yeri kayıtları, çocuğun okul devamsızlığı ve not durumu, sağlık raporları, kişisel ilişkinin engellendiği günlere ait tutanaklar ve yazışmalar bunlara örnektir. Tanıkların, olayları kendi gözleriyle gördükleri ölçüde anlatması da değerlendirmeye yardım eder.
Dava sürerken çocuğu ebeveynler arasındaki tartışmanın tarafı hâline getirmemek gerekir. Çocuğun görüşü sorulduğunda, kendi duygularını baskı altında kalmadan anlatabilmesi hem onun yararınadır hem de mahkemenin sağlıklı bir karar vermesini kolaylaştırır. Son olarak, istenen sonucun gerçekten velayetin el değiştirmesi mi, yoksa kişisel ilişkinin ya da nafakanın yeniden düzenlenmesi mi olduğu baştan iyi düşünülmelidir.
Sık sorulan sorular
Eski eşim çocukla birlikte başka bir şehre taşındı. Bu, velayetin değişmesi için tek başına yeterli mi?
Kanun başka bir yere gitmeyi yeni olgulara örnek olarak sayar, ama taşınmanın kendisi velayeti kendiliğinden değiştirmez. Hâkim, taşınmanın çocuğun okulunu, sağlığını, çevresini ve diğer ebeveynle ilişkisini nasıl etkilediğine bakar. Velayete dokunmadan kişisel ilişkinin yeni mesafeye göre yeniden düzenlenmesi de bu durumda alınabilecek önlemlerden biridir.
Velayet sahibi eşim çocuğu bana göstermiyor. Velayeti alabilir miyim?
Kanun bu durumda, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini açıkça kabul eder. Kişisel ilişkinin hangi tarihlerde engellendiğini gösteren kayıtlar, tutanaklar ve yazışmalar bu davada önem taşır. Hâkim yine de son kararı çocuğun durumuna bakarak verir.
Velayetin değiştirilmesi davası için bir süre var mı?
Kanun bu dava için bir süre öngörmez. Durumun değiştiği ve yeni bir düzenlemenin gerekli hâle geldiği her an istenebilir. Hâkim, dava tarihindeki ve yargılama sırasında ortaya çıkan koşulları birlikte değerlendirir.
Velayet değişirse nafaka ne olur?
Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü, velayet kendisine verilmeyen ebeveyne aittir. Velayet el değiştirince bu yükümlülük de diğer ebeveyne geçebilir. Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafakayı yeniden belirler ya da kaldırır. Hâkim bunu istem üzerine yaptığı için nafakaya ilişkin talebin ayrıca ve açıkça ileri sürülmesi gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.