Hukuk davasında bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir, süre ne kadar?
Kısaca
- Taraflar bilirkişi raporuna, raporun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir.
- İtiraz bu sürede hazırlanamıyorsa, süre içinde başvurulursa bir defaya mahsus en çok iki haftalık ek süre verilebilir.
- Raporun tamamlattırılması, açıklattırılması ya da yeni bilirkişi atanması istenebilir.
- Hâkim bilirkişi görüşüyle bağlı değildir; onu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.
Hukuk davalarında bazı sorular hukuk bilgisiyle cevaplanamaz. Bir binadaki çatlağın sebebi, bir işçinin alacağının hesabı, bir aracın değer kaybı ya da bir imzanın kime ait olduğu bunlara örnektir. Mahkeme bu durumlarda bilirkişiye başvurur. Bilirkişi, konusunda uzman olan ve mahkemenin sorduğu teknik soruları rapor hâlinde cevaplayan kişidir.
Bilirkişi raporu çoğu davada kararın yönünü belirler. Bu yüzden rapora katılmayan tarafın kanunun öngördüğü kısa süre içinde itiraz etmesi gerekir. Rapor lehine görünen taraf da raporda eksik kalan bir noktayı fark ederse aynı yola başvurabilir. Bu yazı itirazın süresini, içeriğini ve sonrasında neler olabileceğini anlatıyor.
Bilirkişi ne zaman atanır, raporda ne bulunur
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na (HMK) göre mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebiyle ya da kendiliğinden bilirkişinin görüşünün alınmasına karar verir (m. 266). Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ile 2016’da eklenen bir cümleye göre hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduklarını belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez.
Raporda tarafların adları, bilirkişinin görevlendirildiği konular, incelenen olgular, gerekçe ve varılan sonuç, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa sebebi, düzenlenme tarihi ve imzalar bulunmalıdır (m. 279). Bilirkişi, uzmanlık alanı dışında açıklama yapamaz. Hâkimin yapması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde de bulunamaz.
Mahkeme, bilirkişinin görüşünü yazılı ya da sözlü olarak bildirmesine karar verebilir (m. 279). Sözlü açıklama tutanağa geçirilir ve bilirkişiye imzalatılır. Birden fazla bilirkişiden oluşan bir kurul görevlendirildiyse, azınlıkta kalan bilirkişi kendi görüşünü ayrı bir rapor hâlinde de mahkemeye sunabilir. Böyle bir karşı görüş, itiraz hazırlanırken dikkatle okunmalıdır.
Rapor mahkemeye verilir, verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir (m. 280). Tebliğ, belgenin kanuni usulle ilgiliye ulaştırılmasıdır. İtiraz süresi bu tebliğle başlar.
İtiraz süresi: tebliğden itibaren iki hafta
Taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir (m. 281). Kanunun belirlediği süreler kesindir. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan taraf, o işlemi yapma imkânını kaybeder (m. 94).
Bazı raporlar iki haftada cevaplanamayacak kadar kapsamlıdır. 2020’de 7251 sayılı Kanun’la 281. maddeye eklenen cümle bu durumu düzenler. Rapora karşı talebin bu süre içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel veya teknik bir çalışma gerektiriyorsa, mahkeme ek süre verebilir. Bunun şartları şunlardır:
- Ek süre talebi, ilk iki haftalık süre içinde mahkemeye yapılmalıdır.
- Ek süre bir defaya mahsus verilir ve iki haftayı geçemez.
- Ek süre, ilk sürenin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Ek süre verilip verilmeyeceğine mahkeme karar verir. Bu nedenle talebin neden gerekli olduğunu somut olarak açıklamak, örneğin incelenmesi gereken belge sayısını ya da teknik bir hesabın yeniden yapılması gerektiğini belirtmek yerinde olur.
İtiraz dilekçesinde neler istenebilir
Kanun, taraflara itirazla birlikte mahkemeden üç şey isteme imkânı verir (m. 281):
- Raporda eksik görülen konuların bilirkişiye tamamlattırılması,
- Belirsiz kalan konularda bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanması,
- Yeni bilirkişi atanması.
Eksiklik ile belirsizlik farklı şeylerdir. Eksiklikte bilirkişi kendisine sorulan bir konuyu hiç incelememiş ya da dosyadaki bir belgeyi değerlendirmemiştir. Belirsizlikte ise inceleme yapılmış, ama raporda varılan sonucun neye dayandığı ya da nasıl hesaplandığı anlaşılmıyordur. İtirazda hangisinin söz konusu olduğunu belirtmek, mahkemenin ek rapor için soracağı soruları da şekillendirir.
Etkili bir itiraz, rapora genel olarak “katılmıyoruz” demekle yetinmez. Hangi tespitin neden hatalı olduğu, hangi belgenin incelenmediği, hesaplamanın hangi kaleminde yanlışlık bulunduğu tek tek gösterilmelidir. Bilirkişinin görevlendirildiği sorular dışına çıkması ya da hukuki değerlendirme yapması da itirazda ayrıca belirtilebilir.
Mahkeme, raporda bir eksiklik ya da belirsizlik görürse bilirkişiye yeni sorular yöneltip ek rapor alabilir. Bilirkişinin bir duruşmada sözlü açıklama yapmasını kendiliğinden de isteyebilir. Gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni bir bilirkişi görevlendirerek tekrar inceleme yaptırabilir (m. 281).
Uzman görüşü ve hâkimin takdiri
Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak kendi seçtikleri bir uzmandan bilimsel mütalaa alabilir (m. 293). Mütalaa, uzmanın konu hakkındaki yazılı görüşüdür ve bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazı desteklemek için kullanılabilir. Kanun, yalnızca uzman görüşü almak gerekçesiyle ayrıca süre istenemeyeceğini açıkça söyler. Bu yüzden mütalaa, itiraz süresi gözetilerek planlanmalı; gerekirse ek süre talebi ayrıca ve süresi içinde yapılmalıdır.
Hâkim, talep üzerine ya da kendiliğinden, rapor hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesine karar verebilir. Hâkim ve taraflar bu duruşmada uzmana soru sorabilir. Duruşmaya geçerli bir özrü olmadan gelmeyen uzmanın raporu mahkemece değerlendirmeye alınmaz.
Bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz. Hâkim, bilirkişinin görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (m. 282). Yerinde yapılan bir itiraz, mahkemenin ek rapor alması ya da başka bir bilirkişiye başvurması için önemli bir dayanak olur. Bilirkişi incelemesinin keşifle birlikte yapıldığı hâller keşif yazısında, dava açılmadan önce delillerin tespit ettirilmesi ise delil tespiti yazısında ele alınıyor.
Sık sorulan sorular
İki haftalık süre ne zaman başlar?
Kanun süreyi raporun size tebliğ edildiği tarihten başlatır. Raporun mahkemeye verildiği ya da dosyaya girdiği tarih değil, size tebliğ edildiği tarih esas alınır.
Rapor çok teknik, iki haftada itirazımı hazırlayamıyorum. Ne yapabilirim?
İtirazın bu sürede hazırlanması çok zor ya da imkânsızsa veya özel ya da teknik bir çalışma gerektiriyorsa mahkemeden ek süre isteyebilirsiniz. Bu talebi ilk iki haftalık süre dolmadan yapmanız gerekir. Ek süre bir defaya mahsus verilir, iki haftayı geçemez ve ilk sürenin bittiği tarihten itibaren işler.
Bilirkişi raporda davayı kimin kazanması gerektiğini yazmış. Buna itiraz edebilir miyim?
Evet. Bilirkişi, uzmanlığını ve özel ya da teknik bilgiyi gerektiren konular dışında açıklama yapamaz; hâkimin yapması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. Raporun bu sınırı aşan kısımlarını itiraz dilekçesinde ayrıca belirtmek yerinde olur.
Mahkeme itirazıma rağmen rapora göre karar verirse ne olur?
Hâkim, bilirkişi görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir ve itirazları da bu değerlendirmede göz önüne alır. Rapora dayanılarak verilen karara katılmıyorsanız, karara karşı kanun yollarına başvurabilirsiniz. Bu süreler istinaf ve temyiz süreleri yazısında anlatılıyor.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.