İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Aile hukuku

Yardım nafakası: yoksul düşen anne, baba, çocuk ya da kardeş kimden nafaka isteyebilir?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoy, altsoy ve kardeşler birbirinden yardım nafakası isteyebilir.
  • Kardeşten nafaka istenebilmesi için nafaka istenen kardeşin refah içinde olması gerekir.
  • Dava mirasçılıktaki sıraya göre açılır ve nafaka, davacının geçimi için gerekli, karşı tarafın gücüne uygun bir miktardır.
  • Dava, taraflardan birinin yerleşim yerindeki aile mahkemesinde açılabilir.

Nafaka denince çoğu kişinin aklına boşanma gelir. Oysa Türk Medeni Kanunu (TMK) bir de evlilikle hiç ilgisi olmayan bir nafaka türü düzenler: yardım nafakası. Bu nafaka, kendi geçimini sağlayamayacak duruma düşen bir kişinin yakın akrabasından düzenli destek istemesine imkân verir. Gelirsiz kalmış yaşlı bir anne, ağır hastalığı yüzünden çalışamayan yetişkin bir çocuk ya da her şeyini kaybetmiş bir kardeş bu yolu kullanabilir.

Diğer nafaka türleriyle genel bir karşılaştırma nafaka türleri yazımızda yer alıyor. Bu yazı yalnızca yardım nafakasını, yani TMK m. 364 ve 365’i ayrıntılı ele alıyor.

Kim kimden nafaka isteyebilir?

TMK m. 364’e göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan şu kişilere nafaka vermekle yükümlüdür:

  • Üstsoyuna: anne, baba, büyükanne, büyükbaba.
  • Altsoyuna: çocuk, torun.
  • Kardeşlerine.

Yükümlülük karşılıklıdır. Yoksul düşen baba çocuğundan nafaka isteyebilir; yoksul düşen yetişkin çocuk da durumu iyi olan anne ya da babasından isteyebilir.

Bu liste dar tutulmuştur. Amca, dayı, hala, teyze, yeğen ya da kuzen yardım nafakası yükümlüsü değildir. Kayınpeder, kayınvalide, gelin ve damat gibi evlilik yoluyla kurulan hısımlıklar da kapsam dışındadır.

Kanun eşler ile ana-babanın çocuklarına karşı bakım borcunu ayrıca düzenlemiş ve bu hükümleri saklı tutmuştur. Örneğin ergin olmuş ama eğitimi devam eden çocuğun durumu, TMK m. 328’de ayrıca ele alınır. Ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür.

Kardeşler arasında ek şart: refah

Kardeşlerden nafaka istemek daha zordur. TMK m. 364/2’ye göre kardeşlerin nafaka yükümlülüğü, refah içinde bulunmalarına bağlıdır.

Üstsoy ve altsoy için kanun böyle bir ifade kullanmaz. Onlarda yükümlünün malî gücü, nafakanın miktarını belirlemede dikkate alınır. Kardeşte ise refah, yükümlülüğün doğması için önceden aranan bir şarttır. Kendisi ancak geçinebilen, birikimi ve kayda değer geliri olmayan bir kardeşten nafaka istenemez. Geliri ve malvarlığı kendi ailesinin ihtiyaçlarını rahatça karşıladıktan sonra bile artan bir kardeş ise bu şartı karşılayabilir.

Yoksulluk ne demek?

Kanun, nafaka isteyecek kişinin “yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek” olmasını arar. Bu, kişinin barınma, beslenme, giyim, sağlık gibi temel ihtiyaçlarını kendi geliri ve malvarlığıyla karşılayamaması anlamına gelir. Yalnızca daha rahat yaşamak, eski hayat standardını korumak ya da lüks harcamalar için yardım nafakası istenemez.

Yoksulluk değerlendirilirken kişinin bütün imkânlarına bakılır: emekli aylığı, kira geliri, birikimleri, mülkleri, çalışma gücü. Çalışabilecek durumda olup çalışmayan kişinin talebi, çalışması mümkün olmayan yaşlı ya da hasta bir kişininkiyle aynı değerlendirilmez. Davalının durumu da aynı dikkatle incelenir. Kanun nafakanın karşı tarafın malî gücüne uygun olmasını istediği için, davalının kendi geçimi ve bakmakla yükümlü olduğu eşi ve çocukları göz ardı edilerek ondan gücünü aşan bir ödeme istenemez. Geliri ancak kendi ailesine yeten bir yakından istenebilecek nafaka da bu ölçüyle sınırlıdır; hâkim ayrıca hakkaniyete aykırı düşen yükümlülüğü azaltabilir ya da kaldırabilir.

Somut olayda yoksulluğun bulunup bulunmadığına hâkim, tarafların sunduğu belgeler ve yapılan araştırma üzerine karar verir.

Dava, sıra ve miktar

Yardım nafakası kendiliğinden doğmaz; anlaşma sağlanamazsa dava açılması gerekir. TMK m. 365 davanın kurallarını belirler:

  • Dava, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır. Yani önce daha yakın hısımlara, örneğin çocuklara yönelinir; uzak hısımlar ancak sonra gelir.
  • Nafaka, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın malî gücüne uygun bir yardımdır. İki ölçü birlikte uygulanır: davacının ihtiyacı ve davalının gücü.
  • Nafakanın yükümlülerden biri ya da birkaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim, onların yükümlülüğünü azaltabilir ya da kaldırabilir.
  • Dava, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî ya da kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir.
  • Yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir.

Yardım nafakası TMK’nın aile hukuku kitabında düzenlendiği için davaya aile mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 4). Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalara Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar.

Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir. Böyle bir hüküm kurulması, her yıl yeni bir artırım davası açma ihtiyacını azaltır. Koşullar sonradan önemli ölçüde değişirse nafakanın artırılması, azaltılması ya da kaldırılması da gündeme gelebilir; bu konu nafaka artırım ve azaltım davası yazımızda ele alınıyor.

Korunmaya muhtaç kişilerin bakımıyla yükümlü kurumlar ise yaptıkları masrafları nafaka yükümlüsü hısımlardan isteyebilir (m. 366). Kararla belirlenen nafaka ödenmezse alacaklı icra yoluna başvurabilir; bunun için nafaka borcunun icra takibi yazımıza bakabilirsiniz.

Davada ihtiyaç ve gücü gösteren belgeler belirleyicidir. Davacı gelirsizliğini, sağlık durumunu ve zorunlu giderlerini; davalı da kendi gelirini, bakmakla yükümlü olduğu kişileri ve borçlarını belgeleriyle ortaya koymalıdır.

Sık sorulan sorular

Eşimden boşandıktan sonra yoksul kaldım. Kayınpederimden nafaka isteyebilir miyim?

Hayır. Kanun yardım nafakası yükümlülüğünü yalnızca üstsoy, altsoy ve kardeşler arasında kurar. Kayın hısımları bu listede yoktur. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eşin talebi ise yoksulluk nafakası olarak, eski eşe karşı ileri sürülür.

Üç kardeşiz. Annemize nafaka vermesi için yalnızca birimize dava açılabilir mi?

Dava çocuklardan biri ya da birkaçı aleyhine açılabilir. Nafakanın yalnızca bir kardeşten istenmesi hakkaniyete aykırı düşüyorsa hâkim onun yükümlülüğünü azaltabilir ya da kaldırabilir. Bu nedenle durumu elverişli bütün çocukların birlikte davalı gösterilmesi, yükün adil paylaştırılmasını kolaylaştırabilir.

Annem ve babam yaşıyor. Onlar yerine doğrudan ağabeyimden nafaka isteyebilir miyim?

Kanun, davanın mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılacağını söyler. Bu nedenle hâkim, size daha yakın sırada bulunan ve gücü yeten hısımların varlığını dikkate alır. Ayrıca kardeşten nafaka istenebilmesi için onun refah içinde olması gerekir. Anne ve babanın durumu elverişliyse talebin önce onlara yöneltilmesi, kanunun öngördüğü sıraya daha uygun düşer.

Huzurevinde kalan babamın masrafları için kurum benden para isteyebilir mi?

Kanun, korunmaya muhtaç kişilerin bakımıyla yükümlü kurumların yaptıkları masrafları nafaka yükümlüsü hısımlardan isteyebileceğini öngörür. Ayrıca nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî ya da kamuya yararlı kurumlar yardım nafakası davasını kendileri de açabilir. Bu durumda da sizin malî gücünüz ve kanundaki diğer şartlar gözetilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Aile hukuku

    Katkı payı alacağı: 2002'den önce edinilen mallar boşanmada nasıl paylaşılır?

    1 Ocak 2002 öncesi mal ayrılığı döneminde eş adına alınan mallar için katkı payı alacağı, 4722 sayılı Kanun m. 10, dönem ayrımı, ispat ve mahkeme.

    Dayanak: 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 1, 10; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 202, 225; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 2, 4; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146, 153

  2. Aile hukuku

    Boşanma davası açmadan ayrı yaşamak: nafaka, ev eşyası ve hâkimin önlemleri

    Türk Medeni Kanunu'na göre ortak hayata ara verme hakkı, dava açmadan ayrı yaşayan eşin parasal katkı, konut ve ev eşyası ile ilgili istemleri.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 185, 186, 194 ve diğer maddeler; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4

  3. Aile hukuku

    Boşanmada düğün takıları kimde kalır? Ziynet eşyası alacağı davası ve ispat

    Düğünde takılan altın ve takıların boşanmada kime ait sayıldığı, ziynet eşyası alacağı davasının açılışı, aynen iade ya da bedel istemi ve ispat yükü.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 220, 222, 6; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 203; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 2 ve 4