İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

İş hukuku

Toplu işçi çıkarma: hangi sayıda işçi, hangi bildirim, hangi süreler?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Toplu işçi çıkarma, işletme gerekleriyle bir ay içinde kanundaki sayıda işçinin çıkarılmasıdır; 20'den az işçili işyerleri kapsam dışıdır.
  • Fesih bildirimleri, işverenin bölge müdürlüğüne bildiriminden otuz gün sonra hüküm doğurur.
  • İş güvencesi kapsamındaki işçi, toplu çıkarma sırasında da işe iade davası açabilir.
  • İşveren altı ay içinde aynı iş için işçi alacaksa nitelikleri uygun eski işçileri tercihen işe çağırır.

Ekonomik kriz, teknolojik dönüşüm ya da bir bölümün kapanması, işverenin aynı anda çok sayıda işçiyle yollarını ayırmak istemesine yol açabilir. İş Kanunu bu durumu bireysel işten çıkarmalardan ayırır ve toplu işçi çıkarma adıyla özel bir usule bağlar. Amaç, işten çıkarmaları önceden duyurmak, sendikayla görüşerek çıkarılacak işçi sayısını azaltmaya çalışmak ve kamu makamlarının hazırlık yapmasını sağlamaktır. Konu kanunun 29. maddesinde düzenlenir.

Hangi durumlar toplu işçi çıkarma sayılır

Toplu işçi çıkarmadan söz edebilmek için işverenin ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri ya da işin gerekleri nedeniyle işçi çıkarmak istemesi gerekir. Yani sebep işçinin kişisel davranışı ya da yetersizliği değil, işletmeyle ilgili bir ihtiyaçtır.

İkinci şart sayıdır. İşyerinde çalışan işçi sayısına göre kanun şu eşikleri belirler:

  • 20 ile 100 işçi arasında ise en az 10 işçinin,
  • 101 ile 300 işçi arasında ise en az yüzde on oranında işçinin,
  • 301 ve daha fazla ise en az 30 işçinin

işine, 17. madde uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte ya da farklı tarihlerde son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır.

Bir örnekle açıklamak gerekirse: 150 işçinin çalıştığı bir işyerinde yüzde onluk eşik 15 işçiye karşılık gelir. İşveren bir ay içinde 15 ya da daha fazla işçinin sözleşmesini bu gerekçelerle feshetmek istiyorsa toplu işçi çıkarma usulüne uymak zorundadır.

Bu tanımda iki ayrıntı önemlidir. İlki bir aylık süredir: işveren çıkarmaları aynı güne toplamasa da bir ay içinde eşiği aşarsa toplu çıkarma hükümleri uygulanır. İkincisi 17. maddeye yapılan atıftır. 17. madde bildirim süresine uyularak yapılan fesihleri düzenler; dolayısıyla tanım, işverenin bildirim süreli fesihlerini esas alır. 20’den az işçi çalıştırılan işyerleri ise bu tanımın dışında kalır.

Mevsim ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin, bu işlerin niteliğine bağlı olarak işten çıkarılmalarında toplu işçi çıkarma hükümleri uygulanmaz. Sezon bitince işten ayrılan otel ya da tarım işçileri buna örnektir.

İşverenin yapması gereken bildirim

Toplu işçi çıkarmak isteyen işveren, bunu en az otuz gün önceden yazıyla üç yere bildirir: işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna.

Bildirimin içeriği de kanunda belirlenmiştir. Bildirimde şu bilgilerin bulunması zorunludur:

  • işçi çıkarmanın sebepleri,
  • bundan etkilenecek işçi sayısı ve grupları,
  • işe son verme işlemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleşeceği.

Bildirimden sonra işyeri sendika temsilcileri ile işveren arasında görüşmeler yapılır. Bu görüşmelerde toplu işçi çıkarmanın önlenmesi, çıkarılacak işçi sayısının azaltılması ya da çıkarmanın işçiler açısından olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi ele alınır. Görüşmelerin sonunda toplantının yapıldığını gösteren bir belge düzenlenir.

Otuz günlük süre ve fesihlerin hüküm doğurması

Kanun, fesih bildirimlerinin ne zaman sonuç doğuracağını ayrıca belirler. Fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğurur. Örneğin bölge müdürlüğüne 1 Mart’ta bildirim yapılmışsa, fesih bildirimleri 31 Mart’tan önce sonuç doğurmaz. Bu süre, bireysel bildirim (ihbar) sürelerinden ayrı bir süredir. Toplu çıkarma bildirimi yapılmadan ya da otuz gün beklenmeden yapılan fesihlerin sonuçları, somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.

İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı biçimde faaliyete son verilmesi hâlinde ise usul daha sadedir. İşveren bu durumda yalnızca durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür. Sendikayla görüşme zorunluluğu bu hâlde aranmaz.

İşçinin hakları ve iş güvencesi

Toplu işçi çıkarma, işverene işçileri istediği gibi çıkarma serbestliği vermez. Kanun bunu açıkça yasaklar: işveren toplu işçi çıkarmaya ilişkin hükümleri, iş güvencesini düzenleyen 18, 19, 20 ve 21. maddelerin uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamaz. Aksi hâlde işçi bu maddelere göre dava açabilir.

Bu, iş güvencesi kapsamındaki işçinin (en az otuz işçi çalıştıran işyerinde, en az altı aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan işçinin) toplu çıkarma sırasında da işe iade davası açabileceği anlamına gelir. Davada işverenin, feshin işletme, işyeri ya da işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayandığını göstermesi gerekir. İşe iade davasının şartları ve süreleri ayrı bir yazıda anlatılmıştır.

Kanun çıkarılan işçiye bir öncelik hakkı da tanır. İşveren toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak isterse, nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır. Bu nedenle toplu çıkarma kapsamında işten ayrılan işçinin, sonraki aylarda işyerinin ilan ettiği iş ilanlarını takip etmesi ve adres bilgilerinin işverende güncel kalmasını sağlaması yararlıdır.

Kanun, 29. maddedeki kurallara aykırı olarak işçi çıkaran işveren ya da işveren vekiline, çıkardığı her işçi için idari para cezası öngörür (m. 100). Cezanın tutarı her yıl yeniden değerlendirildiği için burada rakam verilmemiştir. Bu ceza devlete ödenir; işçinin alacaklarının yerine geçmez.

Toplu çıkarma kapsamındaki işçi de bildirim süresi, kıdem tazminatı, kullanılmamış yıllık izin ücreti ve ödenmemiş ücret gibi alacaklarını, şartları varsa isteyebilir. Fesih bildirimini, işverenin dağıttığı duyuruları ve tarihlerini saklamak, otuz günlük sürenin hesaplanmasında ve olası bir davada önem taşır.

Sık sorulan sorular

İşveren toplu çıkarma bildirimini yaptıysa işe iade davası açamaz mıyım?

Açabilirsiniz. Kanun, işverenin toplu işçi çıkarmaya ilişkin hükümleri iş güvencesine ilişkin 18, 19, 20 ve 21. maddelerin uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamayacağını açıkça söyler; aksi hâlde işçi bu maddelere göre dava açabilir. İş güvencesinin şartlarını taşıyan işçi, toplu çıkarma kapsamında işten çıkarılsa da feshin geçerli bir sebebe dayanıp dayanmadığını mahkemeye taşıyabilir.

Toplu çıkarmada ihbar ve kıdem tazminatı ödenir mi?

Toplu işçi çıkarma, kanunda 17. maddeye göre yapılan, yani bildirim süreli fesihler üzerinden tanımlanır. Bu nedenle işçiye bildirim süresi verilmesi ya da bu süreye ait ücretin ödenmesi gerekir. Kıdem tazminatı ise işçi kanunun aradığı şartları taşıyorsa ödenir; toplu çıkarma kapsamında olmak bu hakkı ortadan kaldırmaz.

İşyeri tamamen kapanırsa da aynı bildirimler yapılır mı?

İşyeri bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı olarak faaliyete son veriliyorsa işverenin yükümlülüğü daha sınırlıdır. İşveren yalnızca durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir ve işyerinde ilan eder.

Çıkarıldıktan sonra işveren yeniden işçi alırsa önceliğim var mı?

Var. İşveren toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak isterse, nitelikleri uygun olan eski işçileri tercihen işe çağırır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. İş hukuku

    Yıllık ücretli izin: hak kazanma, kullanım ve kullanılmayan izinlerin ücreti

    İş Kanunu kapsamında yıllık izne hak kazanma, izin süreleri, tatil günleri ve işten ayrılırken kullanılmayan izin ücretinin temel kuralları.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu m. 4, 53, 54–55 ve diğer maddeler

  2. İş hukuku

    Yıllık izin kaç gün? Kıdeme ve yaşa göre süreler, bölerek kullanma ve yol izni

    İş Kanunu'na göre yıllık ücretli izin süreleri, iznin bölünerek kullanılması, yol izni, izin ücreti ve izindeyken başka işte çalışma yasağı.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu m. 53, 54, 55 ve diğer maddeler

  3. İş hukuku

    Ücret ne zaman ve nasıl ödenir, işveren maaştan kesinti yapabilir mi?

    İş Kanunu'na göre ücretin ödeme zamanı ve şekli, ücret hesap pusulası, ücret kesme cezasının sınırları ve işverenin alacağını maaştan düşmesi.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu m. 32, 34, 35 ve diğer maddeler; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 407