İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Ceza hukuku

Sosyal medyada hakaret: suç ne zaman oluşur, şikâyet nasıl yapılır?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Bir gönderinin altına yazılan yorum, bir hikâyede yapılan gönderme ya da mesaj kutusuna düşen birkaç satır ceza davasına dönüşebilir. Türk Ceza Kanunu sosyal medya için ayrı bir hakaret suçu tanımlamaz; internette yapılan hakaret de kanunun 125. maddesine göre değerlendirilir. Ama sözün kime yöneltildiği ve kaç kişiye ulaştığı, hem suçun oluşup oluşmadığını hem de cezanın miktarını etkiler.

Hakaret suçunun iki biçimi ve cezası

Kanun hakareti iki yolla tanımlar. Birincisi, bir kişiye onurunu, şerefini ve saygınlığını zedeleyebilecek somut bir fiil ya da olgu yüklemektir. Birinin rüşvet aldığını ya da ortağını dolandırdığını yazmak buna örnektir. İkincisi sövmedir; belirli bir olay göstermeden kişiyi küçük düşüren söz ve nitelendirmeler bu gruba girer. İki durumda da ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Hâkim bunlardan birini seçer.

Paylaşımda kişinin adının geçmemesi tek başına kurtarıcı değildir. İsim açıkça yazılmamış ya da söz üstü kapalı bırakılmış olsa bile, sözün kimi hedef aldığı konusunda duraksamaya yer yoksa hakaret o kişiye yapılmış sayılır (m. 126). Herkesin kimin kastedildiğini anladığı imalı paylaşımlar bu yüzden risklidir.

Bazı hâllerde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Hakaretin bir kamu görevlisine görevinden dolayı yapılması, kişinin dinî, siyasi, sosyal ya da felsefi inanç ve düşüncelerini açıklamasından dolayı yapılması ve kişinin dinine göre kutsal sayılan değerlerden söz edilerek işlenmesi bu hâllerdir.

Mesaj, yorum ve herkese açık paylaşım

Doğrudan mesaj ya da mağdura cevap olarak yazılan bir yorum, mağduru muhatap alan bir iletidir. Kanun, sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle mağdura yöneltilen hakareti, yüzüne karşı yapılmış hakaretle aynı cezaya bağlar (m. 125/2).

Mağdurun muhatap alınmadığı, onun hakkında başkalarıyla konuşulan durumlar farklıdır. Mağdurun yokluğunda yapılan hakaretin cezalandırılabilmesi için sözün en az üç kişiyle paylaşılmış olması gerekir; kanun bunu “en az üç kişiyle ihtilat” diye ifade eder. Mağdur hakkında yalnızca bir arkadaşa yazılan özel mesaj bu şartı karşılamayabilir. Aynı söz kalabalık bir grup sohbetinde ya da takipçilerin gördüğü bir gönderide yazıldığında durum değişir.

Hakaretin alenen, yani belirsiz sayıda kişinin öğrenebileceği biçimde işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır (m. 125/4). Herkese açık bir hesaptan yapılan paylaşım ya da herkese açık bir gönderiye yazılan yorum bunun tipik örneğidir. Kapalı bir hesapta veya üye sayısı sınırlı bir grupta yapılan paylaşımda aleniyetin bulunup bulunmadığı ise somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Şikâyet süresi ve şikâyetten vazgeçme

Hakaret suçu kural olarak şikâyete bağlıdır: mağdur şikâyet etmezse soruşturma yapılmaz. İstisna, kamu görevlisine görevinden dolayı yapılan hakarettir. Bu durumda savcılık şikâyet olmadan da soruşturma yürütür (m. 131).

Şikâyet süresi altı aydır ve mağdurun fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar. Hakaret için 2024’te eklenen bir sınır daha vardır: şikâyet süresi, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren hiçbir durumda iki yılı geçemez (m. 73/2).

Şikâyet, Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa (polis veya jandarma) yazılı olarak veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir (CMK m. 158). Şikâyetten vazgeçme davayı düşürür; ancak vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bakımından bu sonuç doğmaz (m. 73).

Sosyal medyadaki tartışmalar çoğu zaman karşılıklıdır. Hakaret karşılıklı işlenmişse hâkim, olayın niteliğine göre taraflardan birinin ya da ikisinin cezasını üçte birine kadar indirebilir veya ceza vermekten vazgeçebilir. Haksız bir fiile tepki olarak yapılan hakarette de aynı imkân vardır. Hakaret bir kasten yaralamaya tepki olarak yapılmışsa ise ceza verilmez (m. 129).

Önödeme var, uzlaştırma yok

2024 ve 2025’te yapılan değişikliklerle hakaret suçunda uzlaştırma yolu kapatıldı (CMK m. 253/3). Buna karşılık kamu görevlisine görevinden dolayı yapılanlar dışındaki hakaret suçlarında önödeme uygulanır (TCK m. 75/6).

Önödemede savcılık, failden kanunda gösterilen esaslara göre hesaplanan bir parayı soruşturma giderleriyle birlikte ödemesini ister. Fail bu bildirimin tebliğinden itibaren on gün içinde öderse hakkında kamu davası açılmaz. Aynı süre içinde talep ederse miktar birer ay arayla üç eşit taksitte ödenebilir; taksitler zamanında ödenmezse önödeme hükümsüz kalır ve soruşturma devam eder. Bu kapsamdaki bir suçun beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde aynı suç için önödeme uygulanmaz.

Ceza soruşturmasından ayrı olarak mağdur, kişilik hakkının zedelenmesi nedeniyle hukuk mahkemesinde manevi tazminat da isteyebilir (TBK m. 58).

Şikâyetten önce delilleri saklamak

Sosyal medya içerikleri kolayca silinir ya da değiştirilir. Bu yüzden paylaşımın, yorumun veya mesajın ekran görüntüsünü almak, gönderinin bağlantı adresini, hesap adını ve paylaşım tarihini not etmek gerekir. İçeriği gören kişilerin isimleri de tanık olarak işe yarayabilir. Şikâyet dilekçesinde hangi sözün, hangi hesaptan ve ne zaman yazıldığı açıkça gösterilmelidir. Soyut ve genel nitelikteki bir şikâyet üzerine savcılık, hiç araştırma yapmadan soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verebilir (CMK m. 158/6).

Sık sorulan sorular

Kamu görevlisine sosyal medyada hakaret etmenin farkı nedir?

Kamu görevlisine görevinden dolayı yapılan hakaret şikâyete bağlı değildir; görevli şikâyet etmese de savcılık soruşturma yapar. Bu durumda cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz ve paylaşım alenen yapılmışsa ceza ayrıca altıda bir artırılır. Bu tür hakarette önödeme uygulanmaz, uzlaştırma yoluna da gidilemez.

Hakaret eden kişi takma adlı bir hesap kullanıyorsa şikâyet süresi nasıl işler?

Altı aylık şikâyet süresi, mağdurun fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar. Hesabın arkasındaki kişi sonradan ortaya çıkarsa süre o tarihten işler. Ancak hakaret suçunda şikâyet süresi, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her hâlde iki yılı geçemez. Bu sınır aşıldıktan sonra failin bulunması sonucu değiştirmez.

Paylaşımda anlattığım olay gerçekse yine hakaret sayılır mı?

Kişiye yüklenen ve suç oluşturan fiil ispat edilirse ceza verilmez. O kişi hakkında bu fiil nedeniyle kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı varsa isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışında ispat istemi ancak olayın doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı varsa ya da şikâyetçi ispata razı olursa kabul edilir. Ancak ispat edilmiş bir fiilden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi hâlinde yine cezaya hükmedilir (m. 127).

Şikâyetimden vazgeçersem dava düşer mi?

Şikâyete bağlı hakaret suçunda mağdurun vazgeçmesi davayı düşürür. Sanık bu vazgeçmeyi kabul etmezse vazgeçme onun bakımından sonuç doğurmaz ve yargılama sürer. Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz. Kamu görevlisine görevinden dolayı yapılan hakaret şikâyete bağlı olmadığından, orada vazgeçme davayı düşürmez.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. Ceza hukuku

    Ceza davalarında uzlaştırma: hangi suçlarda uygulanır, nasıl sonuçlanır?

    Uzlaştırmaya tabi suçların güncel listesi, uzlaştırmacının yürüttüğü süreç, süreler ve uzlaşmanın soruşturma ile davaya etkisi.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253, 254, 255; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 75; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 3

  2. Ceza hukuku

    Tutuklama hangi şartlarda verilir, adli kontrol nedir, nasıl itiraz edilir?

    Tutuklamanın şartları ve yasak olduğu hâller, adli kontrol yükümlülükleri, tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazın süresi ve mercii.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 101, 102 ve diğer maddeler

  3. Ceza hukuku

    Trafik kazasında taksirle yaralama: ceza, şikâyet ve uzlaştırma

    Yaralanmalı trafik kazasında sürücünün cezai sorumluluğu, bilinçli taksir, kusur, şikâyet şartı ve uzlaşmanın tazminata etkisi.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 22, 89, 73; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158, 253, 254