İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Ceza hukuku

Şikâyetten vazgeçme: dava düşer mi, vazgeçmeden dönülebilir mi?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Kanunda aksi yazılı olmadıkça, hüküm kesinleşinceye kadar yapılan vazgeçme şikâyete bağlı suçta davayı düşürür.
  • Suça birlikte katılan sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
  • Vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bundan etkilenmez ve yargılama onun hakkında sürer.
  • Akademik kaynaklara göre şikâyetten vazgeçme geri alınamaz; verilmeden önce iyi düşünülmelidir.

Bazı suçlarda soruşturma ve yargılama, suçtan zarar gören kişinin şikâyetine bağlıdır. Hakaret bu tür suçlara bir örnektir. Şikâyetçi kişi sonradan barışabilir, zararı karşılanabilir ya da davayı sürdürmek istemeyebilir. Bu noktada Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 73. maddesindeki vazgeçme hükümleri devreye girer.

Hangi suçların şikâyete bağlı olduğu ve şikâyetin hangi süre içinde yapılması gerektiği ayrı bir yazıda anlatıldı: Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi. Bu yazı yalnızca vazgeçmenin sonuçlarını ele alır.

Vazgeçmenin temel sonucu: dava düşer

Kanunda aksi yazılı olmadıkça, suçtan zarar gören kişinin şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürür (TCK m. 73/4). Düşme, davanın esasına girilmeden sona ermesi demektir; sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmez.

Vazgeçmenin etkisi, yapıldığı aşamaya göre şöyle değişir:

  • Soruşturma aşamasında, yani dosya henüz savcılıktayken yapılan vazgeçme, şikâyet şartını ortadan kaldırır. Savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
  • Kovuşturma aşamasında, yani dava açıldıktan sonra yapılan vazgeçme, aşağıda anlatılan kabul kuralıyla birlikte davanın düşmesine yol açar.
  • Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz.

İstinaf ve temyiz aşamaları da hükmün kesinleşmesinden önceki döneme dahildir. Dosya Yargıtay’dayken yapılan vazgeçme de sonuç doğurur. Örneğin hakaret nedeniyle verilen mahkûmiyet kararı istinaf incelemesindeyken mağdur vazgeçer ve sanık bunu kabul ederse dava düşer. Aynı vazgeçme hüküm kesinleştikten sonra yapılsaydı cezanın infazını engellemezdi.

Kanundaki “kanunda aksi yazılı olmadıkça” ifadesi, bazı suçlar için özel bir düzenleme bulunabileceğini gösterir. Bu yüzden vazgeçmeden önce ilgili suçun maddesine ayrıca bakmak gerekir.

Vazgeçmenin açık olması gerekir. TBB Dergisi’nde yayımlanan bir çalışmada, vazgeçme iradesinin hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması gerektiği ve duruşmaya gelmemenin vazgeçme sayılmadığı belirtilir. Aynı çalışmaya göre vekil, vekâletnamesinde açık yetki yoksa müvekkili adına şikâyetten vazgeçemez.

Vazgeçme bir şarta da bağlanabilir. Örneğin mağdur, zararının belirli bir tarihe kadar ödenmesi koşuluyla vazgeçtiğini bildirebilir. TBB Dergisi’ndeki çalışmaya göre şarta bağlı vazgeçmede şart gerçekleşmezse dava düşmez; yazar, şartın yerine getirilmesi için taraflara makul bir süre verilmesini uygun görür. Koşulsuz vazgeçmenin geri alınamadığı düşünüldüğünde, bir ödemeye güvenerek vazgeçecek kişi için bu ayrım önem taşır.

Birden çok şüpheli veya sanık

Suç birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmişse kanun açık bir kural koyar: sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar (TCK m. 73/5). Mağdur, “yalnızca şu kişiden vazgeçiyorum, ötekiler cezalandırılsın” diyemez.

Bu kural, akademik kaynaklarda şikâyetin kişiye değil fiile yönelik olmasıyla açıklanır. Örneğin iki kişinin birlikte işlediği bir hakaret suçunda mağdur, failler arasından yalnızca biriyle barışıp onun hakkında vazgeçerse, bu vazgeçme diğer faili de kapsar. Vazgeçme düşünülürken dosyadaki bütün şüpheli veya sanıklar açısından sonucun ne olacağı birlikte değerlendirilmelidir.

Sanık vazgeçmeyi kabul etmezse

Kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK m. 73/6). İlk bakışta tuhaf görünebilir: sanığın davanın düşmesini istememesi neden mümkün olsun? Sebep şudur: suçsuz olduğunu düşünen sanık, davanın düşmesiyle yetinmeyip beraat kararıyla aklanmak isteyebilir.

Bu yüzden TBB Dergisi’ndeki çalışmaya göre, kovuşturma aşamasında vazgeçme beyanı alındığında sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulur.

Sanık kabul etmezse yargılama onun hakkında devam eder. Yargılama sonunda suç sabit görülmezse beraat kararı verilir. Aynı çalışmaya göre suçun sabit görüldüğü durumda ise vazgeçme nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilir.

Soruşturma aşamasında ise durum farklıdır. Akademik kaynaklarda, bu aşamadaki vazgeçmenin şüphelinin kabulüne bağlı olmadığı belirtilir. Henüz dava açılmadığı için aklanma ihtiyacı aynı biçimde doğmaz ve savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.

Vazgeçme geri alınamaz

Şikâyetten vazgeçen kişi, sonradan fikrini değiştirip şikâyetini yeniden canlandıramaz. TBB Dergisi’ndeki çalışmada bu durum “vazgeçmeden vazgeçme mümkün değildir” diye ifade edilir.

Bu kural özellikle bir anlaşmaya dayanarak vazgeçenler için önemlidir. Karşı taraf bir ödeme yapacağını ya da belli bir davranıştan kaçınacağını söyleyip sonra sözünü tutmazsa, ceza davası yeniden açılmaz. Böyle bir durumda vazgeçmeyi ödeme yapılana kadar ertelemek ya da anlaşmanın hangi zararı karşıladığını yazılı hâle getirmek daha güvenli bir yoldur. Uzlaştırma ise ayrı bir süreçtir ve uzlaştırma yazısında anlatılmıştır.

Şahsi haklar ve tazminat

Şikâyetten vazgeçmek, kural olarak tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Kanun burada tek bir sınır koyar: kamu davası vazgeçme nedeniyle düşmüş ve vazgeçen kişi şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa, artık hukuk mahkemesinde dava açamaz (TCK m. 73/7). Böyle bir açıklama yapılmamışsa, vazgeçen kişi uğradığı zararın giderilmesi için hukuk mahkemesinde dava açma imkânını korur.

“Şikâyetimden vazgeçiyorum” demekle “şahsi haklarımdan da vazgeçiyorum” demek bu yüzden aynı sonucu doğurmaz. Vazgeçme beyanı tutanağa geçirilirken hangi cümlenin yazıldığını imzalamadan önce okumak gerekir.

Sık sorulan sorular

Karakolda şikâyetçi oldum, sonra barıştık. Ne yapmalıyım?

Soruşturma devam ediyorsa savcılığa giderek şikâyetinizden vazgeçtiğinizi açıkça bildirebilirsiniz. Suç şikâyete bağlıysa savcılık bu durumda kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Akademik kaynaklarda, soruşturma aşamasındaki vazgeçmenin şüphelinin kabulüne bağlı olmadığı belirtilir. Vazgeçmeden önce, suçun gerçekten şikâyete bağlı olup olmadığını ve tazminat hakkınız konusunda ne söyleyeceğinizi netleştirmeniz gerekir.

Vazgeçtim ama karşı taraf sözünü tutmadı. Şikâyetimi yenileyebilir miyim?

Akademik kaynaklarda belirtildiğine göre şikâyetten vazgeçme geri alınamaz; vazgeçmeden vazgeçmek mümkün değildir. Karşı tarafın bir ödeme ya da davranış taahhüdüne güvenerek vazgeçiyorsanız, bu durumu vazgeçmeden önce düşünmeniz gerekir. Kanun yolu ve tazminat gibi haklar için ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.

Şikâyetten vazgeçersem karşı taraftan tazminat isteyemez miyim?

Şikâyetten vazgeçmek kural olarak tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak dava vazgeçme nedeniyle düşmüşse ve vazgeçen kişi şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa, artık hukuk mahkemesinde dava açamaz (TCK m. 73/7). Beyan verilirken bu ayrım tutanağa doğru geçirilmelidir.

Dosya Yargıtay'dayken vazgeçme işe yarar mı?

Evet. Kanun vazgeçmenin davayı düşürdüğünü söyler ve vazgeçmenin hüküm kesinleştikten sonra cezanın infazına engel olmayacağını belirtir. Hüküm, kanun yolu incelemesi bitmeden kesinleşmediği için istinaf ya da temyiz aşamasında yapılan vazgeçme de sonuç doğurur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Ceza hukuku

    Zincirleme suç nedir, ceza nasıl artırılır ve hangi suçlarda uygulanmaz?

    TCK m. 43: aynı suç işleme kararı, cezanın dörtte birden dörtte üçe kadar artırılması, tek fiille birden fazla kişiye karşı suç ve istisnalar.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 43/1, 43/2, 43/3 ve diğer maddeler

  2. Ceza hukuku

    Kazada yaralıya yardım etmeden ayrılmak suç mu? Yardım veya bildirim yükümlülüğü (TCK 98)

    Kendini idare edemeyecek durumdaki kişiye yardım etmemek ya da durumu bildirmemek: TCK 98'deki suç, cezası, trafik kazası örnekleri ve önödeme.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 98, 75, 85 ve diğer maddeler

  3. Ceza hukuku

    Uyuşturucu kullanma suçu: kullanmak için satın alma ve bulundurmanın cezası, erteleme ve tedavi

    TCK m. 191'e göre kullanmak için uyuşturucu satın alma, kabul etme, bulundurma ve kullanma: ceza, kamu davasının ertelenmesi, denetimli serbestlik, tedavi.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 191, 192, 188; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 171, 231