İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Taşınmaz ve kira

Kira depozitosu: üç aylık sınır, bankada saklama ve iade

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Depozito, kira ilişkisinde kiracının bazı borçları için verilen güvenceyi ifade eder. Günlük dilde depozito denilen bu ödeme, Türk Borçlar Kanunu’nun 342. maddesinde “güvence” başlığı altında düzenlenir. Uyuşmazlıklar çoğunlukla kiracı taşındıktan sonra, hangi zararların kiracıya ait olduğu ve paranın ne zaman geri verileceği konusunda ortaya çıkar.

Doğru değerlendirme için üç konu ayrılmalıdır: sözleşmede ne kadar güvence kararlaştırıldığı, bu güvencenin nerede tutulduğu ve kira sona erdiğinde gerçekten hangi borçların kaldığı. Depozitonun varlığı bütün kesintileri haklı hale getirmez; kiracının taşınmış olması da her durumda incelemesiz iade sonucu doğurmaz.

Güvence sınırı ve düzenlemenin kapsamı

  1. maddeye göre konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıya sözleşmeyle güvence verme borcu getirilmişse güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Düzenleme, güvence verilmesini bütün sözleşmeler için zorunlu kılmaz; kararlaştırılan güvencenin sınırını belirler. Bu yüzden ilk bakılacak belge kira sözleşmesidir.

Üç aylık üst sınır, güvence ile kira bedelinin birbirinden ayrılmasını gerektirir. Sözleşmede farklı isimler altında alınan paraların gerçekte hangi amaçla verildiği açık olmalıdır. Bir ödemenin yalnızca başlığına bakmak yerine, iade koşulları ve hangi borcu karşılamak için tutulduğu da okunmalıdır.

Bu yazı konut ve çatılı işyeri kiralarıyla sınırlıdır. 339. madde, niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay ve daha kısa süreli kiralanmalarını bu hükümlerin dışında bırakır. Dolayısıyla her taşınmaz sözleşmesine üç aylık depozito kuralı uygulanacağı varsayımıyla başlanmamalıdır. Kiralamanın niteliği ve süresi birlikte değerlendirilmelidir.

Sözleşmede güvence tutarı, ödeme tarihi ve ödemenin amacı açıkça gösterilirse sonradan hesap kurulması kolaylaşır. Banka dekontunda kira bedeliyle depozitonun ayrı açıklamalarla belirtilmesi de yararlıdır. Bunlar uyuşmazlığı önlemeye yönelik kayıt önerileridir; tek bir belge biçiminin bütün olaylar için yeterli olduğu anlamına gelmez.

Para olarak verilen depozitonun bankada tutulması

Güvence olarak para verilmesi kararlaştırılmışsa, 342. madde kiracının bu parayı kiraya verenin onayı olmadan çekilemeyecek şekilde vadeli bir tasarruf hesabına yatırmasını öngörür. Kıymetli evrakla güvence verilmesi kararlaştırılmışsa evrak bankaya depo edilir. Düzenleme, güvencenin yalnızca taraflardan birinin serbest tasarrufunda bulunmaması üzerine kuruludur.

Kiraya verenin kişisel hesabına yapılan sıradan bir havale ile kanunda tarif edilen banka güvencesi aynı işlem değildir. Ödemenin banka üzerinden yapılmış olması, hesabın kendiliğinden 342. maddeye uygun güvence hesabına dönüştüğü anlamına gelmez. Hesabın koşulları ve bankadaki işlem belgeleri bu nedenle önem taşır.

Kanun, bankanın güvenceyi hangi durumlarda geri verebileceğini de belirtir: iki tarafın rızası, icra takibinin kesinleşmesi veya kesinleşmiş mahkeme kararı. Taraflardan birinin tek başına bankaya “ben haklıyım” demesi, bu koşulların yerine geçtiği şeklinde değerlendirilemez.

Depozito doğrudan kiraya verene teslim edilmişse ödeme belgesinin ve sözleşmenin saklanması özellikle önemlidir. Böyle bir olayda talebin kime yöneltileceği ve paranın iade koşulları, fiilen yapılan işlem üzerinden ele alınmalıdır. Mevcut olmayan bir banka hesabından paranın çözülmesi isteniyormuş gibi bir başvuru hazırlanması sorunu çözmez.

Kira sona erdiğinde üç aylık bildirim mekanizması

Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse, banka kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür. Burada süre, dava veya takip bilgisi, bankaya yazılı bildirim ve kiracının talebi birlikte önem taşır.

Bu düzenleme, kiraya verenin hiçbir gerekçe göstermeden üç ay boyunca her türlü depozitoyu elinde tutabileceği anlamına gelmez. Aynı şekilde üç ayın dolmasıyla, nerede tutulursa tutulsun bütün depozitoların kendiliğinden kiracının hesabına aktarılacağı da söylenemez. Hüküm bankadaki güvenceye ilişkin özel bir iade mekanizmasıdır.

Süre hesabında kira sözleşmesinin gerçekten ne zaman sona erdiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Taşınmaya başlanması, yeni bir ev tutulması ve kira ilişkisinin sona ermesi aynı tarih olmak zorunda değildir. Tarafların anlaşmaları, fesih belgeleri ve teslim kayıtları bu ayrımı anlamaya yardımcı olur.

Bankaya başvuru düşünülüyorsa hesabın bilgileri ile sözleşmenin sona ermesine ilişkin belgelerin bir arada bulunması yararlıdır. Bankanın hangi nedenle ödeme yapmadığı da yazılı olarak öğrenilebilir. Böylece uyuşmazlığın banka güvencesinin çözülmesiyle mi yoksa kiraya verenden doğrudan alacak talebiyle mi ilgili olduğu daha açık hale gelir.

Olağan yıpranma ile kiracının sorumlu olduğu zarar

  1. maddeye göre kiracı, kiralananı teslim aldığı durumda geri vermekle yükümlüdür. Ancak sözleşmeye uygun kullanımın yol açtığı eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir. Bu istisna, kiralananın kullanım süresince hiç değişmeden kalmasının beklenemeyeceğini gösterir.

Bir eksikliğin olağan kullanım sonucu mu yoksa sözleşmeye aykırı kullanım sonucu mu doğduğu somut olarak incelenmelidir. Sadece “ev yenilenecek” denilmesi, bütün yenileme giderinin kiracıya yüklenmesini açıklamaz. Aynı biçimde her hasarın olağan yıpranma olduğu da peşinen kabul edilemez. Giriş ve çıkıştaki durumun karşılaştırılması gerekir.

Teslim sırasında çekilmiş tarihli fotoğraflar, demirbaş listesi, tutanaklar ve onarıma ilişkin belgeler bu karşılaştırmaya yardımcı olabilir. Kesinti isteniyorsa hangi eşyanın veya bölümün zarar gördüğü, zararın nasıl belirlendiği ve istenen giderle bağlantısı açıklanmalıdır. Tek bir toplam tutar yerine kalemler halinde bir hesap sunulması incelemeyi kolaylaştırır.

  1. madde ayrıca kiracının, sözleşmeye aykırı kullanımdan doğan zararları giderme dışında, sözleşme biterken başka bir tazminat ödeyeceğini önceden üstlenmesine ilişkin anlaşmaları geçersiz sayar. Bu nedenle sözleşmede bir cümle bulunması, niteliği ne olursa olsun her ödeme talebini geçerli hale getirmez.

Teslim incelemesi ve yazılı bildirim

  1. madde kiraya verene, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirme ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri hemen yazılı bildirme yükümlülüğü getirir. Bildirim yapılmazsa kiracı sorumluluktan kurtulur; ancak olağan incelemeyle belirlenemeyen eksiklikler bakımından istisna vardır. Bu tür eksiklikler belirlendiğinde de hemen yazılı bildirim gerekir.

Bu yüzden teslim tutanağında anahtarın alınmasıyla hasar iddiaları birbirinden açıkça ayrılmalıdır. Varsa görülen eksiklikler, tarafların bunlara ilişkin açıklamaları ve üzerinde anlaşılan hesap yazılabilir. Belgeleri saklamak, daha sonra ileri sürülen bir kesintinin teslim sırasında mı yoksa sonradan mı ortaya çıktığının anlaşılmasını sağlar.

Sık sorulan sorular

Her kira sözleşmesinde depozito zorunlu mu?
  1. madde, sözleşmeyle güvence verme borcu kararlaştırılmışsa uygulanacak kuralları düzenler. Her kira sözleşmesinde kendiliğinden depozito ödeme yükümlülüğü getirmez.
Ev sahibi dört aylık kira tutarında depozito isteyebilir mi?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle getirilen güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Maddenin kapsamına giren bir sözleşmede dört aylık güvence bu sınıra uymaz.

Depozito son ayın kirası yerine sayılabilir mi?

Depozito verilmiş olması, son ayın kira borcunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Güvenceyi kira ödemesine sayma konusunda tarafların anlaşması ve borçların durumu ayrıca değerlendirilmelidir.

Üç ay geçince her depozito otomatik iade edilir mi?

Hayır. 342. maddedeki üç aylık mekanizma, bankadaki güvenceyi ve kiraya verenin bankaya bildirimini düzenler. Kiracının talebi gerekir; doğrudan ev sahibine verilmiş para bakımından aynı banka işlemi varmış gibi hareket edilemez.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. Taşınmaz ve kira

    Apartman aidatı: ortak gider paylaşımı, kiracı ve işletme projesi

    Kat Mülkiyeti Kanunu'nda ortak giderlerin paylaşımı, malik ve kiracının sorumluluğu, gecikme tazminatı ve işletme projesinin güncel kuralları.

    Dayanak: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m. 20, 22, 28 ve diğer maddeler

  2. İş hukuku

    Yıllık ücretli izin: hak kazanma, kullanım ve kullanılmayan izinlerin ücreti

    İş Kanunu kapsamında yıllık izne hak kazanma, izin süreleri, tatil günleri ve işten ayrılırken kullanılmayan izin ücretinin temel kuralları.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu m. 4, 53, 54–55 ve diğer maddeler

  3. Vergi hukuku

    Vergi hatalarında düzeltme: hesap hatası, yanlış vergilendirme ve başvuru

    Vergi Usul Kanunu kapsamında hesap ve vergilendirme hatalarının ayrımı, yazılı düzeltme talebi, şikâyet yolu ve sürelerin temel çerçevesi.

    Dayanak: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 116–119, 120–123, 124–125 ve diğer maddeler