İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Borçlar ve sözleşmeler

Kaybolmuş bir eşya buldum: bildirim, koruma ve geri verme kuralları

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Kaybolmuş bir eşyayı bulmak, o eşyanın hemen sahibi olmak anlamına gelmez.
  • Önemli ölçüde değerli bir eşyanın bulunması her hâlde kolluğa veya muhtara bildirilmelidir.
  • Mülkiyetin kazanılması için kanuni sürenin yanında bulanın yükümlülüklerini yerine getirmesi de gerekir.

Bir bankta unutulmuş çanta, işyerinde kalmış telefon veya rüzgârla bahçeye sürüklenmiş bir eşya karşısında ilk soru, sahibine nasıl ulaşılacağıdır. Türk Medenî Kanunu, kaybolmuş eşyayı bulmayı yalnızca bir edinme fırsatı olarak düzenlemez. Bildirim, araştırma ve koruma yükümlülüklerini de birlikte öngörür.

Eşyanın sahibinin onu kaybetmesi, mülkiyetin kendiliğinden sona ermesi demek değildir. TMK 778’e göre taşınır mülkiyeti, malik tarafından terk edilmedikçe veya başkası tarafından kazanılmadıkça yalnızca zilyetliğin kaybıyla sona ermez. Zilyetlik, burada eşya üzerindeki fiilî hâkimiyetle ilgili kavramdır; bir şeyin elde bulunması ile ona malik olmak aynı değildir.

Sahibin araştırılması ve bildirim

TMK 769, kaybedilmiş bir şeyi bulan kişiye ilk olarak malın sahibine bildirim yükümlülüğü getirir. Sahibin bilinmediği durumda kolluk kuvvetlerine, köylerde muhtara bildirme veya araştırma yapma ve gerektiğinde ilan etme düzenlenmiştir. Eşyanın bulunmasından sonra hiçbir şey yapmadan beklemek, bu yükümlülüklerle bağdaşan bir çözüm olarak görülemez.

Önemli ölçüde değerli eşyada ayrıca açık bir kural vardır: her hâlde kolluk kuvvetlerine veya muhtara bildirim gerekir. Dolayısıyla böyle bir eşya için yalnızca çevrede birkaç kişiye sormakla yetinilmemelidir. Kanun, bu bildirim zorunluluğunu diğer araştırma seçeneklerinden ayrıca belirtir.

Maddede önemli değer için sayısal bir para eşiği verilmez. Bu nedenle belirli bir tutarın altındaki bütün eşyaların bildirime gerek olmadan saklanabileceğini söylemek doğru olmaz. Eşyanın niteliği ve somut durum değerlendirilirken kanunda bulunmayan bir parasal sınır üretilmemelidir.

Bulma yeri de uygulanacak işlemi değiştirir. Oturulan bir evde, işyerinde veya kamu hizmeti görülen yerde bulunan şey, o yerin sahibine veya kiracısına ya da kamu hizmeti görülen yerde denetim ve gözetimle görevli kişilere teslim edilmelidir. Kanunun bu özel teslim kuralı, sokakta bulunan eşya ile her durumda aynı işlemin yapılmayacağını gösterir.

Pratik olarak eşyanın nerede ve ne zaman bulunduğunun, kimlere bildirildiğinin ve kime teslim edildiğinin kaydedilmesi yararlıdır. Teslim edilen şeyin ayırt edici özelliklerini belirtmek, sonradan başka bir eşyayla karıştırılmasını önlemeye yardımcı olur. Bunlar, kanunda ayrıca belirli bir tutanak biçimi zorunlu tutulduğu iddiası olarak anlaşılmamalıdır.

Eşyanın korunması ve satışın sınırları

TMK 770, bulunan şeyin özenle korunmasını ister. Eşyayı bulmuş olmak, onu zarar görebileceği şekilde kullanma veya gelişigüzel bırakma serbestisi sağlamaz. İlk bildirim yapılmış olsa bile eşyanın korunması meselesi ayrıca önemini sürdürür.

Kanun bazı durumlarda bulunan şeyin satılabilmesine izin verir. Bunun için korumanın aşırı gider gerektirmesi, eşyanın çabuk bozulabilir nitelikte olması veya kolluk kuvvetleri ya da kamu kurumu tarafından bir yıldan fazla saklanmış olması seçeneklerinden biri söz konusu olabilir. Bu koşullar birbirinden farklı gerekçelere dayanır.

Özellikle bir yıllık süre, herkesin evinde sakladığı her eşya için yazılmış genel bir satış süresi değildir. Metin, bu seçenek bakımından kolluk kuvvetleri veya kamu kurumunca saklanmayı açıkça belirtir. Özel bir kişinin kendi yanında geçen süreyi aynı hükümle eşitlemesi uygun olmaz.

Satış, gerektiğinde önceden ilan edilerek açık artırmayla yapılır. Satış bedeli eşyanın yerine geçer. Böylece eşyanın satılması, elde edilen paranın artık herhangi bir yükümlülük olmadan kullanılabileceği anlamına gelmez; malın yerine bedelin geçtiği gözden kaçırılmamalıdır.

Bir eşyanın korunmasının gerçekten aşırı gider doğurup doğurmadığı veya çabuk bozulabilir olup olmadığı somutlaştırılmalıdır. Sadece saklamanın zahmetli bulunması ile kanunda belirtilen koşullar aynı değildir. Satış düşünülüyorsa nedenin, yöntemin ve elde edilen bedelin ayrı ayrı kaydedilmesi sonraki değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Mülkiyet, giderler ve ödül istemi

TMK 771’e göre malik, ilan veya kolluk kuvvetlerine ya da muhtara bildirme tarihinden başlayarak beş yıl içinde ortaya çıkmazsa, bulan kişi yükümlülüklerini yerine getirmiş olmak koşuluyla mülkiyeti kazanır. Burada iki unsur birlikte vardır: belirtilen sürenin geçmesi ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi.

Bu nedenle eşyanın bulunduğu gün ile kanundaki sürenin başladığı gün her zaman aynı kabul edilemez. Bildirim veya ilan kaydı, yalnız sahibin araştırılması bakımından değil, süre hesabı bakımından da önem taşır. Hiçbir bildirim yapmadan geçen zaman, kendiliğinden aynı sonucu sağlamaz.

Bulunan şey sahibine geri verilirse bulan kişi, yaptığı giderlerin ödenmesini ve uygun bir ödül verilmesini isteyebilir. Düzenleme sabit bir ödül yüzdesi belirlemez. Bu yüzden sıradan kayıp eşya için kanunda bulunmayan standart bir oran üzerinden kesin hesap yapılamaz.

Ev, işyeri veya kamu hizmeti görülen yerde bulunan eşya için özel sonuç vardır. Bu durumda yerin sahibi, kiracı veya kurum bulan sayılır; ancak bunlar ödül isteyemez. Ödül isteminin bulunmadığı bu hâli, dışarıda eşya bulan herkes bakımından geçerli genel bir yasak olarak da yorumlamamak gerekir.

Define ve sürüklenen eşyanın ayrılması

TMK 772’de define, bulunmasından çok önce gömülmüş veya saklanmış olduğu ve artık malikinin bulunmadığı kesin olarak anlaşılan değerli şeyler üzerinden tanımlanır. Yeni kaybedilmiş değerli bir eşya, sırf pahalı olduğu için define sayılmaz. Defineye ilişkin edinme ve ödül kuralları, kayıp eşya hükümlerinden ayrıdır.

Bilimsel değeri olan sahipsiz doğal şeyler ve eski eserler için TMK 773 özel kanunlara yönlendirir. Bu nedenle önce eşyanın türü belirlenmelidir. Sıradan bir kayıp eşya için açıklanan süre veya ödül kuralını eski eserlere doğrudan uygulamak yanıltıcı olur.

TMK 774, su, rüzgâr, çığ, başka doğal güçler veya rastlantıyla bir kişinin egemenlik alanına giren taşınır mal ve hayvanları da düzenler. Bu kişi, kayıp eşyayı bulanın haklarına sahip ve yükümlülüklerine tabi olur. Başkasının kovanına göçen arı oğulu içinse aynı maddede özel hüküm vardır; bu istisna bütün hayvanlara genişletilemez.

Sık sorulan sorular

Bulduğum eşyayı yıllarca saklamam onu benim yapar mı?

Yalnızca saklamak yeterli değildir. TMK 771, ilan veya kolluk kuvvetlerine ya da muhtara bildirim tarihinden başlayan beş yıllık süre içinde malikin ortaya çıkmamasını ve bulanın yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasını birlikte arar. Süreyi bulma tarihinden otomatik başlatmak doğru değildir.

İşyerimde unutulan eşya için ödül isteyebilir miyim?

Kaybedilmiş şey oturulan bir evde, işyerinde veya kamu hizmeti görülen yerde bulunursa yerin sahibi, kiracı veya kurum bulan sayılır. Ancak kanun bunların ödül isteyemeyeceğini açıkça belirtir. Bu özel hüküm, eşyayı fiziksel olarak ilk fark eden kişiyle hukuken bulan sayılan kişinin farklı olabileceğini gösterir.

Bulduğum eski eser için de aynı kurallar yeterli mi?

Hayır. TMK 773, bilimsel değeri olan sahipsiz doğal şeyler ile eski eserler için özel kanun hükümlerine gönderme yapar. Bu yazıdaki sıradan kayıp eşya kuralları, eski eseri edinme veya satma izni olarak kullanılamaz. Önce eşyanın hangi hukuki kapsama girdiği belirlenmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Borçlar ve sözleşmeler

    Eşyamı ücretsiz kullanması için verdim: ne zaman geri isteyebilirim?

    Kullanım ödüncünde eşyanın geri verilmesi, başkasına kullandırma yasağı, bakım giderleri ve erken iade sebepleri.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 379–385

  2. Borçlar ve sözleşmeler

    Benim adıma işlem yapılmış: temsil yetkisi yoksa sözleşme beni bağlar mı?

    Temsil yetkisinin kapsamı, geri alınması, üçüncü kişilere bildirim ve yetkisiz yapılan işlemin onanması ile zararlar.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 40–48

  3. Borçlar ve sözleşmeler

    Noterden ihtarname çekmek: ne zaman gerekir, nasıl tebliğ edilir, neyi ispatlar?

    İhtarnamenin ne olduğu, borçluyu temerrüde düşürme ve kira ilişkisinde hangi durumlarda gerektiği, noter aracılığıyla tebliğ ve ispat değeri.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 117, 123–125, 223 ve diğer maddeler; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 18; 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 60, 82, 106; 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 1, 21