İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Ceza hukuku

Ceza yargılamasında tanık çağrıya gitmezse ne olur, kimler çekinebilir?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Tanık kural olarak çağrı kâğıdıyla çağrılır ve gelmemenin sonuçları çağrı kâğıdında bildirilir.
  • Usulüne uygun çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilebilir ve gelmemesinin doğurduğu giderler kendisine ödettirilebilir.
  • Şüpheli veya sanığın belirli yakınları ile kanunda sayılan bazı meslek mensupları, şartları varsa tanıklıktan çekinebilir.

Bir suçla ilgili olayları gören veya bilen kişi, soruşturma ya da kovuşturma sırasında tanık olarak dinlenebilir. Tanık, davanın tarafı değildir; görevi bildiği olguları yetkili merci önünde anlatmaktır. Bununla birlikte çağrının biçimi, çağrıya uymamanın sonucu ve tanıklıktan çekinme hakları kanunda ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 43–49. maddeleri, tanığın hangi yolla çağrılacağını ve hangi kişisel ya da mesleki sebeplerle çekinebileceğini gösterir. Bu kurallar, tanığın yalnızca “bildiğimi söylerim” düşüncesiyle hareket etmesinden daha geniş bir usul güvencesi sağlar.

Tanık nasıl çağrılır?

Tanıklar kural olarak çağrı kâğıdıyla çağrılır. Çarı kâğıdında gelmemenin sonuçlarının bildirilmesi gerekir. Böylece kişi hangi dosya için, nerede ve ne zaman hazır bulunacağını; mazeretsiz gelmemenin neye yol açabileceğini öğrenir.

Tutuklu işlerde tanık hakkında zorla getirme kararı verilebilir. Kararda bu yola neden başvurulduğu gösterilir ve getirilen tanığa çağrı kâğıdıyla gelen tanık hakkındaki işlem uygulanır. Mahkeme ayrıca duruşma devam ederken hemen dinlenmesini gerekli gördüğü tanıkların belirli gün ve saatte hazır bulundurulmasını görevlilere yazılı olarak emredebilir.

Çağrı telefon, telgraf, faks veya elektronik posta gibi araçlarla da yapılabilir. Fakat kanun, çağrı kâğıdına bağlanan sonuçların bu durumda uygulanmayacağını açıkça söyler. Bu ayrım, özellikle mazeretsiz gelmeme nedeniyle zorla getirme ve giderlerin yükletilmesi tartışılırken önem taşır.

Bu hükümler, kişinin Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi hâlinde uygulanır. Bir kolluk görevlisinin bilgi almak amacıyla yaptığı her davet, 43. maddedeki tanık çağrısıyla aynı sonuçları kendiliğinden doğurmaz.

Çağrıya uyulmazsa ne olur?

Usulüne uygun çağrıldığı hâlde mazeretini bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilir. Ayrıca gelmemesinin sebep olduğu giderler belirlenerek kamu alacaklarının tahsili usulüne göre kendisine ödettirilir. Burada iki unsur birlikte önemlidir: çağrının usulüne uygun olması ve kabul edilebilir mazeretin bildirilmemesi.

Zorla getirilen tanık, önceki yokluğunu haklı gösterecek sebepleri daha sonra bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. Bu nedenle hastalık veya ulaşımı fiilen engelleyen bir durum varsa, bunu mümkün olan en kısa sürede belgeleyerek çağrıyı yapan mercie bildirmek gerekir.

Zorla getirme kararı, tanığın telefon, faks veya elektronik posta gibi iletişim bilgileri dosyada bulunuyorsa bu araçlarla da bildirilebilir. Fiilî hizmette bulunan askerler hakkındaki zorla getirme kararı ise askerî makamlar aracılığıyla yerine getirilir.

Tanık çağrısı, suç isnadı anlamına gelmez. Ancak zorla getirme kararına dönüşmeden önce çağrıdaki yer ve zaman bilgilerini kontrol etmek, mazeret varsa dayanağıyla iletmek ve yanlış adres ya da kimlik durumu bulunuyorsa merciye bildirmek önemlidir.

Yakınlık nedeniyle kimler çekinebilir?

Kanun, şüpheli veya sanıkla belirli yakınlığı bulunan kişilere tanıklıktan çekinme hakkı verir. Nişanlı; evlilik bağı sona ermiş olsa bile eş; kan veya kayın hısımlığından üstsoy ve altsoy; üçüncü derece dâhil kan hısımları; ikinci derece dâhil kayın hısımları ve aralarında evlâtlık bağı bulunan kişiler bu kapsamdadır.

Çekinme hakkı, tanığın mutlaka susması gerektiği anlamına gelmez. Hak sahibi isterse tanıklık yapabilir. Ancak dinlenmeden önce kendisine çekinebileceği bildirilmelidir. Kanun, bu kişilerin dinlenme sırasında da her zaman çekinebileceğini kabul eder.

Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle çekinmenin önemini anlayamayacak durumda olan kişi, kanuni temsilcisinin rızasıyla dinlenebilir. Kanuni temsilci aynı zamanda şüpheli veya sanıksa, çekinme konusunda karar veremez. Tanık ayrıca kendisini veya kanunda sayılan yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinebilir ve bu hakkı önceden kendisine bildirilir.

Meslek sırrı ve çekinmenin bildirilmesi

Avukatlar, stajyerleri ve yardımcıları; bu sıfatları veya yüklendikleri yargı görevi nedeniyle öğrendikleri bilgiler hakkında çekinebilir. Hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler, bunların yardımcıları ve diğer tıp meslek mensupları da hastaları ve yakınları hakkında meslekleri nedeniyle öğrendikleri bilgiler bakımından aynı hakka sahiptir. Mali işlerde görevlendirilmiş müşavirler ve noterler de hizmet verdikleri kişiler hakkında bu kapsamdadır.

Avukatlar, stajyerleri ve yardımcıları dışındaki sayılan meslek mensupları, ilgili kişinin rızası varsa tanıklıktan çekinemez. Kanunun yaptığı bu ayrım nedeniyle, rızanın bulunması her meslek grubu için aynı sonucu doğurmaz.

Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme başkanı gerekli görürse tanıktan çekinme sebebinin dayanağı olan olguları açıklamasını isteyebilir; gerektiğinde bu konuda yemin de verdirilebilir. Çekinme hakkı kullanılırken sadece “ifade vermek istemiyorum” demek yerine, hakkın hangi kanuni ilişkiye veya mesleki sıfata dayandığını belirtmek gerekir. Tanığın hak ve yükümlülükleri, dosyadaki konumuna ve sorulan bilginin niteliğine göre birlikte değerlendirilmelidir.

Tanık çağrı kâğıdını aldığında dosya numarasını, çağıran mercii, duruşma tarihini ve saati not etmelidir. Mazeret doğarsa bunu duruşmadan önce, belgesiyle birlikte bildirmek sonraki tartışmayı azaltır. Adres değişikliği veya tebligattaki kimlik hatası da gecikmeden açıklanmalıdır. Tanıklık için hazır bulunmak yolculuk gerektiriyorsa, kanunun tanık gider ve tazminatına ilişkin hükümleri ayrıca uygulanır; bu yazıdaki çekinme hakkı bu mali düzenlemeden ayrıdır.

Çekinme hakkı tüm sorular bakımından aynı kapsamda olmayabilir. Yakınlık nedeniyle tanıklıktan tamamen çekinme ile kişinin kendisini veya yakını ceza kovuşturmasına uğratabilecek belirli bir soruya cevap vermemesi farklı kurallardır. Mesleki çekinmede de bilginin gerçekten meslek veya sürekli uğraş nedeniyle öğrenilmiş olması gerekir. Bu yüzden çağrıya hiç gitmemek yerine yetkili merci önünde hakkın dayanağını açıklamak, usulün doğru işletilmesini sağlar.

Tanık, hangi sıfatla çağrıldığını anlamadığında çağrı belgesini dosya numarasıyla doğrulamalı; çekinme hakkı konusunda yapılan bildirimin tutanağa geçmesini takip etmelidir.

Sık sorulan sorular

Telefonla tanık olarak çağrıldım; gitmezsem zorla getirilir miyim?

Çağrı telefon veya elektronik posta gibi araçlarla da yapılabilir; ancak kanun, çağrı kâğıdına bağlanan sonuçların bu durumda uygulanmayacağını belirtir. Zorla getirme ve gider yükletme sonucunun dayanağı usulüne uygun çağrıdır. Bununla birlikte çağrıyı yok saymak yerine çağrıyı yapan merciyle iletişim kurmak ve gerekiyorsa resmî çağrı bilgisini doğrulamak uygun olur.

Sanığın kardeşi olarak tanıklık yapmak zorunda mıyım?

Şüpheli veya sanığın üçüncü derece dâhil kan hısımları tanıklıktan çekinebilir. Kardeş bu kapsamdadır. Çekinme hakkı dinlemeden önce bildirilmeli; kanun ayrıca bu kişinin dinlenirken de her zaman çekinebileceğini kabul eder.

Avukat, müvekkilinden öğrendiği bilgileri tanık olarak açıklamak zorunda mı?

Avukatlar, stajyerleri ve yardımcıları bu sıfatları veya yüklendikleri yargı görevi nedeniyle öğrendikleri bilgiler hakkında tanıklıktan çekinebilir. Kanun, bu grubu diğer bazı mesleklerden farklı olarak ilgilinin rızası bulunsa da çekinme hakkını koruyan düzenlemenin içinde tutar. Bilginin mesleki sıfat nedeniyle öğrenilip öğrenilmediği somut olayda önemlidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Ceza hukuku

    Ceza yargılamasında bilirkişi raporuna karşı ne yapılabilir?

    Ceza soruşturması ve davasında bilirkişi atanması, görev süresi, raporun sınırları, yeni inceleme ve itiraz talebi ile bilimsel uzman mütalaası.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 62–73

  2. Ceza hukuku

    Ceza davasına hangi yer mahkemesi bakar, yetkisizlik ne zaman ileri sürülür?

    Suç yeri, teşebbüs ve kesintisiz suçlarda yetki, bağlantılı davalar, yetkisizlik iddiasının zamanı ve yetkisiz mahkemenin işlemleri.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 12–21

  3. Ceza hukuku

    Bağlantılı ceza davaları ne zaman birleştirilir veya ayrılır?

    Ceza davalarında bağlantı kavramı, farklı görevli mahkemelerde birlikte dava açılması, kovuşturmada birleştirme ve ayrılma kararları.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 8–11, 16