Ceza davasına hangi yer mahkemesi bakar, yetkisizlik ne zaman ileri sürülür?
Kısaca
- Ceza davasında temel kural suçun işlendiği yer mahkemesinin yetkili olmasıdır.
- Sanık yetkisizlik iddiasını kanunda belirtilen yargılama aşamalarından önce bildirmelidir.
- Yetkili olmayan mahkemenin işlemleri yalnız yetkisizlik nedeniyle hükümsüz olmaz.
Ceza yargılamasında görev, hangi tür mahkemenin; yetki ise hangi yerdeki mahkemenin davaya bakacağını belirler. Aynı tür mahkemeler arasında doğru yerin saptanması, delillere erişim ve duruşmanın düzenli yürütülmesi bakımından önemlidir. Ceza Muhakemesi Kanunu suç yeri kuralını ve bulunamadığı hâllerde uygulanacak tamamlayıcı ölçütleri düzenler.
Yetki sorunu zamanında ileri sürülmezse sanığın daha sonra aynı itirazı yapması sınırlanır. Bununla birlikte yetkisiz mahkemenin önceki işlemleri sırf bu nedenle kendiliğinden geçersiz olmaz. Dosyada suçun işlenme biçimi, yeri ve iddianamedeki anlatım birlikte incelenmelidir.
Suç yeri ve özel işleniş biçimleri
CMK 12’ye göre davaya bakma yetkisi suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. Suçun kanuni unsurlarının gerçekleştiği yer temel ölçüttür. Mağdurun veya sanığın ikametgâhı genel kuralın yerine geçmez.
Teşebbüs hâlinde son icra hareketinin yapıldığı yer yetkilidir. Suç tamamlanmamış olsa bile failin gerçekleştirdiği son icra hareketi yer bakımından bağlantıyı kurar. Hazırlık hareketi ile icra hareketi ayrımı suçun niteliğine göre değerlendirilir.
Kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği yer, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir. Birden çok yerde devam eden fiillerde yalnız ilk hareketin yapıldığı yere bakılmaz.
Ülkede yayımlanan basılı eserle işlenen suçlar için yayım merkezi, belirli hâllerde baskının yapıldığı yer önem taşır. Görsel veya işitsel yayınlar bakımından kanunda ayrıca özel yetki kuralları bulunur. İnternet içeriği, basılı eser kuralıyla otomatik olarak aynı değerlendirilmemelidir.
Deniz, hava veya demiryolu taşıtlarında işlenen suçlarda taşıtın bayrağı, bağlama limanı veya ilk ulaştığı yer gibi özel kurallar uygulanabilir. Suçun işlendiği araç ve rota bilgileri bu nedenle kayda geçirilmelidir.
Suç yeri belli değilse tamamlayıcı kurallar
Suçun işlendiği yer belirlenemeyebilir. Bu durumda CMK 13 kademeli ölçütler öngörür. Şüpheli veya sanığın yakalandığı yer; yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkili olabilir.
Türkiye’de yerleşim yeri yoksa son adresinin bulunduğu yer dikkate alınır. Bu ölçütlerle de mahkeme belirlenemiyorsa ilk usul işleminin yapıldığı yer yetkiyi belirleyebilir. Sıra gözetilmeden doğrudan uygun görülen yer seçilmemelidir.
Yabancı ülkede işlenen ve Türkiye’de soruşturulması gereken suçlarda CMK 14 ile Türk Ceza Kanunu’nun yer bakımından uygulama hükümleri birlikte incelenir. Sanığın Türkiye’de yakalandığı veya yerleştiği yer gibi ölçütler gündeme gelebilir.
Yetki tespitinde iddianamedeki suç anlatımı esas alınır; ancak yargılama sırasında olayın farklı yerde gerçekleştiği anlaşılabilir. Suç vasfındaki değişiklik ile suç yerinin değişmesi ayrı konulardır.
Dosyaya olay yeri tutanakları, adres kayıtları, seyahat ve iletişim verileri sunulabilir. Yetki iddiası yalnız mahkeme adını belirtmek yerine bunu destekleyen somut olaylarla kurulmalıdır.
Bağlantılı davalar ve yetki uyuşmazlığı
Her biri farklı yer mahkemesinin yetkisinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden birinde birleştirilerek görülebilir. Bağlantı bir sanığın birden çok suçu veya bir suçta birden çok sanık bulunması gibi kanuni durumlarda ortaya çıkabilir.
Farklı mahkemelerde yargılama başlamışsa savcıların istemlerine uygun olmak koşuluyla mahkemelerin uyuşması üzerine dosyaların tamamı veya bir kısmı bir mahkemede birleştirilebilir. Birleşme kararı görev kurallarını ortadan kaldırmaz.
Mahkemeler uyuşamazsa Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme karar verir. Birleştirmenin gerekli olup olmadığını ve gerekiyorsa hangi mahkemede yapılacağını belirler. Ayrılma da aynı usulle gerçekleştirilebilir.
Birden çok hâkim veya mahkeme arasında olumlu ya da olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkabilir. Olumlu uyuşmazlıkta birden çok mahkeme kendini yetkili; olumsuz uyuşmazlıkta hiçbiri kendini yetkili görür. Ortak yüksek görevli mahkeme yetkili yeri belirler.
Bağlantı talebinde dosyaların konusu, sanıklar, suç yerleri ve yargılama aşamaları gösterilebilir. Böylece birleştirme ile sıradan dosya gönderme talebi birbirinden ayrılır.
Yetkisizlik iddiasının zamanı ve sonuçları
Sanık, ilk derece mahkemesinde yetkisizlik iddiasını duruşmadaki sorgusundan önce bildirmelidir. Mahkeme de bu iddia hakkında sanığın sorgusundan önce karar verir. Bu aşamadan sonra sanık yetkisizlik ileri süremez; mahkeme de kendiliğinden karar veremez.
Bölge adliye mahkemesinde süre, incelemenin başlamasına göre belirlenir. Duruşmasız işte incelemenin başlangıcından, duruşmalı işte inceleme raporunun okunmasından önce iddia bildirilir ve karar verilir. Dosyanın bulunduğu aşama dikkatle izlenmelidir.
Yetkisizlik kararına karşı itiraz yolu açıktır. İtirazın süresi ve sunulacağı merci CMK’nın genel itiraz hükümlerine göre belirlenir. Kararın öğrenilme veya tebliğ tarihi kayıt altına alınabilir.
Yetkili olmayan hâkim veya mahkemenin yaptığı işlemler yalnız yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz. Tanık dinleme, koruma tedbiri veya başka işlemin geçerliliği sırf dosyanın sonradan başka yere gönderilmesine dayanarak reddedilemez.
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde hâkim veya mahkeme yetkili olmasa bile kendi yargı çevresinde gerekli işlemleri yapar. Amaç delilin kaybını veya gecikmeden doğan zararı önlemektir. Bu özel yetki, dosyanın esasına sürekli bakma yetkisi vermez.
Mahkeme hukuki veya fiilî nedenle görevini yapamazsa ya da kamu güvenliği tehlikesi varsa davanın nakli gündeme gelebilir. Nakil, sıradan yetkisizlikten farklıdır ve yüksek görevli mahkeme veya kanundaki koşullarda Yargıtay kararıyla uygulanır.
Yetki itirazı hazırlanırken görev itirazıyla kavramlar karıştırılmamalıdır. Görev, sulh ceza hâkimliği, asliye ceza veya ağır ceza gibi merci türünü; yetki ise aynı türdeki merciler arasında coğrafi yeri belirler. Göreve ilişkin kuralların ileri sürülmesi ve mahkemenin incelemesi farklı hükümlere tabidir.
Suç yeri birden çok ihtimal gösteriyorsa iddianame, olay tutanakları ve dijital kayıtların konum bilgileri karşılaştırılabilir. Telefon baz verisi veya internet erişim kaydı tek başına fiilin bütün unsurlarının o yerde gerçekleştiğini göstermeyebilir; deliller birlikte değerlendirilir.
Yetkisizlik kararı kesinleşip dosya gönderildiğinde yeni mahkeme önceki işlemleri dosya üzerinden inceler. Gerekirse delili yeniden değerlendirir, ancak sırf yetkisizlik nedeniyle bütün işlemleri tekrar etmez. Taraflar yeni duruşma ve tebligat bilgilerini takip etmeli, adres değişikliklerini dosyaya bildirmelidir.
Sık sorulan sorular
Ceza davası her zaman sanığın oturduğu yerde mi açılır?
Hayır. Genel kural suçun işlendiği yer mahkemesidir. Sanığın yakalandığı, yerleştiği veya son adresinin bulunduğu yer gibi tamamlayıcı kurallar ancak suç yeri belli değilse ya da kanundaki özel koşullarda uygulanır.
Yetkisizlik itirazını duruşmanın her aşamasında yapabilir miyim?
Hayır. İlk derece mahkemesinde sanık yetkisizlik iddiasını duruşmadaki sorgusundan önce bildirmelidir. Kanunda bölge adliye mahkemesi için de incelemenin başlamasına bağlı özel zaman sınırları vardır.
Yetkisiz mahkemenin yaptığı bütün işlemler geçersiz mi olur?
Hayır. CMK 20, yetkili olmayan hâkim veya mahkemenin işlemlerinin yalnız yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmayacağını düzenler. Ayrıca gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yetkisiz mahkeme kendi yargı çevresinde gerekli işlemleri yapabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.