İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Ceza hukuku

Ceza yargılamasında bilirkişi raporuna karşı ne yapılabilir?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Bilirkişiye ancak çözümü uzmanlık ya da özel veya teknik bilgi gerektiren konuda başvurulabilir; hâkimin hukuki değerlendirmesini bilirkişi yapamaz.
  • Atama kararında sorular, inceleme konusu ve süre gösterilir; süre kural olarak üç ayı geçemez ve zorunlu özel sebeple en çok üç ay uzatılabilir.
  • İlgililere yeni inceleme istemek veya itirazlarını bildirmek için süre verilir; ayrıca taraflar uzmanından bilimsel mütalaa alabilir.

Ceza soruşturması veya davasında telefon kaydı, muhasebe verisi, tıbbi bulgu ya da teknik bir mekanizma incelenecekse uzman bilgisine ihtiyaç duyulabilir. Bilirkişi, bu teknik alanı açıklamak için görevlendirilir; suçun oluşup oluşmadığına veya kişinin hukuki sorumluluğuna karar veren kişi değildir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 62–73. maddeleri bilirkişinin seçimini, görevini ve raporun taraflara açıklanmasını düzenler. Raporla karşılaşan kişinin önce bilirkişiye sorulan soruyu, sonra kullanılan yöntem ve cevabın sınırlarını incelemesi gerekir.

Bilirkişi ne zaman ve kim tarafından atanır?

Çözümü uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişi görüşü alınabilir. Karar kendiliğinden verilebileceği gibi Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafi ya da kanuni temsilci de talepte bulunabilir. Kovuşturma aşamasında atama ve gerekçesi gösterilerek bilirkişi sayısının birden fazla belirlenmesi hâkim veya mahkemeye aittir; soruşturmada Cumhuriyet savcısı da bu yetkileri kullanabilir.

Genel bilgi veya deneyimle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişi, hukuk dışında ayrı uzmanlığını belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez. Böylece bilirkişinin hâkimin yerine hukuki yorum yapması önlenir.

Bilirkişiler kural olarak bölge kurulunca hazırlanan listelerden seçilir. İlgili uzmanlık dalında listede kişi bulunmazsa kanundaki şartlarla başka bölge listesinden veya liste dışından görevlendirme yapılabilir. Kanunun belirli konuda görevlendirdiği resmî bilirkişiler önceliklidir; kamu görevlisi bağlı olduğu kurumla ilgili davada bilirkişi atanamaz.

İnceleme nasıl yürütülür ve süre ne kadardır?

Atama kararında uzmanlık gerektiren sorular, inceleme konusu ve görevin tamamlanacağı süre gösterilir. Süre işin niteliğine göre üç ayı geçemez. Özel sebepler zorunlu kılarsa bilirkişinin istemi üzerine, onu atayan merci gerekçeli kararla süreyi en çok üç ay daha uzatabilir.

Raporunu süresinde vermeyen bilirkişi hemen değiştirilebilir. O ana kadar yaptığı işlemleri açıklayan bir rapor sunması ve teslim aldığı eşya ile belgeleri geri vermesi gerekir. Hukuki ve cezai sorumluluk saklı olmak üzere ücret ve masraf ödenmemesine karar verilebilir; gerekli yaptırım için durum bilirkişilik bölge kuruluna iletilebilir.

Bilirkişi görevini kendisini atayan merciyle ilişki içinde yürütür. Bilgi almak için şüpheli veya sanık dışındaki kişilerin bilgisine başvurabilir. Mağdur, şüpheli veya sanığa soru yöneltmesi gerektiğinde bunu kural olarak mahkeme başkanı, hâkim veya Cumhuriyet savcısı aracılığıyla yapar; merci doğrudan soruya izin verebilir. Hekim bilirkişi, muayene sırasında zorunlu gördüğü soruları kanundaki özel düzenleme uyarınca doğrudan sorabilir.

İncelenecek şeyler mühür altında verilecekse önce listelenir ve sayılır; işlem tutanağa geçirilir. Bilirkişi mühürleri açıp yeniden koymasını da tutanak ve listeyle belgelemek zorundadır. Bu kayıtlar, incelenen materyalin bütünlüğünü denetlemeye yarar.

Raporun içeriği ve tarafların talepleri

Bilirkişi yaptığı işlemleri ve sonuçlarını raporunda açıklar, istenen incelemeleri yaptığını belirtir ve raporu imzalayarak ilgili mercie verir. Birden çok bilirkişi farklı görüşteyse ayrık görüşler ve gerekçeleri raporda gösterilir.

Bilirkişi yalnızca uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren konularda açıklama yapabilir. Hukuki nitelendirme ve değerlendirme hâkimin görevidir. Raporda “sanık suçludur” gibi teknik sınırı aşan sonuç bulunması, bu görüşün mahkeme kararı yerine geçmesini sağlamaz.

Rapor örnekleri duruşmada Cumhuriyet savcısına, katılana, vekile, şüpheli veya sanığa, müdafiine ya da kanuni temsilciye verilebilir; iadeli taahhütlü mektupla da gönderilebilir. İnceleme tamamlandığında bu kişilere yeni bilirkişi incelemesi istemeleri veya itirazlarını bildirmeleri için süre tanınır. İstem reddedilirse merci üç gün içinde gerekçeli karar vermelidir.

İtirazda yalnızca raporun kabul edilmediğini söylemek yerine, cevapsız bırakılan soru, kullanılan verideki eksiklik, yöntemle sonuç arasındaki uyumsuzluk veya bilirkişinin uzmanlık sınırını aşması somut biçimde gösterilebilir.

Uzman mütalaası, dinleme ve ret

Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafi ya da kanuni temsilci kendi seçtiği uzmandan bilimsel mütalaa alabilir. Mütalaa, olayla ilgili olabileceği gibi resmî bilirkişi raporunun hazırlanmasında değerlendirilmek veya rapora cevap vermek amacıyla da sunulabilir. Sadece uzman mütalaası alınacağı gerekçesiyle ayrıca süre istenemez.

Mahkeme bilirkişiyi duruşmada dinlemeye her zaman karar verebilir. İlgililerden biri isterse açıklama yapması için çağırabilir. Bilimsel mütalaa hazırlayan uzmanın da duruşmada dinlenmesi talep edilebilir. Böylece rapordaki yöntem ve sonuçlar sözlü olarak açıklattırılabilir.

Hâkimin reddini gerektiren sebepler bilirkişi için de geçerlidir. Ret hakkı savcı, katılan, vekil, şüpheli veya sanık, müdafi ve kanuni temsilci tarafından kullanılabilir. Ret sebebi ve dayanak olgular açıklanmalıdır. Tanıklıktan çekinme sebepleri de bilirkişiye uygulanır; bilirkişi başka geçerli sebeple de görüş vermekten çekinebilir. Bu güvenceler birlikte, teknik görüşün tarafsız ve denetlenebilir olmasını amaçlar.

Rapor incelenirken önce atama kararındaki sorularla raporun cevapları karşılaştırılmalıdır. İncelendiği söylenen materyalin listesi, kullanılan yöntem, ölçüm veya hesapların nasıl yapıldığı ve sonucun hangi veriye dayandığı belirlenebilir olmalıdır. Bilirkişi kendisine verilmeyen bir konuda sonuç açıklamışsa veya sorulardan birini cevapsız bırakmışsa, itirazda bu eksiklik açıkça gösterilebilir.

Yeni bilirkişi talebi ile mevcut bilirkişiden açıklama istenmesi aynı şey değildir. Eksiklik ek açıklamayla giderilebilecekse bu yönde talep kurulabilir; uzmanlık, yöntem veya materyal bakımından yeni inceleme gerektiği düşünülüyorsa gerekçesi ayrıca açıklanabilir. Bilimsel mütalaa da resmî raporu kendiliğinden hükümsüz kılmaz; mahkemenin değerlendirmesine sunulan karşı teknik görüştür. Son kararı bütün delilleri birlikte değerlendiren yargı mercii verir.

Raporun tebliğ veya teslim tarihi ile merciin verdiği itiraz süresi kaydedilmelidir. Uzman mütalaası hazırlanacak olması, kanunen verilen sürenin kendiliğinden uzaması sonucunu doğurmaz.

Süre dolmadan somut itirazlar ilgili mercie sunulmalıdır.

Sık sorulan sorular

Mahkeme hukuki bir soruyu bilirkişiye sorabilir mi?

Genel bilgi veya deneyimle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz. Bilirkişi de raporunda uzmanlık alanı dışına çıkamaz ve hâkime ait hukuki nitelendirme yapamaz. Teknik bulguların hukuki sonucunu belirleme görevi yargı merciine aittir.

Bilirkişi raporuna itiraz için kanunda sabit bir gün sayısı var mı?

CMK 67, ilgili kişilere yeni bilirkişi incelemesi istemeleri veya itirazlarını bildirmeleri için süre verilmesini öngörür; bu maddede tek bir sabit gün sayısı yazmaz. Bu nedenle merciin verdiği süre ve tebliğ tarihi esas alınmalıdır. İstem reddedilirse üç gün içinde gerekçeli karar verilmesi gerekir.

Kendi seçtiğim uzmandan görüş alabilir miyim?

Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafi ya da kanuni temsilci olayla veya bilirkişi raporuyla ilgili uzmanından bilimsel mütalaa alabilir. Ancak yalnızca bu nedenle ayrıca süre istenemez. Uzmanın duruşmada dinlenmesi de talep edilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Ceza hukuku

    Ceza yargılamasında tanık çağrıya gitmezse ne olur, kimler çekinebilir?

    Ceza soruşturması ve kovuşturmasında tanığın çağrılması, mazeretsiz gelmemenin sonuçları, yakınlık ve meslek nedeniyle tanıklıktan çekinme kuralları.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 43–49

  2. Ceza hukuku

    Ceza davasına hangi yer mahkemesi bakar, yetkisizlik ne zaman ileri sürülür?

    Suç yeri, teşebbüs ve kesintisiz suçlarda yetki, bağlantılı davalar, yetkisizlik iddiasının zamanı ve yetkisiz mahkemenin işlemleri.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 12–21

  3. Ceza hukuku

    Bağlantılı ceza davaları ne zaman birleştirilir veya ayrılır?

    Ceza davalarında bağlantı kavramı, farklı görevli mahkemelerde birlikte dava açılması, kovuşturmada birleştirme ve ayrılma kararları.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 8–11, 16