Boşanma davası açmadan ayrı yaşamak: nafaka, ev eşyası ve hâkimin önlemleri
Kısaca
- Ortak hayat yüzünden kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eş ayrı yaşayabilir.
- Ayrı yaşama haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim parasal katkı, konut ve ev eşyası ile malların yönetimi için önlem alır.
- Bu istemler için boşanma davası açmak gerekmez; başvuru eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesine yapılır.
Evlilikte sorunlar büyüdüğünde her eş hemen boşanma davası açmak istemez. Kimi barışma ihtimalini görmek, kimi çocukların durumunu düşünmek için zaman ister. Ama aynı evde kalmak da artık mümkün olmayabilir. Türk Medeni Kanunu bu ara durumu düzenler: eş, belirli şartlarla ortak hayata ara verebilir ve dava açmadan hâkimden geçimi, evi ve eşyaları için önlem alınmasını isteyebilir.
Kanun bu hükümleri “evlilik birliğinin korunması” başlığı altında toplar. Amaç evliliği bitirmek değil, sorunlu dönemde eşleri ve çocukları korumaktır.
Eşlerin birlikte yaşama yükümlülüğü ve istisnası
Evlilikle eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmakla yükümlü hâle gelir (TMK m. 185). Bu yüzden ayrı yaşama, kural değil istisnadır.
İstisnayı Kanun’un 197. maddesi koyar. Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle aşağıdakilerden biri ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir:
- Kişiliği, örneğin beden ve ruh sağlığı ya da onuru,
- Ekonomik güvenliği,
- Ailenin huzuru.
Ayrı yaşamaya geçmeden önce başvurulabilecek daha hafif bir yol da vardır. Evlilik birliğinden doğan yükümlülükler yerine getirilmiyorsa ya da eşler önemli bir konuda uyuşmazlığa düşmüşse, eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir (m. 195). Hâkim eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır, onları uzlaştırmaya çalışır ve eşlerin ortak rızasıyla uzman kişilerin yardımını isteyebilir. Gerekirse eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.
“Sürece” kelimesi önemlidir. Ayrı yaşama hakkı, tehlike devam ettiği müddetçe vardır. Tehlike ortadan kalktığında birlikte yaşama yükümlülüğü yeniden gündeme gelir.
Hâkimden istenebilecek önlemler
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine şu konularda önlem alır (m. 197):
- Bir eşin diğerine yapacağı parasal katkı,
- Konuttan ve ev eşyasından yararlanma,
- Eşlerin mallarının yönetimi.
Kanun aynı istemleri iki durumda daha tanır. Diğer eşin haklı bir sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınması ya da ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi hâlinde de eş bu önlemleri isteyebilir. Yani evden ayrılan eş değil, evde kalan ve terk edilen eş de başvurabilir.
Konutla ilgili önlem, uygulamada hangi eşin evde kalacağının belirlenmesi anlamına gelir. Ev eşyası için de benzeri geçerlidir; hâkim örneğin çocuklarla kalan eşin eşyayı kullanmaya devam etmesine karar verebilir. Aile konutu için Kanun ayrıca güvence getirir. Eşlerden biri diğerinin açık rızası olmadan aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez, konutu devredemez ya da konut üzerindeki hakları sınırlayamaz (m. 194). Bu konu aile konutu şerhi yazımızda ayrıca anlatılıyor.
Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, ana babayla çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gerekli önlemleri de alır. Çocuğun kiminle kalacağı ve diğer ebeveynle görüşmesi bu kapsamdadır.
Parasal katkı ve malvarlığının korunması
Ayrı yaşayan eşin en çok ihtiyaç duyduğu önlem, geçimi için diğer eşten aylık para alınmasıdır. Kanun buna “parasal katkı” der. Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılmakla yükümlü olduğundan (m. 186), istemde bulunan eşin gelirini, giderlerini ve diğer eşin ekonomik durumunu belgelerle göstermesi yerinde olur.
Eşler birlikte yaşarken de benzer bir istem mümkündür. Bu durumda hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler (m. 196). Eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışması bu miktarın belirlenmesinde dikkate alınır. Bu katkılar geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir.
Katkıyı ödemeyen eşe karşı Kanun iki koruma daha getirir:
- Eş birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse hâkim, onun borçlularına ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir (m. 198).
- Ailenin ekonomik varlığının korunması ya da evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektiriyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine belirleyeceği mallarla ilgili tasarrufların ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir. Taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisi kaldırılırsa hâkim bunun tapu kütüğüne şerh edilmesine kendiliğinden karar verir (m. 199).
İkinci önlem, ayrılık döneminde eşlerden birinin evi ya da diğer malları satıp elden çıkarmasından endişe edildiğinde işe yarar.
Nereye başvurulur ve kararlar değiştirilebilir mi?
Bu önlemler için yetkili mahkeme, eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir (m. 201). Eşler farklı yerlerde oturuyor ve ikisi de önlem istemişse, ilk istemde bulunanın yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Aile hukukundan doğan davalara aile mahkemeleri bakar (4787 sayılı Kanun m. 4).
Alınan önlemler kesin ve değişmez değildir. Koşullar değiştiğinde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine kararında gerekli değişikliği yapar; önlemin sebebi sona ermişse önlemi kaldırır (m. 200). Örneğin katkı ödeyen eşin geliri ciddi biçimde azalırsa ya da eşler yeniden birlikte yaşamaya başlarsa bu yola gidilebilir. Önlemin değiştirilmesi ya da kaldırılması için yetkili mahkeme, önlem kararını veren mahkemedir; iki eşin de yerleşim yeri değişmişse eşlerden birinin yeni yerleşim yeri mahkemesine başvurulabilir.
Bu önlemler boşanma davası olmadan uygulanır. Eşlerden biri sonradan boşanma davası açarsa, dava süresince geçerli olacak geçici önlemleri boşanma davasına bakan hâkim alır. Bu önlemler ve özellikle nafaka boşanma davasında tedbir nafakası yazımızda anlatılıyor. Ayrı yaşamayı mahkeme kararına bağlamak isteyen eşler için ise ayrılık kararı ayrı bir yoldur ve boşanma sebebine dayanmayı gerektirir.
Ayrı yaşamaya sebep olan şey şiddet ya da şiddet tehlikesiyse, beklemeden 6284 sayılı Kanun’a göre koruma kararı istenebilir.
Sık sorulan sorular
Evden ayrılırsam terk etmiş sayılır mıyım?
Kanun terk sebebini, eşin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla ayrılmasına ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemesine bağlar. Ortak hayat yüzünden kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eşin ise ayrı yaşama hakkı vardır. Ayrılmanın sebebini gösteren belge ve tanıkları bu yüzden saklamak gerekir.
Ayrı yaşarken eşimden aylık para isteyebilir miyim?
Evet. Ayrı yaşama haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıyı belirler. Eşiniz haklı bir sebep olmadan sizinle birlikte yaşamaktan kaçınıyorsa ya da ortak hayat başka bir sebeple olanaksız hâle gelmişse de aynı istemde bulunabilirsiniz.
Eşim katkıyı ödemezse ne olur?
Eşlerden biri birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse hâkim, onun borçlularına, örneğin işverenine ya da kiracısına, ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir. Bunun yanında mahkeme kararına dayanarak icra takibi de başlatılabilir.
Ayrı yaşarken boşanma davası açarsam bu kararlar ne olur?
Boşanma davası açılınca davanın devamı süresince gerekli geçici önlemleri boşanma davasına bakan hâkim kendiliğinden alır. Dava süresince nafaka ve diğer önlemler bu kurala göre düzenlenir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.