İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Aile hukuku

Boşanma davası sürerken tedbir nafakası ve diğer geçici önlemler

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Boşanma davaları aylarca, bazen yıllarca sürer. Bu sürede eşlerden biri evden ayrılmış, geliri olmayan eş zor durumda kalmış, çocuklar ebeveynlerden birinin yanında yaşamaya başlamış olabilir. Kanun bu ara dönemi boş bırakmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi, dava sonuçlanıncaya kadar geçerli olacak geçici önlemleri düzenler. Bu önlemlerin en bilineni tedbir nafakasıdır.

Hâkimin kendiliğinden alması gereken önlemler

Kanuna göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Re’sen, taraflardan biri istemese de hâkimin bu konuyu kendiliğinden ele alması demektir. Kanun dört alanı özellikle sayar:

  • Eşlerin barınması,
  • Eşlerin geçimi,
  • Eşlerin mallarının yönetimi,
  • Çocukların bakım ve korunması.

Maddede “özellikle” kelimesi kullanıldığı için bu liste sınırlayıcı değildir. Hâkim, davanın koşullarına göre bunların dışında da gerekli gördüğü önlemleri alabilir.

Önlemlerin re’sen alınması, tarafların bir şey yapmasına gerek olmadığı anlamına gelmez. Hâkimin doğru bir karar verebilmesi için gelir, gider ve yaşam koşullarına ilişkin bilgilere ihtiyacı vardır. Bu yüzden tedbir nafakası ve diğer önlemlerin dava dilekçesinde ya da cevap dilekçesinde açıkça istenmesi, isteği destekleyen belgelerin de dosyaya sunulması yerinde olur.

Boşanma davası açılmadan da benzer önlemler istenebilir. Ortak hayat yüzünden kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eş ayrı yaşama hakkına sahiptir. Ayrı yaşama haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve malların yönetimine ilişkin önlemleri alır (m. 197).

Tedbir nafakası

Davanın devamı süresince eşin ya da çocukların geçimi için hükmedilen aylık para, uygulamada tedbir nafakası olarak adlandırılır. Kanun bu önlem için kusur şartı aramaz. Yargıtay kararlarında da tedbir nafakasının takdirinde kusurun belirleyici olmadığı, kusurlu eş lehine bile bu nafakaya hükmedilebileceği kabul edilmektedir. Aynı kararlarda, eşlerin ekonomik güçleri birbirine yakınsa tedbir nafakası verme zorunluluğunun ortadan kalkabileceği de belirtilmektedir.

Bu yönüyle tedbir nafakası, boşanmadan sonra ödenen yoksulluk nafakasından ayrılır. Yoksulluk nafakasında isteyen eşin kusurunun diğerinden ağır olmaması gerekir (m. 175). Tedbir nafakasında böyle bir şart yoktur.

Kanun kadın ve erkek arasında ayrım yapmaz. Ekonomik durumu daha zayıf olan eş, kadın ya da erkek, tedbir nafakası isteyebilir. Çocuklar için hükmedilen tedbir nafakası ise dava süresince çocuğun yanında kaldığı ebeveyne ödenir.

Hâkim miktarı belirlerken tarafların gelirlerini, giderlerini ve yaşam koşullarını araştırır. Bunun için ilgili kurumlardan bilgi isteyebilir. Tedbir nafakası, hâkim yargılama sırasında kaldırmadıkça, boşanma kararının kesinleşmesiyle kendiliğinden sona erer. Ödenmeyen tedbir nafakası için icra yoluna başvurulabilir; nafaka borcunun ödenmemesinin sonuçları ise ayrı bir konudur.

Barınma, eşyalar ve mallar

Dava açıldığında eşler çoğunlukla ayrı yaşamaya başlar. Hangi eşin aile konutunda kalacağı, diğer eşin kişisel eşyalarını nasıl alacağı gibi sorular bu dönemde sık sık uyuşmazlığa dönüşür. Kanun eşlerin barınmasını geçici önlemler arasında açıkça saydığı için hâkim bu konularda dava süresince geçerli olacak bir düzen kurabilir.

Aile konutu için ayrıca bir koruma vardır. Dava sürerken de eşler hukuken evli olduğundan, eşlerden biri diğerinin açık rızası olmadan aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez, konutu devredemez ya da konut üzerindeki hakları sınırlayamaz. Konutun maliki olmayan eş, tapu müdürlüğünden kütüğe aile konutu şerhi verilmesini isteyebilir (m. 194).

Eşlerin mallarının yönetimi de geçici önlemlerin konusudur. Evlilik devam ederken, ailenin ekonomik varlığının korunması ya da evlilikten doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektiriyorsa, hâkim eşlerden birinin istemi üzerine belirli malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak istemde bulunan eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir. Kısıtlama bir taşınmazla ilgiliyse durum tapu kütüğüne şerh edilir (m. 199). Böyle bir istemde hangi malın, hangi tehlikeye karşı korunması gerektiğinin somut olarak anlatılması gerekir. Boşanmada mal paylaşımının nasıl yapılacağı ise ayrı bir konudur.

Çocuklarla ilgili geçici önlemler

Çocukların bakım ve korunması, geçici önlemlerin en hassas alanıdır. Velayetin kime verileceğine ve çocukla kişisel ilişkinin nasıl kurulacağına boşanma kararında karar verilir (m. 182). Ancak dava sürerken de çocuğun hangi ebeveynin yanında kalacağı, diğer ebeveynle hangi günlerde görüşeceği ve giderlerinin nasıl karşılanacağı belirlenmelidir. Hâkim bu konularda geçici bir düzenleme yapar. Kanun, kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararlarının esas tutulmasını ister (m. 182).

Dava süresince yapılan bu düzenleme geçicidir. Çocuğun durumu değişirse ya da düzenleme çocuğun yararına aykırı hâle gelirse, yargılama devam ederken değiştirilmesi istenebilir. Boşanma kararı kesinleşince geçici düzenlemenin yerini, kararda yer alan velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası hükümleri alır.

Şiddet varsa ayrıca uygulanabilecek kurallar

Aile içi şiddet söz konusuysa 6284 sayılı Kanun ayrı bir koruma sistemi kurar. Bu Kanuna göre hâkim, şiddet uygulayanın müşterek konuttan uzaklaştırılmasına ve konutun korunan kişiye tahsis edilmesine, korunan kişiye yaklaşmamasına, kişisel ilişkinin sınırlanmasına ya da kaldırılmasına karar verebilir. Şiddet uygulayan kişi ailenin geçimini sağlıyor ya da geçime katkıda bulunuyorsa ve daha önce Medeni Kanun’a göre nafakaya hükmedilmemişse, hâkim talep edilmese bile tedbir nafakasına hükmedebilir (6284 sayılı Kanun m. 5). Bu kararların ayrıntısı ayrı bir yazının konusudur.

Sık sorulan sorular

Boşanma davasını ben açtım. Yine de tedbir nafakası isteyebilir miyim?

Evet. Tedbir nafakası davayı kimin açtığına bağlı değildir. Kanun bu önlem için kusur şartı da aramaz; Yargıtay kararlarında kusurlu eş lehine bile tedbir nafakasına hükmedilebileceği kabul edilmektedir. Belirleyici olan, eşlerin ekonomik durumları arasındaki farktır.

Tedbir nafakası hangi tarihten itibaren ödenir?

Yargıtay kararlarında tedbir nafakasının dava tarihinden boşanma kararının kesinleşmesine kadar geçerli olduğu kabul edilmektedir. Hâkim yargılama sırasında nafakayı kaldırmadıkça, ödeme yükümlülüğü karar kesinleşinceye kadar sürer.

Dava sürerken tedbir nafakasının miktarı değiştirilebilir mi?

Evet. Tedbir nafakası geçici bir önlemdir. Yargılama sırasında taraflardan birinin gelirinde önemli bir değişiklik olursa hâkimden nafakanın artırılması, azaltılması ya da kaldırılması istenebilir. Hâkim değişikliğe gerek olup olmadığını tarafların güncel durumuna bakarak değerlendirir.

Boşanma kesinleşince tedbir nafakası ne olur?

Tedbir nafakası, boşanma kararının kesinleşmesiyle kendiliğinden sona erer. Mahkeme boşanma kararında eşe yoksulluk nafakası ya da çocuk için iştirak nafakası bağlamışsa, kesinleşmeden sonraki dönem için bu nafakalar ödenir. Boşanma davasında yoksulluk nafakası istenmemişse, boşanmadan doğan dava haklarının boşanma kararının kesinleşmesinden başlayarak bir yıl içinde zamanaşımına uğradığı unutulmamalıdır (m. 178).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. Aile hukuku

    Boşanmada velayet: mahkeme çocuğun kime verileceğine neye bakarak karar verir?

    Boşanmada velayet kararının ölçütü olan çocuğun üstün yararı, hâkimin takdir yetkisi, uzman raporu ve çocuğun dinlenmesinin dayanağı.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182, 335 ve 336, 339 ve 340 ve diğer maddeler; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 5; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 41, 90

  2. Aile hukuku

    Velayetin değiştirilmesi: boşanmadan sonra velayet hangi durumlarda diğer ebeveyne geçer?

    Boşanmada verilen velayetin sonradan değiştirilmesi: durumun değişmesi, yeniden evlenme, kişisel ilişkiye uyulmaması ve mahkemenin ölçütü.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 183, 349, 182 ve diğer maddeler; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 2, 4 ve 5

  3. Aile hukuku

    Özel boşanma sebepleri: zina, hayata kast, terk ve diğerleri

    Zina, hayata kast ve onur kırıcı davranış, suç ve haysiyetsiz hayat, terk ve akıl hastalığı: şartlar ve dava açma süreleri.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 162, 163 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189/2