İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Taşınmaz ve kira

Malım elimden zorla alındı: zilyetliğin korunması davaları nelerdir?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Zilyetlik davaları, mülkiyet tartışmasına girmeden malı fiilen elinde bulunduranın korunmasını sağlar.
  • Gasp ve saldırı davaları, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren iki ay ve her hâlde fiilden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.
  • Taşınmaz zilyetliğine tecavüzde, öğrenmeden itibaren altmış gün ve her hâlde bir yıl içinde vali veya kaymakamlığa başvurulabilir.

Tarlanızı ektiğiniz yıl komşunuz sınırı söküp toprağı sürmeye başladı ya da kiracısı olduğunuz evin kilidi siz yokken değiştirildi. Böyle durumlarda ilk akla gelen, “mal kimin” sorusudur. Oysa hukuk, mülkiyet tartışmasından önce fiilî durumu korur. Malı fiilen elinde bulunduran kişiye zilyet denir ve kanun, zilyetliği bozulan kişiye hızlı işleyen ayrı yollar tanır.

Zilyet kimdir, kimler korunur?

Türk Medeni Kanunu’na göre bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kişi onun zilyedidir (m. 973). Zilyet olmak için malik olmak gerekmez. Evinde oturan malik zilyettir; aynı evi kiralayan kiracı da zilyettir.

Kanun bu ikisini birbirinden ayırır. Bir zilyet, sınırlı bir aynî hak veya kişisel bir hak kurmak ya da kullandırmak için şeyi başkasına teslim ederse ikisi de zilyet olur. Malik sıfatıyla zilyet olan aslî zilyet, diğeri fer’î zilyettir (m. 974). Kiraya veren malik aslî, kiracı fer’î zilyettir.

Zilyetlik davalarının özelliği, davacının malik olduğunu ispat etmek zorunda olmamasıdır. Mahkeme, kimin daha üstün bir hakkı olduğunu değil, zilyetliğin hukuka aykırı biçimde bozulup bozulmadığını inceler.

Gasp ve saldırı: iki ayrı dava

Kanun, zilyetliğe yapılan müdahaleyi iki türe ayırır.

Gasp, malın zilyedin elinden çıkarılmasıdır. Evden zorla çıkarılmak, tarlaya başkasının yerleşip zilyedi sokmaması ya da bir taşınırın alınıp götürülmesi gasptır. Başkasının zilyetliğindeki bir şeyi gasbeden kişi, o şey üzerinde daha üstün bir hakkı olduğunu ileri sürse bile onu geri vermekle yükümlüdür (m. 982). Davalı ancak üstün hakkını derhâl ispat ederse geri vermekten kaçınabilir. Dava, şeyin geri verilmesine ve zararın giderilmesine yöneliktir.

Saldırı ise zilyetliğin devam ettiği, ama rahatsız edildiği durumdur. Bahçenin bir köşesine malzeme yığılması, tarla yolunun kapatılması ya da sürekli geçiş yapılması bu türdendir. Saldırıda bulunan kişi şey üzerinde bir hak iddia etse bile, zilyetliği saldırıya uğrayan ona karşı dava açabilir. Dava; saldırının sona erdirilmesine, sebebinin önlenmesine ve zararın giderilmesine yöneliktir (m. 983).

Süreler ve görevli mahkeme

Zilyetlik davalarının en önemli özelliği kısa süreleridir. Gasp ve saldırıdan doğan dava hakkı, zilyedin fiili ve failini öğrenmesinden başlayarak iki ay ve her hâlde fiilin üzerinden bir yıl geçmekle düşer (m. 984). İki süreden hangisi önce dolarsa dava hakkı o tarihte sona erer. Örneğin müdahaleyi on bir ay sonra öğrenen zilyedin dava açmak için iki ayı değil, bir yılın dolmasına kalan bir ayı vardır.

Yalnızca zilyetliğin korunmasına yönelik davalara sulh hukuk mahkemesi bakar (HMK m. 4). Taşınmaz üzerindeki aynî haklara ve zilyetliğe ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12).

Kanun zilyede kendi gücüyle savunma imkânı da tanır. Zilyet her türlü gasp ya da saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir. Taşınmazlarda el koyanı kovarak, taşınırlarda ise eylem sırasında ya da kaçarken yakalananın elinden alarak zilyetliğini koruyabilir. Ancak durumun haklı göstermediği derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmak zorundadır (m. 981). Bu, olay sırasında kullanılabilecek sınırlı bir imkândır; aylar sonra kendi başına malı geri almanın yolu değildir.

Davada ya da idari başvuruda zilyetliğinizi ve müdahalenin tarihini göstermeniz gerekir. Taşınmazı kullandığınızı gösteren kira sözleşmesi, fatura ve abonelik kayıtları, ürün satış belgeleri, fotoğraflar ve komşu tanıklar bu açıdan işe yarar. Müdahaleyi öğrendiğiniz tarihi not etmek de önemlidir, çünkü süreler bu tarihe göre hesaplanır.

İdari yol: 3091 sayılı Kanun

Taşınmazlar için mahkemenin yanında bir de idari yol vardır. 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun, taşınmaz zilyetliğine yapılan tecavüzlerin mülki amirlerce önlenmesini düzenler. Bu yol taşınırlar için kullanılamaz.

Temel kurallar şunlardır:

  • Başvuru, merkez ilçelerde valiliğe, diğer ilçelerde kaymakamlığa yapılır (m. 2). Başvuruyu taşınmazın zilyedi yapar; zilyet birden fazlaysa içlerinden biri başvurabilir (m. 3).
  • Başvuru, tecavüzün öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde yapılmalıdır. Tecavüzün üzerinden bir yıl geçtikten sonra başvuru yapılamaz. Devlete ait ya da kamu yararına ayrılmış taşınmazlarda süre aranmaz (m. 4).
  • Soruşturma en geç on beş gün içinde tamamlanarak karara bağlanır (m. 6).
  • Tecavüzün önlenmesine karar verilirse taşınmaz zilyede teslim edilir. Karar en geç beş gün içinde yerine getirilir (m. 9).

Mülki amirin kararı, idari yargı yolu açık olmak üzere kesindir. Taşınmaz üzerinde üstün bir hakkı olduğunu iddia eden taraf ise yargı yoluna başvurabilir; kararda bu husus belirtilir (m. 7). Yani idari karar mülkiyet sorununu çözmez, yalnızca fiilî durumu yeniden kurar.

El atmanın önlenmesi davasından farkı

Zilyetlik davası fiilî durumu korur ve hızlıdır, ama süreleri kısadır. Malik, bu süreler geçmiş olsa bile mülkiyetine dayanarak istihkak ve el atmanın önlenmesi davası açabilir. Bu davalar mülkiyetin ispatını gerektirir ve asliye hukuk mahkemesinde görülür. Kiracı gibi malik olmayan zilyet ise mülkiyete dayanan bu davaları açamaz; onun için zilyetlik davaları ve sözleşmeden doğan hakları önem taşır. Mülkiyete dayanan dava el atmanın önlenmesi davası yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Sık sorulan sorular

Kiracıyım. Ev sahibi ben yokken kilidi değiştirip eşyalarımı dışarı çıkardı. Ne yapabilirim?

Kiracı da evin zilyedidir. Kanuna göre başkasının zilyetliğindeki bir şeyi gasbeden kişi, o şey üzerinde daha üstün bir hakkı olduğunu ileri sürse bile onu geri vermekle yükümlüdür. Bu yüzden ev sahibinin malik olması, kiracının zilyetlik davası açmasına engel değildir. Dava, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren iki ay ve her hâlde fiilden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.

Kaymakamlık lehime karar verdi. Bu, taşınmazın benim olduğu anlamına mı gelir?

Hayır. 3091 sayılı Kanun’a göre verilen karar yalnızca fiilî durumu, yani zilyetliği korur. Taşınmaz üzerinde daha üstün bir hakkı olduğunu iddia eden taraf yargı yoluna başvurabilir ve kararda bu durum belirtilir. Mülkiyet tartışması mahkemede çözülür.

Aracımı biri zorla alıp götürdü. 3091 sayılı Kanun'a göre kaymakamlığa başvurabilir miyim?

Hayır. 3091 sayılı Kanun yalnızca taşınmaz zilyetliğine yapılan tecavüzleri kapsar. Taşınır mallar için Medeni Kanun’daki zilyetliğin gasbı davası açılabilir; olay aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa ceza soruşturması da ayrıca gündeme gelir.

İki aylık süreyi kaçırdım. Artık hiçbir şey yapamaz mıyım?

Zilyetlik davası açma hakkı düşer, ama malik iseniz mülkiyete dayanan davalar açık kalır. Taşınmazın maliki, haksız olarak elinde bulundurana karşı istihkak davası açabilir ve el atmanın önlenmesini isteyebilir. Bu davalarda mülkiyetin ispatı gerekir ve yargılama daha kapsamlı yürür.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Taşınmaz ve kira

    Ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptali: ayırt etme gücü olmayan kişinin satışı

    Ayırt etme gücünü yitirmiş kişinin tapuda yaptığı satışın geçersizliği, tapu iptali ve tescil davası, davayı kimin açacağı, ispat ve iyiniyetli üçüncü kişi.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 9, 10, 13 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 266, 2, 12

  2. Taşınmaz ve kira

    Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi: şekli, tapuya şerhi ve tescil davası

    Taşınmaz satış vaadinin noterde düzenleme şeklinde yapılması, tapuya şerh, satıcı kaçınırsa tescil davası, zamanaşımı ve adi yazılı vaadin sonucu.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 706, 716, 1009 ve diğer maddeler; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 237, 12 ve 29, 77 ve diğer maddeler; 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 60, 89; 2644 sayılı Tapu Kanunu m. 26; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 12, 367, 389

  3. Taşınmaz ve kira

    Tapu iptali ve tescil davası nedir, hangi sebeplerle açılır?

    Yolsuz tescil kavramı, tapu iptali ve tescil davasının sık görülen sebepleri, iyiniyetli üçüncü kişinin korunması, mahkeme ve süreler.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 705, 3, 1020 ve diğer maddeler; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 30, 36, 37 ve 39; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 2, 12, 18 ve diğer maddeler; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B; 3402 sayılı Kadastro Kanunu m. 12