Tüketici sözleşmesindeki haksız şart ne zaman geçersizdir?
Kısaca
- Tüketiciyle müzakere edilmeden konulan ve dürüstlük kuralına aykırı dengesizlik yaratan şart haksızdır.
- Haksız şart kesin olarak hükümsüzdür, sözleşmenin geri kalanı ise geçerliliğini korur.
- Standart sözleşmedeki bir şartın tek tek müzakere edildiğini ispat yükü sözleşmeyi düzenleyene aittir.
Banka, sigorta, telefon, internet aboneliği ya da konut satışı gibi pek çok işte tüketiciye önceden basılmış bir sözleşme uzatılır. Tüketici ya imzalar ya da hizmetten vazgeçer. Bu sözleşmelerde bazen tüketicinin aleyhine, sözleşmeyi hazırlayanın lehine işleyen şartlar yer alır. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun bu tür şartlara haksız şart der ve onları geçersiz sayar.
Kanunun koruduğu tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ya da tüzel kişidir. Bir işletmenin kendi işi için yaptığı sözleşmeler bu korumanın dışındadır. Aşağıda haksız şartın unsurları, nasıl değerlendirildiği ve sonuçları sırasıyla anlatılmaktadır.
Haksız şartın unsurları
Kanunun 5. maddesine göre bir sözleşme şartının haksız sayılması için iki unsurun birlikte bulunması gerekir:
- Şart tüketiciyle müzakere edilmeden, yani tartışılıp pazarlık yapılmadan sözleşmeye konulmuş olmalıdır.
- Şart, tarafların hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine bir dengesizlik yaratmalıdır.
Dürüstlük kuralı, sözleşmenin taraflarından birbirlerine karşı makul ve güvenilir davranmalarını bekleyen temel ilkedir. Bir şartın yalnızca sözleşmeyi hazırlayanın işine yaraması yetmez. Tüketicinin hak ve borçlarını, karşı tarafınkilerle kıyaslandığında açıkça dengesiz bir hâle getirmesi gerekir.
Müzakere edilmemiş sayılan şartlar
Uygulamada en önemli nokta, şartın müzakere edilip edilmediğidir. Kanun bunu kolaylaştıran bir karine koyar. Bir şart önceden hazırlanmışsa ve standart bir sözleşmede yer aldığı için tüketici içeriğini etkileyememişse, müzakere edilmemiş kabul edilir.
İspat yükü de tüketiciden alınmıştır. Sözleşmeyi hazırlayan taraf, bir standart şartın ayrıca ve tek tek müzakere edildiğini ileri sürüyorsa bunu kendisi ispatlamak zorundadır. Sözleşmenin imzalanmış olması tek başına şartın müzakere edildiğini göstermez; ölçüt, tüketicinin şartın içeriğini etkileyip etkileyemediğidir.
Sözleşmenin bütününe bakıldığında standart sözleşme olduğu anlaşılıyorsa, bazı şartların ya da birkaç unsurun pazarlıkla belirlenmiş olması da sonucu değiştirmez. Sözleşmenin kalan kısmı için haksız şart denetimi yine yapılır; birkaç maddenin pazarlıkla belirlenmiş olması bütün sözleşmeyi bu korumanın dışına çıkarmaz. Kanun bu kuralları, faaliyetini kanunla ya da yetkili makamların verdiği izinle yürüten kişi ve kuruluşların hazırladığı sözleşmelere de niteliklerine bakılmaksızın uygular. Bir kuruluşun faaliyet izni almış olması, hazırladığı sözleşmedeki şartları haksız şart denetiminin dışına çıkarmaz.
Haksızlık nasıl değerlendirilir
Bir şartın haksız olup olmadığı sözleşmenin kurulduğu ana göre belirlenir. Sözleşme kurulurken haksız olan bir şart, sonradan koşullar değişti diye geçerli hâle gelmez. Bu değerlendirmede şunlar birlikte dikkate alınır:
- Sözleşmenin konusu olan mal veya hizmetin niteliği,
- Sözleşmenin kurulduğu sırada var olan şartlar,
- Sözleşmenin diğer hükümleri ve haksız şartın bağlantılı olduğu başka bir sözleşmenin hükümleri.
Kanun bir sınır da çizer. Şartlar açık ve anlaşılır biçimde yazılmışsa, sözleşmenin asıl edimleri arasındaki denge ile mal veya hizmetin piyasa değeri ve kararlaştırılan fiyat arasındaki denge bu denetimin konusu yapılamaz. Başka bir deyişle bu denetim, açıkça yazılmış bir fiyatın pahalı bulunmasına karşı başvurulacak bir araç değildir.
Açık yazılmayan şartlar ve sonuç
Yazılı sözleşmelerde tüketicinin anlayabileceği açık ve anlaşılır bir dil kullanılmalıdır. Kanunun 4. maddesi de kanunda yazılı yapılması öngörülen sözleşmelerin en az on iki punto büyüklüğünde, açık, sade ve okunabilir biçimde düzenlenmesini ister. Bir hüküm açık değilse ya da birden fazla anlama geliyorsa tüketicinin lehine yorumlanır.
Haksız şartın sonucu kesin hükümsüzlüktür. Bu, şartın baştan itibaren hiç yazılmamış gibi sonuç doğurmaması demektir. Sözleşmenin haksız şart dışındaki hükümleri ise geçerliliğini korur. Sözleşmeyi hazırlayan taraf, o şart olmasaydı sözleşmeyi yapmayacağını ileri sürerek bütün sözleşmeden kurtulamaz.
Bunun pratikteki anlamı şudur: hükümsüz bir şarta dayanılarak tüketiciden bir bedel istenemez ya da tüketici o şart nedeniyle bir hakkından yoksun bırakılamaz. Sözleşme ise geri kalan hükümleriyle iki taraf için de bağlayıcı olmaya devam eder.
Bakanlık, genel olarak kullanılmak üzere hazırlanmış sözleşmelerdeki haksız şartların metinlerden çıkarılması ya da kullanılmasının önlenmesi için gerekli tedbirleri alır. Haksız şartların tespiti ve denetimine ilişkin usul ile sınırlayıcı olmayan örnekler yönetmelikle belirlenir. Bu yönetmelik, kanundaki genel ölçütleri uygulamaya aktarır; ancak orada sayılmayan bir şart da kanundaki ölçütlere göre haksız sayılabilir. Kendi sözleşmenizdeki bir şarttan şüpheleniyorsanız, sözleşmenin ve varsa ekinin bir örneğini saklamanız ileride yapılacak her başvuruda işinize yarar.
Masraf ve ücret şartlarına ilişkin ek kurallar
Haksız şart denetiminin yanında kanunun 4. maddesi, tüketiciyi doğrudan koruyan bazı kurallar da koyar. Bunlar özellikle sözleşmelere eklenen masraf ve ücret kalemlerinde önem taşır:
- Sözleşmede öngörülen koşullar, sözleşme süresi içinde tüketici aleyhine değiştirilemez.
- Tüketiciden, mal veya hizmet kapsamında haklı olarak beklediği ve sözleşmeyi düzenleyenin yasal yükümlülükleri arasında bulunan edimler için ek bedel istenemez.
- Sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaati için yaptığı masraflar da tüketiciye yükletilemez.
- Kanunda düzenlenen sözleşmelerde tüketiciden istenecek her türlü ücret ve masrafa ilişkin bilgiler, sözleşmenin eki olarak kâğıt üzerinde yazılı biçimde tüketiciye verilmelidir.
Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar bakımından ayrı bir düzen vardır. Bu kuruluşların tüketiciden faiz dışında alabileceği ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esaslar, Bakanlığın görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenir. Bir banka sözleşmesindeki masraf şartı değerlendirilirken bu düzenlemeler de göz önünde tutulur.
Haksız şart kuralı ile bu kurallar birlikte düşünüldüğünde, sözleşmeye sonradan eklenen ya da tek taraflı değiştirilen masraf kalemlerine karşı tüketicinin elinde birden fazla dayanak bulunur. Hangisinin somut olaya uyduğu, sözleşmenin türüne ve şartın içeriğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Sık sorulan sorular
Sözleşmeyi okuyup imzaladım. Yine de haksız şarta itiraz edebilir miyim?
Evet. Kanun imzayı değil, şartın müzakere edilip edilmediğini esas alır. Önceden hazırlanmış standart bir sözleşmede tüketicinin içeriğine etki edemediği şart, imzalanmış olsa bile müzakere edilmemiş sayılır.
Haksız şart nedeniyle bütün sözleşme mi geçersiz olur?
Hayır. Yalnızca haksız şart kesin olarak hükümsüzdür, diğer hükümler geçerliliğini korur. Sözleşmeyi hazırlayan taraf, o şart olmasaydı sözleşmeyi yapmayacağını ileri sürerek sözleşmenin tamamından kurtulamaz.
Ürünün fiyatı çok yüksek, bu haksız şart sayılır mı?
Şartlar açık ve anlaşılır biçimde yazılmışsa, fiyat ile mal veya hizmetin piyasa değeri arasındaki denge haksız şart değerlendirmesinin konusu yapılamaz.
Haksız şart iddiamı nerede ileri sürebilirim?
Uyuşmazlığın türüne ve parasal değerine göre tüketici hakem heyeti ya da tüketici mahkemesi yetkilidir. Başvuru usulü bu yazının konusu değildir; ayrı bir yazıda anlatılmıştır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.