Tüketici hakem heyeti mi, tüketici mahkemesi mi? Nereye ve nasıl başvurulur
Kısaca
- Kanundaki parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; üstündekiler mahkemede görülür.
- Parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırıldığı için başvuru yılında geçerli sınıra bakmak gerekir.
- Hakem heyeti kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir.
- Tüketici mahkemesinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Satıcı ayıplı malı değiştirmiyor, banka haksız bir ücreti iade etmiyor ya da internetten alınan ürünün parası bir türlü geri gelmiyor. Bu tür tüketici uyuşmazlıklarında hakkını arayan kişinin önünde iki ana yol vardır: tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemesi. Hangisine gidileceğini tüketici seçmez; kanun, uyuşmazlığın parasal değerine göre bunu belirler.
Tüketici hakem heyeti nedir
Tüketici hakem heyeti, tüketici uyuşmazlıklarını çözmek için Ticaret Bakanlığınca illerde ve ilçelerde kurulan bir kuruldur. Mahkeme değildir, ama verdiği kararlar tarafları bağlar. Heyet, başkan dâhil beş üyeden oluşur. Başkanlığı illerde ticaret il müdürü, ilçelerde kaymakam ya da onların görevlendirdiği bir memur yürütür. Üyeler arasında belediyenin, baronun, satıcının bağlı olduğu ticaret veya esnaf odasının ve tüketici örgütlerinin görevlendirdiği kişiler bulunur. Heyetlerin yetki alanı ve aralarındaki iş bölümü Bakanlıkça belirlenir. Dosyayı heyet adına raportörler hazırlar; raportör, heyetin kararına esas olacak dosyayı düzenler ve uyuşmazlığa ilişkin raporu sunar.
Heyet, uyuşmazlıkla ilgili her türlü bilgi ve belgeyi taraflardan ya da ilgili kurumlardan isteyebilir. Başvuru sahibinin elindeki fatura, sözleşme, yazışma ve fotoğrafları başvuruyla birlikte vermesi, dosyanın sağlıklı incelenmesi için önemlidir. Bunun bir sebebi de itiraz aşamasıyla ilgilidir: elde olduğu hâlde heyete sunulmayan bir belge sonradan mahkemeye verilirse, bunun masraf sonuçları aşağıda anlatıldığı gibi farklılaşır.
Başvuru dilekçesinde ne istendiğini açık yazmak gerekir. Ayıplı bir malda bedel iadesi mi, ücretsiz onarım mı, değişim mi talep edildiği belirtilmelidir. Bir bankanın kestiği ücretin iadesi isteniyorsa, ücretin hangi tarihte ve ne tutarda kesildiği hesap dökümüyle gösterilmelidir. Talep ne kadar somut olursa, heyetin karar vermesi de o kadar kolaylaşır.
Parasal sınır: hangi yol zorunlu
Kanunun 68. maddesi kesin bir ayrım yapar. Değeri kanunda belirlenen sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar için ise hakem heyetine başvurulamaz; bu uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinde görülür.
Bu sınır sabit değildir. Her takvim yılının başından itibaren, Vergi Usul Kanunu’na göre ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu yüzden başvuru yapılan yılda geçerli olan sınıra bakmak gerekir; geçen yılın rakamı bu yıl için doğru olmayabilir.
Bu kural, tarafların İcra ve İflas Kanunu’ndan doğan haklarını ortadan kaldırmaz. Kanun ayrıca tüketicinin, ilgili mevzuata göre başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurmasının da önünü açık tutar.
Hakem heyetine başvuru ve karara itiraz
Başvuru, tüketicinin yerleşim yerindeki ya da alışverişin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. Heyetin bulunmadığı ilçelerde başvuru kaymakamlığa yapılır; kaymakamlık başvuruyu Bakanlığın belirlediği yetkili heyete iletir. Heyetler kendilerine yapılan başvuruları kabul etmek zorundadır.
Heyetin verdiği karar taraflara elektronik ortamda, bu mümkün olmazsa Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Karar, İcra ve İflas Kanunu’nun ilamlara ilişkin hükümlerine göre yerine getirilir; başka bir deyişle mahkeme kararı gibi icraya konulabilir.
Karara katılmayan taraf, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, kararı veren tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki ya da tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesine yapılır. İtiraz kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; ancak talep edilirse hâkim, icranın tedbir yoluyla durdurulmasına karar verebilir. Tüketici mahkemesinin itiraz üzerine verdiği karar kesindir, yani bu karara karşı istinaf ya da temyiz yoluna gidilemez.
Hakem heyeti, verdiği kararda vekâlet ücretine hükmedemez. Heyet aşamasındaki tebligat ve bilirkişi ücretleri, karar tüketici aleyhine çıkarsa Bakanlıkça karşılanır; karar tüketici lehine çıkarsa karşı taraftan tahsil edilir.
Kanun tüketiciyi itiraz aşamasında da masraf yönünden korur. Tüketici lehine verilen bir heyet kararına satıcı itiraz eder ve karar mahkemece iptal edilirse, tüketici aleyhine vekâlet ücretine hükmedilir. Ancak iptalin sebebi, heyete sunulmamış bir belgenin mahkemeye ilk kez sunulmasıysa, tüketici aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemez.
Tüketici mahkemesi ve dava öncesi arabuluculuk
Tüketici işlemlerinden ve tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan davalara tüketici mahkemeleri bakar. Bu mahkemelerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun basit yargılama usulü uygulanır; bu usul, dilekçe aşamasının daha kısa olduğu, daha hızlı ilerlemesi amaçlanan bir yargılama biçimidir. Tüketici, davasını kendi yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açabilir. Tüketicilerin açtığı davalar harçtan muaftır. Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, kararın yayımlanmasını da isteyebilir; mahkeme bunu kabul ederse karar, masrafı davalıdan alınmak üzere ülke çapında yayımlanan en az üç gazetede ilan edilir.
Parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda doğrudan dava açılamaz. Kanunun 73/A maddesine göre, tüketici mahkemesinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Dava şartı, yerine getirilmeden açılan davanın esasına girilmeden reddedilmesine yol açan ön koşuldur. Şu durumlarda arabuluculuk zorunlu değildir:
- Hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar.
- Hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar.
- Tüketici işlemi niteliğindeki, taşınmazın mülkiyeti gibi aynından doğan uyuşmazlıklar.
- Bakanlığın ve tüketici örgütlerinin genel olarak tüketicileri ilgilendiren davaları ile ürün toplatma gibi davalar.
Arabuluculuk sonunda taraflara ulaşılamazsa, taraflar katılmazsa ya da anlaşma sağlansın veya sağlanmasın, tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Bu ödeme, tarifedeki iki saatlik ücret tutarıyla sınırlıdır. Sonra açılan dava tüketici lehine sonuçlanırsa bu ücret davalıdan tahsil edilir.
Hangi yolun izleneceğine karar vermeden önce uyuşmazlığın konusunu da netleştirmek gerekir. Ayıplı mal ve internet alışverişinde cayma hakkı gibi konuların esasını ayrı yazılarda anlatıyoruz.
Sık sorulan sorular
Hakem heyetine başvurmak ücretli mi?
Tebligat ve bilirkişi ücretleri, karar tüketici aleyhine çıkarsa Bakanlıkça karşılanır; karar tüketici lehine çıkarsa karşı taraftan tahsil edilir. Hakem heyeti vekâlet ücretine de hükmedemez. Tüketicinin tüketici mahkemesinde açtığı davalar da harçtan muaftır.
Hakem heyeti kararını satıcı ödemezse ne olur?
Hakem heyeti kararları, İcra ve İflas Kanunu’nun ilamların yerine getirilmesine ilişkin hükümlerine göre icra edilir. Yani tüketici, kararı mahkeme kararı gibi icra dairesine götürerek ilamlı takip başlatabilir. Karara itiraz edilmiş olması icrayı kendiliğinden durdurmaz; durdurma, ancak talep üzerine hâkimin tedbir kararıyla mümkündür.
Hakem heyeti kararına itiraz edilirse mahkeme her şeyi baştan mı inceler?
Her zaman değil. Karar esas yönünden kanuna uygun olup yalnızca kanunun uygulanmasında hata yapılmışsa ve yeniden yargılama gerekmiyorsa, tüketici mahkemesi dosya üzerinden kararı düzelterek onayabilir. Tarafların kimliklerindeki yanlışlıklar ile yazı ve hesap hataları için de aynı kural geçerlidir. Karar doğru, gerekçesi yanlışsa gerekçe düzeltilerek onanır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.