Borçlu malını kaçırdıysa tasarrufun iptali davası nasıl açılır?
Kısaca
- Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir.
- Aciz belgesinden önceki bir yıl içinde yapılan bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.
- Alacaklılara zarar verme kastıyla yapılan ve karşı tarafın bunu bildiği tasarruflar da iptal edilebilir.
- Dava, tasarrufun yapıldığı tarihten başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır.
Bir alacaklı için en can sıkıcı durumlardan biri şudur: borçlu hakkında icra takibi başlatılır, ama haciz için gidildiğinde borçlunun adına kayıtlı bir şey bulunmaz. Ev birkaç ay önce kardeşe, araç eşin akrabasına devredilmiştir. Kanun bu tür mal kaçırmalara karşı alacaklıya tasarrufun iptali davasını tanır. Tasarruf, borçlunun malvarlığı üzerinde yaptığı satış, bağış, rehin gibi işlemlerin genel adıdır.
Bu davanın amacı, borçlunun belirli işlemlerini alacaklı bakımından hükümsüz saymak ve elden çıkarılan malı yeniden takibin konusu yapmaktır. İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ile 284. maddeleri arasında düzenlenir.
Davayı kim açabilir
Kanuna göre elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan her alacaklı bu davayı açabilir (m. 277). Aciz belgesi, borçlunun malının alacağı karşılamaya yetmediğini gösteren belgedir.
Hacizde borcu karşılayacak mal bulunamazsa, haciz tutanağı aciz belgesi hükmünde sayılır (m. 105). Bu yüzden alacaklı, çoğu zaman ayrı bir belge beklemeden haciz tutanağına dayanarak harekete geçebilir.
Davaya asliye hukuk mahkemesinde bakılır. Mahkeme, alacağın iptali istenen işlemden önce doğup doğmadığını da inceler.
Hangi işlemler iptal edilebilir
Kanun üç ayrı iptal sebebi sayar. Bir işlem bunlardan birine girerse iptal edilebilir.
Bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar (m. 278). İvazsız tasarruf, karşılığında bir şey alınmadan yapılan işlemdir. Geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği veya iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir. Alışılmış hediyeler bunun dışındadır. Kanun ayrıca şu işlemleri de bağışlama sayar:
- Gerçek değerine uygun karşılık verildiği ispatlanmadıkça altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, eş (son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile), üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinenle evlatlık ve ortak konutta yaşayan kişiler arasında yapılan tasarruflar,
- Aksi ispatlanmadıkça, borçlunun kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre pek düşük bir karşılığı kabul ettiği sözleşmeler,
- Uygun bir karşılık sağlandığı ispatlanmadıkça, ömür boyu gelir, intifa hakkı ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri.
Bu madde 7571 sayılı Kanunla 25 Aralık 2025’te yeniden yazıldı. Önceki metinde süre iki yıldı. Yeni metin, yakınlar arasındaki işlemlerde tarafların işlemin gerçek bedelle yapıldığını ispat etmesine açıkça imkân tanıyor. Değişiklikten önce yapılmış tasarruflar ve görülmekte olan davalar bakımından hangi metnin uygulanacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Aciz hâlinde yapılan işlemler (m. 279). Haciz, aciz veya iflastan önceki bir yıl içinde yapılan şu işlemler de iptal edilebilir: mevcut bir borç için sonradan verilen rehinler, para veya olağan ödeme araçları dışında bir yolla yapılan ödemeler, vadesi gelmemiş borçların ödenmesi ve kişisel hakları güçlendirmek için tapuya verilen şerhler. İşlemden yararlanan kişi borçlunun durumunu bilmediğini ispat ederse dava dinlenmez.
Zarar verme kastıyla yapılan işlemler (m. 280). Borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı işlemler, karşı tarafın bu kastı bildiği ya da bilmesini gerektiren açık işaretlerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Borçlunun eşi, altsoyu, üstsoyu ve üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları bakımından, borçlunun durumunu bildikleri kabul edilir; bunun aksini ispat yükü onlardadır.
Süreleri doğru hesaplamak
Bağışlama ve aciz hâline dayanan iptal sebeplerinde bir yıllık süre, işlemin yapıldığı tarihten ileriye doğru değil, aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği veya iflasın açıldığı tarihten geriye doğru sayılır. Bu yüzden takibin ve haczin geciktirilmesi, şüpheli bir devri bir yıllık sürenin dışına itebilir.
Uygulamada alacaklının ilk işi, borçlunun tapu ve araç kayıtlarını geçmişe dönük olarak incelemek, devirlerin tarihlerini ve kime yapıldığını tespit etmektir. Devir bir yıllık sürenin dışında kalıyorsa, zarar verme kastına dayanan iptal sebebi ayrıca değerlendirilir.
Kimlere karşı açılır, süre ne kadar
Dava, borçluya ve borçluyla işlem yapan kişiye ya da onun mirasçılarına karşı açılır (m. 282). Mal ilk alıcıdan başka birine geçmişse, iyiniyetli olmayan bu sonraki kişiler de davalı gösterilebilir.
Süre konusunda hata yapmamak gerekir. İptal hakkı, tasarrufun yapıldığı tarihten başlayarak beş yıl geçmekle düşer (m. 284). Bu süre hak düşürücü niteliktedir; geçtikten sonra dava açılamaz.
Dava sırasında malın yeniden elden çıkarılması tehlikesine karşı mahkemeden ihtiyati haciz istenebilir (m. 281). İhtiyati haciz bu tür davalarda alacaklıyı korumanın başlıca yoludur.
Dava kazanılırsa ne olur
İptal kararı malı borçlunun adına geri getirmez. Kanun, davayı kazanan alacaklıya, iptal edilen işlemle elden çıkarılan mallar üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma imkânı verir (m. 283). Ev üçüncü kişinin adına kayıtlıyken haczedilir ve satılır; alacaklı alacağını satış bedelinden alır.
Mal dava açılmadan önce ya da dava sırasında başkasına devredilmişse, işlem yapılan üçüncü kişi, alacağı aşmamak üzere malın değeri kadar alacaklıya karşı sorumlu tutulabilir. Bu durumda dava, malın kendisi yerine bedeline yönelir.
Kanun bu imkânı davayı kazanan alacaklıya tanır. Karar, borçlu ile üçüncü kişi arasındaki işlemi herkes bakımından ortadan kaldırmaz; malın tapudaki maliki değişmez.
Sık sorulan sorular
Borçlu evini annesine sattı ve parasını aldığını söylüyor. Yine de dava açılabilir mi?
Evet. Altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları, eş, evlat edinen ve evlatlık ile aynı konutta yaşayanlar arasındaki tasarruflar, gerçek değerine uygun karşılık verildiği ispatlanmadıkça bağışlama sayılır. Satışın gerçek bedelle yapıldığını ispat etmek tasarrufta bulunan taraflara düşer. Aciz belgesinden önceki bir yıllık süreyi geçmiş devirler için ise zarar verme kastına dayanan iptal sebebi değerlendirilebilir.
Dava kazanılırsa ev borçlunun adına geri döner mi?
Hayır. İptal kararı tapuyu borçlunun adına çevirmez. Davayı kazanan alacaklıya, mal üçüncü kişinin adına kayıtlıyken onu haczettirip sattırarak alacağını alma imkânı verir. Bu imkân davayı kazanan alacaklıya tanınır.
Elimde aciz belgesi yok. Dava açmadan önce ne yapmam gerekir?
Önce borçlu hakkında icra takibi yapılıp haciz aşamasına gelinmesi gerekir. Hacizde borcu karşılayacak mal bulunamazsa haciz tutanağı aciz belgesi hükmünde sayılır.
Evi borçludan bedelini ödeyerek aldım, şimdi hakkımda tasarrufun iptali davası açıldı. Ne olacak?
Hangi iptal sebebine dayanıldığına bakmak gerekir. Aciz hâlinde yapılan işlemlerde, işlemden yararlanan kişi borçlunun durumunu bilmediğini ispat ederse dava dinlenmez. Zarar verme kastına dayanan davada ise karşı tarafın bu kastı bildiği ya da bilmesini gerektiren açık işaretlerin bulunduğu gösterilmelidir. Borçlunun yakını iseniz ve işlem bağışlama sayılan türdense, gerçek değerine uygun bedel ödediğinizi ispat etmeniz gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.