Miras ortaklığı ve terekenin paylaşılması: mirasçılar ortak malları nasıl böler?
Bir kişi öldüğünde geride bıraktığı ev, tarla, banka hesabı, araç ve borçların tamamına tereke denir. Mirasçılar terekeyi ölüm anında kendiliğinden, hiçbir işlem yapmalarına gerek kalmadan ve bir bütün olarak kazanır (TMK m. 599). Tek mirasçı varsa iş basittir. Birden çok mirasçı varsa, terekedeki her mal paylaşma yapılıncaya kadar mirasçıların ortak malı olur. Kanun bu ilişkiye miras ortaklığı der.
Elbirliği mülkiyeti: her mirasçının hakkı bütün mallara yayılır
Medeni Kanun’un 640. maddesine göre miras ortaklığı, terekedeki bütün hak ve borçları kapsar. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur. Bazı kanunlarda bu durum “iştirak hâlinde mülkiyet” olarak da geçer.
Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş payları yoktur; her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yayılır (m. 701). Üç kardeş babalarından kalan bir daireyi miras aldıysa, hiçbirinin “dairenin üçte biri” diye ayrı bir payı yoktur. Hepsi dairenin tamamına birlikte sahiptir. Bu yüzden yönetim ve tasarruf işlemlerinde, kanunda ya da sözleşmede aksine bir hüküm yoksa oybirliği gerekir (m. 702). Daireyi satmak, ipotek kurmak ya da kiraya vermek için bütün mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir.
Ortak karar almak her zaman mümkün olmayabilir. Mirasçılardan biri isterse sulh mahkemesi, paylaşma yapılıncaya kadar miras ortaklığına bir temsilci atayabilir. Her mirasçı terekedeki hakların korunmasını da tek başına isteyebilir; sağlanan korumadan bütün mirasçılar yararlanır (m. 640).
Tapu açısından da bilinmesi gereken bir nokta vardır. Mirasta mülkiyet, tapuya tescilden önce, ölümle birlikte kazanılır. Ancak mirasçıların taşınmazı satmak gibi işlemler yapabilmesi için mülkiyetin önce tapu kütüğüne kendi adlarına tescil edilmesi gerekir (m. 705). Mirasçılar, mirasçılık sıfatlarını gösteren belgeyi sulh mahkemesinden ya da noterden alabilir (m. 598).
Tereke borçlarından sorumluluk
Miras ortaklığı borçları da kapsar. Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur (m. 641). Müteselsil sorumluluk, alacaklının borcun tamamını mirasçılardan herhangi birinden isteyebilmesi demektir. Borçları malvarlığını aşan bir terekede mirası reddetme imkânı ise ayrı bir yazının konusudur.
Bu sorumluluk paylaşmayla da hemen bitmez. Alacaklı borcun bölünmesine ya da bir mirasçıya geçmesine açıkça veya örtülü olarak rıza göstermemişse, mirasçılar paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumlu olur. Teselsül, paylaşma tarihinden ya da daha sonra muaccel olacak borçlarda muacceliyet tarihinden itibaren beş yıl geçince sona erer (m. 681). Payına düşenden fazlasını ödeyen mirasçı diğerlerine rücu edebilir, yani fazla ödediğini onlardan geri isteyebilir (m. 682).
Paylaşmayı istemek ve paylı mülkiyete geçmek
Sözleşme ya da kanun gereği ortaklığı sürdürmek zorunda olmadıkça, her mirasçı her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir (m. 642). Bu istisnalar dışında hiçbir mirasçı ortaklıkta kalmaya zorlanamaz.
Paylaşmaya geçmeden önce kullanılabilecek bir ara yol da vardır: elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi. Paylı mülkiyette her ortağın payı bellidir ve pay tek başına devredilebilir (m. 688). Bir mirasçı terekedeki malların tamamı ya da bir kısmı için bu dönüşümü isterse, sulh hâkimi diğer mirasçılara bir süre vererek itirazlarını sorar. Elbirliğinin devamını haklı kılacak bir itiraz gelmez ya da süresi içinde hiçbir mirasçı paylaşma davası açmazsa, mal üzerindeki elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülür (m. 644).
Kanun bazı durumlarda paylaşmanın beklemesini ister. Mirasçı olabilecek bir cenin varsa paylaşma doğuma kadar ertelenir (m. 643). Paylaşmanın hemen yapılması malın ya da terekenin değerini önemli ölçüde düşürecekse, sulh hâkimi bir mirasçının istemi üzerine paylaşmayı erteleyebilir (m. 642).
Paylaşma sözleşmesi ve anlaşma olmayınca dava
Mirasçılar paylaşmanın nasıl yapılacağını serbestçe kararlaştırabilir. Tereke mallarını elinde bulunduran ya da mirasbırakana borçlu olan mirasçı, paylaşma sırasında bu konuda eksiksiz bilgi vermek zorundadır (m. 646). Her mirasçı, tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini ya da güvenceye bağlanmasını da isteyebilir (m. 649). Anlaştıkları paylaşma sözleşmesi onları bağlar; sözleşmenin geçerli olması için yazılı yapılması şarttır. Bu sözleşmeyle bazı malların paylı mülkiyete geçirilmesi de kararlaştırılabilir (m. 676). Mirasçı, payını paylaşmayı beklemeden başkasına da devredebilir. Mirasçılar arasındaki devir yazılı şekle, mirasçı olmayan biriyle yapılan devir ise noterde düzenlenmeye bağlıdır (m. 677).
Anlaşma olmazsa mirasçılar mahkemeye gider. Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, bu mümkün değilse satış yoluyla paylaştırılmasını sulh mahkemesinden isteyebilir. Hâkim mümkünse taşınmazlardan her birinin tamamını bir mirasçıya verir; değerler arasındaki fark para ödenerek denkleştirilir (m. 642). Değeri önemli ölçüde düşmeden bölünemeyen bir mal bütün olarak bir mirasçıya verilir. Mirasçılar malın bölünmesi ya da kime verileceği konusunda anlaşamazsa mal satılır ve bedeli bölüştürülür; mirasçılardan biri isterse satış artırmayla yapılır (m. 651). Mirasçılar payların kime düşeceğinde anlaşamazsa kur’a çekilir (m. 650).
Eşlerden biri öldüğünde sağ kalan eşin ayrıca bir hakkı vardır. Terekede birlikte yaşadıkları konut ya da ev eşyası varsa, sağ kalan eş bunların miras payına sayılmak üzere kendisine mülkiyet olarak verilmesini isteyebilir (m. 652).
Bu davalara sulh hukuk mahkemesi bakar (HMK m. 4). Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m. 18/B). Arabulucuya gidilmeden açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir (m. 18/A). Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa uyuşmazlık mahkemeye gitmeden çözülebilir.
Sık sorulan sorular
Kardeşlerimden biri imza vermiyor. Babamızdan kalan evi satamaz mıyız?
Miras ortaklığı sürdükçe ev üzerinde ancak bütün mirasçılar birlikte tasarruf edebilir; bir mirasçının onayı olmadan satış yapılamaz. Bu durumda iki yol vardır. Ya evin paylı mülkiyete dönüştürülmesi istenir ve her mirasçı kendi payını ayrıca satabilir hâle gelir ya da sulh hukuk mahkemesinden evin aynen ya da satış yoluyla paylaştırılması istenir. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.
Miras payımı kardeşime ya da başka birine satabilir miyim?
Evet. Mirasçılar arasında miras payının devri yazılı şekilde yapılmalıdır. Mirasçı olmayan üçüncü bir kişiyle yapılan sözleşme ise noterde düzenlenmelidir. Üçüncü kişi bu sözleşmeyle paylaşmaya katılamaz; yalnızca paylaşma sonunda size düşecek payın kendisine verilmesini isteyebilir.
Babam hayattayken kardeşimle aramızda mirası paylaştık. Bu anlaşma geçerli mi?
Mirasbırakanın katılması ya da izni olmadan, henüz açılmamış bir miras hakkında mirasçılar arasında ya da bir üçüncü kişiyle yapılan sözleşmeler geçerli değildir. Böyle bir sözleşme gereğince verilmiş olan şeylerin geri verilmesi istenebilir.
Paylaşmadan sonra ortaya çıkan bir tereke borcundan sorumlu olur muyum?
Alacaklı borcun bölünmesine ya da bir mirasçıya geçmesine açıkça veya örtülü olarak rıza göstermemişse, mirasçılar paylaşmadan sonra da bu borçtan bütün malvarlıklarıyla ve birlikte sorumludur. Bu birlikte sorumluluk, paylaşma tarihinden ya da daha sonra muaccel olacak borçlarda muacceliyet tarihinden itibaren beş yıl geçince sona erer. Payından fazlasını ödeyen mirasçı diğerlerine rücu edebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.