Menfi tespit ve istirdat davası: haksız icra takibine karşı borçlunun yolları
Bir gün hakkınızda icra takibi başlatıldığını öğrenirsiniz, ama ortada ödemeniz gereken bir borç yoktur. Ödeme emrine yedi gün içinde itiraz etmek takibi durdurur. Ancak bu süre kaçırılmış olabilir, itiraz mahkemece kaldırılmış olabilir ya da takip henüz başlamamış ama yolda olabilir. Kanun bu durumlar için borçluya iki dava yolu tanır: borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası, borçlu olmadığı hâlde ödediği paranın geri alınması için istirdat davası. Her ikisi de İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir.
Menfi tespit davası ve açılma zamanı
Menfi tespit, “bir şeyin olmadığının tespiti” anlamına gelir. Bu davada borçlu, mahkemeden kendisinin borçlu olmadığına karar verilmesini ister. Daha önce ödenmiş bir borç için yeniden takip başlatılması ya da hiç imzalanmamış bir sözleşmeye dayanılması bu davaya konu olabilecek durumlara örnektir. Kanun bu davanın icra takibinden önce de takip sırasında da açılabileceğini söyler ve bunun için ayrı bir dava açma süresi öngörmez.
Davanın ne zaman açıldığı önemlidir, çünkü takibin durdurulup durdurulamayacağı buna bağlıdır.
Dava icra takibinden önce açılmışsa, mahkeme borçlunun talebi üzerine ihtiyati tedbir kararıyla takibin durdurulmasına karar verebilir. İhtiyati tedbir, dava sonuçlanıncaya kadar hakkın zarar görmesini önlemek için verilen geçici bir karardır. Bunun için borçlunun, alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermesi gerekir. Kanun yalnızca bu alt sınırı koyar; teminatın miktarını somut olaya göre mahkeme belirler.
Dava takip başladıktan sonra açılmışsa, kanun ihtiyati tedbirle takibin durdurulmasına izin vermez. Borçlu bu durumda yalnızca, icra dairesinde biriken paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Bunun için de gecikmeden doğacak zararları karşılayacak ve alacağın yüzde on beşinden az olmayacak bir teminat göstermesi gerekir. Haciz ve satış gibi işlemler devam edebilir; para yalnızca dava sonuna kadar alacaklıya verilmez.
Davanın sonuçları
Dava borçlu lehine sonuçlanırsa takip hemen durur. Karar kesinleşince, ayrıca bir karar almaya gerek kalmadan icra, kararın içeriğine göre kısmen ya da tamamen eski hâline getirilir. Eski hâle getirme, takipten önceki durumun kararın kapsamı ölçüsünde yeniden sağlanması demektir.
Takibin haksız ve kötü niyetli olduğu da anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine, dava yüzünden uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir. Bu zarar, haksız çıkan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olamaz. Burada davanın kazanılması tek başına yetmez; takibin kötü niyetle yapıldığının da ortaya çıkması gerekir. Yargılama giderleri ise kural olarak aleyhine hüküm verilen tarafa yüklenir (HMK m. 326).
Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa, verilmiş olan ihtiyati tedbir kararı kalkar. Karar kesinleşince alacaklı, tedbir yüzünden alacağını geç almasından doğan zararlarını borçlunun gösterdiği teminattan alır. Bu zarar aynı davada belirlenir ve yüzde yirmiden az olamaz. Menfi tespit davası açmadan önce teminatın yanında bu riskin de hesaba katılması gerekir.
İstirdat davası: ödenen paranın geri alınması
İstirdat, geri alma demektir. Takibe itiraz etmemiş ya da itirazı kaldırılmış olduğu için borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişi, bu parayı istirdat davasıyla geri isteyebilir. Dava, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Süre ödemenin yapıldığı günden başlar; takibin başladığı ya da ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih esas alınmaz.
Menfi tespit davası açmış ama ihtiyati tedbir kararı almamış bir borçlu, dava sürerken borcu ödemek zorunda kalabilir. Bu durumda yeni bir dava açmaya gerek yoktur; kanun gereği aynı dava istirdat davası olarak devam eder. İstirdat davasında davacı, yalnızca o paranın ödenmesinin gerekmediğini ispat etmekle yükümlüdür.
Bu davalar, icra mahkemesinde itirazı kaldırılmış borçlu için de açıktır. İcra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verip borçluyu tazminata mahkûm ettiyse ve borçlu menfi tespit ya da istirdat davası açarsa, bu tazminatın tahsili dava sonuna kadar ertelenir. Borçlu davayı kazanırsa daha önce hükmedilen tazminat da kalkar (m. 68).
Yetkili mahkeme ve arabuluculuk
Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde ya da davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Görevli mahkeme ise uyuşmazlığın türüne göre belirlenir; örneğin ticari bir uyuşmazlıkta asliye ticaret mahkemesi görevlidir.
Ticari davalardan konusu bir miktar para olan menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur (TTK m. 5/A). Arabulucuya başvurduktan sonra aynı uyuşmazlıkla ilgili olarak başvuran aleyhine icra takibi başlatılırsa, kanun özel bir kural getirir. Başvuran taraf, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde menfi tespit davası açar ve talep ederse, takipten önce açılmış davalara ilişkin kural uygulanır; yani teminat karşılığında takibin durdurulması istenebilir (6325 sayılı Kanun m. 18/A).
Ödeme emrine itirazın şekli ve alacaklının itirazın iptali için açacağı dava ayrı konulardır. Şu kadarını belirtmek gerekir: ödeme emrine yedi gün içinde yapılan itiraz, teminat gerektirmeden takibi durdurur (m. 62 ve 66). Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davası ise takibi durdurmaz ve teminat ister. Bu yüzden ödeme emrini aldığınızda süreyi kaçırmamak, sonradan dava yoluna gitmekten çoğu zaman daha kolaydır.
Sık sorulan sorular
Ödeme emrine itiraz etmeyi kaçırdım. Menfi tespit davası açabilir miyim?
Evet. Kanun menfi tespit davasının takipten önce açılabileceği gibi takip sırasında da açılabileceğini söyler. İtiraz süresini kaçırmış olmanız bu davayı engellemez. Yalnız takip başladıktan sonra açılan davada takibin kendisi durdurulamaz; en fazla, teminat göstererek icra dairesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilirsiniz.
Borcu ödedim, sonra borçlu olmadığımı gösteren belgeyi buldum. Ne yapabilirim?
Takibe itiraz etmediğiniz ya da itirazınız kaldırıldığı için borçlu olmadığınız bir parayı tamamen ödemek zorunda kaldıysanız, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açarak parayı geri isteyebilirsiniz. Bu davada yalnızca o paranın ödenmesinin gerekmediğini ispat etmeniz yeterlidir (m. 72).
Menfi tespit davası açınca icra takibi kendiliğinden durur mu?
Hayır. Dava takipten önce açılmışsa, takibin durdurulması için mahkemeden ihtiyati tedbir istemek ve alacağın yüzde on beşinden az olmayan bir teminat göstermek gerekir. Takipten sonra açılan davada ise takip durdurulamaz; teminat karşılığında yalnızca icra dairesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi istenebilir. Tedbirle durdurulmamış bir takip, ancak dava borçlu lehine sonuçlanınca durur.
Davayı hangi yerde açmalıyım?
Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının, yani alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Görevli mahkeme ise uyuşmazlığın türüne göre belirlenir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.