İtirazın iptali davası: süre ne kadar, icra inkâr tazminatı ne zaman istenir?
İlamsız icra takibinde borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ederse takip durur. Alacaklı bu noktada ya vazgeçecek ya da itirazı hukuken ortadan kaldıracaktır. Bunun yollarından biri, genel mahkemede açılan itirazın iptali davasıdır. Davanın süresi bir yıldır ve bu süre kaçırılırsa itirazın iptali yolu kapanır. Dava sonunda haksız çıkan taraf ayrıca tazminatla karşılaşabilir.
Davanın amacı ve görüleceği mahkeme
İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, mahkemeye başvurarak ve alacağının varlığını genel hükümler çerçevesinde ispat ederek itirazın iptalini isteyebilir. Mahkeme davayı kabul ederse borçlunun itirazı ortadan kalkar ve duran takibin önü açılır.
Bu dava icra mahkemesinde değil, genel mahkemelerde görülür. Görevli mahkeme alacağın türüne göre değişir: ticari davalara asliye ticaret mahkemesi, tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklara tüketici mahkemesi, işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklara iş mahkemesi bakar. Yargılama genel hükümlere göre yapılır; alacaklı belge, tanık ve bilirkişi incelemesi gibi delillerden genel ispat kurallarının izin verdiği ölçüde yararlanır.
İspat yükü kanun gereği alacaklıdadır: alacaklı, alacağının varlığını ispat etmek zorundadır. Elinde belge yoksa ya da belge tartışmalıysa bu aşama uzayabilir.
Dava sürerken takip durmaya devam eder. Kanuna göre borçlu itiraz etmişse alacaklı, ancak itiraz ortadan kalktıktan sonra haciz isteyebilir. İtiraz ve dava süreci boyunca geçen zaman da haciz isteme hakkının bir yıllık süresine sayılmaz (m. 78).
Bir yıllık süre ve arabuluculuk
Dava, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. İcra dairesi borçlunun itirazını, alacaklının yatırdığı avanstan karşılanarak üç gün içinde bir muhtırayla alacaklıya tebliğ eder (m. 62). Süre bu tebliğ tarihinden başlar; ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği tarih ya da itirazın yapıldığı tarih esas alınmaz.
Bazı uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat ve itirazın iptali davaları bu kapsamdadır (TTK m. 5/A). Bu davalarda arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir. Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar da dava şartı olarak arabuluculuğa tabidir (6325 sayılı Kanun m. 18/B). Bu durumlarda arabulucuya gidilmeden açılan dava usulden reddedilir.
Arabuluculukta geçen süre bu bir yıla sayılmaz. Kanuna göre arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (6325 sayılı Kanun m. 18/A).
Bir yıllık süre geçerse itirazın iptali davası açılamaz. Kanun bu durumda alacaklının alacağını genel hükümlere göre dava etme hakkını saklı tutar. Ancak bu artık mevcut takibe bağlı bir dava olmaz.
İcra inkâr tazminatı
Davada borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verilirse, mahkeme alacaklının talebi üzerine borçluyu icra inkâr tazminatına mahkûm eder. Kanun bu tazminatın, hükmolunan tutarın yüzde yirmisinden az olamayacağını söyler. Mahkeme, miktarı belirlerken iki tarafın durumunu, davanın ve hükmedilen şeyin özelliklerini dikkate alır.
Bu tazminat kendiliğinden verilmez; alacaklının talep etmesi gerekir. Yargıtay uygulamasında ayrıca alacağın likit, yani belli ya da belirlenebilir olması aranır. Tutarı ancak mahkemenin takdiriyle belirlenebilecek bir alacakta bu şart bulunmayabilir; o zaman alacaklı davayı kazansa bile icra inkâr tazminatı istemi reddedilebilir.
Kanun bir istisna daha getirir. İtiraz eden kişi veli, vasi ya da mirasçı ise, bu kişi hakkında tazminata hükmedilebilmesi için kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekir. Örneğin ölen kişinin borcundan habersiz olarak itiraz eden mirasçı, kötü niyeti ispat edilmedikçe bu tazminatı ödemez.
Takip haksızsa: kötü niyet tazminatı
Dava her zaman alacaklı lehine sonuçlanmaz. Mahkeme alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varırsa, bu kez borçlunun talebi üzerine alacaklıyı tazminata mahkûm eder. Bu tazminat da reddedilen tutarın yüzde yirmisinden az olamaz. Burada yalnızca davanın reddedilmesi yetmez; alacaklının takip yaparken kötü niyetli davrandığının da ortaya konması gerekir. Borçlunun talebi olmadan bu tazminata hükmedilmez.
Kanun ayrıca, icra inkâr tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde takip talebinin ya da davadaki talebin esas alınacağını söyler (m. 67).
Dava açmadan önce
Alacaklı tarafındaysanız, itirazın size tebliğ edildiği tarihi not edin ve bir yıllık sürenin ne zaman dolacağını baştan hesaplayın. Dava dilekçesinde icra dosyasının numarası, itirazın tebliğ tarihi ve icra inkâr tazminatı talebiniz açıkça yer almalıdır; alacağı ispatlayacak belgeleri baştan hazırlamak da işinizi kolaylaştırır. Alacağınız arabuluculuğa tabi bir türdense önce arabuluculuk bürosuna başvurun. Elinizde kanunun saydığı türden bir belge varsa, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek de bir seçenektir; bu yolun süresi ve şartları farklıdır.
Borçlu tarafındaysanız, itirazınızın dayanağını gösteren belgeleri, ödeme dekontlarını ve yazışmaları şimdiden bir araya getirin. Dava sonunda haksız bulunan itirazın, borcun üzerine en az yüzde yirmilik bir tazminat ekleyebileceğini unutmayın.
Sık sorulan sorular
Bir yıllık süreyi kaçırdım. Alacağımı artık isteyemez miyim?
İsteyebilirsiniz. Kanun, itirazın iptali süresini geçiren alacaklının alacağını genel hükümlere göre dava etme hakkının saklı olduğunu açıkça söyler (m. 67). Bu durumda açılacak dava, duran icra takibine bağlı bir itirazın iptali davası olmaz; alacak için ayrı bir dava açılmış olur. Alacağın kendi zamanaşımı süresinin dolup dolmadığına da ayrıca bakmak gerekir.
Borçlu olarak dava aleyhime sonuçlanırsa ne öderim?
Mahkeme itirazınızın haksız olduğuna karar verirse takip devam eder ve alacağı ödemek zorunda kalırsınız. Alacaklı istemişse ve şartları varsa, ayrıca hükmedilen tutarın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilirsiniz. Yargılama giderleri de kural olarak aleyhine hüküm verilen tarafa yüklenir (HMK m. 326).
Borçlu borcun yalnızca bir kısmına itiraz ettiyse dava ne için açılır?
Kısmi itirazda takip, borçlunun kabul ettiği tutar için zaten devam eder (m. 66). İtirazın iptali davası, itiraz edilen kısım için açılır. Mahkeme alacağın bir bölümünü haklı bulursa itiraz o bölüm için iptal edilir; icra inkâr tazminatı da kanuna göre hükmolunan tutar üzerinden belirlenir.
İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki fark nedir?
İtirazın iptali davası genel mahkemede açılır, süresi itirazın tebliğinden itibaren bir yıldır ve alacak genel ispat kurallarına göre kanıtlanır. İtirazın kaldırılması ise icra mahkemesinden istenir. Bu yol, takip imzası ikrar edilmiş ya da noterce onaylanmış, borç ikrarı içeren bir senede veya resmî dairelerin yetkileri içinde usulüne göre verdiği bir makbuz ya da belgeye dayanıyorsa kullanılabilir; süresi itirazın tebliğinden itibaren altı aydır (m. 68).
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.