Konut dokunulmazlığının ihlali: izinsiz eve girmenin cezası nedir?
Kısaca
- Başkasının konutuna rızasına aykırı giren ya da rızayla girip çıkmayan kişiye şikâyet üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis verilir.
- Kiracının oturduğu daire kiracının konutudur, ev sahibinin onun rızası olmadan girmesi bu suçu oluşturabilir.
- Fiil cebir ya da tehdit kullanılarak veya gece vakti işlenirse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
- Şikâyete bağlı hâllerde şikâyet, fiili ve failin kim olduğunu öğrenmeden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
Anayasa’nın 21. maddesi “kimsenin konutuna dokunulamaz” der. Türk Ceza Kanunu da bu hakkı 116. maddede korur: bir başkasının evine izinsiz girmek ya da kendisine “çık” denildiği hâlde çıkmamak suçtur. Komşu kavgaları, ayrılmış eşler, kiracı ile ev sahibi arasındaki anlaşmazlıklar bu suçun en sık konuşulduğu durumlardır.
Suç nasıl işlenir?
Kanuna göre bir kimsenin konutuna ya da konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rızayla girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Konut, bir kişinin oturduğu, yaşamını sürdürdüğü yerdir. Ev, daire, müstakil yapı bu anlama girer; yapının türünden çok, orada fiilen yaşanıp yaşanmadığına bakılır. Eklenti ise konuta bağlı olan ve onunla birlikte kullanılan yerlerdir: bahçe, avlu, garaj, kömürlük gibi. Bu yüzden duvarla çevrili bir bahçeye izinsiz girmek de suçun kapsamındadır.
Kanun iki ayrı hareket tanımlar. Birincisi rızaya aykırı girmektir; ev sahibinin haberi olmadan, ya da açıkça karşı çıktığı hâlde içeri girmek bu türdendir. İkincisi rızayla girdikten sonra çıkmamaktır. Misafir olarak eve alınan kişi, kendisinden çıkması istendiği hâlde gitmezse bu suçu işlemiş olur. Önemli olan, konutta oturan kişinin iradesidir. Tapu malikinin kim olduğu ikinci plandadır: kiracının oturduğu daire, kanun bakımından kiracının konutudur.
İşyerleri ve ortak kullanılan yerler
Suç, açık bir rıza gerekmeden girilmesi alışılmış yerler dışında kalan işyerleri ve bunların eklentilerinde de işlenebilir. Bu durumda ceza, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis ya da adli para cezasıdır. Adli para cezası, gün sayısı üzerinden belirlenip kişinin ekonomik durumuna göre paraya çevrilen cezadır.
Müşteriye açık bir dükkâna, kafeye ya da banka şubesine girmek suç oluşturmaz, çünkü buralara herkes girebilir. Ama bir büronun kapalı ofisine, bir fabrikanın üretim alanına ya da bir mağazanın deposuna rızaya aykırı olarak girmek kapsam içindedir.
Konut ya da işyeri birden fazla kişi tarafından kullanılıyorsa durum biraz daha karışıktır. Kanuna göre evlilik birliğinde aile bireylerinden birinin ya da ortak kullanıcılardan birinin rızası varsa suç oluşmaz. Örneğin evli bir çiftin evine eşlerden birinin davetiyle gelen misafir, diğer eş istemese bile bu suçu işlemiş sayılmaz. Kanun burada bir şart da koyar: rıza açıklaması meşru bir amaca yönelik olmalıdır. Hukuka aykırı bir amaçla, örneğin evdeki diğer kişiye zarar vermek için verilen izin, girişi suç olmaktan çıkarmaz.
Daha ağır ceza gerektiren hâller
Fiil cebir ya da tehdit kullanılarak veya gece vakti işlenirse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir (m. 116/4). Cebir, kişiye karşı fiziksel güç kullanılmasıdır; tehdit ise kişinin korkutulmasıdır. Gece vakti, Ceza Kanunu’nun 6. maddesine göre güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat önceye kadar süren zamandır. Dördüncü fıkrada, birinci ve ikinci fıkralardan farklı olarak “şikâyet üzerine” ifadesine yer verilmemiştir.
Kanunun 119. maddesi ayrıca bazı hâllerde cezayı bir kat artırır. Fiil;
- silahla,
- failin kendisini tanınmayacak hâle koymasıyla, imzasız mektupla ya da özel işaretlerle,
- birden fazla kişi tarafından birlikte,
- var olan ya da var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak,
- kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak
işlenirse, verilecek ceza bir kat artırılır. Bu sırada mağdur yaralanır ve kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri gerçekleşirse, kasten yaralama hükümleri de ayrıca uygulanır. Eve hırsızlık amacıyla girilmesi ise ayrı bir suç olan hırsızlığın konusudur; bu yazının kapsamı dışında kalır.
Şikâyet, uzlaştırma ve dikkat edilecekler
Birinci ve ikinci fıkradaki hâllerde soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır. Şikâyet, fiili ve failin kim olduğunu öğrenmeden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (m. 73). Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer.
Konut dokunulmazlığının ihlali, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında sayılmıştır. Uzlaştırma, şüpheli ile mağdurun bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmaya çalıştığı yoldur. Kanun bu suçu şikâyete bağlı olup olmadığına bakmaksızın listeye aldığı için, ağırlaştırılmış hâllerde de uzlaştırma yoluna gidilir. Ancak aynı mağdura karşı, uzlaştırma kapsamında olmayan başka bir suç da birlikte işlenmişse uzlaştırma hükümleri uygulanmaz; birlikte işlenen suç önödeme kapsamındaysa bu engel yoktur. Taraflar anlaşır ve şüpheli üstlendiği edimi yerine getirirse soruşturma ya da dava bu yolla sona erebilir.
Devletin konuta girmesi ise farklı kurallara bağlıdır. Anayasa’ya göre Anayasa’da sayılan sebeplere bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri olmadıkça kimsenin konutuna girilemez ve arama yapılamaz. Yetkili merciin kararı yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Arama kararının şartları ceza muhakemesine ilişkin ayrı bir konudur.
Böyle bir olayla karşılaşan kişinin, girişin tarihini ve saatini, varsa kamera kayıtlarını ve tanıkları not etmesi ispat açısından önem taşır. Saatin önemi, gece vakti işlenen fiilin daha ağır cezayı gerektirmesinden kaynaklanır.
Sık sorulan sorular
Ev sahibi, kiracının evine anahtarıyla girebilir mi?
Kiraya verilen dairede oturan kişi kiracıdır ve kanunun koruduğu konut onun konutudur. Ev sahibinin kiracının rızası olmadan, anahtarı elinde olsa bile daireye girmesi konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturabilir. Kira bedeli ödenmese bile ev sahibi kiracıyı kendi eliyle çıkaramaz; tahliye için kanuni yollara başvurması gerekir.
Boşanma aşamasındaki eş, ortak eve girerse suç olur mu?
Kanun, evlilik birliğinde aile bireylerinden birinin rızası varsa suçun oluşmayacağını söyler; ancak bu rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir. Eşler ayrı yaşamaya başladıysa ya da hâkim tarafından eşlerden birinin evden uzaklaştırılmasına karar verildiyse durum değişebilir. Her olay, evin o tarihte kimin kullanımında olduğuna göre ayrıca değerlendirilir.
Bir mağazaya ya da kafeye girmek de suç olabilir mi?
Herkesin açık bir izin gerekmeksizin girebildiği mağaza, kafe, banka şubesi gibi yerlerin müşteriye açık bölümlerine girmek bu suçu oluşturmaz. Aynı işyerinin depo, ofis ya da personele ayrılmış bölümlerine rızaya aykırı olarak girmek veya buradan çıkmamak ise altı aydan bir yıla kadar hapis ya da adli para cezasını gerektirir.
Şikâyetten vazgeçersem dava düşer mi?
Konuta ve işyerine girme ya da çıkmama hâllerinde ceza şikâyet üzerine verilir; şikâyetten vazgeçme davayı düşürür. Cebir, tehdit ya da gece vakti işlenen ağırlaştırılmış hâlde ise kanun metninde şikâyet şartı yer almadığından vazgeçmenin etkisi farklı değerlendirilebilir. Bu suç, ağırlaştırılmış hâlleri de dahil olmak üzere uzlaştırma kapsamındadır; taraflar uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.