Başkasının kişisel verilerini izinsiz kaydetmek suç mu? TCK 135
Kısaca
- Kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydeden kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
- Veri siyasi, dini görüş, sağlık durumu ya da cinsel yaşam gibi bir konuya ilişkinse ceza yarı oranında artırılır.
- Suç kamu görevlisi tarafından yetkisi kötüye kullanılarak ya da mesleğin kolaylığından yararlanılarak işlenirse ceza yarı oranında artırılır.
- Bu suç şikâyete bağlı değildir; savcılık kendiliğinden soruşturur ve şikâyetten vazgeçmek süreci durdurmaz.
Türk Ceza Kanunu (TCK), kişisel verilere yönelik suçları 135 ile 140. maddeler arasında düzenler. Bu yazı, bunların ilki olan kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme suçunu ele alır. Verileri başkasına verme, yayma ve ele geçirme suçları ile Kişisel Verileri Koruma Kuruluna başvuru yolu kişisel verileri hukuka aykırı kaydetme, verme ve yayma yazısında anlatılmıştır.
Kişisel veri, kimliği belirli ya da belirlenebilir bir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir. Ad soyad, telefon numarası, adres, fotoğraf ve kimlik numarası en bilinen örneklerdir.
Suçun tanımı ve cezası
TCK m. 135’e göre hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Suçu herkes işleyebilir; failin belirli bir sıfat taşıması gerekmez.
Kaydedilen veri bazı hassas konulara ilişkinse ceza yarı oranında artırılır. Kanun bu verileri şöyle sayar:
- Kişilerin siyasi, felsefi ya da dini görüşleri,
- Irki kökenleri,
- Hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimleri, cinsel yaşamları, sağlık durumları ya da sendikal bağlantıları.
Birinin hastalığına ilişkin bilgilerin izinsiz bir listeye geçirilmesi ya da çalışanların sendika üyeliğinin hukuka aykırı olarak kayda alınması bu artırımın gündeme gelebileceği durumlardır. Bu durumda ceza, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası üzerinden yarı oranında artırılarak belirlenir.
Kaydetmek ne demek
Kanun kaydetmeyi tanımlamaz. Konuyu inceleyen akademik çalışmalarda kaydetme, kişisel verinin gerektiğinde kullanılabilecek şekilde hazır hâle getirilmesi olarak açıklanır. Bunun için verinin bir yere yazılması, bir yerde depolanması ya da saklanması gerekir. Kaydın kâğıda mı yoksa bilgisayara mı yapıldığı arasında fark yoktur.
Gündelik hayattan örnekler şunlardır:
- Bir kişinin adres ve telefon bilgilerini onun haberi olmadan bir dosyada toplamak,
- Başkalarına ait kimlik fotokopilerini arşivlemek,
- İşyerindeki müşteri bilgilerini kişisel bir bilgisayara ya da belleğe kopyalamak.
Suç ancak kasten işlenebilir. Failin bu bilgileri neden kaydettiği, yani saiki, suçun oluşması bakımından önemli değildir. Dikkatsizlikle oluşan bir kayıt ise bu suçu oluşturmaz. Kanun suçu kaydetme fiiline bağladığı için, kaydedilen verinin sonradan kullanılması ya da başkasıyla paylaşılması gerekmez; hukuka aykırı kayıt yeterlidir.
Kayıt ne zaman hukuka aykırıdır
Suçun en önemli unsuru, kaydın hukuka aykırı olmasıdır. Her kayıt suç değildir. Kişinin açık rızasıyla yapılan ya da kanunda öngörüldüğü için yapılan kayıtlar hukuka uygundur. Örneğin bir işverenin, çalışanının kimlik ve adres bilgilerini kanunun gerektirdiği ölçüde saklaması böyledir. Konuyu inceleyen bir akademik çalışmada aktarılan bir kararda da, mağdurun kendi rızasıyla gönderdiği fotoğrafların bir belleğe kopyalanması hukuka aykırı bulunmamıştır.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), kişisel verilerin hangi şartlarla işlenebileceğini düzenler ve kaydetme de bu işlemlerden biridir (KVKK m. 3). Kanuna göre kişisel veriler, kanunda sayılan hâller dışında ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez (KVKK m. 5). Kişinin açık rızası yoksa ve kanunda sayılan diğer hukuka uygunluk sebeplerinden biri de bulunmuyorsa, kayıt hukuka aykırı hâle gelir. Hangi sebeplerin kaydı hukuka uygun kıldığı genel yazıda anlatılmıştır.
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK m. 134) daha genel bir suçtur. Kişisel verilere ilişkin suçlar ise bu alanın özel bir parçasını düzenler. Gizlice ses ya da görüntü kaydı almak gibi durumlar özel hayatın gizliliğini ihlal ve ses kaydı yazısının konusudur.
Kaydetme ile verileri başkasına verme ya da yayma da birbirinden ayrılmalıdır. Kaydetme, verinin failin kendi elinde toplanıp saklanmasıdır. Kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan ya da ele geçiren kişi ise 136. maddeye göre iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Örneğin bir kişinin telefon numarasını izinsiz bir listeye geçiren kişi kaydetme suçunu, aynı listeyi bir sosyal medya grubunda paylaşan kişi ise yayma suçunu gündeme getirir. Birinin bilgileri önce kaydedilip sonra paylaşılmışsa, her iki hükmün de değerlendirilmesi gerekebilir.
Ağırlaştırıcı hâller ve tüzel kişiler
Kaydetme suçu şu iki şekilde işlenirse ceza yarı oranında artırılır (m. 137):
- Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak,
- Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak.
Görevi gereği bir veri tabanına erişebilen kamu görevlisinin bu yetkiyi kullanarak bir kişinin bilgilerini kendi amacı için kaydetmesi ilk hâle örnektir. Hasta kayıtlarına erişebilen bir sağlık çalışanının bu kolaylıktan yararlanması ise ikinci hâle girebilir.
Şirket gibi tüzel kişiler bu suçun faili olamaz; ceza ancak suçu işleyen gerçek kişiye verilir. Bununla birlikte suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında da kendilerine özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (m. 140).
Şikâyete bağlı değildir
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu şikâyete bağlı değildir (m. 139). Kanun, aynı bölümdeki suçların soruşturulmasını ve kovuşturulmasını kural olarak şikâyete bağlar; kaydetme suçunu ise bu kuralın dışında tutar. Bunun iki sonucu vardır:
- Cumhuriyet savcılığı suçu herhangi bir yoldan öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatır.
- Mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı ya da davayı sona erdirmez.
Verileri kaydedildiğini düşünen kişi, Cumhuriyet savcılığına başvurabilir. Başvururken kaydın nerede ve nasıl yapıldığını gösteren her türlü bilgi işe yarar: ekran görüntüleri, kaydın bulunduğu cihaz ya da dosyaya ilişkin bilgiler, olaya tanık olanların isimleri. Ceza soruşturmasının yanında KVKK’daki idari başvuru yolu ve genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da ayrıca vardır.
Sık sorulan sorular
Bir kişinin bana kendi gönderdiği fotoğrafları saklamam suç mu?
Kaydetme suçu için kaydın hukuka aykırı olması gerekir. Kişinin kendi isteğiyle gönderdiği bir fotoğrafı saklamak bu yüzden tek başına bu suçu oluşturmayabilir; her olay kendi koşullarıyla değerlendirilir. Bu fotoğrafın başkasına verilmesi ya da yayılması ise ayrı ve daha ağır cezalı bir suçun konusudur.
Şikâyetimden vazgeçersem dosya kapanır mı?
Hayır. Kişisel verileri kaydetme suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturur; mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı ya da davayı sona erdirmez.
Bir çalışan şirketin müşteri listesini kendi bilgisayarına kopyaladı. Bu suç mu?
Müşterilerin adı, telefonu ve adresi gibi bilgiler kişisel veridir. Bu bilgilerin hukuka uygun bir sebep olmadan kopyalanıp saklanması kaydetme suçunu oluşturabilir. Çalışan bu imkânı işinin sağladığı kolaylıktan yararlanarak elde ettiyse, ceza 137. maddeye göre yarı oranında artırılabilir.
Kaydetme suçu için ne kadar sürede şikâyette bulunmalıyım?
Şikâyete bağlı suçlar için öngörülen şikâyet süresi bu suç için söz konusu değildir, çünkü suç kendiliğinden soruşturulur. Yine de delillerin kaybolmaması için durumu öğrendikten sonra beklemeden savcılığa başvurmak yerinde olur.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.