İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Tazminat hukuku

Haksız fiilden doğan tazminatta zamanaşımı: iki yıl, on yıl ve ceza zamanaşımı

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kusurlu ve hukuka aykırı bir davranışla başkasına zarar veren kişi, bu zararı gidermekle yükümlüdür (Türk Borçlar Kanunu m. 49). Hukukta bu tür davranışlara haksız fiil denir. Bir trafik kazası, darp, hakaret ya da başkasının malına verilen zarar haksız fiile örnektir. Zarar görenin tazminat isteme hakkı ise süresiz değildir. Kanunun öngördüğü süreler geçerse istem zamanaşımına uğrar.

Zamanaşımı, alacağı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; borçluya ödemekten kaçınma imkânı verir. Bu nedenle zamanaşımı dolmuş bir alacak için açılan davada borçlu zamanaşımını ileri sürmezse, hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (m. 161).

İki yıllık ve on yıllık süreler

Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesine göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Bu iki süre birlikte işler. İki yıllık sürenin başlaması için zarar görenin hem zararı hem de zarar vereni öğrenmiş olması gerekir. Bunlardan biri bilinmiyorsa iki yıllık süre başlamaz. On yıllık süre ise öğrenmeye bakmaz, fiilin işlendiği günden itibaren işler. Hangi süre önce dolarsa istem o tarihte zamanaşımına uğrar. Öğrenme tarihi ileride tartışma konusu olabileceği için zararın ve zarar verenin ne zaman öğrenildiğini gösteren belgeleri, örneğin tutanakları, raporları ve yazışmaları saklamak gerekir.

Bir örnekle açıklamak gerekirse, kimliği belirsiz bir kişinin zarar verdiği bir olayda zarar veren dört yıl sonra tespit edilirse, iki yıllık süre bu tespitle başlar. Zarar veren olaydan on bir yıl sonra bulunursa, on yıllık süre dolmuş olur; fiil aşağıda anlatılan daha uzun ceza zamanaşımına tabi değilse zarar gören zamanaşımı itirazıyla karşılaşır.

Fiil aynı zamanda suçsa: ceza zamanaşımı

Maddenin ikinci cümlesi önemli bir istisna içerir. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü ve cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu daha uzun süre uygulanır. Kanun metni bunun için ayrıca bir mahkûmiyet kararından söz etmez; tazminatın cezayı gerektiren bir fiilden doğmasını arar.

Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesine göre dava zamanaşımı, suçun kanunda yer alan cezasının üst sınırına göre belirlenir. Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıldır. Örneğin taksirle öldürme suçunun temel hâlinin cezası iki yıldan altı yıla kadar hapistir (TCK m. 85); üst sınır beş yılı aştığı için dava zamanaşımı on beş yıldır. Taksirle yaralamanın temel hâlinde ceza dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır (TCK m. 89); temel hâl için süre sekiz yıldır.

Böyle bir durumda iki yıllık ya da on yıllık süre geçmiş olsa bile, ceza zamanaşımı dolmadıkça tazminat istenebilir. Hangi sürenin uygulanacağı fiilin niteliğine göre değiştiği için somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Trafik kazalarında Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi maddi zararlar için benzer bir düzenleme içerir.

Zamanaşımının kesilmesi ve durması

Kanunun 154. maddesine göre zamanaşımı şu durumlarda kesilir:

  • Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş, borcun bir kısmını ödemiş, rehin vermiş ya da kefil göstermişse.
  • Alacaklı dava ya da def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuş, icra takibi başlatmış ya da iflas masasına başvurmuşsa.

Zamanaşımı kesilince yeni bir süre işlemeye başlar. Borç bir senetle ikrar edilmiş ya da mahkeme veya hakem kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman on yıldır (m. 156). Dava yoluyla kesilen zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden ya da hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar. İcra takibiyle kesilen zamanaşımı ise alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işler (m. 157).

Zararı birden fazla kişi birlikte doğurmuşsa kesilmenin etkisi genişler. Zamanaşımı müteselsil borçlulardan birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur (m. 155). Asıl alacak zamanaşımına uğrarsa, ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğramış olur (m. 152).

Durma ise kesilmeden farklıdır. Kanunun 153. maddesinde sayılan hâllerde zamanaşımı hiç başlamaz, başlamışsa durur; durma sebebi ortadan kalkınca kaldığı yerden devam eder. Evlilik sürdüğü sürece eşlerin birbirinden olan alacakları ve alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülme imkânının bulunmadığı süreler bu hâllere örnektir.

Taraflar uyuşmazlığı çözmek için arabulucuya gitmişse, arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre zamanaşımının hesabında dikkate alınmaz (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 16).

Dava, mahkemenin yetkili ya da görevli olmaması, düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması veya vaktinden önce açılması nedeniyle reddedilmişse ve bu arada zamanaşımı dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde hakkını kullanabilir (m. 158).

Zamanaşımından feragat ve borcu ödemekten kaçınma

Zamanaşımından önceden feragat edilemez (m. 160). Borçlunun zamanaşımını ileri sürmeyeceğine dair baştan verdiği bir söz, bu hüküm karşısında geçerli olmaz.

Kanun zarar görene bir güvence daha tanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile zarar gören bu borcu ödemekten her zaman kaçınabilir (m. 72).

Sık sorulan sorular

Zamanaşımı dolduysa dava açamaz mıyım?

Dava açılabilir, ancak davalı zamanaşımını ileri sürerse tazminat istemi bu nedenle sonuç vermez. Hâkim zamanaşımını kendiliğinden göz önüne alamaz; davalının bunu ileri sürmesi gerekir.

Zarar veren borcunu yazılı olarak kabul etti. Süre ne olur?

Borçlunun borcu ikrar etmesi zamanaşımını keser ve yeni bir süre işlemeye başlar. Borç bir senetle ikrar edilmişse yeni süre her zaman on yıldır.

Tazminatın tamamını ödeyen kişi, birlikte sorumlu olduğu diğer kişiye ne kadar sürede başvurabilir?

Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminatın ödenmesi kendisinden istenen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmelidir; bildirmezse süre, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte başlar.

Trafik kazalarında farklı bir süre var mı?

Karayolları Trafik Kanunu, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararlar için zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıllık, her hâlde kaza gününden itibaren on yıllık bir süre öngörür. Fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suçsa bu süre uygulanır. Zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da, sigortacıya karşı kesilirse tazminat yükümlüsüne karşı da kesilmiş sayılır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. Tazminat hukuku

    Trafik kazasından sonra sigortaya başvuru: 15 günlük süre ve Sigorta Tahkim Komisyonu

    Kazadan sonra karşı aracın trafik sigortasına yazılı başvuru, şirketin cevap ve ödeme süreleri, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru ve itiraz.

    Dayanak: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 85, 91, 92 ve diğer maddeler; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30, 14

  2. Tazminat hukuku

    Trafik kazasında araç değer kaybı: kimden ve nasıl istenir?

    Kazadan sonra onarılan aracın piyasa değerindeki düşüşün kimden, hangi şartlarla istenebileceği, trafik sigortasının karşılamadığı hâller ve süreler.

    Dayanak: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 3, 85, 88 ve diğer maddeler; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 50, 52, 74; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30

  3. Tazminat hukuku

    Manevi tazminat nedir, kimler hangi durumlarda isteyebilir?

    Bedensel zarar, ölüm ve kişilik hakkının zedelenmesi hâllerinde manevi tazminat isteyebilecek kişiler, miktarın belirlenmesi, sigorta ve süreler.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 51, 52, 56 ve diğer maddeler; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 24, 25, 174; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 92, 90