İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Ceza hukuku

Gözaltı süresi ne kadardır, gözaltındaki kişinin hakları nelerdir?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Yakalama, suç şüphesi altındaki bir kişinin özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanmasıdır. Yakalanan kişi cumhuriyet savcılığınca serbest bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir (CMK m. 91). Gözaltı, kişinin hâkim önüne çıkarılmadan önce özgürlüğünden yoksun tutulduğu bu dönemdir ve kanun bu dönemi hem süre hem de haklar bakımından sıkı kurallara bağlar.

Gözaltı için iki şart birlikte aranır: tedbirin soruşturma bakımından zorunlu olması ve kişinin suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin bulunması. Bu şartlar yoksa kişi gözaltına alınamaz.

Gözaltı süreleri

Genel kural yirmi dört saattir. Süre yakalama anından başlar. Kişinin yakalandığı yere en yakın hâkim veya mahkemeye götürülmesi için gereken yol süresi bu yirmi dört saate dahil edilmez. Ancak bu yol süresi de on iki saati geçemez. Örneğin akşam saat onda yakalanan kişi, yol süresi ayrıca hesaplanmak üzere, en geç ertesi akşam saat onda serbest bırakılmalı ya da hâkim önüne çıkarılmalıdır.

Toplu suçlarda süre uzatılabilir. Toplu suç, aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçtur (m. 2). Bu suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük ya da şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin uzatılmasını yazılı olarak emredebilir. Uzatma her defasında en fazla bir gün olabilir ve toplamı üç günü geçemez. Böylece toplu suçlarda gözaltı, yirmi dört saatlik ilk süreyle birlikte dört güne kadar çıkabilir. Uzatma emri gözaltındaki kişiye derhâl tebliğ edilir.

Kanun bir de kolluk amirlerine sınırlı bir gözaltı yetkisi tanır. Yalnızca suçüstü hâllerinde ve kanunda sayılan suçlarda, örneğin kasten yaralama, hırsızlık, yağma ya da uyuşturucu ticaretinde, mülki amirlerce belirlenen kolluk amirleri yirmi dört saate kadar gözaltı kararı verebilir. Toplumsal olaylar sırasında ve toplu suçlarda bu süre kırk sekiz saate kadardır. Bu durumda da kişi en geç kırk sekiz saat, toplu suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır.

Bu süreler üst sınırdır; gözaltının bu sınırlara kadar sürmesi zorunlu değildir. Kolluk amirlerinin verdiği gözaltı kararlarında kanun, gözaltı nedeni ortadan kalkınca ya da işlemler tamamlanınca savcıya derhâl bilgi verilmesini ve onun talimatına göre hareket edilmesini açıkça ister. Süreler dolduğunda kişi ya serbest bırakılır ya da sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Bu sorguda avukatı da hazır bulunur.

Bilgilendirme, yakınlara haber ve denetim

Kolluk, yakaladığı kişinin kaçmasını ya da kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra, ona kanuni haklarını derhâl bildirir (m. 90). Yakalama bir tutanağa bağlanır. Tutanakta kişinin hangi suç nedeniyle, hangi koşullarda, nerede ve ne zaman yakalandığı, yakalamayı kimin yaptığı ve haklarının kendisine tam olarak anlatıldığı açıkça yazılır (m. 97).

Kişi yakalandığında, gözaltına alındığında ya da gözaltı süresi uzatıldığında, cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir (m. 95). Gözaltındaki kişi yabancıysa, yazılı olarak karşı çıkmadığı sürece durumu vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir.

Gözaltı, savcılığın denetimi altında yürür. Cumhuriyet başsavcıları ya da görevlendirdikleri savcılar, gözaltındakilerin tutulduğu nezarethaneleri, varsa ifade alma odalarını, bu kişilerin durumunu, gözaltı nedenlerini ve sürelerini ve bütün kayıtları denetler. Denetimin sonucu Nezarethaneye Alınanlar Defterine yazılır (m. 92). Gözaltındaki kişi bir yerden başka bir yere götürülürken de her durumda kelepçe takılamaz. Kelepçe ancak kişinin kaçacağına ya da kendisi veya başkalarının hayatı ve beden bütünlüğü için tehlike oluşturduğuna dair belirtiler varsa takılabilir (m. 93).

Avukat hakkı ve ifade

Gözaltındaki kişiye ifadesi alınmadan önce kendisine yüklenen suç anlatılır; avukat yardımından yararlanma ve susma hakları da bildirilir (m. 147). Avukat tutacak durumda değilse ve avukat yardımı istiyorsa baro tarafından bir avukat görevlendirilir. İfade alınırken haklarla ilgili ayrıntılar ayrı bir konudur; burada gözaltıyla doğrudan ilgili olanlara değinmekle yetinelim.

Avukatın gözaltındaki şüpheliyle görüşme, ifade süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez ve kısıtlanamaz (m. 149). Görüşme vekâletname aranmaksızın ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda yapılır (m. 154). Terör suçları gibi kanunda sayılan bazı suçlar bunun istisnasıdır. Bu suçlarda görüşme hakkı savcının istemi ve hâkim kararıyla yirmi dört saat kısıtlanabilir; bu sürede ifade alınamaz.

Gözaltına karşı sulh ceza hâkimine başvuru

Yakalamaya, gözaltına almaya ya da gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin savcı emrine karşı sulh ceza hâkimine başvurulabilir (m. 91). Başvurunun amacı, kişinin hemen serbest bırakılmasını sağlamaktır. Başvuruyu yakalanan kişinin kendisi, avukatı, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı yapabilir.

Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yapar ve başvuruyu derhâl, her hâlde yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırır. Kanunun ifadesiyle hâkim, yakalamanın, gözaltının ya da uzatmanın yerinde olduğu kanısına varırsa başvuruyu reddeder ya da yakalanan kişinin soruşturma evrakıyla birlikte derhâl cumhuriyet savcılığında hazır bulundurulmasına karar verir.

Kurallara aykırı bir gözaltının mali sonucu da vardır. Kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan, yakalanma nedenleri ve hakkındaki suçlama kendisine açıklanmayan ya da yakalanması yakınlarına bildirilmeyen kişi, şartları varsa devletten tazminat isteyebilir (m. 141).

Sık sorulan sorular

Gözaltı süresi hangi andan itibaren işler?

Süre, karakola götürüldüğünüz ya da gözaltı kararının verildiği andan değil, yakalandığınız andan itibaren işler. Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye götürülmek için gereken yol süresi bu hesaba katılmaz, ancak bu yol süresi on iki saatten fazla olamaz.

Gözaltındaki yakınım için itirazı kim yapabilir?

Gözaltındaki kişinin kendisi, avukatı, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Birinci derece kan hısımları anne, baba ve çocuklardır; ikinci derece kan hısımları ise kardeşler, büyükanne, büyükbaba ve torunlardır. Hâkim başvuruyu evrak üzerinden inceler ve yirmi dört saat dolmadan karara bağlar.

Gözaltında avukatla görüşmem engellenebilir mi?

Kural olarak hayır. Avukatın şüpheliyle görüşme, ifade süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz. Kanunun tek istisnası, terör suçları gibi sayılı bazı suçlardır: bu suçlarda gözaltındaki şüphelinin avukatıyla görüşme hakkı savcının istemi ve hâkim kararıyla yirmi dört saat kısıtlanabilir. Kısıtlama süresince ifade alınamaz.

Serbest bırakıldıktan sonra aynı olay için yeniden gözaltına alınabilir miyim?

Gözaltı süresinin dolması ya da sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi, aynı fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve cumhuriyet savcısı karar vermedikçe aynı nedenle yeniden yakalanamaz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. Ceza hukuku

    Ceza davalarında uzlaştırma: hangi suçlarda uygulanır, nasıl sonuçlanır?

    Uzlaştırmaya tabi suçların güncel listesi, uzlaştırmacının yürüttüğü süreç, süreler ve uzlaşmanın soruşturma ile davaya etkisi.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253, 254, 255; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 75; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 3

  2. Ceza hukuku

    Tutuklama hangi şartlarda verilir, adli kontrol nedir, nasıl itiraz edilir?

    Tutuklamanın şartları ve yasak olduğu hâller, adli kontrol yükümlülükleri, tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazın süresi ve mercii.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 101, 102 ve diğer maddeler

  3. Ceza hukuku

    Trafik kazasında taksirle yaralama: ceza, şikâyet ve uzlaştırma

    Yaralanmalı trafik kazasında sürücünün cezai sorumluluğu, bilinçli taksir, kusur, şikâyet şartı ve uzlaşmanın tazminata etkisi.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 22, 89, 73; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158, 253, 254