Usta ya da tamircinin yaptığı iş kusurlu çıktı: ayıbı nasıl bildirirsiniz, haklarınız neler?
Kısaca
- İşi teslim alan kişi, imkân bulur bulmaz işi gözden geçirmeli ve ayıbı uygun bir süre içinde ustaya bildirmelidir.
- Ayıplı işte işsahibi sözleşmeden dönme, bedelden indirim ya da ücretsiz onarım haklarından birini seçebilir.
- Gözden geçirmeyi ve bildirimi ihmal eden işsahibi, işi kabul etmiş sayılır.
- Ayıplı iş nedeniyle davalar teslimden itibaren yapı dışındaki işlerde iki, taşınmaz yapılarda beş yılda zamanaşımına uğrar.
Mutfak dolabını yaptırdınız, kapaklar kapanmıyor. Boyacı duvarı boyadı, bir ay sonra boya kabardı. Tamirciden aldığınız araç aynı arızayla geri döndü. Bu durumların hepsinde arada bir eser sözleşmesi vardır ve kanun, işi kusurlu yapılan kişiye belirli haklar tanır.
Eser sözleşmesi ve ayıplı iş
Eser sözleşmesi, bir tarafın bir eser meydana getirmeyi, diğer tarafın da bunun karşılığında bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Kanun işi yapana yüklenici, işi yaptırana işsahibi der. Usta, tamirci, terzi, mobilyacı ya da bir binayı yapan müteahhit, hepsi bu anlamda yüklenicidir.
Ayıp, yapılan işin sözleşmede kararlaştırılan ya da işin niteliği gereği beklenen özellikleri taşımaması demektir. Ölçüsü yanlış kesilmiş dolap, su sızdıran tesisat, birkaç hafta içinde dökülen sıva bunun tipik örnekleridir. Yüklenici, işini meslekî ve teknik kurallara uygun, özenle yapmak zorundadır.
Malzemeyi yüklenici sağladıysa, malzemenin ayıbından da satıcı gibi sorumludur. Malzemeyi işsahibi verdiyse yüklenici onu özenle kullanmak, ayıplı olduğunu görürse durumu hemen bildirmek zorundadır. Bildirmezse bundan doğan sonuçlar ona yüklenir.
Arsa payı karşılığı yapılan inşaatlardaki gecikme ve teslim sorunları ayrı kurallara tabidir; bu konu kat karşılığı inşaat sözleşmesi yazısında ele alınmıştır. Yüklenici bir işletme ve siz işi kişisel ihtiyacınız için yaptırdıysanız, tüketici mevzuatındaki ayıplı hizmet kuralları da gündeme gelebilir.
Teslimden sonra gözden geçirme ve ayıbı bildirme
Kanun işsahibine bir görev yükler. İşi teslim aldıktan sonra, işlerin olağan akışı içinde imkân bulur bulmaz gözden geçirmeli ve ayıp varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmelidir. Kanun bu süre için gün sayısı vermez; işin niteliğine göre makul olan süre esas alınır.
Bildirim yapılmazsa sonuç ağırdır. Gözden geçirmeyi ve bildirimi ihmal eden işsahibi, işi kabul etmiş sayılır. Kabulden sonra yüklenici kural olarak her türlü sorumluluktan kurtulur.
İki istisna vardır:
- Olağan bir gözden geçirmede fark edilemeyecek bir ayıp sonradan ortaya çıkarsa, işsahibi durumu gecikmeksizin bildirmelidir. Bildirirse hakları devam eder, bildirmezse işi bu ayıpla kabul etmiş sayılır.
- Yüklenicinin kasten gizlediği ve usulüne göre gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için sorumluluğu kabulden sonra da sürer.
Bildirimin ispatı ileride sorun olmasın diye, yazılı ve tarihi belli bir yolla yapılması yerinde olur. Taraflardan her biri, giderini kendisi karşılamak şartıyla işin bilirkişiye inceletilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini de isteyebilir. Ayıp onarılmadan ya da iş değiştirilmeden önce yaptırılan böyle bir tespit, sonradan çıkacak tartışmalarda önemli bir delildir.
Ayıp fark edildiğinde atılabilecek adımlar şunlardır:
- Ayıbı tarih görünecek biçimde fotoğraf ya da videoyla kayda almak,
- Yükleniciye ayıbı ve hangi hakkı kullanmak istediğinizi yazılı olarak bildirmek,
- Gerekirse işin bilirkişiye inceletilmesini istemek,
- Tespit yapılana kadar ayıplı kısmı söküp değiştirmemek.
İş sürerken ayıp fark edilirse
Her zaman teslimi beklemek gerekmez. İş devam ederken yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı ya da sözleşmeye aykırı yapılacağı açıkça görülüyorsa, işsahibi ona uygun bir süre verir. Bu sürede ayıp ya da aykırılık giderilmezse, hasar ve masrafları yükleniciye ait olmak üzere onarımın veya işin devamının başka birine verileceğini ihtar edebilir.
Yüklenici işe zamanında başlamazsa ya da işi öyle geciktirirse ki kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim gününü beklemeden sözleşmeden dönebilir. Bu ihtarların ve dönme bildiriminin de yazılı ve tarihi belli bir yolla yapılması, ileride ispat sorunu yaşanmasını önler.
Ayıplı işte işsahibinin seçimlik hakları
Yüklenicinin ayıptan sorumlu olduğu hâllerde işsahibi şu haklardan birini seçer:
- İş kullanamayacağı ya da hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplıysa sözleşmeden dönmek,
- İşi alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim istemek,
- Aşırı bir masraf gerektirmiyorsa, bütün masraflar yükleniciye ait olmak üzere işin ücretsiz onarılmasını istemek.
Hangi hakkın kullanılacağına işsahibi karar verir. Ölçüsü biraz hatalı ama kullanılabilen bir dolapta bedel indirimi, kapakları kapanmayan ama makul bir masrafla düzeltilebilecek bir dolapta ücretsiz onarım akla gelir. Dolap hiç kullanılamayacak durumdaysa sözleşmeden dönmek gündeme gelir.
Bu haklardan hangisini seçerse seçsin, işsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Örneğin su sızdıran bir tesisat komşu daireye zarar verdiyse, bu zarar da ayrıca istenebilir.
Dönme hakkının önemli bir sınırı vardır. İş, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmışsa ve sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa, işsahibi sözleşmeden dönemez. Bu durumda indirim ya da onarım yoluna gidilir.
Ayıp, yüklenicinin açıkça uyarmasına rağmen işsahibinin verdiği talimattan doğmuşsa ya da başka bir sebeple işsahibine yüklenebiliyorsa, işsahibi bu hakları kullanamaz. Ustaya “ben böyle istiyorum” deyip uyarıyı dinlemeyen kişi, sonradan bu sonuç için ondan bir şey isteyemez.
Zamanaşımı süreleri
Ayıplı iş nedeniyle açılacak davalar teslim tarihinden başlayarak şu sürelerde zamanaşımına uğrar:
- Taşınmaz yapılar dışındaki işlerde iki yıl,
- Taşınmaz yapılarda beş yıl,
- Yüklenicinin ağır kusuru varsa, işin niteliğine bakılmaksızın yirmi yıl.
Süre ayıbın fark edildiği günden değil, teslimden başlar. Ayıbı yükleniciye bildirmiş olmak bu süreyi kendiliğinden uzatmaz. Bu yüzden ayıp ortaya çıktığında bildirim kadar dava açma süresini de hesaba katmak gerekir.
Sık sorulan sorular
Teslim tutanağını imzaladım, sonra ayıp çıktı. Artık bir şey isteyemez miyim?
İşi açıkça ya da örtülü olarak kabul ettikten sonra usta kural olarak sorumluluktan kurtulur. Ancak olağan bir gözden geçirmede fark edilemeyecek bir ayıp sonradan ortaya çıkarsa, bunu gecikmeksizin bildirdiğiniz sürece haklarınız devam eder. Ustanın kasten gizlediği ayıplar için de sorumluluğu sürer.
Ayıbı başka bir ustaya yaptırıp parasını ilk ustadan isteyebilir miyim?
İş henüz sürerken ayıplı yapılacağı açıkça görülüyorsa, ustaya uygun bir süre verip düzeltmezse işin masrafı ona ait olmak üzere başkasına verileceğini ihtar edebilirsiniz. Teslimden sonra kanunun öngördüğü yol, ücretsiz onarımı ilk ustadan istemektir. Ayıbı bildirmeden ve kayıt altına almadan başka birine onartmak, ayıbın varlığını ve kapsamını ispat etmeyi zorlaştırır.
Malzemeyi ben verdim, ayıp malzemeden kaynaklanıyor. Kim sorumlu?
Usta, işsahibinin verdiği malzemenin ayıplı olduğunu fark ederse durumu hemen bildirmek zorundadır; bildirmezse sonuçlarından sorumlu olur. Buna karşılık usta açıkça uyardığı hâlde siz talimatınızda ısrar ettiyseniz, ayıptan doğan haklarınızı kullanamazsınız.
Zamanaşımı süresi ayıbın ortaya çıktığı günden mi başlar?
Hayır. Kanun süreyi teslim tarihinden başlatır. Taşınmaz yapı dışındaki işlerde iki yıl, taşınmaz yapılarda beş yıl geçince dava hakkı zamanaşımına uğrar; yüklenicinin ağır kusuru varsa süre işin niteliğine bakılmaksızın yirmi yıldır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.