Taşeron (alt işveren) işçisinin hakları ve asıl işverenin sorumluluğu
Bir fabrikanın yemekhanesinde, bir hastanenin temizlik biriminde ya da bir alışveriş merkezinin güvenliğinde çalışan kişi, işi yaptığı şirketin değil, o şirketten iş alan başka bir firmanın işçisi olabilir. Halk arasında bu firmaya taşeron, kanunda ise alt işveren denir. İşi yaptıran şirket de asıl işverendir. İş Kanunu’nun 2. maddesi bu ilişkinin hangi şartlarla kurulabileceğini ve işçinin alacaklarından kimin sorumlu olduğunu düzenler.
Alt işveren ilişkisinin kanuni şartları
Kanuna göre alt işveren, bir işverenden o işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin iki tür iş alabilir:
- yardımcı işler, yani üretimin kendisi olmayan ama onu destekleyen işler,
- asıl işin bir bölümü; ancak yalnızca işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde.
Alt işveren, bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece o işyerinde aldığı işte çalıştırmalıdır. Kanun, uzmanlık gerektiren işler dışında asıl işin bölünerek alt işverenlere verilemeyeceğini de açıkça söyler. Bir otomobil fabrikasının montaj hattını, hiçbir uzmanlık gerekçesi olmadan başka bir firmanın işçilerine yaptırması bu nedenle kanuna uygun bir alt işveren ilişkisi kurmaz.
Alt işveren, kendi işyerini kaydettirmek için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle bildirim yapmak zorundadır (m. 3). Yani bu ilişki kâğıt üzerinde de belgelenmelidir.
Asıl işveren de işçiye karşı sorumludur
Kanunun işçi açısından en önemli kuralı birlikte sorumluluktur. Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan, iş sözleşmesinden ya da alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte sorumludur.
Bunun pratikteki anlamı şudur: alt işveren ücret, fazla çalışma ücreti ya da yıllık izin ücreti gibi bir alacağı ödemezse işçi, alacağını alt işverenle birlikte asıl işverene karşı da ileri sürebilir. Alt işveren firmanın kapanması, ortadan kaybolması ya da ödeme gücünü yitirmesi bu yüzden işçinin haklarını tamamen ortadan kaldırmaz. Sorumluluk “o işyeri ile ilgili” olduğu için, asıl işveren işçinin kendi işyerinde çalıştığı döneme ait yükümlülüklerden sorumlu tutulur.
Kanun, asıl işverene ödeme sırasında da bir görev yükler. Alt işverene iş veren işveren, alt işveren işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini işçinin başvurusu üzerine ya da her ay kendiliğinden kontrol etmek zorundadır. Ödenmeyen ücret varsa bunu alt işverenin hak edişinden keserek işçilerin banka hesabına yatırır (m. 36).
Yıllık izinde de benzer bir koruma vardır. Alt işvereni değiştiği hâlde aynı işyerinde çalışmaya devam eden işçinin izin süresi, o işyerinde çalıştığı süreler toplanarak hesaplanır. Asıl işveren, izinlerin kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek ve ilgili yıl içinde kullanılmasını sağlamakla yükümlüdür (m. 56). Sigorta primleri bakımından da asıl işveren, alt işverenle birlikte sorumludur (5510 sayılı Kanun m. 12).
Muvazaa: görünüşte taşeron, gerçekte asıl işveren
Muvazaa, tarafların gerçekte kurmadıkları bir ilişkiyi kurmuş gibi göstermesidir; hukukta buna danışıklı işlem de denir. Alt işveren ilişkisi de kâğıt üzerinde kurulmuş göründüğü hâlde, gerçekte işçilerin haklarını kısmaya yarayan bir düzene dönüşebilir.
Kanun bu konuda iki somut yasak koyar. Birincisi, asıl işverenin kendi işçileri alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilir ve bu yolla hakları kısıtlanırsa ilişki kanuna aykırıdır. İkincisi, daha önce o işyerinde çalıştırılmış bir kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Bu yasaklara aykırılık hâlinde ve genel olarak ilişki muvazaalı ise, alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür. Uzmanlık gerekçesi olmadan asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi de aynı sonuca götürebilecek bir aykırılıktır.
Muvazaanın tespiti için kanun ayrıca bir idari yol öngörür. Alt işverenin işyerine ait belgeler iş müfettişlerince incelenebilir. Müfettiş muvazaa tespit ederse rapor işverenlere tebliğ edilir; işverenler tebliğden itibaren otuz iş günü içinde iş mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz edilmez ya da mahkeme tespiti onarsa alt işverenin kaydı iptal edilir ve işçiler başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır (m. 3).
Kamuda çalışan taşeron işçiler
Kamu kurum ve kuruluşlarında hizmet alımı sözleşmeleriyle çalıştırılan alt işveren işçileri için kanunda ayrı kurallar vardır. Bu işçiler, yüklenici aracılığıyla çalışmış olmalarına dayanarak o kurumun kadro ya da pozisyonlarına atanmaya ve o kadro ya da pozisyonlarda çalışanlara tanınan mali haklar ile sosyal yardımlardan yararlanmaya hak kazanamaz (m. 2).
Kıdem tazminatında ise kamu kesimindeki işçiler bakımından özel bir güvence bulunur. Kamu İhale Kanunu’nun ilgili hükmü kapsamında alt işverenlerce çalıştırılan ve alt işvereni değişse de aralıksız olarak aynı kamu kurumunun işyerlerinde çalışan işçinin kıdem süresi, o kurumdaki toplam çalışma süresi esas alınarak belirlenir. Son alt işverenle yapılan sözleşmesi kıdem tazminatı gerektirecek şekilde sona eren işçinin kıdem tazminatı, ilgili kamu kurumu tarafından işçinin banka hesabına ödenir (m. 112).
Taşeron işçisi olarak dikkat edilecekler
Hangi firmanın işçisi olduğunuzu ve hangi işyerinde, hangi işte çalıştırıldığınızı gösteren belgeleri saklayın. Ücret bordrolarınız, banka hesap dökümleriniz ve SGK hizmet dökümünüz, hem alt işverenin hem asıl işverenin sorumluluğunu göstermek için temel belgelerdir. Firma değişikliklerinde size yeni bir sözleşme ya da ibraname imzalatılmak istenirse, imzalamadan önce belgenin önceki dönem alacaklarınızla ilgili ne söylediğini okuyun. İşten çıkarılan alt işveren işçisinin işe iade hakkı ise ayrı bir konudur ve iş güvencesinin şartlarına göre değerlendirilir.
Sık sorulan sorular
Maaşım ödenmedi. Asıl işverene başvurabilir miyim?
Evet. Alt işverene iş veren işveren, alt işveren işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini işçinin başvurusu üzerine ya da her ay kendiliğinden kontrol etmek, ödenmeyen ücretleri alt işverenin hak edişinden keserek işçilerin banka hesabına yatırmak zorundadır (m. 36). Başvuruyu yazılı yapmak ve bir örneğini saklamak, sonradan ispat bakımından işe yarar. Ücret alınamazsa asıl işveren de alt işverenle birlikte sorumludur; dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.
Alt işveren firma değişti ama aynı yerde çalışmaya devam ediyorum. Yıllık iznim sıfırlanır mı?
Hayır. Alt işvereni değiştiği hâlde aynı işyerinde çalışmaya devam eden işçinin yıllık izin süresi, o işyerinde çalıştığı süreler dikkate alınarak hesaplanır (m. 56). Asıl işveren de alt işverenin işçilerinin hak kazandıkları izinleri kullanıp kullanmadığını kontrol etmek ve izinlerin ilgili yıl içinde kullanılmasını sağlamakla yükümlüdür.
Sigorta primlerim eksik yatırıldıysa asıl işveren de sorumlu olur mu?
Evet. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur. İşçiler üçüncü bir kişinin aracılığıyla işe girmiş ve onunla sözleşme yapmış olsa bile sonuç değişmez. Eksik bildirim olup olmadığını görmek için e-Devlet üzerinden SGK hizmet dökümünüzü düzenli olarak kontrol etmeniz yararlı olur.
İlişkinin muvazaalı olduğunu kim tespit eder?
Alt işverenin işyeri kaydına ait belgeler iş müfettişlerince incelenebilir. Müfettiş muvazaa tespit ederse gerekçeli raporu işverenlere tebliğ edilir ve işverenler otuz iş günü içinde iş mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz edilmez ya da mahkeme tespiti onarsa alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır (m. 3). İşçi de kendi alacakları için açacağı davada ilişkinin muvazaalı olduğunu ileri sürebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.