Askerlik için işten ayrılan işçi kıdem tazminatı alır mı?
Kısaca
- Muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle işten ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
- Bunun için aynı işverende en az bir tam yıl çalışmış olmak gerekir.
- Ayrılmanın gerçekten askerlik nedeniyle yapıldığı, askerlik belgesi ve ayrılma tarihiyle gösterilebilmelidir.
- Askerlik bittikten sonra iki ay içinde başvuran işçiyi işveren, boş yer varsa eski işine ya da benzerine almak zorundadır.
Kıdem tazminatı, işçinin belirli bir süre çalıştıktan sonra iş sözleşmesi kanunda sayılan sebeplerden biriyle sona erdiğinde ödenen bir tazminattır. Kural olarak işçi kendi isteğiyle ayrılırsa bu parayı alamaz. Kanun bu kuralın bazı istisnalarını saymıştır. Askerlik bunlardan biridir: zorunlu askerlik hizmeti için işten ayrılan işçi, sözleşmeyi kendisi sona erdirse de kıdem tazminatı alır.
Hüküm, 1475 sayılı eski İş Kanunu’nun 14. maddesindedir. Eski kanunun bu maddesi bugün de yürürlüktedir (4857 sayılı İş Kanunu m. 120). Madde, sözleşmenin “muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla” sona ermesi hâlinde kıdem tazminatı ödeneceğini söyler. Muvazzaf askerlik, her erkek vatandaşın yerine getirmekle yükümlü olduğu zorunlu askerlik hizmetidir.
Tazminat hakkının şartları
Askerlik nedeniyle kıdem tazminatı alabilmek için şu şartların birlikte bulunması gerekir:
- İşçi muvazzaf askerlik hizmetine gitmek üzere ayrılmalıdır.
- Sözleşme bu nedenle sona ermelidir; ayrılma ile askerlik arasında bir bağ bulunmalıdır.
- İşçi aynı işverende en az bir tam yıl çalışmış olmalıdır.
Kıdem tazminatı her tam çalışma yılı için otuz günlük ücret tutarında ödenir. Bu yüzden bir yılı doldurmamış işçi, askerlik nedeniyle ayrılsa da tazminat alamaz. Bir yılı aşan süreler için ise aynı oran üzerinden orantılı ödeme yapılır.
İşçinin ayrıca bir haklı neden göstermesi gerekmez. Ücretinin ödenmemesi ya da çalışma koşullarının ağırlaşması gibi bir sebebe dayanmasına gerek yoktur. Askerlik, kanunun kendisinin saydığı bağımsız bir sebeptir.
Ayrılma zamanı ve belgeler
Kanun, sözleşmenin askerlik hizmeti dolayısıyla sona ermesini arar. Bu nedenle ayrılma tarihinin askere sevk tarihine yakın olması önemlidir. Sevk tarihinden çok önce ayrılan ve bu arada başka bir işte çalışan işçinin ayrılma sebebinin gerçekten askerlik olup olmadığı tartışma konusu olabilir. Sevk tarihi ertelenirse, ayrılma tarihini yeni sevk tarihine göre yeniden planlamak gerekir.
Ayrılmadan önce şu belgeleri hazırlamak yararlıdır:
- Askerlik şubesinden ya da e-Devlet üzerinden alınabilen ve sevk tarihini gösteren belge,
- Ayrılma sebebinin askerlik olduğunu ve kıdem tazminatı istendiğini açıkça yazan, işverene teslim edildiği tarih ve imzayla belgelenmiş dilekçe,
- Askerlik bittikten sonra alınan terhis belgesi.
Dilekçede ayrılma sebebi yazılmazsa, işveren ayrılmayı sıradan bir istifa gibi gösterebilir. Bu, tazminatı ortadan kaldırmasa da ileride ispatı zorlaştırır.
Tazminatın hesabı ve diğer alacaklar
Tazminat, işe giriş tarihinden ayrılma tarihine kadar geçen bütün süre üzerinden hesaplanır. Aynı işverenin farklı işyerlerinde geçen süreler de birleştirilir. Örneğin iki yıl dokuz ay çalıştıktan sonra askere giden bir işçi, iki yıl için altmış günlük, kalan dokuz ay için yirmi iki buçuk günlük ücreti tutarında tazminat alır.
Hesapta işçinin son ücreti esas alınır. Çıplak maaşa, düzenli olarak sağlanan yemek, yol ve benzeri para ile ölçülebilen menfaatler de eklenir. Bir yıl için ödenecek tutar, ayrılma tarihinde geçerli kıdem tazminatı tavanını geçemez; tavan her dönem yeniden belirlenir.
Askere giden işçinin alacakları kıdem tazminatından ibaret değildir. Sözleşme sona erdiğinde işçinin ücreti ile sözleşmeden ve kanundan doğan para ile ölçülebilen menfaatleri tam olarak ödenmelidir (4857 sayılı İş Kanunu m. 32). Hak kazanılıp kullanılmamış yıllık izinlerin ücreti de, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödenir (m. 59). Bu kalemler çoğu zaman kıdem tazminatıyla aynı bordroda hesaplanır; teslim edilen hesap pusulasını kontrol etmek gerekir.
Askerlik dönüşü işe alınma
İşçinin hakları ayrılırken alınan tazminatla bitmez. İş Kanunu’nun 31. maddesine göre herhangi bir askerî ve kanuni ödev nedeniyle işinden ayrılan işçi, bu ödevin sona ermesinden itibaren iki ay içinde işe girmek isterse işveren onu işe almak zorundadır. İşveren, işçiyi eski işinde ya da benzeri bir işte boş yer varsa hemen, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe alır.
Bu yükümlülüğe uymayan işveren, işe alınma isteğinde bulunan eski işçisine üç aylık ücreti tutarında tazminat öder. İki aylık sürenin terhisten itibaren işlediğini unutmamak gerekir. Başvuruyu yazılı ve tarihi belgelenebilir biçimde yapmak, ileride tazminat istemek gerekirse işçinin elini güçlendirir. İşveren bu tazminatı da ödemezse, dava açmadan önce yine arabulucuya başvurmak gerekir.
Aynı madde, muvazzaf askerlik dışında manevra gibi bir sebeple silah altına alınan işçiler için ayrı kurallar da içerir. Bu yazı yalnızca zorunlu askerlik nedeniyle ayrılmayı ele alır.
Ödenmezse arabuluculuk ve dava
İşveren kıdem tazminatını ödemezse önce arabulucuya başvurmak gerekir. Bu, dava şartıdır; arabulucuya gitmeden açılan dava usulden reddedilir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3). Anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde dava açılabilir. Tazminat zamanında ödenmezse, ödenmeyen süre için mevduata uygulanan en yüksek faiz istenebilir.
Kıdem tazminatı alacağı, sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren beş yılda zamanaşımına uğrar (4857 sayılı İş Kanunu ek m. 3).
Askerlik süresinin emeklilik hesabına eklenmesi için yapılan borçlanma (5510 sayılı Kanun m. 41) ve istifada kıdem tazminatı doğuran diğer hâller ayrı yazılarda ele alınmıştır.
Sık sorulan sorular
Sevk tarihimden birkaç ay önce işten ayrıldım. Yine de tazminat alabilir miyim?
Kanun, sözleşmenin muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla sona ermesini arar. Sevk tarihine çok uzak bir ayrılmada, ayrılmanın gerçekten askerlik için mi yoksa başka bir sebeple mi yapıldığı tartışılabilir. Ayrılma tarihi ile sevk tarihi arasındaki süreyi açıklayan somut bir sebep varsa, bunu gösteren belgeleri saklamak gerekir.
Askerlik nedeniyle ayrılırken ihbar süresi vermem gerekir mi?
Askerlik nedeniyle ayrılan işçi sözleşmeyi kendisi sona erdirdiği için işverenden ihbar tazminatı isteyemez. Ayrılma tarihini sevk tarihine göre makul biçimde belirlemek ve işvereni yazılı olarak önceden bilgilendirmek, olası bir tartışmayı önlemenin en sağlıklı yoludur.
Askerden döndüğümde işveren beni işe almazsa ne olur?
Askerlik ödevinin sona ermesinden itibaren iki ay içinde işe girmek için başvuran işçiyi işveren, eski işinde ya da benzeri bir işte boş yer varsa hemen, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek o andaki şartlarla almak zorundadır. Bu yükümlülüğe uymayan işveren, işçiye üç aylık ücreti tutarında tazminat öder.
Askerde geçen süre emekliliğe sayılır mı?
Askerlik süresi kendiliğinden sigortalılık süresine eklenmez, ancak borçlanma yoluyla prim ödeme gün sayısına eklenebilir. Borçlanmanın şartları ve tutarı ayrı bir yazının konusudur.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.